İlmin kıymeti, niyyete bağlıdır (Osman Ünlü Hoca - 16.07.2026) | Allahü teâlâ bidat sahibinin ibadetini kabul etmez (Fâideli Bilgiler s. 434)

7 views
Skip to first unread message

Dinimizislam.com

unread,
Jul 16, 2026, 10:47:40 AM (10 days ago) Jul 16
to dinimi...@googlegroups.com

16 Temmuz 2026, Perşembe

İlmin kıymeti, niyyete bağlıdır

Sual: "Din bilgilerini, amel etmek için mi öğrenmeli, amel ve ihlâs ile olmayan ilim zararlı mıdır?"

CEVAP: İlmin kıymetli, şerefli olması, niyyete bağlıdır. Din bilgilerini, cahillikten, nefsin isteklerinden kurtulmak için öğrenmek lâzımdır. İmâm olmak, müftî olmak, din adamı tanınmak için öğrenmemelidir. Din bilgilerini, amel etmek için öğrenmeli, başkalarına öğretmeli ve bunları ihlâs ile yapmalıdır. Zira amel ve ihlâs ile olmayan ilim zararlıdır. Hadîs-i şerîfte; (Allah için olmayan ilmin sâhibi Cehennemde ateşler üzerine oturtulacaktır) buyuruldu.

Dîni dünyâya âlet etmek, altın kaşıkla necâset yemeğe benzer ki böyle olanlar, din hırsızlarıdır. Hadîs-i şerîfde; (Din bilgilerini dünyâlık ele geçirmek için edinenler, Cennetin kokusunu duymayacaklardır) buyuruldu.

Fen bilgilerini dünyâ menfâati için öğrenmek câizdir, hattâ lâzımdır. Hadîs-i şerîfte; (Bu ümmetin âlimleri iki türlü olacaktır: Birincileri, ilimleri ile insanlara faydalı olacaktır. Onlardan bir karşılık beklemiyeceklerdir. Böyle olan insana denizdeki balıklar, yeryüzündeki hayvânlar ve havadaki kuşlar duâ edeceklerdir. İlmi başkalarına faydalı olmayan, ilmini dünyâlık ele geçirmek için kullananlara kıyâmette Cehennem ateşinden yular vurulacaktır) buyuruldu.

(Âlimler, Peygamberlerin vârisleridir) hadîs-i şerîfindeki âlim, Resûlullah efendimizin yolunda olan, Onun yoluna uyan din âlimidir. İslâmiyyete uyan âlim, etrâfına ziyâ saçan ışık kaynağı gibidir ve böyle âlimler, insanların en iyileridir. İlmi ile amel etmeyen ve dini, dünya çıkarları için kullananlar ise, insanların en kötüsüdür. Resûlullah efendimiz, Kâbe'yi tavâf ederken, kendisine;

-Hangi insan dahâ kötüdür? diye sorulur. Peygamber Efendimiz de;

-Kötü olanı sorma! İyi olanları sor. Âlimlerin kötüsü, insanların en kötüsüdür, buyururlar.

Îsâ aleyhisselâm da buyurdu ki: (Kötü âlimler, su yolunu kapayan kaya gibidir. Su, kayadan sızıp geçemez. Akmasına da mâni olur.)

Kötü din adamı, kanalizasyona benzer. Görünüşte, sağlam, sanat eseri gibi ise de, içi pislik doludur. İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki:

"Âlimlerin iyisi, insanların en iyisidir. Âlimlerin kötüsü, insanların en kötüsüdür. İnsanların saâdeti ve felâketi, âlimlere bağlıdır. Büyüklerden biri şeytânı boş oturuyor görüp, sebebini sormuş. Şeytân demiş ki: Bu zamânın sapık âlimleri, bizim işimizi yapıyor. İnsanları yoldan çıkarmak için, bize iş bırakmıyorlar."

 

Osman Ünlü hocanın Türkiye Gazetesi'nde yayımlanan makalelerin arşivi için tıklayınız...

 

 

 

Allahü teâlâ bidat sahibinin ibadetini kabul etmez

Sual: (Allahü teâlâ bidat sahibinin ibadetini kabul etmez) buyruluyor. Bu ne demektir, doğru olan ibadetleri boşa mı gider?

Cevap: İmam-ı Muhammed Birgivînin (Tarîkat-i Muhammediyye) kitabının Nablüsî şerhi olan (Hadîka)da buyruluyor ki:

İbni Mâcenin bildirdiği hadîs-i şerifte, (Bidat sahibi, bidatinden vazgeçmedikçe, Allahü teâlâ onun hiç bir ibadetini kabul etmez) buyuruldu. Dinden olan bir inanışı, ibadeti, sözü veya bir huyu değiştiren bir kimsenin, dinde reformcunun, doğru olan ibadetleri dahi kabul olmaz. Yani ibadetin faydalarından mahrum kalır. Bu bidatten vazgeçmesi lâzımdır.

İbni Mâcenin bildirdiği hadîs-i şerifte, (Bir bidat küfre yol açmasa bile bunu ortaya çıkaranın orucu, haccı, ömresi, cihadı, tevbesi ve hiçbir iyiliği kabul olmaz. Bu kimsenin, yağdan kıl çıkar gibi, Müslümanlıktan çıkması kolay olur) buyuruldu. Şartlarına uygun olan farzları ve nafileleri sahih olur, borçtan kurtulur ise de, kabul olmaz. Yani sevab verilmez. Bidati küfrüne yol açarsa, yani küfre sebep olan bir söz söyler, bir şey kullanır, bir iş yaparsa, imanı giderek, ibadetleri sahih de olmaz. Bidat sahibi, bidatini iyi ve sevab bilir. Bunun için dinden kolay çıkar. Bidat işleyen, bunu ibadet sanmakta, sevab beklemektedir. Günâh işleyen ise, günahını suç bilmekte, Rabbinden utanmakta, azabından korkmaktadır. Bidatler, büyük günahtır. Fakat her günah bidat değildir.

Yukarıdaki hadîs-i şeriflerin asılları ve açıklamaları, Hakîkat Kitabevinin çıkardığı Nablüsînin “rahmetullahi teâlâ aleyh” arabî (Hadîkat-ün-nediyye) kitabında yazılıdır. (Fâideli Bilgiler s. 434)

 

 





















 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

Radyo

Huzura Doğru
TV

Dini sualler için

Üye olmak için 
|  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

image001.png
image010.jpg
image011.jpg
image012.jpg
image013.jpg
image014.png
image015.png
image016.png
image002.png
image003.jpg
image004.jpg
image005.png
image006.jpg
image007.png
image008.jpg
image009.png
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages