İnanan ve itaat edene niçin azap edilsin? (Osman Ünlü Hoca - 28.06.2026) | Müslümanın Müslüman üzerindeki hakları (Tam İlmihal s. 365)

3 views
Skip to first unread message

Dinimizislam.com

unread,
9:13 AM (7 hours ago) 9:13 AM
to dinimi...@googlegroups.com

28 Haziran 2026, Pazar

İnanan ve itaat edene niçin azap edilsin?

Sual: İman edip emirleri yapıp, yasaklardan sakınanlara, ahırette azap olacak mıdır?

Cevap: İyilik yapana teşekkür edileceğini, herkes bilir. Bu, insanlık icabıdır. İyilik edenlere hürmet edilir, nimet sahipleri, büyük bilinir. Bunun için, her nimetin hakiki sahibi olan Allahü teâlâya şükretmek, insanlık icabıdır. Nisâ sûresinin 147. âyetinde meâlen;

(Allahın nimetlerine şükreder ve iman ederseniz, Allah size niçin azap etsin?) buyurulmaktadır.

Allahü teâlâ, kerim, rahim olduğu gibi, azabı da şiddetlidir. Bu dünyada, çoklarını fakirlik ve sıkıntılar içinde yaşattığı görülmektedir. Nice kullarını, hiç çekinmeden azaplar içinde yaşatıyor. Çok kerim ve rezzâk olduğu halde, çiftçilik sıkıntıları çekilmezse, bir lokma ekmek vermiyor. Herkesi yaşatan O olduğu hâlde, yemeyen, içmeyen insanı yaşatmıyor, ilaç kullanmayan hastaya şifa vermiyor. Yaşamak, hasta olmamak ve mal sahibi olabilmek gibi, dünya nimetlerinin hepsi için sebepler yaratmış, sebebine yapışmayanlara hiç acımayıp, dünya nimetlerinden mahrum bırakmıştır. Ahiret nimetlerine kavuşmak da böyledir. İnkâr etmeyi, kalbi ve ruhu öldüren zehir yapmıştır. Tembellik de, ruhu hasta yapar. Bunlara ilaç yapılmazsa, ruh hastalanır, ölür. İnkârın ve cahilliğin biricik ilacı ise, ilimdir. Tembelliğin ilacı da, her ibadeti yapmaktır. Bir kimse, dünyada zehir içer ve Allah rahimdir, zehrin zararından beni korur derse, hastalanır, ölür. Şeker hastası da, tatlı ve hamur işi yerse, hastalığı artar. Mâ'ûn sûresinde meâlen;

(Ey Resulüm, kıyamet gününü inkâr eden, yetimi sertlik ve sitemle defedip hakkını gasbeden, fakiri doyurmayan ve başkalarını da fakire iyilik yapmaya teşvik etmeyen o kimseyi gördün mü? Namazlarını gaflet ile kılanlara ve riya, gösteriş yapanlara ve zekâtı vermeyenlere şiddetli azap vardır) buyurulmaktadır.

Allahü teâlânın bildirdiklerine iman edenler, emirleri yapıp, yasak ettiklerinden sakınanlar, dünyada da, ahirette de, rahat edecekler, inkâr ve isyan edenler ise, azap göreceklerdir. Nahl sûresinin 33. âyetinde meâlen buyuruluyor ki:

(Allahü teâlâ, kullarına zulmetmez, haksızlık etmez. Onlar, kendilerini azaba, acılara sürükleyen bozuk düşünceleri, çirkin işleri ile kendilerine zulüm ve işkence ediyorlar.)

 

Osman Ünlü hocanın Türkiye Gazetesi'nde yayımlanan makalelerin arşivi için tıklayınız...

 

 

 

Müslümanın Müslüman üzerindeki hakları

Sual: Müslümanın Müslüman üzerinde beş hakkı olduğundan bahsediliyor, bunlar nelerdir? Davet edilen yerde haram işleniyorsa yine de gitmek gerekir mi?

Cevap: İmâm-ı Rabbânî “rahmetullahi aleyh”, ikiyüzaltmışbeşinci mektupta buyuruyor ki: (Müslümanların haklarını gözetmek lazımdır. Hadîs-i şerifte, (Müslümanın Müslüman üzerinde beş hakkı vardır: Selamına cevap vermek, hastasını yoklamak, cenazesinde bulunmak, davetine gitmek ve aksırıp elhamdülillah diyene, yerhamükellah diyerek cevap vermek) buyruldu. Fakat çağırılan yere gitmek için, şartlar vardır. (İhyâ) kitabında diyor ki, (Yemek şüpheli ise, sofrada ipek kumaş, altın, gümüş varsa, tavanda ve duvarlarda canlı resimleri varsa, çalgı çalınıyorsa, oyun oynanıyorsa, böyle olan yere gidilmez. Zalimin, bidat sahibinin, fasıkın ve kötü kimselerin ve öğünmek için çok para harcamış olanın davetine de gidilmez). (Şir’at-ül-islâm) kitabında diyor ki, (Riya, gösteriş için yapılan davete gidilmez). (Muhît) kitabında diyor ki, (Oyun oynanan, çalgı çalınan, Müslümanlar çekiştirilen, içki içilen davete gidilmez). (Metâlib-ül-mü’minîn) kitabında da böyle yazılıdır. Böyle maniler bulunmayan davete gitmek lazımdır. Bu zamanda, böyle davet az bulunur. Bakıcısı bulunan hastayı ziyaret sünnettir. Kimsesi yok ise, yoklamak vacip olduğu (Mişkât) haşiyesinde yazılıdır. Müslümanın cenaze namazını kılmalı, hiç olmazsa birkaç adım cenazede bulunmalıdır). İbni Âbidîn (Hazar ve ibâha) kısmında diyor ki, (Haram olan şeyler, odada ise gidilir. Sofrada ise gidilmez. Bilmeyerek gidildi ise, kalbi ile beğenmeyerek oturulur veya bir bahane ile geri dönülür. Çünkü haram işlememek için, sünnet terk edilir. Gibet söylemek veya dinlemek, çalgıdan ve oyundan daha büyük günahtır. Söz veya makam sahibi ise, sofrada günaha mani olmalı veya geri dönmelidir). (Tam İlmihal Se’âdet-i Ebediyye s. 365)

 

 





















 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

Radyo

Huzura Doğru
TV

Dini sualler için

Üye olmak için 
|  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

image001.png
image010.jpg
image011.jpg
image012.jpg
image013.jpg
image014.png
image015.png
image016.png
image002.png
image003.jpg
image004.jpg
image005.png
image006.jpg
image007.png
image008.jpg
image009.png
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages