Müslümanların birleşmesi (Osman Ünlü Hoca - 17.06.2026) | Allahü teâlânın sevgisini kazanmak (Hak Sözün Vesikaları s. 332)

8 views
Skip to first unread message

Dinimizislam.com

unread,
Jun 19, 2026, 9:26:28 AM (4 days ago) Jun 19
to dinimi...@googlegroups.com

17 Haziran 2026, Çarşamba

Müslümanların birleşmesi

Sual: Bazı kimseler; insanlar ve bilhassa Müslümanlar arasındaki ayrılıklar giderilmeli, ayrılıklar ortadan kalkmalıdır diyor. İnsanların ve Müslümanların arasındaki ayrılıkların kalkması mümkün mü, mümkün ise nasıl olabilir?

Cevap: İnsanların ihtilaflarının, aralarındaki ayrılıkların kalkması, bütün insanların Müslümân olmaları ile mümkün olur. İslamiyetin din bilgileri ikiye ayrılır:

1-Kalb ile inanılacak şeyler.

2-Kalb ve bedenle yapılacak şeyler.

Kalb ile inanılacak bilgiler, elbet bir bütündür. Bu da, Resûlullah Efendimizin bildirdiği ve Eshâb-ı kiramın haber verdiği iman bilgileridir. Ehl-i sünnet âlimleri, bu bilgileri Eshâb-ı kiramdan öğrenip, kitaplarına yazdılar. Bütün Müslümanların, bu kitaplardan okuyup, inanmaları hep bir imanda birleşmeleri lazımdır. Müslümanlar birleşmeli, ayrılık, bölücülük olmamalıdır. Bunun için, bütün Müslümanların, tek doğru yol olan Ehl-i sünnet inanışında birleşmeleri, Peygamber Efendimizin haber verdiği sapık fırkalara bölünmemeleri lazımdır. Başka türlü birleşmek olmaz. Doğru yoldan ayrılmış olanların da bu iman bilgilerini öğrenmesi, kendi kafalarından çıkan saçma ve sapık düşünceleri din bilgisi olarak yaymamaları, bölücülük yapmamaları lazımdı. Fakat, mezhebsizler, hak olan dört mezhebe saldırıyorlar. Mezheblerin ortadan kaldırılarak, uydurma bir Müslümanlık yapılmasını istiyorlar. Peygamber Efendimiz, Ehl-i sünnetin içinde bulunan dört mezhebin, ibadetlerde birbirinden ayrılığının rahmet olduğunu bildiriyor. Müctehidlerin ictihâd etmelerini emrediyor.

Allahü teâlâ, ibadetlerle ve evlenme, alışveriş ve kul hakları ile ilgili bilgilerin hepsini açık ve kesin olarak bildirmedi. Kısa ve kapalı bıraktığı bilgileri Peygamber Efendimizin açıklamasını diledi. Peygamber Efendimiz de, bunların hepsini tam açıklamadı. Kapalı bıraktığı bilgilerin açıklanmasını ve bunların günlük hadiselere tatbik edilmesini müctehid âlimlere bıraktı. Bu âlimler, bu vazifeleri yaparlarken, aralarında ayrılıklar oldu. Böylece mezhebler meydana geldi. Müslümanlar ibadetlerini yaparken, memleketlerinin örf ve âdetlerine, iklim şartlarına ve kendi fizik yapılarına uygun ve daha kolay olan mezhebi seçerek, bu mezhebi taklid eder. Mezhebler, rahmettir, kolaylıktır.

 

Osman Ünlü hocanın Türkiye Gazetesi'nde yayımlanan makalelerin arşivi için tıklayınız...

 

 

 

Allahü teâlânın sevgisini kazanmak

Sual: Allahü teâlânın sevgisini kazanmak için ne yapmalıdır?

Cevap: Büyük İslâm âlimi, Evliyanın baş tacı, zamanının kutbu, kayyûm-i rabbânî (Muhammed Ma’sûm-i Fârûkî) Serhendî “rahmetullahi aleyh” hazretleri, (Mektûbât) kitabının birinci cildi, yetmişsekinci mektubunda buyuruyor ki: Allahü teâlânın sevgisini kazanmağa çalışana (Salih kul) denir. Bu sevgiyi kazanmış olana (Veli) denir. Başkalarının da kazanması için çalışan Veliye (Vesile) ve (Mürşid) denir. Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerimin Mâide sûresinde, (Vesile arayınız!) buyuruyor. Vesileyi bulmak nimeti, dünya ve ahiret nimetlerinin en kıymetlisidir. O halde, onu sevmek, hem bu ihsanın vesilesi olduğu için, hem de, Allahü teâlânın sevgili kulu olduğu için, çok lazımdır ve insanın birinci vazifesidir. Hakiki vesileye kavuşmak, en büyük saadettir. Onu aramak birinci vazifedir. Hakiki Mürşit, kıyamete kadar mevcuttur. Halis olan taliplere kendisini tanıtır. Düşmanlardan, ahmaklardan saklanır. Adi, alçak kimseler, kıymetli şeylerin sahtelerini, taklidilerini piyasaya sürerek, insanları aldatır. Böylece, kötü yoldan, menfaat sağlarlar. Çok kıymetli olan vesilenin de sahteleri vardır. Bu alçak kimseler, yalanlarla, hileli kerametlerle, cahilleri aldatırlar. Müslümanlar için en büyük felaket, bunların tuzaklarına düşmektir. Kendilerinin, dinden, imandan, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından haberleri yoktur. Sözleri ile küfür yayarlar. Hareketleri ile hep haram işlerler. Cahilleri ve yeni Müslüman olanları avlamakla geçinirler. Kur’ân-ı kerim, bunlara (Münafık) diyor. Bunların, Cehennemin dibinde, kâfirlerden daha çok azap çekeceklerini haber veriyor. Sözleri, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarına, işleri bu âlimlerin fıkıh bilgilerine uygun olmayan, bu münafıkların tuzaklarına düşmemeleri için evlatlarımızı uyarmalıyız! (Hak Sözün Vesikaları s. 332)

 

 





















 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

Radyo

Huzura Doğru
TV

Dini sualler için

Üye olmak için 
|  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

image001.png
image010.jpg
image011.jpg
image012.jpg
image013.jpg
image014.png
image015.png
image016.png
image002.png
image003.jpg
image004.jpg
image005.png
image006.jpg
image007.png
image008.jpg
image009.png
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages