----- Özgün İleti -----
Kimden : ramazan...@gmail.com
Kime : ramazan_albayrak <ramazan_...@mynet.com>
Gönderme tarihi : 02 Şubat 2016 Salı 20:04
Konu : Fwd: Barış İçin mali Müşavirler
Aşağıda imzası bulunan, "savaşın değil, barışın muhasebesini tutmak" isteyen, MÜŞAVİRLER olarak;
Bizim hazırladığımız, mali tablolar ve beyannameler aracılığı ile toplanmasına yardımcı olduğumuz vergiler, devletin bütçesinin en büyük gelir kaynağını oluşturmaktadır. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de iktidarlar, bizlerden alınan vergilerle, sosyal ve ekonomik politikalarını belirlerler. Belirlenen politikalara karşı, bir birey veya yurttaş olarak, demokratik çerçevede düşüncelerimizi özgürce ifade etme, eleştirme ve alternatifler sunma hakkına her zaman sahibiz.
Çatışma ortamlarının ülkemizin sosyal ve ekonomik yapısını temelden sarstığı gerçeğini bilerek, diyoruz ki: “Çocuklar, yetişkinler ölüyor sessiz kalmayın”, “Aylarca süren sokağa çıkma yasakları, insanların açlığa ve susuzluğa mahkûm edilmesi, yerleşim yerlerinin, mezarlıkların, ibadethanelerin tank, helikopter ve uçaklarla bombalanmasının, cenazelerinin bile haftalarca gömül(e)memesinin, insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunu” ifade ediyoruz.
Akademisyenler, devlet memuru gibi konuşma yasaklı kişiler olmayıp, tam tersi, aydın bireyler olarak, yaşadıkları topluma karşı çok ciddi, bir o kadar da riskli sorumlulukları olan kişilerdir. Anayasaya, hukuka, yasalara ve özellikle 6551 sayılı "Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine dair Kanunun” korumasında, bilinçli ve akil insanlar olarak, toplumsal olayları yorumlayarak toplumsal yaşama yaymak, siyasilerin davranış ve kararlarının toplumsal etkilerini çözümleyerek toplumu bilinçlendirmek akademisyenlerin görevleridir.
Devleti temsil eden iktidarların da, barışı talep eden, insani olarak uyaran ve öneri getiren akademisyenlere karşı kin, nefret ve tehdit içeren sözlerle saldırılmasını, ötekileştirme, gözaltına alma ve ev aramaları ile rencide edilmeye çalışılmasını, öğrencilerinin akademisyenlere karşı kışkırtılmasını, bu hukuksuz ve keyfi talimatların, emir telakki edilmiş olmasını ülkemiz adına utanç verici buluyoruz. Bu saldırının, sadece söz konusu bildirinin içeriğine değil, bu ülkedeki egemen güçlerden farklı düşünen tüm insanlara bir gözdağı olduğunu düşünüyoruz.
Ülkede aklın, bilimin ve özgür düşünce ile özdeşleşen akademinin temsilcileri olarak barış talebini dillendiren akademisyenlere dokunulmamasını, ülkede barışın tesis edilmesini, barış içinde demokratik bir yaşam hakkının ve yaşatmanın esas alınmasını talep ediyor, bu talepler için mücadele eden herkesin yanında olduğumuzu ve bundan sonra da olmaya devam edeceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz.
Halkımızı ve halkımızın bir parçası meslektaşlarımızı, Meslek örgütlerimizi, Odalarımızı ve TÜRMOB'u "SAVAŞIN DEĞİL BARIŞIN MUHASEBESİ İÇİN" somut çaba göstermeye davet ediyoruz.