Tevekkül için, kuvvetli iman gerekir (Osman Ünlü Hoca - 23.06.2026) | Aşure günü ve gecesi (Tam İlmihal s. 356)

6 views
Skip to first unread message

Dinimizislam.com

unread,
5:55 AM (11 hours ago) 5:55 AM
to dinimi...@googlegroups.com

23 Haziran 2026, Salı

 

Tevekkül için, kuvvetli iman gerekir

 

Sual: Bir Müslümanın, Allahü teâlâlaya tam güvenebilmesi için ne yapması gerekir?

Cevap: Bu konuda, Kimyâ-i se'âdet kitabında buyuruluyor ki:

“Tevekkül için, hem kuvvetli bir iman, hem de kuvvetli bir kalb lazımdır. Böylece, kalbinde şüphe kalmaz. İtimat ve rahatlık tam olmadıkça, tevekkül tam olmaz. Çünkü, tevekkül, kalbin, her işte, Allahü teâlâya itimat etmesi, güvenmesi demektir. İbrahim aleyhisselamın imanı, yakini tam idi. Fakat kalbinin rahat etmesi için;

(Yâ Rabbî! Ölüleri nasıl diriltiyorsun? Bana göster!) dedi. Sûre-i Bekarada 260. âyet-i kerimede bildirdiği gibi;

(İnanmadın mı?) buyurulunca;

(İnandım. Fakat kalbim rahat etmek için istedim) dedi. Kalbinde yakin vardı. Fakat, kalbinin, sükûnet, rahatlık bulmasını istedi. Çünkü, kalbin rahat etmesi, önce his ve hayale bağlı olup, sonra kalb de, yakine tabi olur ve artık açıktan görmeye muhtaç olmaz.”

Sual: Camide yüksek sesle konuşmanın, alışveriş yapmanın, kan aldırmanın, dinimizce hükmü nedir?

Cevap: Camide alışveriş etmek, yüksek sesle konuşmak, kan aldırmak mekruhtur. Fakat bunlar, cami dışında mekruh değildir. Hatta dışarıda alışveriş ibadettir. Kan aldırmak da, mekruh değil, sünnettir.

Sual: Bir kimsenin hasta olmaması için, en çok nelere dikkat etmesi gerekir?

Cevap: İslam âlimleri, hasta olmamak ve hastalıktan kurtulmak için, şu dört şeye dikkat etmek lazımdır buyuruyor. Bunlar da; 1-Fazla yememek. 2-Alkollü içkileri içmemek. 3-Üzülmemek, asabileşmemek, öfkelenmemek. 4-Vücudu, kullandığı eşyaları ve yiyecekleri temiz olmaktır.

Sual: Bir hastalığa yakalanan kimse, bu hastalıktan kurtulmak için maddi ve manevi bilenen sebeplere yapışmalı mıdır?

Cevap: Allahü teâlânın âdeti şöyledir ki, her şeyi bir sebeple yaratır. Bir şeye kavuşmak için, bu şeyin yaratılmasına sebep olan şeyi yapmak lazımdır. Her şeyin yaratılmasında müşterek, ortak olan manevi sebep, sadaka vermek, yetmiş kerre “Estagfirullah min külli mâ kerihallah” duâsını okumaktır. Bu iki manevi sebep, maddi sebepleri bulmaya da yardım eder. Peygamber Efendimiz;

(Allahü teâlâ, her hastalığın ilacını yaratmıştır. Yalnız, ölüme çare yoktur.)

(Hastalıkların başı, çok yemektir. İlaçların başı, perhizdir.)

(Hastalarınızı, sadaka vererek tedavi ediniz!) buyurmuştur.

 

Osman Ünlü hocanın Türkiye Gazetesi'nde yayımlanan makalelerin arşivi için tıklayınız...

 

 

 

 

Aşure günü ve gecesi

 

Sual: Aşure günü ve gecesinin fazileti nedir ve neler yapılmalıdır?

Cevap: Aşure gecesi, Muharrem ayının onuncu gecesidir. Muharrem ayı, Kur’ân-ı kerimde kıymet verilen dört aydan biridir. Aşure, bu ayın en kıymetli gecesidir. Allahü teâlâ, birçok duaları Aşure günü kabul buyurdu. Âdem aleyhisselâmın tevbesinin kabul olması, Nuh aleyhisselâmın gemisinin tufandan kurtulması, Yunus aleyhisselâmın balığın karnından çıkması, İbrahim aleyhisselâmın Nemrudun ateşinde yanmaması, İdris aleyhisselâmın diri olarak göke çıkarılması, Yakup aleyhisselâmın, oğlu Yusuf aleyhisselâma kavuşması ve gözlerindeki perdenin kalkması, Yusuf aleyhisselâmın kuyudan çıkması, Eyüp aleyhisselâmın hastalıktan kurtulması, Musa aleyhisselâmın Kızıldenizden geçip, Firavunun boğulması ve İsa aleyhisselâmın vilâdeti ve Yahudilerin öldürmesinden kurtulup, diri olarak göke çıkarılması hep Aşure günü oldu. Nuh “aleyhisselâm” gemide aşure tatlısı pişirdiği için Müslümanların Muharremin onuncu günü aşure pişirmesi ibadet olmaz. Muhammed “aleyhisselâm” ve Eshâb-ı kiram “radıyallahü anhüm ecma’în” böyle yapmadı. Bugün aşure pişirmeği ibadet sanmak, bidattir, günahtır. Muhammed aleyhisselâmın yaptığı veya emrettiği şeyleri yapmak ibadet olur. Din kitaplarının yazmadığı, Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirmediği şeyleri yapmak, sevab olmaz. Günah olur. O gün, herhangi bir tatlı yapmak, tanıdıklara ziyafet, fakirlere sadaka vermek sünnettir, ibadettir. İbni Âbidîn, beşinci cild, ikiyüzyetmişaltıncı sahifede diyor ki, (Kirpiklere sürme çekmek sünnettir. Fakat, bunu yalnız Aşure günü yapmak haramdır).

Hazret-i Hüseyin “radıyallahü anh” o gün şehit oldu diyerek, matem tutmak, dövünmek de bidattir. Günahtır. Şiiler, hazret-i Hüseyin için matem tutuyorlar. Hazret-i Hüseyni, hazret-i Ali’nin oğlu olduğu için, tapınırcasına övüyorlar. Ehl-i sünnet ise, onu Resûlullahın “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” torunu olduğu için çok seviyoruz. İslamiyette matem tutmak yoktur. Müslümanlar, yalnız Aşure günü matem tutmaz. Kerbela faciasını hatırlayınca her zaman üzülür. Kalpleri sızlar. Gözleri kan ağlar. İslamiyette matem tutmak olsaydı, Aşure günü değil, Resûlullahın Taif’de mübarek ayaklarının kana boyandığı ve Uhud’da mübarek dişinin kırılıp, mübarek yüzünün kanadığı ve vefat ettiği gün matem tutulurdu. (Tam İlmihal s. 356)

 

 





















 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

Radyo

Huzura Doğru
TV

Dini sualler için

Üye olmak için 
|  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

 

 

 

image001.png
image010.jpg
image011.jpg
image012.jpg
image013.jpg
image014.png
image015.png
image016.png
image002.png
image003.jpg
image004.jpg
image005.png
image006.jpg
image007.png
image008.jpg
image009.png
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages