|
Nasuh ve Yilmaz haftaya Everest zirve deneyecekler. Asagida Nasuh'un
son yazisi var.
Makalu'daki Tunc ve Everest'teki Nasuh ve Yilmaz ekibinin basarilari
icin dualarimizi eksik etmeden basarilar diliyoruz. Yollari,
sanslari, havalari acik, Allah yardimcilari olsun.
Orhan Kozan
Ege Universitesi Kultur ve Sanat Hizmetleri
Muduru
Zirve Dagcilik ve Doga Sporlari Kulubu
Genel Baskani
GSM: 0532.762 73 65
IS_TEL : 0232.388 40 00/1271
--- 09/05/10 Pzr tarihinde Ali Nasuh Mahruki <na...@nasuhmahruki.com> şöyle yazıyor:
Kimden: Ali Nasuh Mahruki <na...@nasuhmahruki.com>
Konu: [tdfsporcu] Namche'den sevgiler
Kime: ytu...@yahoogroups.com, tdfs...@yahoogroups.com
Tarihi: 9 Mayıs 2010 Pazar, 8:06
Merhaba arkadaslar,
Tirmanisin aklimatizasyon kismini son derece verimli bir sekilde bitirdik.
Ben tirmanisi oksijen desteksiz deneyecegim icin neredeyse dagdaki
herkesten daha ciddiye aliyorum bu aklimatizasyon konusunu. Serde biraz
da, Ingilizcede gectigi gibi eski okullu olmak var tabi, ne de olsa
yüksek irtifa dagciligini zamaninda Ruslardan, dunyanin en iyilerinden
ogrenmis, onlarin gelenekleriyle yetismistim. Yilmaz da sagolsun beni
yalniz birakmadi hicbirinde, aslinda o kadar da zorlamasina gerek yoktu
kendisini. 3 gece, 1 + 2 olmak uzere 7100 ile 7200 metre arasinda kurulmus
3. kampimizda kaldik. Normalde buradakiler sadece bir kez 3. kampa kadar
cikip iniyorlar, cogu bir gece yatmiyor bile. Bizim ekiptekilerin hicbiri
yatmadi 3. kampta. Oksijen destekli tirmanislarda 3. kampa kadar cikip
inmek yetiyormus, iyi mi. Ben 7900 kusur metredeki Geneva Spur'un ustune
kadar tirmandim. Yilmaz da bunun bir 200 metre altina kadar cikti. Aslinda
7500 metredeki Sari Bant'a kadar tirmanmaya da razi olacaktim ama rotaya
girince tutamadim kendimi. Biliyorsunuz insan vucudu normalde 7500
metrenin ustune aklimatize olamiyor. Ama tabi ki neredeyse 8000 metreye
kadar tirmanmak 7500 metreye kadar tirmanmaktan cok daha faydali.
4. kampa kadar cikip Ana Kampa inince hic usenmeden ertesi gun Namche'ye
kadar indim. Yilmaz bu bir haftalik sureyi Ana Kampta gecirmek istedi, bu
uzun etabi inmek istemedi hakli olarak. Dile kolay hizli bir tempoda ve 10
saatte indim bu uzun etabi. Aslinda epey de yoruldum acikcasi ama dedigim
gibi eski okul bunu soyler. Bu isi tam yapmak en onemlisi benim icin. 1998
yilindaki Lhotse tirmanisimda da bizim ekipten bir tek ben inmistim buraya
kadar. 3 gun iyice dinlenmis ve iki gunde de geri cikmistim ve tirmanista
da cok faydasini gormustum. Oksijen destekli gidenlerden bile daha hizli
olmustum. Bu arada 30 yasinda yaptiklarimin aynisini 42 yasinda yapiyor
olmanin heyecanini size anlatamam. 8000 metrelik daglari gercekten cok
ozlemisim su son 10 yilda. Butun bu ugras cok iyi geldi bana, yine eski
Nasuh'u buldum daglarda...
Internet fırsati bulunca ulkede neler olup bittigini de takip edebildim ve
Türkiye'nin iç karartıcı, yüz kızartıcı, mide bulandırıcı siyasi
gündeminin içinde olmadigim icin de ayrica mutlu oldum. Hepinize
gercekten sabirlar dilerim, hergun bu pislikleri izlemek zorunda kalmak
cok agir olsa gerek. Bu ulkenin temel degerleriyle bu kadar oynayanlar, uc
kurusluk dunya menfaati icin bizi birbirimize dusurenler ve herseyimizi
altust edenler eminim bir gun bunlarin hesabini da verecekler. Tum bu
cirkin, ucuz ve onursuz tiyatro birgun sona erecek. Bunlari gordukce
Yilmaz'lar ne iyi etti de ayarladilar Antalya'lı CANTEK'in sponsorlugunu
demekten kendimi alamiyorum. Neyse, Turkiye'den ne kadar uzak olsak da
Turkiyesiz olmuyor elbette.
Himalayalara gelince. Buralar gercekten cok degismis, tirmanislarin stili
de, katilimcilarin profili de 15 yil oncesine kiyasla bambaska bir hal
almis. Dogrusu ya duyuyordum ama bu kadarini beklemiyordum diyebilirim. 15
yil once dagda gercek dagcilar vardi, tirmanis icin bir cok seyi goze
almis, kendilerince asil sebepleri olan insanlardi. Simdi Everest Dagi'ni
bir proje olarak goren ticari ekspedisyon liderleri ve musterileri var.
Muthis bir Serpa ve oksijen destegi ile bu projeler gerceklestiriliyor.
Yarim yamalak aklimatizasyonla dagda bir dolu insan dolasiyor. Everest
Dagi tırmanislarinin ruhu baska bir sey olmus. Bunu kritik etmek icin
soylemiyorum, bence her dunyali dunyanin en yüksek noktasina ulasmayi
isteyebilir ve bunu Serpa ve oksijen destegiyle gerceklestirebilir. Sadece
bu dunyaya gelmis olmak bile bence isteyen herkese bu hakki veriyor. Ben
dunyanin ve icindeki herseyin insanlar icin olduguna inanirim, asiriya
kacmamak kaydiyla tabi ki. Buraya kadar hicbir itirazim yok ama
biliyorsunuz bir seyin gercek maliyeti ne kadar duserse insanin gozunde
degeri de o kadar dusuyor. Bu isin toplam maliyetini sadece 30.000 -
40.000 - 50.000, bilmemne kadar bin dolar olarak gorunce ve icindeki emek,
kan, ter, gozyasi, risk, heyecan, tehlike, korku ve bilinmezlik
maliyetlerini dusurunce, isin gercek degeri de sulaniyor gibi geliyor
bana. Burada gorduklerimin bir cogu daglari tutkuyla, coskuyla, askla
sevenlerden ziyade, Everest Dagi'nin zirvesine tirmanmanin mumkun oldugunu
bilen ve bunu istemek icin kendilerince cok degisik sebepleri olan
insanlar. Bir cok kisi sırtlarinda canta bile tasimiyor, yaninda hazir
asker bir Serpasi var ve cantasini, yukunu bile o tasıyor. Hayatinda ilk
defa kazma, krampon takan bile var iclerinde. Buradaki ilk gunlerinde once
hizlandirilmis bir buzul gecisi egitimi alarak basliyorlar ise. Vay ki ne
vay...
Benim en cok uzuldugum Everest Dagı'nın insanlarin hayallerindeki bir
centik atabilecekleri 'bir baska proje daha' halini almasi. Everest Dagi
bundan daha fazlasini hak etmeliydi, eskiden ediyordu, 15 yil once bile
ediyordu. Sanirim onun sansi ve sanssizligi dunyanin en yuksek dagi
olmasinda. 1920'lerden 1970'lere, 1980'lere kadar dunyanin en prestijli,
en zorlu, en olaganustu ve en degerli hedefiyken ve ancak dunyanin en iyi,
en cevval, en gozukara insanlari tarafindan hedef olarak gorulebiliyorken,
2000'lerde artik bambaska bir insan profili tarafindan hedeflenebiliyor
olması da Dunyanin Ana Tanricasinin makus kaderiymis demek ki. Zaman nasil
da herseyi tepetaklak cevirebiliyor.
O yuzden dostlar bence en degerlisi herseyi zamaninda yapmak, zamanin
ruhunu yakalamak, hep dalganin en ucunda, kirildigi yerde olmaya calismak.
Yoksa goruntude yine ayni seyi yapiyor gibi gorunsek bile, gercekte sadece
eskinin zorlu mücadelelerinin ve asil insanlarinin kotu bir kopyasini
taklit etmekten baska bir sey yapiyor olamayiz. Everest tirmanislari bir
acidan bakinca artik bu hale gelmis...
Son yillarda her yil yuzlerce insanin zirveye varabilmesinin sirri buymus
demek ki. Bu cok saglam kurulmus sistem olmasa dagdakilerin yarisindan
cogu zirveyi hayal bile edemez. Bu arada Serpalar da artik bambaska bir
performansa ve kabiliyete ulasmislar. Herzaman iyi ve guclu dagcilardi ama
artik kendi cografyalarinin tamamen sahibi olmuslar. Nepal'deki Dagcilik
Enstitusu ve iyi planlanmis egitimler sayesinde yeni nesil, daha 20'li
yaslarindaki Serpalarin gelistirdikleri kabiliyetlerini ve guclerini
takdir etmemek mumkun degil. Eskiden Anatoli Boukreev gibi cok guclu
Batılı dagcilarin onculugunde ve Serpalarin destegiyle asilirdi en zor
etaplar. Artik rotalarda oncu olarak sadece Serpalar var. Her ekip belli
sayida en nitelikli Serpalarini rota hazirliklari icin veriyor ve zaten
hepsi birbirini cok iyi taniyan Serpalar kusursuz bir makina gibi cok
hizli ve cok saglam bir sekilde islerini yapiyorlar. Batili egitim modeli
yeni neslin atakligiyla birlesince harika bir kombinasyon cikarmis ortaya.
Bu cocuklarin Everest Dagi'ndan baska ilgi alani yok ne yazik ki, cunku
sonucta butun bunlari ailelerini gecindirmek icin, bir is olarak
gordukleri icin yapiyorlar. Ancak eger bir gun gozlerini diger daglara ve
rotalara cevirirlerse butun dunya dagcilik tarihinin sinirlarini bambaska
bir yere tasiyacaklari da kesin.
Bizim tirmanisa gelince. Bugün Namche'deki ikinci gunum, yarini da burada
dinlenerek ve bol bol yemek yiyerek gecirecegim sonra ayin 11'inde Ana
Kampa yuruyuse basliyorum. 12'si aksami Ana Kampa varacagim. Ya hemen
ertesi gunu ya da bir gun dinlenerek 2. kampa oradan da 3. kampa, 4. kampa
ve zirveye gidecegiz Yilmaz'la. Everest Dagi'na oksijen desteksiz
tirmanmak biliyorsunuz 1978 yilina kadar, Reinhold Messner ve Peter
Hebeler tarafindan basarilincaya dek, bilim adamlari tarafindan
insanoglunun metabolizmasi itibariyle mumkun degil diye
nitelendiriliyordu. Ancak onlardan sonra cok iyi hazirlanmis, cok guclu ve
cok motive dagcilar tarafindan tekrarlari da yapildi. Bugüne dek bunu
basaran toplam dagci sayisi 130 - 140 kisi civarinda. Genelde son 10 yilda
Everest Dagi'na yapilan oksijen desteksiz tirmanislarin cogu kuzeyden
gerceklestirilmis, 1'e 4 gibi bir orani oldugunu soyleyebilirim. Kuzey'e
gore 250 - 300 metre asagidan baslandigi icin oksijen desteksiz
denemelerde genelde guneyi, Nepal tarafini tercih etmiyor dagcilar. Ben 15
yil once kuzeyden ciktigim icin bu sefer mecburen guneye denk geldi bu
denemem. Bu durumu dert etmiyorum merak etmeyin. Tirmanisla ilgili bu
istatistiklerin hepsinin dogrusunu Katmandu'ya donunce Liz Hawley'den
alacagim, simdilik ancak havada bilgi verebiliyorum.
