Y�REKTE...
Bar�� nam�na �o�u zaman ku� olup u�mak, y�r�mek isterim. Bedenim de, ruhum da g�rkemli bir bar��a evrilsin diye u�ra� veririm �o�u zaman. ��imdeki bar����l duygular�n sona ermemesi i�in �ok �aba harcam��l���m da bu y�zdendir zaten. Geceyi t�ketip di�er g�ne vurmu�lu�um, sabah�n ilk saatlerine kadar durmu�lu�um, sigara i�i�im de bu y�zdendir hep. Ne yapabilirim ki, �imdi y�re�imin sesi yank�lan�yor i�te. G�nler ge�iyor ve uzuyor bar�� �zlemi. Pahada a��r, yerinde sa��r bir sava� �imdi yery�z�nde.
G�ne�li bir nisan, 28 g�n s�ren �ubat, anla��lmaz bir yaz, dilsiz bir bahar bedenimizde. ��imizde. Taa derinli�imizde. Kimden devredilmi�se bu ac�lar ya da ba�lang�c� olmayan bu zul�m kimden ge�mi�se bize, onu utand�r�yoruz �imdi yava� yava� ve taraf oluyoruz bar��a, yani i�imize. Hayk�r�p, k�z�p ba��r�rken de; a�lay�p, susup, beklerken de bar��� g�r�yoruz i�imizde. Y�z�n� saklay�p sak�nan insanlar� da, fabrika bacalar�n� da g�rmeyin siz. A�t�klar� gri duman bulutlar� kirletmedi daha d�nyam�z�, mekanik hayat�n girdab�na sokmad�lar daha bizi. Masal gibi d��lerimiz, tertemiz i�imize bakal�m yeter. Galiba ger�ek yolculuk i�imize yapt���m�z yolculuktur. B�yle okumu�tum bir �yk�de. 'Simurg diye bir masal ku�undan bahsediyordu. Bu ku� Kaf Da��'n�n ard�nda ya�ayan, uzun boynunda beyaz bir halka bulunan, g�zel sesli, insana benzer kocaman bir ku�mu�. Ku�lar�n sultan�ym�� yani. Anlat�lana g�re ku�lar, sultan�n� bulmak i�in toplan�p yola ��karlar bir g�n. Yol uzun, yolculuk zorludur. A�k denizinden ge�erler �nce, ayr�l�k vadisinden u�arlar, h�rs ovas�n� a��p, k�skan�l�k g�l�ne saparlar. Ku�lar�n kimi a�k denizine dalar, kimi ayr�l�k vadisinde koparm�� s�r�den, kimi h�rslan�p ovaya d��er, kimi k�skan�p batarm�� g�le. Yolculuk bitti�inde Kaf Da��'n�n ard�na sadece 30 ku� varabilmi�tir. Sultanlar� Simurg'u bulamazlar orda; sonunda s�rr� s�zc�kler ��zer. Fars�a'da 'si' otuz demektir, 'murg' ise ku�. 30 ku� anlar ki, arad�klar� sultan kendileridir. �imdi biz de i�imize, i�imize yapt���m�z yolculu�a bakal�m; sisli masallar. Mavi �topyalar ve bar��. Kimimiz sisli masallar�n yaratt��� insanlar olup ��kacak, kimimiz mavi �topyalara dalacak, kimimiz ise bar��a taraf olacak. Co�rafyada da vard�r bu. Bir yery�z� par�as� �ok g�zel g�r�nebilir bize, s�z�l� bir �a�r���m uyand�rabilir bizde, ama toprak kokusunu anlatan ve an�msatan her �ey asl�nda �e�itli katmanlardan olu�ur. Sial, Sima, Manto, D�� �ekirdek, �� �ekirdek yery�z�n�n saydam teninin ruhu; ruhunun par�alar�d�r asl�nda g�r�nenin d���nda. Her �ey g�r�nd��� gibi de�ildir yani. Yerin derinli�ine inildik�e s�cakl�k, yo�unluk nas�l art�yorsa ve s�cac�k magmaya ula��l�yorsa insan�n i�ine de inildik�e kirlenmemi�, kilitlenmemi� bir �ocuklu�un b�y�l� kehaneti gizli. �imdi de pencerenizi a��p d��ar�daki resme bak�n; stat�s�n� koruyan ya da korumaya �al��an, s�m�ren, yok eden, orman yakan, asker g�nderen, y�rek s�zlatan. Kendini g�r�nmez k�l�p da karars�z kalanlar bunu hep ya�ar. �nceden tasarlay�p seni onu ya�amaya zorlayanlar, i�ine bakmadan, y�re�inin sesini dinlemeden konu�anlar, bunu hep yapar, ama siz aldanmay�n. Sadece kendinize do�ru bir yolculuk yap�n, yani i�inize ve g�receksiniz ki; bar��a dair �ok �ey var, ��nk� s�yleyemeyip de saklad�klar�m�zda gizliyiz hepimiz.
Bir etnik m�zik, form�le edilmemi� bir ya�am, tropik bir yerin ya da orman�n ruhuna s�zan bir ya�am. Yaln�zl���n ve uzakl���n olmad��� bir d�nya. �imdi kendimi zaman�n sabit kald���, alt�n �a��n� hi� ya�amam�� bir yerde ar�yorum. Ta�lar, ku�lar, devasa bir g�kku�a��, �i�ek, ruh, �enlik� D���n�yorum, bir yerli halk� d���nd�k�e buluyorum cevab�: kendi dilim. Hep ayn� �eyi s�yleyen kalabal�ktan biliyorum ��nk�; evet, ger�ekten de cevap: kendi dilim.
G�d� ve gereksinimlerimizi bir tarafa b�rak�p se�ebilen varl�k olarak y�re�imize tak�l� g�l��lerimizi, anadilimizi, baris projemizi se�elim. Bilelim ki Tahir olmak da ay�p de�il Z�hre olmak da Hatta sevda y�z�nden �lmek de ay�p de�il B�t�n i� Tahir'le Z�hre olabilmekte Yani y�rekte.
Emrah TUNCER