ÖĞRENCİME DOKUNMA ! Üniversitemizde bir
süredir çeşitli konularda görüşlerini açıklamak için basın açıklaması
yapan ve stant açan öğrenciler, hukuki zeminden tamamen yoksun olarak
yoğun bir soruşturma ve polis baskısı ile karşılaşıyor. 12 Eylül faşist
darbesinin üniversitelerdeki eleştirel düşünceyi boğmak üzere
oluşturduğu ve tüm demokratikleşme yaygaralarına karşın her ne hikmetse
hiçbir değişikliğe uğramadan hükmünü sürdüren YÖK’ün, neredeyse ağzını
açan herkesi cezalandırmak ve tek tip öğrenci oluşturmak üzere
tasarladığı “öğrenci disiplin yönetmeliği”ne dayanılarak,
öğrencilerimize 1 yıla uzanan uzaklaştırma cezaları veriliyor. Önceleri
başbakan tarafından demokrasinin yılmaz savunucusu ilan edilen polis,
şimdilerde YÖK’ün zirvesinde “özgür ve güvenli” bir üniversitenin
olmazsa olmazı haline getirilirken “demokratik ve özerk” bir üniversite
olması beklenen Hacettepe Üniversitesi’nde yönetim, bu mantığı reddetmek
şöyle dursun ona bütünüyle sahip çıkan bir tavır sergiliyor. İşin ilginç
yanı, üniversitemizde soruşturmalara konu olan benzer olaylar hakkında
Ankara’daki diğer kamu üniversitelerinde soruşturma açılmıyor, polis her
fırsatta içeri buyur edilmiyor. Belli ki Hacettepe Üniversitesi
yönetimi aradan geçen 30 yıla rağmen 12 Eylül darbesinin anti demokratik
zihniyetini sahipleniyor. Üniversitemiz
yönetimi öğrencilerimizin stant açma girişimlerine karşı yüzlerce polisi
üniversiteye davet ederek üniversitenin gerçek sahiplerinin yaşam
alanını bütünüyle gasp ediyor ve ortamın daha da gerginleşmesine yol
açıyor. Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde can güvenliği tehlikesi
bulunmadığı sürece polisin üniversite yerleşkelerine giremez. Hacettepe
Üniversitesi’ndeki görüntüler bilimin ruhuna ve kültürüne aykırıdır. SİLAHLARIN GÖLGESİNDE BİLİM OLMAZ ! ÜNİVERSİTEDE POLİS İSTEMİYORUZ !
Görüşlerini
ister beğenin ister beğenmeyin üniversite öğrencilerinin barışçıl
yöntemlerle görüşlerini açıklaması demokratik bir haktır. Egemen
düşüncelere “hayır” deme cesareti gösteren öğrencilerin cezalarla
yıldırılmaya çalışılması ülkemize ve üniversitemize yapılacak en büyük
kötülüktür. Bu zihniyetle “fikri hür vicdanı hür” kuşaklar
yetiştirilemez. Gençliğe eleştiri
hakkı tanınmazsa, hayata ve ülkesinin sorunlarına duyarlı özgür ve
bilinçli yurttaşlar değil; otorite ve haksızlık karşısında boyun eğen,
küçük çıkarlar için ruhunu satan, kendi geleceğini bir cemaate mürit
olarak kapılanmakta gören, ezbercilikten kurtulamayan ve sorun çözme
yeteneği olmayan, kişiliksiz bir gençlik kuşağı çıkar karşınıza… Bu
mudur istenen?
Bilimsel gelişme ve yaratıcı düşünce, ancak ve ancak eleştirel ve özgür bir ortamda boy verebilir.
ÖĞRENCİLERİ SORUŞTURMAYIN ÖĞRENCİLERİN SORUŞTURULACAĞI DEĞİL, ARAŞTIRIP SORUŞTURACAĞI BİR ÜNİVERSİTE İSTİYORUZ
EĞİTİM-SEN [Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası] Hacettepe Üniversitesi İşyeri Temsilciliği