14 Haziran 2026, Pazar |
Korkulu yerlerde emin olmak için |
Sual: Korkulu yerlerde ve düşman karşısında okunacak belli bir dua veya dualar var mıdır? Cevap: Bu konuda Muktûbât kitabında şu bilgi verilmektedir: “Korkulu yerlerde ve düşman karşısında, emin ve rahat olmak için Li îlâfi sûresini okumalıdır. Tecrübe edilmiştir. Her gün ve her gece, hiç olmazsa, onbirer defa okumalıdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Bir yere gelen kimse E'ûzü bikelimâtillâhit-tâmmâti min şerri mâ haleka okursa, o yerden kalkıncaya kadar, ona hiçbirşey zarar, kötülük yapmaz.) Korkulu şeyden kurtulmak ve bir dileğe kavuşmak için, Tâhâ suresinin 37. âyetinden ‘Vele-kad’dan, 39 sonuna ‘alâ aynî’ye kadar kağıda mürekkeple yazıp, bir şeye yedi kerre sarıp, yanında taşımalıdır. Faydası çok görülmüştür.” Sual: “Öğleden önce olan sünneti terk eden, şefaatime kavuşamaz” hadis-i şerifindeki şefatime kavuşamazdan maksat nedir? Cevap: Konu ile alakalı olarak İbni Âbidînda buyuruluyor ki: “Namazların sünnetlerine ehemmiyet, kıymet verip, tembellikle, özürsüz ve çok zaman terk eden, azarlanır. Fakat şefaatten mahrum kalmaz.” (Öğleden önce olan sünneti terk eden, şefaatime kavuşamaz) hadis-i şerifi, özürsüz ve ısrar ile terk eden kimse, bu namaz için olan ve derecenin yükselmesine yarayan şefaatime kavuşamaz demektir.” Özür ile terk etmenin, buna mâni olmayacağı, İbni Âbidînde ve İmdâdın Tahtâvî hâşiyesinde yazılıdır. Zaten, sünnetleri kaza niyeti ile kılınca, bu sünnet terk edilmiş olmaz. Sual: Bir kimse, abdestli olduğunu zannederek namaz kılsa, bu kıldığı namazdan da sevap alır mı? Cevap: Konu ile alakalı olarak Eşbâhda deniyor ki: “Bir ibadette sevap hasıl olması için, yalnız bu ibadetin sahih olması şart değildir. Halis niyet edilmesi de şarttır. Halis niyet ederek yapılan bir ibadet, bilmeyerek fasit olursa, sahih olmaz. Fakat niyet edildiği için, çok sevap hasıl olur. Mesela, abdestli olduğunu zan ederek, abdestsiz kılınan namaz sahih olmaz. Fakat, niyetine karşılık çok sevap verilir. Necis, pis olduğunu bilmediği suyu, temiz zan ederek, bununla abdest alıp kılınan namazın şartı noksan olduğu için sahih olmaz ise de, niyet mevcut olduğu için sevap verilir. Şartlarına uygun olduğu için sahih olan bir namaz, riya, gösteriş için kılınırsa, sevap hasıl olmaz.”
Osman Ünlü hocanın Türkiye Gazetesi'nde yayımlanan makalelerin arşivi için tıklayınız... |
Alış-verişte Müslümanlara zarar vermek |
Sual: Gıda maddelerini pahalı olunca satmak için saklamak caiz midir? Cevap: Alış-verişte Müslümanlara ziyan yapmanın, zarar vermenin bir şekli, ihtikârdır. İhtikâr eden melundur. (İhtikâr) demek, insan ve hayvan gıda maddelerini piyasadan toplayıp, yığıp, pahalandığı zaman satmaktır. Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki, (Bir kimse gıda maddelerini alıp, pahalı olup da satmak için kırk gün saklarsa, hepsini fakirlere parasız dağıtsa, günahını ödeyemez). Yine buyurdu ki, (Bir kimse gıda maddelerini kırk gün saklarsa, Allahü teâlâ ona darılır. O, Allahü teâlâyı saymamış olur). Bir hadîs-i şerifte buyuruldu ki, (Bir kimse, hariçten gıda maddesi satın alıp, şehre getirir ve piyasaya göre satarsa, sadaka vermiş gibi sevab kazanır veya köle azad etmiş gibi sevab kazanır). İmam-ı Ali “radıyallahü anh” buyuruyor ki, (Gıda maddelerini kırk gün saklayanın kalbi kararır). Ona, bir muhtekiri haber verdiklerinde, emretti, sakladığı şeyleri yaktırdı. Âlimlerden birisi, tüccar idi. Vasıt şehrinden, Basra’ya gıda gönderip satılmasını vekiline emretti. Basra’da ucuz olduğu için, vekili bir hafta bekleyip, pahalı sattı ve âlime müjde yazdı. Cevabında buyurdu ki, (Biz, az kâr ile çok sevab kazanmağı daha çok severiz. Fazla kazanmak için, dinimizi feda etmemeli idin. Çok büyük cinayet yapmışsın. Bunu af ettirmek için sermayeyi ve kârı hemen sadaka olarak dağıt!). İhtikârın haram olması, Müslümanlara zararlı olduğu içindir. Çünkü, gıda maddeleri, insanların ve hayvanların yaşayabilmesi için lâzımdır. Satılınca, herkesin alması mubahtır. Bir kişi alıp saklayınca, başkaları alamaz. Sanki çeşme suyunu saklayıp, herkesi susuz bırakmağa benzer. Gıda maddelerini bu niyet ile satın almak günahtır. (Tam İlmihal s. 840) | |
| |
| |
| |
Dini sualler için
| |