Kaza borcu, nafile ile ödenir mi? (Osman Ünlü Hoca - 12.08.2026) | İbadetler, kalbin temizliğini artırır (İslâm Ahlâkı s. 248)

12 views
Skip to first unread message

Dinimizislam.com

unread,
Aug 12, 2026, 7:04:01 AM (3 days ago) Aug 12
to dinimi...@googlegroups.com

12 Ağustos 2026, Çarşamba

Kaza borcu, nafile ile ödenir mi?

Sual: Kılınan nafile namazlar, kazaya kalan namazların yerine geçer mi?

Cevap: İbni Âbidînde buyuruluyor ki:

“Hadis-i şerifte; (Tamam yapılmamış olan namaz, zekât ve başka farzlar, nafileler ile tamamlanacaktır) buyuruldu. İmâm-ı Beyhekî hazretleri, bu hadis-i şerif, yapılmış olan farzların içindeki sünnetler noksan kalırsa, nafilelerle bu noksanların tamamlanacağını göstermektedir. Yoksa, yapılmamış farzların yerine nafilelerin geçeceğini bildirmiyor” buyurdu. Çünkü, başka bir hadis-i şerefte;

(Bir kimse, namazını tamamlamadı ise, o namazın üzerine, tamamlanıncaya kadar, nafile namazları eklenir) buyuruldu. Bu hadis-i şerif, nafilelerin, terk edilmiş farzı değil, noksan olarak kılınmış farzı tamamlayacağını göstermektedir buyuruldu. İmdâdın Tahtâvî hâşiyesinde de; sünnetlerin, kılınmış olan farzdaki kusurları tamamlayacağı bildirilmektedir.”

Uyûn-ül-besâirde buyuruluyor ki:

“İmâm-ı Beyhekî hazretleri, sünnetler, kılınmış olan farzların içindeki sünnetlerin noksanlıklarını tamamlar buyurdu. Çünkü sünnetlerden hiçbirisi, hiçbir zaman bir vacib gibi olamaz. Hadis-i kudside; (Bir kimse, kendisine farz yaptığım ibadeti yapmakla bana yaklaştığı gibi, hiçbir şeyle yaklaşamaz) buyuruldu.”

Sual: İman ile vefat eden fakirler, zenginlerden önce mi Cennete girecektir?

Cevap: Bu ümmetin fakirlerinin, zenginlerinden yarım gün önce Cennete girecekleri bildirildi. Bu yarım gün, beşyüz dünya senesidir. Çünkü, Allahü teâlânın bildirdiği bir gün, bin dünya senesi kadar zamandır. Böyle olduğu Hac sûresinde açıkca bildirilmiştir.

Sual: Öğle ve yatsı namazlarının ilk sünnetleri ile ikindinin sünnetinin kılınış şekli aynı mıdır?

Cevap: İkindi ve yatsının ilk sünnetleri, Gayr-ı müekkededir. Bu iki vaktin ilk sünnetlerinin ikinci rekatlerinde otururken, ettehıyyatüden sonra, Allahümme salli ve Allahümme barik sonuna kadar okunur. Ayağa kalkınca, üçüncü rekatte, önce Besmele çekmeden, Sübhaneke okunur, sonra fatiha ve zammı sure okunur. Öğle namazının ilk sünneti Müekkededir, yani, kuvvetle emir olunmuştur, sevabı daha çoktur. Bunda, birinci oturuşta, farzlarda olduğu gibi, yalnız ettehıyyatü okunup, sonra üçüncü rekat için, hemen ayağa kalkılır. Kalkınca, önce Besmele çekip, doğruca Fatiha okunur.

 

Osman Ünlü hocanın Türkiye Gazetesi'nde yayımlanan makalelerin arşivi için tıklayınız...

 

 

 

İbadetler, kalbin temizliğini artırır

Sual: İbadetler kalbin temizliğini artırıyormuş. İbadetleri değiştirerek yapanlar bundan istifade edebilir mi? Şafii mezhebinde son saftan ne kadar uzakta olan imam uymuş kabul edilir?

Cevap: İbadetlere faydalı şeyler ilave ediyoruz demek doğru değildir. Böyle sözler, din düşmanlarının yalanlarıdır. Bir değişikliğin faydalı olup olmayacağını yalnız İslâm âlimleri anlar. Bu derin âlimlere (Müctehid) denir. Müctehidler kendiliklerinden bir değişiklik yapmazlar. Bir ilavenin, değişikliğin bid’at olup olmayacağını anlarlar. Ezanı (Mizmar) ile okumağa söz birliği ile bid’at denildi. İnsanları Allahü teâlânın rızasına, sevgisine kavuşturan yol insanın kalbidir. Kalp, yaratılışında temiz bir ayna gibidir. İbadetler, kalbin temizliğini, cilâsını arttırır. Bid’atler, günahlar kalbi karartır. Muhabbet yolu ile gelen feyzleri, nurları alamaz olur. Salihler bu hâli anlar, üzülür. Günah işlemek istemezler. İbadetlerin çok olmasını isterler. Her gün beş kere namaz kılınması yerine, daha çok kılmak isterler. Günah işlemek nefse tatlı, faydalı gelir. Bütün bid’atler, günahlar, Allahü teâlânın düşmanı olan nefsi besler, kuvvetlendirir. Hoparlör ile ezan okumak böyledir. Abdüllah-ı Dehlevînin halifelerinden Rauf Ahmed, (Dürr-ül me’ârif) önsözünde diyor ki, (Kur’ân-ı kerimi ve diğer vazifeleri (Mizmar) çalgı âleti ile okumak haramdır). Ezanı hoparlör ile okumak böyledir.

Şafii (El-mukaddimet-ül-hadremiyye) ve (Envâr) kitaplarında diyor ki, (Câminin hâricinde olanın câmideki imama uymasının Şafii mezhebinde sahih olması için, imamı görmesi ve sesini işitmesi ve son saftan takriben üçyüz zrâ’ (300 x 0,42 = 126 metre) uzak olmaması lâzımdır). Televizyonda görülen ve sesi işitilen uzaktaki imama uyarak kılınan namaz, Hanefi mezhebinde de, Şafii mezhebinde de sahih değildir. Selef-i sâlihîn zamanında, ibadetlerde bulunmayan şeyleri, sonradan ibadetlere karıştırmak (Bid’at) işlemek olur. Ezana ve namaza, radyo, televizyon ve hoparlör karıştırmak bid’atini işleyenlerin Cehenneme gidecekleri, Nisâ sûresinin yüzondördüncü âyetinden de anlaşılmaktadır. Hoparlörden, radyodan işitilen ses, ezanın kendisi değildir, benzeridir. Aynada, kâğıtta görülen de, insana tam benziyor ise de, kendisi değil, benzeridir. (İslâm Ahlâkı s. 248)

 

 





















 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

Radyo

Huzura Doğru
TV

Dini sualler için

Üye olmak için 
|  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

 

image001.png
image010.jpg
image011.jpg
image012.jpg
image013.jpg
image014.png
image015.png
image016.png
image002.png
image003.jpg
image004.jpg
image005.png
image006.jpg
image007.png
image008.jpg
image009.png
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages