16 Temmuz 2026, Perşembe |
İlmin kıymeti, niyyete bağlıdır |
Sual: "Din bilgilerini, amel etmek için mi öğrenmeli, amel ve ihlâs ile olmayan ilim zararlı mıdır?" CEVAP: İlmin kıymetli, şerefli olması, niyyete bağlıdır. Din bilgilerini, cahillikten, nefsin isteklerinden kurtulmak için öğrenmek lâzımdır. İmâm olmak, müftî olmak, din adamı tanınmak için öğrenmemelidir. Din bilgilerini, amel etmek için öğrenmeli, başkalarına öğretmeli ve bunları ihlâs ile yapmalıdır. Zira amel ve ihlâs ile olmayan ilim zararlıdır. Hadîs-i şerîfte; (Allah için olmayan ilmin sâhibi Cehennemde ateşler üzerine oturtulacaktır) buyuruldu. Dîni dünyâya âlet etmek, altın kaşıkla necâset yemeğe benzer ki böyle olanlar, din hırsızlarıdır. Hadîs-i şerîfde; (Din bilgilerini dünyâlık ele geçirmek için edinenler, Cennetin kokusunu duymayacaklardır) buyuruldu. Fen bilgilerini dünyâ menfâati için öğrenmek câizdir, hattâ lâzımdır. Hadîs-i şerîfte; (Bu ümmetin âlimleri iki türlü olacaktır: Birincileri, ilimleri ile insanlara faydalı olacaktır. Onlardan bir karşılık beklemiyeceklerdir. Böyle olan insana denizdeki balıklar, yeryüzündeki hayvânlar ve havadaki kuşlar duâ edeceklerdir. İlmi başkalarına faydalı olmayan, ilmini dünyâlık ele geçirmek için kullananlara kıyâmette Cehennem ateşinden yular vurulacaktır) buyuruldu. (Âlimler, Peygamberlerin vârisleridir) hadîs-i şerîfindeki âlim, Resûlullah efendimizin yolunda olan, Onun yoluna uyan din âlimidir. İslâmiyyete uyan âlim, etrâfına ziyâ saçan ışık kaynağı gibidir ve böyle âlimler, insanların en iyileridir. İlmi ile amel etmeyen ve dini, dünya çıkarları için kullananlar ise, insanların en kötüsüdür. Resûlullah efendimiz, Kâbe'yi tavâf ederken, kendisine; -Hangi insan dahâ kötüdür? diye sorulur. Peygamber Efendimiz de; -Kötü olanı sorma! İyi olanları sor. Âlimlerin kötüsü, insanların en kötüsüdür, buyururlar. Îsâ aleyhisselâm da buyurdu ki: (Kötü âlimler, su yolunu kapayan kaya gibidir. Su, kayadan sızıp geçemez. Akmasına da mâni olur.) Kötü din adamı, kanalizasyona benzer. Görünüşte, sağlam, sanat eseri gibi ise de, içi pislik doludur. İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki: "Âlimlerin iyisi, insanların en iyisidir. Âlimlerin kötüsü, insanların en kötüsüdür. İnsanların saâdeti ve felâketi, âlimlere bağlıdır. Büyüklerden biri şeytânı boş oturuyor görüp, sebebini sormuş. Şeytân demiş ki: Bu zamânın sapık âlimleri, bizim işimizi yapıyor. İnsanları yoldan çıkarmak için, bize iş bırakmıyorlar."
Osman Ünlü hocanın Türkiye Gazetesi'nde yayımlanan makalelerin arşivi için tıklayınız... |
Allahü teâlâ bidat sahibinin ibadetini kabul etmez |
Sual: (Allahü teâlâ bidat sahibinin ibadetini kabul etmez) buyruluyor. Bu ne demektir, doğru olan ibadetleri boşa mı gider? Cevap: İmam-ı Muhammed Birgivînin (Tarîkat-i Muhammediyye) kitabının Nablüsî şerhi olan (Hadîka)da buyruluyor ki: İbni Mâcenin bildirdiği hadîs-i şerifte, (Bidat sahibi, bidatinden vazgeçmedikçe, Allahü teâlâ onun hiç bir ibadetini kabul etmez) buyuruldu. Dinden olan bir inanışı, ibadeti, sözü veya bir huyu değiştiren bir kimsenin, dinde reformcunun, doğru olan ibadetleri dahi kabul olmaz. Yani ibadetin faydalarından mahrum kalır. Bu bidatten vazgeçmesi lâzımdır. İbni Mâcenin bildirdiği hadîs-i şerifte, (Bir bidat küfre yol açmasa bile bunu ortaya çıkaranın orucu, haccı, ömresi, cihadı, tevbesi ve hiçbir iyiliği kabul olmaz. Bu kimsenin, yağdan kıl çıkar gibi, Müslümanlıktan çıkması kolay olur) buyuruldu. Şartlarına uygun olan farzları ve nafileleri sahih olur, borçtan kurtulur ise de, kabul olmaz. Yani sevab verilmez. Bidati küfrüne yol açarsa, yani küfre sebep olan bir söz söyler, bir şey kullanır, bir iş yaparsa, imanı giderek, ibadetleri sahih de olmaz. Bidat sahibi, bidatini iyi ve sevab bilir. Bunun için dinden kolay çıkar. Bidat işleyen, bunu ibadet sanmakta, sevab beklemektedir. Günâh işleyen ise, günahını suç bilmekte, Rabbinden utanmakta, azabından korkmaktadır. Bidatler, büyük günahtır. Fakat her günah bidat değildir. Yukarıdaki hadîs-i şeriflerin asılları ve açıklamaları, Hakîkat Kitabevinin çıkardığı Nablüsînin “rahmetullahi teâlâ aleyh” arabî (Hadîkat-ün-nediyye) kitabında yazılıdır. (Fâideli Bilgiler s. 434) | |
| |
| |
| |
Dini sualler için
| |