ercannnn

2 views
Skip to first unread message

Ercan Aktaş

unread,
Mar 29, 2011, 11:43:23 AM3/29/11
to dersim-ga...@googlegroups.com
merhaba arkadaşlar,
yazımı atıyorum,
bakarsınız...
 
slav u rez...
ercan
 

NÜKLEER ENERJİ(FELAKET)


Japonya tarihinde en büyük felaketlerden birisini daha yaşarken bütün insanlık için de oldukça önemli bir tartışma sürecini de başlatmış oluyor. Öncelikle 8.9 büyüklüğünde gerçekleşen bir deprem, sonrasında ise tsunami ve en sonunda ise nükleer facia ile karşı karşıya. Özellikle de nükleer facianın üzerinde haftalar geçmiş olmasına rağmen hala ne kadar süre etkili olacağını kestirmek güç. Radyoaktivitenin canlı yaşamı üzerindeki ölümcül etkileri sadece Japonya için değil, bütün gezegeni tehdit eder bir hal aldı.


Nükleer gibi tehlikeli bir enerjiyi Türkiye'ye getirmek için kapalı kapılar ardında yapılan anlaşmalarla tüm riskler ortaya çıkmış oldu bir kez daha. Yıllardır Türkiye'de nükleer karşıtlarının sayısız eylem, miting ve de açıklamalar ile dikkat çekmeye çalışıtığı da böylesi felaketlerdi. Nükleer enerjinin hiç de güvenilir olmadığını şimdi Japonya'da acı bir şekilde daha gördük.


Nükleer Enerji Nedir?


Nükleer enerji atamun çekirdeğinden elde edilen bir enerji türüdür. Nükleer enerjiyi zorlanmış olarak ortaya çıkarmak ve de diğer enerji tiplerine dönüştürmek için nükleer reaktörlere ihtiyaç duyulur. Nükleer enerji, 1896 tarihinde Fransız fizikçi Henri Becquerel tarafından kazara bulunmuş, uranyum maddesinin fotoğraf plakları ile yanyana durması ve karanlıkta yayılan X-Ray ışınlarının farkedilmesi ile keşfedilmiştir.


Nükleer Enerji Nasıl Elde Edilir?


Bir nükleer santral kurmak için öncelikle zenginleştirilmiş uranyuma ihtiyaç vardır. Uranyumun fizyon tepkimesine girmesi ve bölünmesiyle ortaya çok yüksek miktarda enerji çıkar. Bu bölünme için, nötronlar yüksek bir hızla uranyum elementinin çekirdeğine çarpar. Bu çarpma sonucu çekirdeğin kararsız hale geçmesine ve sonrasında büyük bir enerji açığa çıkaran fisyon tepkimesi meydana gelir. Gerçekleşen bu tetikleyici ilk fisyon tepkimesi sonucunda ortama nötronlar yayılır. Bu nötronlar diğer uranyum çekirdeklerine çarparak fisyonu elementin her atom çekirdeğinde gerçekleştirene kadar devam eder. Ortaya çıkan enerji kontrol edilmediği takdirde büyük ölümcül felaketlere neden olabiliyor. Kontrol etmek için ise reaktörlerde fazla nötronları tutan tepkimeye girmesini engelleyen üniteler vardır. Bu sayede kontrollü bir fisyon tepkimesi zinciri sağlanır.


Nükleer Santrallerde Üretim Nasıl Yapılır?


Nükleer santralin iç yapısına baktığımızda ise, uranyumun fisyon tepkimesine girmesiyle oluşan enerji su buharının çok yüksek sıcaklıklara kadar ısıtılmasını sağlar. Yüksek sıcaklıktaki bu buhar, elektrik jeneratörüne bağlı olan türbinlere verilir. Türbin kanatçıklarına çarpan yüksek enerjili buhar, bilinen şekilde türbin şaftını çevirir ve jeneratörün elektrik enerjisi üretmesini sağlar. Jeneratörde oluşan elektrik ise iletim hatları denilen iletken teller ile kullanılacağı yere gönderilir. Türbinden çıkan basınç ve sıcaklığı düşmüş buhar, tekrar kullanılmak üzere yoğunlaştırıcıya gider ve su haline geldikten sonra tekrar bölünme açığa çıkan enerji ile ısıtılıp bukar haline getirilir ve bu döngü böylece devam eder.


Nükleer Enerjinin Riskleri Nelerdir?


Petrol ve de doğal gazdan sonra en çok başvurulan enerji kaynaklarından biri de nükleer enerjidir. Dünya devletleri enerjilerinin % 15 ni bu enerjiden sağlamaktadırlar. Nükleer enerji genelde "pahalı, kirli, eski, ölümcül riskler taşıyan bir teknoloji" olarak sürekli eleştiriliyor. Santrallerden çıkan tehlikeli atıkları yok etmek mümkün değildir. Daha şimdiye kadar hiç bir ülke bunun için bir teknoloji gelitiremedi. Çoğunlukla başvurulan yöntem ise radyoaktif atıkların gömülmesidir. Ancak bu atılar gömülse bile 100 binlerce yıl tehdit oluşturmaya devam edebiliyor. Özellikle de kanser, kanser türleri (lösemi, lenfoma vb.) akciğer kanseri ve bir çok büyük tümörler radyoaktivite ile doğrudan ilintilidir.


Yaşanan Başlıca Nükleer Felaketler Hangileridir?


1- Önemli bir nükleer felaket 1957 yılında İskoçya'da meydana gelen Winscale kazasıdır. Radyoaktif maddeler havaya karıştı. Radyoaktif bulutlar isviçre'ye kadar ulaştı. Yerel olarak radyoaktif kirlenme insan sağlığı için besinler üzerinde ciddi bir tehlike neden oldu. Kazanın detayları, hala İngiltere devleti tarafından gizli tutuluyor.


2 - Diğer önemli bir felaket de 1979 tarihinde ABD'de meydana gelen There Mile Island kazasıdır. Normal bir işletim arızası, ekipman kaybu ve operatör hatası ile kazaya dönüşmüş, ancak raktör kalbi egimesi meydana gelmesine rağmen reaktörü çevreleyen beton koruyucu kabuğun sayasinde çevreye ciddi bir zarar veren radyasyon sızmamıştır.


3 - Diğer bir felaket ise 1986 Ukranya'da yaşanan Çernobil reaktör kazasıdır. Bu kaza insan ölümüne neden olmuş tek ticari nükleer santral kazasıdır. Kazanın nedenleri ise; operatörlerin güvenlik mevzuatına aykırı olarak santralde deney yapmaları sonucu reaktördeki ani güç artışı ve santral tasarımında derinliğine güvenlik prensibine aykırı olarak, reaktörü çevrelemesi gereken bir beton koruyucu kabuğunun inşa edilmemiş olmasıdır.



Türkiye'de Nükleer Enerji?


Bütün bu gelişmelere rağmen AKP Hükümeti Akkuyu'ya Nükleer santral yapma konusunda büyük bir dayatma içindedir. Mersin ili Gülpınar ilçesi sınırları içinde bulunan Akkuyu mevkine inşaa edilmek istenen Nükleer santral için, 2008 tarihinde Rus-Türk ortaklığında Park Teknik (Ciner Grubu - AKP yakınlığı ile bilinen bir grup) ile Atomstroyexport girişimlerine ihale edilir.


Nükleer santrallerde en son teknolojiyi kullanan Japonya'nın bile doğa felaketleri karşısında çaresiz kalmışken Tayyip Erdoğan'ın; "Akkuyu Nükleer Santrali örnek olacak" sözlerinde ne anlamak gerekiyor. Çenobil Nükleer felaketinden sonra bu ülkenin Tarım ve Orman Bakanı eline bir bardak çay alıp; "bakın bende içiyorum, bizim ülkede nükleer tehlike yoktur" demesi akıllara geldi. Oysa Karadeniz hala o felaketin acılarını sarmaya çalışıyor.


Nükleer santraller dünyada 50 yıldır kullanılmasına rağmen bu santrallerden ve nükleer atıklardan yayılan radyasyonun etkilerini yok edecek bir metot bulunamamıştır. Nükleer santrallerde meydana gelen sızıntıların ve kazaların sonucunda yayılan radyasyondan Çernobil kazasında ve en son Japonya'da olduğu gibi can kaybı ve geniş bir çevrenin etkilenmesi söz konusudur. Doğada milyonlarca yıl yok edilemeyen ve sürekli radyasyon yayan nükleer santrallerin atıkları için dünyada hala sürekli depolama alanları kurulamamaktadır. Bunun için doğa/insan yaşamlarını tehlikeye atacak böylesi çalışmalara tamamen karşı gelmek insanlık görevi olarak karşımızda durmaktadır.


Ercan Aktaş


 
NÜKLEER ENERJİ(FELAKET).odt
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages