Cami içinde yasak edilenler (Osman Ünlü Hoca - 12.06.2026) | Ölünceye kadar evim senin olsun demek (Tam İlmihal s. 839)

8 views
Skip to first unread message

Dinimizislam.com

unread,
Jun 13, 2026, 4:28:21 AM (yesterday) Jun 13
to dinimi...@googlegroups.com

12 Haziran 2026, Cuma

Cami içinde yasak edilenler

Sual: Cami içinde konuşmak, alışveriş yapmak, çocuklar için oyun yerleri yapmak, caminin içinden geçmek dinimizce uygun mudur?

Cevap: Konu ile alakalı olarak İbni Âbidînde buyuruluyor ki:

“Camiden bazen geçmek caizdir. Yol hâline getirmek mekruhtur. Özür olursa, mekruh olmaz.

Camilere necaset sokmak mekruhtur. Üzerinde necaset bulunan kimse, camiye giremez. Fetâvâ-i fıkhiyyede diyor ki:

“Mescidde necaset gören kimsenin, bunu hemen temizlemesi lazımdır. Temizlemeyi özürsüz geciktirirse, günah olur. Namaz kılanın üzerinde, secde yerinde necaset görenin, bunu ona bildirmesi lazımdır. Bunu haber vermek ve namazı geçecek olanı uyandırmak vacip değil, sünnettir.”

Camide pazar kurmak, yüksek sesle konuşmak, nutuk söylemek, kavga etmek, silah çekmek, ceza vermek tahrimen mekruhtur.

Müminin hicvi, aşk, ahlaksızlık gibi haram şeyler bulunan şiiri okumak tahrimen mekruhtur. Camilerde ilahi ve mevlidleri namaz kılanlara mâni olmamak şartı ile, ara sıra okumak caizdir. Her zaman okuyup, âdet hâline getirmek caiz değildir.

Camide bir şey yemek, uyumak mekruhtur. Misafir olan müstesnadır. Misafir, camiye girerken itikâfa niyet etmeli, önce tehıyyet-ül-mescid olarak, namaz kılmalıdır. Sonra, yiyebilir ve dünya kelamı konuşabilir. İtikâf eden de yiyebilir, yatabilir. İtikâf sünnet-i müekkededir. İtikâfı terk etmek, beş vakit namazın sünnetlerini özürsüz kılmamak gibi olduğu Berîkada yazılıdır.

Camide soğan, sarımsak gibi fena kokulu şeyleri yiyene, sigara içene mâni olmalıdır. Kasapları, balıkçıları, ciğercileri, yağcıları, üzerleri pis ise ve pis kokarsa ve üzeri pis kokanları ve cemaati dili ile incitenleri, camiden çıkarmalıdır. İlaç olarak kokulu şey özür ile veya unutarak yiyen, cemaate gelmez, mazur olur. Pis koku insanlara ve meleklere eziyet verir.

Camide, alışveriş olan her akit, sözleşme mekruhtur. Nikâh yapmak ise müstehaptır.

İbadet etmeyip, camide dünya kelamı ile meşgul olmak tahrimen mekruhtur. Ateş odunu yiyip bitirdiği gibi, camide dünya kelamı konuşmak da, insanın sevaplarını giderir. İbadetten sonra, mubah olan şeyleri, hafîf sesle konuşmak caizdir. İslamiyetin beğenmediği şeyleri konuşmak, her zaman caiz değildir.

Cami içinde tütün içmek, soğan, sarımsak yemek haramdır.”

 

Osman Ünlü hocanın Türkiye Gazetesi'nde yayımlanan makalelerin arşivi için tıklayınız...

 

 

 

Ölünceye kadar evim senin olsun demek

Sual: Sen ölünceye kadar evim senin olsun demek caiz mi? Yemeğe çağırılınca önümüze konan yemeği sahibinden izinsiz başkasına verebilir miyiz? Kerhen, zor ile hediye vermek sahih olur mu?

Cevap: (İhtiyâr)da diyor ki, (Ömri) denilen hibe caizdir. Yani, ömrün boyunca evim senin olsun deyince, öldükten sonra ev, sahibine, sahibi ölmüş ise, vârislerine geri verilir. (Rukbi) denilen hibe, tarafeyne göre bâtıldır. Yani, sen ölürsen benim olsun. Ben ölürsem senin olsun diyerek evini birisine vermek bâtıldır. Her biri, ötekinin ölümünü terakkub ettiği, beklediği için, rukbi denilmiştir. Mülk edinmeği hatara, zarara talik etmek sahih değildir. Bir kimseye giyecek gönderilse, hediye olur. Kabzedince mülkü olur. Başkalarına verebilir. Bir kimseyi yemeğe çağırınca, önüne konan şey, hediye edilmiş olmaz, (ibaha), yemesine izin vermek olur. Ancak yediği mülkü olur. Ondan izin almadan, başkalarına veremez. (Fetâvâ-yı Bezzâziyye)de diyor ki, (Bunu sana hediye ettim dese, o da kabul ettim demeyip onun yanında alsa, yahut almayıp, kabul ettim dese sahih olur. Falancadaki alacağımı sana hediye ettim, ondan al derse caiz olur. Sana zekât verdim. Ondan al dese, caiz olmaz. Çünkü zekât ayn olan maldan verilir. [Bunun için, zekât olarak kâğıt para vermek caiz olmaz. Çünkü kâğıt paralar ayn olan mal değildir. Değerleri kadar mal ile değiştirilecek senetlerdir. Kâğıt paraların zekâtları altın verilir.] Sana borcum olan mehrini bana hediye etmezsen, babanın evine hiç gidemezsin dese, zevcesi de hediye etse, sahih olmaz. Çünkü kerhen, zor ile hediye vermek sahih olmaz. Mehri zevcine hediye etmeği şarta bağlamak, mesela şu işi yaparsan mehrim sana helal olsun demek sahih değildir. (Fetâvâ-yı Feyziyye)de diyor ki, (Eğer diyerek şarta bağlanan hibe, bâtıl olur. Üzere diyerek şarta bağlanan hibe sahih olup, şartı mülayim ise sahih, muhalif ise bâtıl olur. Bir işi yapmasını şart ederse, hibe olmaz. Onu ecir yapmış olur). (Tam İlmihal s. 839)

 

 





















 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

Radyo

Huzura Doğru
TV

Dini sualler için

Üye olmak için 
|  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

image001.png
image010.jpg
image011.jpg
image012.jpg
image013.jpg
image014.png
image015.png
image016.png
image002.png
image003.jpg
image004.jpg
image005.png
image006.jpg
image007.png
image008.jpg
image009.png
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages