Değerli Dostlar,
12 Eylül ardından,Türkiye'nin dört bir yanına asılan arananlar listesinde,Cemal ağabey ile birlikteki fotoğrafımı bir onur anısı olarak hep kalbimde sakladım.
Sydney'de beni bekleyen sürprizlerden biri de aynı afişin konsolosluk duvarlarında asılı olmasıydı.Benden önce o uzaklığa resmimiz gelmişti...
1979 Şubat;ında,evimizde geç saatlere kadar süren bir Töb-Der toplantısının(İstanbul Başkanımız rahmetli Talip Öztürk'te bizdeydi)sabahında,toplantıyı bölmemek için doğum sancılarını son ana kadar söylemeyen eşimin artık dayanamaması üzerine,hastaneye zor
yetiştirmiştik ve kızımız Ürün doğmuştu.Cemal Ağabey bunu duyduğunda,
"Bak evlat,yıllarca çeşitli etkinlik ve toplantılar için İstanbul'a gittim,her seferinde de İzmit'ten geçtim ve beni çok seven(yakınlık derecesini söyledi ama şimdi anımsayamıyorum),benim de çok sevdiğim o insanı bir kez olsun,beş dakikalığına bile olsa,gidip
ziyaret etmedim.Sanki o beş dakika devrimi kaçıracaktı...Sevdiğimi kaybettikten sonra da kendimi hiç affetmedim.En zor anlarda dahi sevdiklerimizi ihmal etmemeliyiz.O toplantı senin evinde olmayabilir,sen de katılmayabilirdin,dünya batmazdı...Ama belki Nuran
sana söylemese de bunu hiç unutamayacak..."dedi.
Nuran unutsa da ben,Cemal Ağabey'in verdiği dersi ve o geceyihiç unutmayacaktım...
O bir koministti...
O bir devrimciydi...
Ama benim için,Cemal Ağabey her şeyden önce bir İNSAN'dı.İyi bir insan,iyi bir ağabey,iyi bir DOST...
Toplantıda olamamak yüreğimi buruyor,beni de aranızda hissedin...
Anısına saygıyla...
Muammer Toprakcı