Sanirim 16 - 17 - 18 - 19 Mayis gibi bir tarihte Yilmaz'la birlikte
zirveyi deniyor olacagiz. Everest Dagi'na oksijen desteksiz tirmanmak
insanoglunun fizyolojik yapisi ve kabiliyetleri itibariyle bu dunyada
yapabilecegi en zor bir kac seyden biri. Sizin anlayacaginiz, bir hafta
icinde, teknik olarak degilse bile fiziksel olarak hayatim boyunca
yaptigim en zorlu seylerden bile, K2 Dagi'na oksijen desteksiz tirmanmak
dahil, daha zor bir seye kalkisiyorum. Buraya kadar, profesyonel
bilgilerimin ve tecrubelerimin tamamini en iyi ve en dogru sekilde
kullanarak kendimi buna hazirlamaya gayret ettim. Zamani geldiginde hazir
olacagima inaniyorum ancak yine de benim hazir olmam, bu isin olabilmesi
icin gerekli 4 - 5 degiskenden sadece biri. Rotanin, ruzgarin, havanin
durumunun, rota uzerindeki dagci sayisinin ve benzeri bir kac unsurun da
ideal kosullarda olması gerekli ki bu tirmanisin altindan kalkabilelim.
Yanimda Yilmaz gibi daglarda cok iyi anlastigim, cok guvendigim ve oksijen
destegi aldigi icin de rasyonelligini yitirmeyecek birinin surekli beni
kontrol edecek olmasi cok buyuk bir avantaj. Bunu en iyi sekilde
degerlendirmek ve bu tirmanisin altindan ikimiz birlikte kalkmak
istiyoruz. Aklimatizasyon tirmanislarindan itibaren cok uyumlu
calistigimiz ve tum planlamamizi bu hedefe gore yaptigimiz bu tirmanisi
basarirsak, bu ikimizin basarisi olacak.
Son olarak, bildiginiz gibi sizlerden istedigim cok onemli bir sey daha
var. Lutfen bize bol sans dilemeyi ihmal etmeyin. Ben dagdaki herseye, her
zorluga, her sikintiya hazirim. Yukarida isler ne kadar sertlesirse
sertlessin Yilmaz'la birlikte hepsini asabilecek kabiliyete, donanima,
motivasyona sahibiz. Tek korkumuz sansimizin ters donmesi. Sanssizlik en
iyileri, en gucluleri bile bir anda bitirebilir, ben ornegini cok gordum.
Bu yuzden arkadaslar zirve denemesini yapiyor olacagimiz bahsettigim
gunler icin bize sans dilemeyi ihmal etmeyin. Gerisini de merak etmeyin,
orasi bizim isimiz...
Biliyorsunuz bu yil sizlerin olumlu enerjisine ve sans dileklerine
ihtiyaci olan 3 Turk var Himalayalarda, Tunc'a, Yilmaz'a ve bana olumlu
enerjilerinizi yollamayi lutfen unutmayin.
Allah utandirmasin
Sevgiler,
Nasuh
Not: Diger dagcilik listelerine de yollarsaniz sevinirim.
|