Arş'ın gölgesinde gölgelenecekler (Osman Ünlü Hoca - 10.06.2026) | Borcu ödemeden başka yere taşınmak (Tam İlmihal s. 828)

12 views
Skip to first unread message

Dinimizislam.com

unread,
Jun 10, 2026, 6:50:46 AM (5 days ago) Jun 10
to dinimi...@googlegroups.com

10 Haziran 2026, Çarşamba

Arş'ın gölgesinde gölgelenecekler

Sual: Mahşer günü, Arş'ın gölgesinde gölgelenecekler var mıdır, varsa bunlar kimlerdir?

Cevap: Bu konuda Ebû Hüreyre hazretlerinin rivâyet ettiği bir hadis-i şerifte, Resûlullah Efendimiz buyuruyorlar ki:

(Allahü teâlâ, yedi kimseyi, Arş-ı azîmin gölgesinde o günde gölgelendirir. O gün Arş-ı azîmin gölgesinden başka gölgelenecek yer olmaz. Yalnız Arş-ı azîmin gölgesi olur. Bunlar: 1-Adil devlet başkanı. 2-Allahü teâlâya taatte bulunarak yetişen genç. 3-Allahü teâlâyı tenhalarda zikredip ve gözlerinden Allahü teâlânın korkusundan yaş akıtan kimse. 4-Kalbi mescide bağlı olan kimse. 5-Sağ elinin verdiği sadakayı, sol elinin bilmediği kimse. 6-Birbirini Allahü teâlâ için seven iki kimse. 7-Bir cemal sehibi, güzel bir kadın kendisini davet ettiği zaman, ondan kaçıp, Âlemlerin Rabbi olan Allahü teâlâdan korkarım diyen kimse.)

Sual: Bazı kimseler, 'Allah aşkına şunu yapar mısın?' diyorlar. Böyle söylemek ve bu şekilde söyleneni yapmak uygun olur mu?

Cevap: Bu konuda Hadîkada deniyor ki:

“And vererek, mesela 'Allah aşkına' diyerek bir kimseden dünyalık şey istemek caiz değildir. Hadis-i şerifte, bunların melun oldukları bildirildi.”

Dürer ve Gurerde, İbni Âbidîn ve Hadîkada deniyor ki:

“Bir Müslüman, 'Allah hakkı için şunu yap' derse, bunu yapmak lazım olmaz, yani yapmamak günah olmaz ise de, taat, hattâ mubah olan şeyleri yapmak iyi olur. 'Peygamber hakkı için' yahut ölü veya diri bir 'veli hakkı için' dua etmek haramdır. Çünkü, kimsenin Allahü teâlâ üzerinde hakkı yoktur. Âlimlerin bir kısmı böyle ictihad etti ise de, böyle dua etmek, 'Ya Rabbi, onlara vermiş olduğun hak için' niyeti ile caiz olur. Çünkü, Rum suresinin 47. âyetinde meâlen; (Üzerimize hak oldu ki, müminlere yardım ederiz) buyuruluyor. Allahü teâlâ, En'âm suresinin 12. âyetinde meâlen; (Allahü teâlâ kullarına merhamet etmeyi kendisine lazım kıldı) buyurup, merhamet ve ihsan ederek, sevdiklerine haklar verdiğini göstermektedir.” Bezzâziyye fetvasında, ölü veya diri, peygamberlerin ve evliyanın hürmetleri için dua etmenin caiz olduğu bildirilmektedir.

Sual: Din bilgilerini ve İslam âlimlerini kötülemek, imanı giderir mi?

Cevap: İslam bilgilerine inanmamak, bunları ve din âlimlerini aşağılamak, küfr-i cühûdî yani inat ederek inkâr olur.

 

Osman Ünlü hocanın Türkiye Gazetesi'nde yayımlanan makalelerin arşivi için tıklayınız...

 

 

 

Borcu ödemeden başka yere taşınmak

Sual: Mal satışından olan borcunu ödememiş kişi, başka yere taşınacak olursa kefil istenebilir mi? Ödünç verme senet masraflarını kim karşılar? Ödünç istemek veya ödünç vermek için vekil yapılabilir mi?

Cevap: (Mecelle)nin altıyüzellialtıncı [656] maddesinde diyor ki: (Semenin (satılan malın bedeli, ücreti) ödeme günü gelmeden evvel borçlu başka memlekete gitmek istese, alacaklı hâkime müracaat ederek, ondan kefil veya rehin isteyince, bunu vermeğe mecbur olur. Vermezse sefere gitmekten men olunur. Başka yere gitmeyen borçludan kefil istenemez. Borçlunun arzusu ile kefil olan da, borçlu başka yere giderken, borcu bana veya alacaklıya öde! Yahut alacaklıya beni af ettir, sonra git diyebilir). Binaltıyüzdokuzuncu [1609] maddesinde diyor ki, (Bir kimse, kendisi yazıp yahut bir katibe yazdırıp da, imzalı yahut mühürlü olarak başkasına vermiş olduğu deyn senedi, usul ve âdete uygun olarak yazılmış ise, söylemesi gibi kıymetli olur. Senedin, kendisinin olduğunu söyleyip de, senetteki borcu inkâr ederse, inkârı kabul edilmez. Ödemesi lâzım olur). İbni Âbidîn “rahmetullahi teâlâ aleyh”, hâkim ve müftülerin senet ve evrak yazmak için ücret almalarının caiz olduğunu açıklamasından anlaşılıyor ki, ödünç verme, senet ve başka masraflarını, âdete göre ödünç veren ve alandan herhangi birinin ödemesi caizdir. (Tam İlmihal s. 829)

Ödünç verilecek parayı almak için (Vekil) olunur. Birisinden ödünç istemek için vekil olunmaz. Bunun için, yirmi kişiye verilen ödünç parayı almak için içlerinden birini vekil yapsalar, aldığı paranın yirmide birini öder. Zengin, paranın hepsini sana vermiştim, hepsini sen ödeyeceksin diyemez. Birisinden ödünç istemek için (Resul), yani haberci göndermek caizdir. Malı zenginden isterken, kendi için isterse, vekil olur ki, caiz değildir. Fakir için ödünç verilmesini söylerse veya falanca kimse, senden ödünç istiyor diyerek alırsa, resul olur. Falan kimse için bana ödünç ver, yahut bana ödünç ver derse vekil olur. Alış-verişte de böyledir. Kendi için söz keserse, vekil olur. Gönderen kimse için söz keserse, resul olur. (Tam İlmihal s. 828)

 

 





















 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

Radyo

Huzura Doğru
TV

Dini sualler için

Üye olmak için 
|  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

image001.png
image010.jpg
image011.jpg
image012.jpg
image013.jpg
image014.png
image015.png
image016.png
image002.png
image003.jpg
image004.jpg
image005.png
image006.jpg
image007.png
image008.jpg
image009.png
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages