25 Mayıs 2026, Pazartesi |
Arefe günü ve teşrik tekbirleri |
Sual: Arefe diye hangi güne denir ve bugünün önemi, özelliği, fazileti nedir? Cevap: Arefe; Zilhicce ayının dokuzuncu günü, Kurban Bayramından önceki güne verilen isimder. Arefe, Zilhiccenin dokuzuncu günüdür, başka günlere Arefe denmez. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Arefe gününe hürmet ediniz! Çünkü Arefe, Allahü teâlânın kıymet verdiği bir gündür.) (Arefe günü bin İhlas okuyanın bütün günahları affolur ve her duası kabul olur. Hepsini Besmele ile okumalıdır.) (Arefe gecesi ibadet edenler, Cehennemden azad olur.) (Arefe günü oruç tutanların, iki senelik günahları affolur. Biri, geçmiş senenin, diğeri, gelecek senenin günahıdır.) Arefe günü Allahü teâlâ, Arafâtta vakfe yapan hacılardan razı olur ve meleklere karşı övünerek; (Bunlar ne isterler ki işlerini bırakıp burada toplandılar) buyurduğu, İmam-ı Müslimin naklettiği hadis-i şerifte bildirilmektedir. Haccın farzlarından biri de Arefe günü Arafâtta öğle ve ikindi namazlarından sonra bir miktar vakfeye durmaktır. Arefe günü veya gecesi Arafâtta bulunmayanın veya Arafâttan geçmeyenin hacı olamayacağı, İbn-i Âbidîn ve Mevkûfât kitaplarında bildirilmektedir. Peygamber Efendimiz, meşhur veda hutbesini Arafatta okudu. Âdem aleyhisselam ile Havva validemiz yeryüzüne indirilince Arafatta buluştular. Bir rivayette buraya bu yüzden buluşup, tanışmak manasına Arafat denmiştir. Sual: Teşrik tekbirleri ne zaman başlamakta ve hangi vakte kadar devam etmektedir? Cevap: İmâmeyne göre, Arefe günü, yani Kurban Bayramından önceki gün sabah namazından, dördüncü günü ikindi namazına kadar, yirmiüç vakitte hacıların ve hacca gitmeyenlerin, erkek kadın herkesin, cemaat ile kılsın, yalnız kılsın, farz namazda veya bu bayramdaki farzlardan birini, yine bu bayram günlerinden birinde kaza edince, selam verir vermez, Allahümme entesselam demeden, bir kerre Tekbîr-i teşrîk okuması vaciptir. “Allahü ekber, Allahü ekber. Lâ ilâhe illallah. Vallahü ekber, Allahü ekber ve lillahil-hamd” denir. Cuma namazlarından sonra da okunur. Bayram namazından sonra okumak müstehaptır. Cenaze namazından sonra okunmaz. Camiden çıktıktan veya konuştuktan sonra okumak lazım değildir. İmam, tekbiri unutursa, cemaat terk etmez. Erkekler yüksek sesle okuyabilir.
Osman Ünlü hocanın Türkiye Gazetesi'nde yayımlanan makalelerin arşivi için tıklayınız... |
İslamiyete uygun kesilmeyen hayvan leş olur |
Sual: İslamiyete uygun kesilmeyen hayvan leş mi olur? Kitaplı kâfir ile müşriklerin ve mürtedlerin kestiği yenilir mi? Besmele kasten terk edilirse ne olur? Cevap: (Hindiyye)de, Zebayih bahsinde diyor ki, (Müslümanın veya (Ehl-i kitap) olan harbi veya zimmi kâfirin, Allahü teâlânın ismini veya bir sıfatını, herhangi bir lisan ile söyleyerek, kestiği yenilir. [Dâr-ül-harpte Müslüman kasap aramalı. Bundaki eti, Müslüman kestiğini niyet ederek, satın almalıdır. Sığır, koyun, tavuk gibi eti yenen hayvanların etlerini yemek helal olması için, İslamiyete uygun kesilmeleri lâzımdır. Yani bir Müslümanın veya ehl-i kitabın kesmesi ve keserken Allah ismini söylemesi lâzımdır. İslamiyete uygun kesilmeyen hayvan leş olur. Bunun etini yemek ve satmak haram olur. Hayvan kesenlerin ve satan Müslümanların bunu iyi bilmeleri lâzımdır. Et satın alırken, bunun nasıl kesildiğini sormak lâzım değildir. Çünkü, Müslümana hüsnü zan olunur.] Müşrikin ve mürtedin kestiği yenilmez. Keserken, İsa veya üç Tanrıdan biri derse, yenilmez. Böyle inanır, fakat söylemezse, yenir. Kesmek için söylemelidir. Dua için, şükür için söylerse veya Allahtan başkasını, tazim etmeği niyet ederse, Allah ve Muhammed için derse, yenmez). Bir Peygambere ve bunun, sonradan bozulmuş olan (Mukaddes kitab)ına inanan bir kâfir, bu Peygamber tanrıdır veya oğludur dese ve putlara yalvarırsa da, buna (Ehl-i kitap) denir. Çünkü, (ilah, rab, tanrı, baba) gibi isimler, yardım eden, yaratılmağa sebep olan, çok sevilen manasına da kullanılır. Bu isimleri, İsa aleyhisselâma, bu manalar ile söyleyen, müşrik olmaz. Ona, üç tanrıdan biri veya tanrı denilmesi, hakiki bir söz değil, mecaz olur. Onda (Ülûhiyyet sıfatı) bulunduğuna inanırsa, mesela her istediğini yaratır derse, (Müşrik) olur. Şimdi, Musevi, İsevi, Nasrani, Hıristiyanların bir kısmı, Ehl-i kitaptır. Putlara, heykellere, İsa aleyhisselâmı sevdikleri için, istediklerinin yaratılmasına sebep olmaları için yalvarıyorlar. İsa aleyhisselâma ilâh diyen Nasrani’nin kestiklerini yemek caiz ise de, zaruret olmadıkça, buna kestirmemeli ve kestiğini yememelidir. Kitapsız kâfirlerin, mesela Suriye’deki (Nusayri)lerin ve Derezilerin [yani Dürzilerin] kestikleri yenilmez. Kesenin nasıl kimse olduğunu araştırıp anlamak şart değildir. Besmele kasten terk edilirse, Hanefide haram, Şafiide helal olur. (Tam İlmihal s. 327) | |
| |
| |
| |
Dini sualler için
| |