Bilimselliğin ölçütleri nelerdir?
- Gözlenebilirlik:
Bilimsel bilgi görgül (emprical) olandır.
Görgül, gözleme dayalı olandır.
Bilimsel bilginin görgül olması, gözlemler yoluyla
bilginin
doğruluğunun ya da yanlışlığının kanıtlanabilir olması
demektir.
- Ölçülebilirlik:
Ölçme; herhangi bir değişkenin niteliğini,niceliğini
ya da derecesini
saptama ve sayısal olarak belirtme işidir.
Ölçme, gözlemleri, bu gözlemlerdeki farklılıkları
yansıtacak şekilde
sayılarla temsil etme, sayılara dönüştürme işlemidir.
- İletilebilirlik:
Aktarılmak istenenin tam olarak anlaşılmasını, ifade
edilmek istenenden
başkasının anlaşılmamasını içerir.
İfadelerin iletilebilir olmasını sağlamanın yolu ise,
işevuruk tanımlar
kullanmaktır.
İşevuruk tanım, soyut ve öznel olan kavramların
anlaşılabilmesi için
somut ifadeler kullanılmasıdır.
- Tekrarlanabilirlik:
Hipotezlerin ya da olaylar arasında var olduğu
düşünülen ilişkilerin
doğruluğu araştırılabilmeli, sınanabilir nitelikte
olmalıdır.
Diğer bir deyişle sonuçların, öne sürülen hipotezi ve
iddia edilen
ilişkileri destekleyip desteklemediği
gösterilebilmelidir.
Bunun için de uygun analiz teknikleri kullanılmalıdır.
- Sağdanabilirlik:
Gözlenebilirlik ve ölçülebilirlik temel nitelikte
ölçütler olarak
gözükmektedir.
Çalışmaların iletilebilmesi, tekrarlanabilmesi ve
sağdanabilmesi/sınanabilmesi için, bunların
gözlenebilir ve ölçülebilir
olması gerekmektedir.
Tekrarlanabilirlik ve sağdanabilirlik/sınanabilirlik
ise, iletilebilir
olmaya bağlıdır.
|
Çok geç kalmış bir karardır.
Hatta onu konuk eden medya kanalları da toplumu aldatmadaki suç
ortaklığı nedeniyle ayrıca yaptırıma maruz kalmalıydı.
Hatta yetersiz ve etkisizdir de.
Bana kalsa süreli olarak değil sınırsız süreyle meslekten men
edilmeliydi.
Çünkü Canan Hanım, bütün itirazlara karşın hatada ısrar ve inat
etmiştir.
15 günlük süre yeteri kadar caydırıcı değildir.
Kaldı ki, ona bu ceza klinik ve poliklinik hizmetleri nedeniyle
değil medya kanallarında sarf ettiği bilim dışı sözleri nedeniyle
verilmiştir.
Benim bildiğim hoca zaten uzun süredir klinik ve poliklinik
hizmeti vermemektedir.
Canan Karatay‘ın son yıllarda sarf ettiği çok fazla cümlelerden
tek anlamlı ve doğru olanı diyetlerde karbonhidrat kısıtlaması
hakkında olanıdır. Burada da vakıa serisi yetersiz olmakla
beraber, konuya ilişkin cümlenin arka planında yatan bilimsel
açıklama ve temel yeterlidir sadece.
Bunun dışında şeker yükleme testleri.
Çocuk diyetine ilişkin söyledikleri sözlüklerdeki anlamıyla
şarlatancadır.
Burada temel ölçü söylenen sözlerin mevcut bilimsel veriyle
uyumsuz olması, geniş vakıa serilerine dayalı onlarca yıl
sürdürülmüş büyük kapsamlı çalışmaların sonuçlarına keyfi şekilde
muhalefet etmesidir.
Bilim rugby maçı gibi beş profesörün üç profesörü döverek sözünü
muteber edebildiği bir alan değildi.
Bilim profesörlerin doçentleri, ya da uzmanları da dövebildiği bir
akademik kariyer arenası da değildir.
Bilim daha yüksek sesle bağırabilenlerin sözlerini geçerli
sayabileceğimiz bir vokal yarışma da değildir.
Bilim arenasında en etkin güç yeterli sayıda ve kalite deney ve
gözlemin başat güç olduğu bir alandır.
Serisi çok ve kuvvetli olan konuşur.
Serisi olmayan sesini keser, kıçının üstüne oturur, saygıyla
serisi olanın sözünü dinler.
Canan Karatay ve benzerleri için yapılması gereken meslek
örgütlerinin elindeki yaptırımları kullanarak kamuoyuna mesaj
vermesidir.
Artık medya kanalları Canan Karatay‘a ve onun gibilerine mikrofon
uzatmayı bırakmalıdır.
Bilim adamları da yaşlanırlar. Bazen onlar da iç görülerini
yitirebilirler. Geçmişteki şanlı günlerin, kazanılmış büyük
akademik başarıların etkisiyle ağız ishali olabilirler. Nerede
durmak, ne zaman bırakmak gerektiği konusunda idrak ve muhakeme
eksikliği içine girebilirler. Bilim adamlardı da Alzheimer, bunama
gibi mental hastalıklardan etkilenebilir.
Meslek örgütleri, medya yöneticileri, toplumun bilge insanları
böylesi bahtsız bilim adamları hakkında kamu oyunu aydınlatmalı.
Amerika’da FDA Dr. Mehmet Öz’ün şarlatanlığa kaçan TV şovlarının
bazılarını tazminat cezalarıyla yaptırıma maruz bırakmıştır.
Kim olursanız, olun, genel geçer bilimsel medotlara uymak
zorundasınız.
Bilim adamı kimliğiyle şarlatanlık yapanlara karşı meslek
örgütlerinin yetkileri vardır.
Bilimsel olmak zorunluluğu için hekim olmanıza dahi gerek yoktur.
Bilim adamı ya da değil, herkes ağzından çıkanın ardında
durabilmeli, bunun ahlaki ve hukuki sorumluluklarını
üstlenmelidir.
Ahmet Maranki.
Biyolojik bilimlerle tek ilgisi tütün ekperliği tahsil
etmesidir.
Kafası fazlaca çalışan bir semt manavının dahi bitkiler
hakkında daha fazla bilgiye sahip olması beklenmelidir.
Kozmik bilim, bio enerji, sağlıklı yaşam gibi konular
üzerinde uluslararası alanda çalışmalar yapmış.
Ve kendi sitesinde bile kendini emniyete almak için
aşağıdaki şekilde belirtmiştir:
-
Hastaliklari tedavi
etmek, 1219
sayili Tababet Kanunu'na göre sadece hekimlerimizin
görevidir.
-
Bu sitede yer alan
bilgiler saglikli
yasama tavsiye niteliginde olup ürünlerimiz ilaç
degil, besin
destek ürünleridir.
-
Tedavi veya doktor
tedavisi yerine
geçmez.
-
Kürlerde ve metinler
içerisinde
geçen bitkilerin kullanimindan önce, Adi geçen
bitkilere alerjiniz
olup olmadigini kontrol ettirdikten sonra
kullanmaniz tavsiye edilir.
Evet, aynen öyledir. Bu adamların kanser tedavi etme
ehliyeti yoktur. Kendileri de bunu bilirler.
Ama dikkat: önerdikleri şeyler bitkisel destek
ürünleriymiş. Ve bu ürünleri Sağlık Bakanlığı değil, Tarım
ve Orman Bakanlığı ruhsatlandırıyor.
Özellikle başı boş bırakılmış bir alan yani.
|
Evet, bir de meslek erbabı olmayan kişilerin şarlatanlıkları
vardır.
Sınıkçılar, fıtıkçılar, sünnetçiler, dişçiler(diş hekimleri
değil), otçular, şifacılar, biyoenerjiciler, ayuverdacılar,
akapunkturcular, hipnozcular, koku ve renk tedavisi yaptığını
iddia edenler ve daha niceleri.
Bunlar Çalışma Bakanlığının, Tarım Bakanlığının ya da Maliye
Bakanlığının alanında değil Sağlık Bakanlığının alanında at
koşturmaktadır.
Bütün bunların içinde temel bilimsel ölçütlere hangilerinin ne
kadar uyduğunu, ne kadar uymadığını, bilimsel olanların ne şekilde
meslek icra edebileceğini, sorumluluklarının neler olacağını,
bilimsel olmayanlarına karşı hangi yaptırımların yapılacağını
belirlemek Sağlık Bakanlığının ve hükumetin görevidir.
Şunu belirtmek gerek, alternatif tıp, tamamlayıcı tıp diye bir şey
yoktur.
Sadece tıp vardır.
Alternatif, tamamlayıcı ya da başka türlü isimlendirilen
yaklaşımlar eğer bilimsel ölçütlere uyuyorsa tıptır, değilse
şarlatanlık ve sahtekarlıktır.
İnsan tebabeti sadece tıbbın alanıdır.
Tıp ise sınırları, sorumlulukları, ahlakı, yasal mevzuatıyla çok
sıkı belirlenen çok disiplinli bir alandır.
Örneğin bir şifacıyı ruhsatlandıranlar, bu şifacının meslek
pratiğinden kaynaklanabilecek her türlü adli olayın da cevabını
baştan hazırlamalıdır.
Ruhsatlı bir akapunkturcunun herhangi bir hekimden daha az sorumlu
olması düşünülemez .
Bu durumda sünnetçilerin yüz binlerce liralık tazminat davalarına
hazırlıklı olması da gerekir.
Ve doğrusu ben hastaların neden Canan Karatay, Ahmet Maranki ve
benzerlerini yüz binlerce liralık tazminat davalarıyla karşı
karşıya bırakmadığını merak ediyorum.
Sonuçta bir hekim olarak her an, her gün, her ay ben bu endişeyi
yüreğimde yaşıyorum. Etrafımda bulunan klinisyenlerin pek çoğu da
yaşamları boyunca en az bir kez böylesi tazminatlara mahkum
olmuştur.
Toplum ve yasa koyucu hekimleri ne kadar sorumlu tutuyorsa,
şarlatanları da en az hekimler kadar sorumlu tutmalı diye
düşünüyorum.
Oraj POYRAZ(
cim...@neomailbox.net /
oraj....@openmail.cc)
L2fSIJNoA0xfSNxA
Canan Karatay'a 15 gün meslekten men

Canan
karatay'a 15 gün meslekten men Türk
Jinekoloji ve Obstetrik Derneği'nin
İstanbul
Tabip Odası'na müracaatı sonrası, Prof. Dr.
canan
karatay 'ın 15 gün süreyle meslekten men edilmesine karar
verildi.
Sözcü 'de yer alan habere göre, detaylı açıklamanın daha
sonra yapılacağı belirtildi
a45UyF587661-150731104042
Oraj Poyraz <oraj....@openmail.cc>
2015/07/31
16:30 6 64 1 undefined kemal...@googlegroups.com
Iyi agac kolay yetismez, ruzgar ne kadar kuvvetli eserse,
agaclarda o kadar saglam olur.
J.WILLARD MARRIAT
Padisahin izni olmadan, yabanci askerlere karsi duranlari, asker
ve para toplayanlari tek tek veya topluca oldurmek islamin
geregi ve gorevidir.
Milliyetcileri oldurenler gazi sayilir, bu yolda olenler sehit.
Seyhulislam Durrizade Abdullah in Fetvasi - 1920
Seyhulislamin verdigi fetvalar Ingiliz ve Yunan ucaklariyla tum
Anadolu da atildi ve isbirlikci yandas gazetelerde yayinlandi
OT YIYEN ESEKLER AYAKTA UYUR...
Dekolte giyen kadinlar,
Tecavuz eden erkekler kadar sucludur.
Bu yakistirmayi yapanlara,
Oy veren esekler, ayakta uyur...
***
Ayakkabi kutularinda, kuplerde, varillerde,
Hirsizlik para saklayanlara, sonra da,
Takara-Makara cekip Kuran ila alay edenlere,
Oy veren esekler ayakta uyur...
***
Hirsizliktan, dolandiriciliktan
Yuce divana sevki gerekenlere,
Ve de onlari Mecliste aklayanlara,
Oy veren esekler ayakta uyur...
***
Faizler insin diyerek,
Merkez mudurunu haslayanlara,
Dolarin yukselisine yol acanlara,
Oy veren esekler ayakta uyur...
***
Kirmizili kiza biber gazi $ikanlara, $iktiranlara,
Gencleri surukleyip feci dovenlere,
Tazyikli su $ikarak oldurenlere,
Oy veren esekler ayakta uyur...
***
Dortyuz milletvekili isteyenlere,
Cobanla basbakan arasinda fark yoktur,
Biri suruyu, digeri halki guder, diyenlere,
Oy veren esekler ayakta uyur...
***
Yandas medyaya para akitanlara,
Rusvet, yiyicilik, rantla beslenenlere,
Emekliye yirmidort, vekile binbesyuz zam verenlere,
Oy veren esekler ayakta uyur...
***
Acilim sureci diye diye memleketi bolenlere,
Diyarbakir a Kurdistan baskenti diyebilenlere,
Imrali daki katil Apo yu, adam yerine koyanlara,
Oy veren esekler ayakta uyur...
***
Balyoz Ergenekon davalari uydurarak,
Generaller, amiraller, seckin komutanlar, bilim adamlari,
Siyasetci, gazeteci hapsederek, ulke gucunu igdis edenlere
Oy veren esekler ayakta uyur...
***
Toplumun yuzde ellisi bana nefretle bakiyor,
Turkiye yonetilir ulke olmaktan cikabilir.
Bunu yumusatmaliyiz, diyen bir garip AKP liye,
Oy veren esekler ayakta uyur...
***
Koylumuzu ac sefil Istanbul a yiganlara,
Bugday, mercimek, fasulye, pirinc ithal edenlere,
Ot, saman, Angus koyun ithal edip Kurban kesenlere,
Oy veren esekler ayakta uyur...
***
Saymakla bitmeyen ihanetlere,
Yikamakla aklanmayan kirlere,
Yurdu ikiye bolmus gafillere,
Oy veren esekler ayakta uyur...
***
Aziz Nesin dedi ki;
Bu milletin yuzde altmisbesi aptaldir.
***
Esekler ot yer, ot yer, ot yer, ot yer,
Ot yiyen esekler gercekten ayakta uyur...
Sirtina esek yukunu vurdun mu?
Ev yolunu esek kendisi bulur...
10.02.2015 H. LAPTALI