AKP'liler 'Savaş suçlusu' ilan edilme yolunda HKP'nin(HALKIN KURTULUŞ PARTİSİ) Lahey Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne Erdoğan, Davutoğlu, Fidan ve Ala hakkındaki savaş suçu ihbarı değerlendirmeye alındı.
09 AKP'liler 'Savaş suçlusu' ilan edilme yolunda 4 11 0 Hollanda’nın Lahey kentinde bulunan Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), Suriye’ye silah taşıyan MİT TIR’larına ilişkin suç duyurusunu işleme aldı.
Mayısta Cumhuriyet’in yayınladığı görüntülerin ardından AKP'nin "savaş, saldırı ve insanlığa karşı suç" işlediğini savunan Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) konuyu Lahey’e götürmüştü.
Savcılık Ofisi’nden gelen yanıtta, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve İçişleri eski Bakanı Efkan Ala hakkındaki suç duyurusunun incelemeye alındığı belirtildi.
Savcılık başvuruyu UCM’nin yetki ve görevlerini belirleyen Roma Statüsü çerçevesinde değerlendirerek soruşturma açılıp açılmayacağına karar verecek.
'Tüm deliller ortada' Konuyla ilgili konuştuğumuz HKP Genel Başkanı Nurullah Ankut, Lahey'e AKP'nin işlediği savaş suçlarına yönelik ilk defa şikayette bulunmadıklarını, geçmişteki başvurularının reddedildiğini ancak son başvurularının böyle bir itirazla karşılaşmadığını ifade etti.
Lahey'e sundukları başvuru dilekçesinde birçok delile yer verdiklerini söyleyen Ankut, bunların arasında MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın Suriye'ye 2 bin TIR silah gönderdiklerine yönelik itirafının, yapılan 'yardım'ların Bayır-Bucak Türkmenlerine yönelik olduğuna dair Erdoğan ve Davutoğlu'nun ifadelerinin ve buna karşı Türkmen liderlerin kendilerine Türkiye'den gıda ve silah desteğinin kesildiğini ancak cihatçılara böyle bir yardımın sürekli olarak devam ettiğine dair ifadelerinin yer aldığını, AKP Milletvekili Yasin Aktay'ın önce silah gönderildiğini reddettiği ancak ardından bu TIR'larla giden silahları kabul ederek ÖSO çetelerini işaret ettiğinin de bulunduğunu söyledi.
Nurullah Ankut, HKP'nin böyle bir şikayette bulunmasının, "Türkiye'ye mütareke devletlerinden fazla zarar veren AKP'nin" uygulamalarına yönelik Meclis'ten net bir itiraz olmadığını, yerel mahkemelerin yargı mercii olma özelliğini yitirmesi ve kendilerinin 1920'lerden itibaren Mustafa Suphi'lerin kurduğu, Hikmet Kıcılcımlı'ların yönettiği bir sol tarihin sahiplenicisi olarak ülkeye karşı sorumluluklarından hareketle gerçekleştiğini ifade etti.
'Beşir gibi ceza alabilirler'Türkiye'nin Lahey'e taraf olmamasından ötürü yargılamanın yapılamayacağına yönelik yorumları da değerlendiren Ankut, "Erdoğan ve diğer savaş suçluları da tıpkı Sudan lideri Beşir gibi yargılanma ihtimali var, uluslararası dengeler üzerinden korunmaya çalışacaklar ama bundan emin de değiller, IŞİD'e karşı şimdi harekete geçtiklerini belirtmelerindeki temel etkenlerden birisi de bu" dedi.
Efgan Ala'nın kendisine yönelik, "iftira, hakaret ve bunların internetten yayılması" gerekçeli şikayetinin ise gerçekçi olmadığını belirten Ankut, bunların kendilerini korkutmaya yönelik davranışlar olduğunu ancak böyle bir şeyin gerçekleşemeyeceğini Ala'nın da bilmesi gerektiğini belirtti.
Yurt Gazetesi
http://www.yurtgazetesi.com.tr/gundem/akp-liler-savas-suclusu-ilan-edilme-yolunda-h93481.html
Zenginlik ve guc
kor talihin sana verdigi hediyelerdir.
Oysa iyi insanlik kisinin kendi erdemlerinin sonucudur.
Heloise
Resulullah sav
buyurdular ki:
Icerisinde resim, cunub ve kopek bulunan eve rahmet melekleri
girmez.
Kutubu Sitte 2172
Kuran daki
Celiskiler ve Nedenler (3)
Bazi Ayetlerin Muhkem (Kesin) Anlamli, Bazilarinin Da Mutesabih
(Supheli) Oldugu Ve Celismeli Gorunumun Bundan Dogdugu
Iddialarindaki Gecersizlikler
Seriatcilar, Kur an ayetlerinin cesitli anlamlara gelebilecek
sekilde indirildigini ve boyle oldugu icindir ki, hem muglak
(guc anlasilir) hem de celismeli ymis gibi gorunduklerini ileri
surerler:
Kur an in bazi ayetleri herkes tarafindan anlasilabilecek
nitelikte seylerdir; bunlara muhkem ayetler adi verilir. Bazi
ayetleri ise herkesin anlayamayacagi sekilde gonderilmistir ki,
bunlara da mutesabih , yani supheli ayetler deniri Tanri kesin
ayetler yaninda suphe uyandiracak nitelikte ayetler yollamistir;
cunku, gonderdigi ayetlerin tumunun herkes tarafindan
anlasilmasini istememistir. Bazi ayetleri herkesin
anlayamayacagi sekilde indirmis olmasinin nedeni, bir yandan
fikir ozgurlugunu gelistirmek ve diger yandan cahil Arabin inanc
bocalamasina kapilmasini onlemek icindir. Cunku, eger her sey
anlasilir sekilde aciklanmis olsaydi, cahil Araplara o anda
akillarinin alamayacagi bir sey soylenmis olur, bu da onlari
tereddude dusurebilir, urkutebilirdi. (1)
Ve iste guya bundan dolayidir ki, Kur an daki ayetler
celiskiliymis gibi gorunmektedir. Dikkat edilecegi gibi,
seriatcilarin iddialarina gore Tanri, esas itibariyle fikir
ozgurlugunu olusturmak amaciyla ayetleri farkli anlamlarda
indirmistir. Guya bazi ayetleri anlasilmaz nitelikte kilmakla,
bunlarin yorumlanmasina ve boylece cesitli durumlara ve
ihtiyaclara uydurulmasina ve ayni zamanda Arabin inanc
bocalamasinda kalmamasina olanak yaratmak istemistir! Bununla da
Islamiyette dinin temellerinin guclenmesini saglamistir.(2)
Yukaridaki iddialara sarilanlar, genellikle Kur an in Al-i Imran
Su-resi ndeki su ayeti ornek verirler:
...Oyle bir Tanri ki, sana kitap indirdi. Onun bir kismi apacik
ayetlerdir ve bunlar kitabin temelidir. Diger kismiysa cesitli
anlamlara benzerlik gosterir ayetlerdir. Yureklerinde egrilik
olanlar fitne cikarmak ve onlari tevil etmek icin anlamlari acik
olmayan ayetlere uyarlar. Halbuki, onlarin tevilini ancak Allah
bilir. Bilgide supheleri olmayacak kadar kuvvetli olanlarsa
derler ki biz inandik ona, hepsi de Rabbimizdendir . Bunu akli
tam olanlardan baskalari dusunemez (Al-i Imran Suresi, ayet 7).
Hemen belirtelim ki, ne bu ayet (ve benzerleri) ne de
seriatcinin yukaridaki aciklamasi, Kur an daki celismelerin
gercek nedenlerini ortaya cikaracak yeterlilikte degildir.
Ayetlerden bazilarinin mutesabih (supheli, kapali) nitelikte
olmasi, ne fikir ozgurlugunu saglamak icindir ne de cahil Arabin
tereddude dusmesini ya da urkmesini onlemek icindir. Eger
Muhammed in Tanrisi fikir ozgurlugunu yaratmak isteseydi,
ayetleri anlasilmaz ya da celismeli sekilde gonderecek yerde,
anlasilir sekilde kilar ve kisilere, ozgur akil rehberligiyle,
bunlari uygulamak ya da degistirme yeterliligini saglardi.
Kalkip da, Bazi ayetlerin tevilini ancak Allah bilir deyip,
anlamini sadece kendisine sakladigi ayetleri kisilere gozu
kapali sekilde kabul ettirmez ve onlardan, anlamini bilmedikleri
bir sey icin Biz inandik ona, hepsi de Rabbimizdendir demelerini
beklemezdi. Cunku, bunu yapmakla, fikir ozgurlugunu temelinden
yikmis olacagini bilirdi. Mutesabih (supheli) ve celismeli
hukumler yoluyla fikir ozgurlugunu yaratmanin mumkun
olamayacagini ELBETTEKI dusunurdu. Zira, fikir ozgurlugu,
herhangi bir hukmu, sirf Tanri dan gelmistir diye kabul etmekle
ya da yorumlamakla degil, fakat onu akilci yoldan
degistirebilmekle, yerine yepyenisini getirebilmekle, cerh
edebilmekle olusabilir. Oysa ki, Kur an a gore aklin rehberligi
diye bir sey soz konusu degildir; vahiylerin akil suzgecinden
gecirilerek yok edilmesi mumkun degildir. Aksine, Kur an da
Tanri ve peygamber emirlerinin mutlakligi, degismezligi,
ongorulmustur. Kisinin tum yasantilarini en ince noktasina kadar
duzenleyen ve insan aklina bunlari ogrenmekten baska bir olanak
vermeyen bu emirleri insan iradesiyle degistirmek, ilga etmek
mumkun degildir; cunku yasaklanmistir: Bakara Suresi ndeki
Ayetlerimi degistirmeyin (Bakara Suresi, ayet 41) seklindeki
hukumden tutunuz da, Kitabi batil kilacak hicbir sey olmadigina
(Fussilet Suresi, ayet 41-42) ya da kitabi ciddiye almayip
reddedenlerin cehennemlik sayilacaklarina (Bakara Suresi, ayet
113-115) varincaya kadar, Kuranda yer alan buyruklar, fikir
ozgurlugunu kokunden kurutacak nitelikte seylerdir.
Araplari tereddude dusurmemek ya da urkutmemek icin bazi
ayetlerin mutesabih nitelikte gonderildigi iddiasina gelince...
Boyle bir iddia, Tanri yi aciz durumdaymis gibi tanimlamaktan
baska bir ise yaramaz. Cunku, eger Tanri, kendi yarattigi
kullarini tereddude dusurmekten ya da urkutmekten cekiniyor ise,
bu takdirde, gucsuzlugunu, aczini itiraf etmis oluyor demektir.
Eger onlari urkutebilecek emir vermekten cekiniyor da, bu emri
bazilarinin anlayamayacagi bir dilde veriyor ise, bu takdirde
kullarindan korkuyor demektir! Ote yandan kullarina diledigi
gibi anlayis gucu sagladigini ya da onlari dogru yola
sokmak,gonullerini acmak olanagina sahip oldugunu soyleyen bir
Tanri nin (ornegin, Enam Suresi, ayet 125), bazi ayetleri
mutesabih nitelikte gondermeye neden ihtiyac duymus olabilecegi
de ayrica anlasilmasi guc bir sorundur!
Butun bunlar bir yana, Muhammed in ilk anlarda yerlestirdigi
ayetlerden anlasilan odur ki, Tanri, kendi emirlerinin herkes
tarafindan anlasilmasini istemis bu nedenle de, buyruklarini
apacik olmak uzere gonderdigini bildirmistir. Daha once diger
ummetlere -sirf anlasinlar diye-, kendi dillerinde kitap
gonderdigi gibi, Araplara da Kur an i, apacik bir dille, Arapca
olarak, yani Araplarin kendi anlayacaklari dilde hem de yedi
farkli okunusta gondermistir.
Yani anlasilmasini istedigi icindir ki, Kur an i apacik olmak
uzere, en acik ve en anlasilacak tarzda, hem de cesitli Arap
kavimlerinin kullandiklari yedi lehcede olmak uzere indirdigini
soylemistir. Kur an in apacik olmak uzere gonderildigine dair
Kur an da sayisiz denecek kadar cok ayet vardir. Butun bunlar
ortadayken, bazi ayetleri muhkem (kesin, anlasilabilir) ve
bazilarini mutesabih (supheli, anlasilamaz) sekilde
gondermesinin ELBETTEKI anlami olamaz ve aksini iddia etmek
ELBETTEKI yersizdir.
Dipnotlar ;
1)Sahih-i..., c.ll,s.62 vd.
2)Cerrahoglu, age, s. 17 vd
https://kuranelestirisi.wordpress.com/2011/11/24/kurandaki-celiskiler-ve-nedenler-3/
| Grup eposta komutlari ve adresleri | : | |
| Gruba mesaj gondermek icin | : | ozgur_...@yahoogroups.com |
| Gruba uye olmak icin | : | ozgur_gunde...@yahoogroups.com |
| Gruptan ayrilmak icin | : | ozgur_gundem...@yahoogroups.com |
| Grup kurucusuna yazmak icin | : | ozgur_gun...@yahoogroups.com |
| Grup Sayfamiz | : | http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/ |
| Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz | : | http://orajpoyraz.blogspot.com/ |