1 view
Skip to first unread message

Ahmet Dokucu

unread,
Dec 12, 2011, 3:38:17 AM12/12/11
to deu-hukuk...@googlegroups.com, 9eylulhuk...@yahoogroups.com, bagimsi...@googlegroups.com
TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ’NİN ANKARA VE İSTANBUL BAROLARINI VE EGE-MARMARA BÖLGELERİ BAROLARINI SUÇLAYAN AÇIKLAMALARINA CEVAP
  1. Türkiye Barolar Birliği tarafından Türkiye’deki bütün avukatların taşınır telefonlarına 10 Aralık 2011  tarihinde kısa mesajla bildirilmesi üzerine, Birliğimizin internet sitesinde TBB Yönetim Kurulu tarafından yazıldığı söylenen bir açıklamanın bulunduğu görülmüştür.
  2. Baroların ve meslektaşlarımızın tartışmadığı/hiçbir meslektaşın veya baronun önermediği, ülkemizde avukatlığa büyük zarar verecek pek çok konu, TBB tarafından 12-13 Kasım 2011 tarihli baro başkanları toplantısında  tartışmaya açılmıştır.
  3. Bunlar arasında, kanunlaştığı takdirde, genç avukatların yüksek mahkemelerde dava takip etmelerini yasaklamak suretiyle onların serbest avukatlık ideallerini sınırlayan, onları düşük ücretlere muhtaç eden;  avukatlık stajının Adalet Bakanlığı gözetiminde yapılması suretiyle “uyumlu/uslu avukat modeli”ni gündeme getiren, yabancı avukatlık ortaklıklarının şubeler açarak serbestçe faaliyette bulunması yoluyla icra takipleri dahil Türkiye’de avukatlığın yabancı avukatlık ortaklıklarının eline geçmesini öngören başlıklar olduğu herkesçe bilinmektedir. Üstelik “Yeni Avukatlık Kanunu”nun nedeni bilinmez şekilde Ocak ayına “yetiştirilmesi” gerektiği ifade edilmekte ve herkesin üzerinde bir zaman baskısı yaratılmaya, böylece demokratik yöntemlerden vazgeçilmesi haklı gösterilmeye çalışılmaktadır.
  4. Ankara Barosu’nun seçilmiş bütün kurullarının yayınladığı ve her kelimesi özenle seçilmiş, tamamı TBB’nin resmi yazılarına dayanan 23.11.2011 tarihli ortak bildiride kaygı duyularak yapılan açıklamaların Ege ve Marmara Bölgeleri Baroları Başkanlarının 7.12.2011 tarihli bildirisinde de paylaşıldığı görülmektedir.
  5. İstanbul Barosu ise, avukatlığa ve hukuk devletine ağır darbe vuracak Arabuluculuk Kanunu Tasarısını engellemek ve TBB’nin arabuluculuk kurumunu getirmeyi amaçlayan bir toplantıya katılımını kınamak amacıyla, İstanbul’da yapılan söz konusu toplantı sırasında bir protesto eyleminde bulunmuştur. Demokratik bir hakkın usulünce kullanılmasından ibaret olan takdire şayan bu eylem TBB Başkanlığınca çok ağır şekilde kınanmış ve “ayıp” olarak nitelendirilmiştir. Avukatlığı hedef alan herkes bilmelidir ki onların karşısında meslektaşlarımız daima bir ve beraber hareket edeceklerdir.
  6. Avukatlık Kanunu değişikliğine dair gelişmelerle ilgili olarak TBB Başkanlığı esasa dair cevaplar vermekten ısrarla kaçınmaktadır. Örneğin, “yabancı avukatlık ortaklıklarına Türkiye’de serbest faaliyet izni asla verilemez” veya “genç avukatların temyiz davalarını takip yetkisini kimse ellerinden alamaz” veya “avukatlık stajının Adalet Bakanlığı emrinde yapılması asla söz konusu olamaz” şeklinde açıklamalar yapmak yerine, kişileri hedef alan, konuyu mecrasından çıkaran,  saygı sınırlarını aşan yazılar yayımlamakta, basın açıklamaları yapmaktadır. Sayın TBB Başkanı’nın,  pek çok baronun önerdiği çoğulcu-katılımcı demokratik yöntemleri “iktidarımızı paylaşmayız” cümlesiyle televizyon röportajlarında reddettiği, üstelik bu programları TBB internet sitesinde yayımladığı ilgilenen herkesin malumudur.
  7. TBB Yönetim Kurulu’nun 10 Aralık 2011 tarihli yazısında“bu konuları tartışılsın diye gündeme getirdik; kendi görüşümüzü açıklamadık” anlamına gelecek açıklamalar yapılmış, delilsiz-dayanaksız-yersiz-gerçek dışı- suçlamalar ileri sürülmüştür. Kimsenin tartışmadığı konuları tartışılsın diye gündeme getiren TBB’nin Sayın Yönetim Kurulunca yapıldığı söylenen ve aksini ifade etmedikleri sürece yönetim kurulunun her üyesini bağlayan açıklamanın en üzücü yanı ise, Avukatlık Kanunu değişikliğinden doğrudan etkilenecek onbinlerce avukatın gelişmelerden haberdar edilmesinden duyulan rahatsızlıktır. Oysa baro yönetimlerinin varlık sebebi (tıpkı TBB gibi) avukatlık mesleğini ve avukatların haklarını korumaktır.
  8. Açıkçası TBB Başkanlığınca birbiri ardına yapılan her açıklama yeni çelişkiler yaratmakta ve yapanların saygınlığını zedelemektedir.
  9. Ankara Barosu’nun hiç kimseyle ve hiçbir kurumla sorunu yoktur. Bugüne kadar yaptığımız hiçbir açıklamamız hiç kimseyi hedef almamıştır. Bizim tek gayemiz avukatlık mesleğinin onuru, avukatların refahı ve haklı menfaati ve hukuk devletidir. Ankara Barosu bir yandan üzerine düşen sorumlulukları, bu çerçevede meslektaşları bilgilendirme yükümlülüğünü olgunlukla yerine getirmekte, diğer yandan yapıcı önerilerini yinelemektedir.
  10. TBB Başkanlığı, Ankara Barosu'nun,  İstanbul Barosu’nun, Ege ve Marmara Bölgeleri Barolarının bildirilerine ve demokratik eylemlerine ilişkin olarak; konuyla ilgilenen herkesin zekasını küçümseyen, çelişkili, sorunu kişiselleştiren ve mecrasından uzaklaştıran cevaplar vermekten bir an önce vazgeçmelidir. TBB Başkanlığı, bir meslek suçu işlendiğini biliyorsa bunu görevinin gereği olarak delilleriyle birlikte yetkili makamlara bildirmeli, dayanaksız /soyut suçlamalarda bulunmaktan kendi saygınlığını korumak adına kaçınmalıdır. TBB Başkanlığı eleştiri ve düşünceyi açıklama hürriyetine saygı göstermeli, ortak akla ulaşmaya çalışmalı, “iktidarımı paylaşmam” demek yerine demokratik yöntemleri içine sindirmeli ve bütün enerjisini, avukatlık mesleğinin ve meslektaşlarımızın menfaatine hasretmelidir.
TBB’ye ve bütün meslektaşlarımıza saygıyla duyurulur.
Ankara Barosu Başkanlığı
 
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages