Süleymaniye Çakalları !!!

395 views
Skip to first unread message

Ömer Faruk GÜRZ

unread,
Sep 10, 2008, 7:12:24 AM9/10/08
to Recep Tayyip Erdoğan
Sayın Başbakanım;
 
Unutmayınız ki!
 
Çakallar ASLAN, Kargalarda KARTAL olamazlar...
 
Boşuna dememişler!
 
"KILAVUZU KARGA OLANIN BURNU BOKTAN ÇIKMAZMIŞ" diye...
 
Saygılarımla
Ömer Faruk GÜRZ
 
 
 

GÜNCEL

9 Eylül 2008

Deniz Feneri'nin hayali yardımı

Süleymaniye Muhtarı Karadağ: Ne 140 tonu! Bir paket makarna bile gelmedi.

Deniz Feneri e.V, İstanbul Eminönü Süleymaniye Muhtarlığı'na, 10 tonu beyaz peynir olmak üzere, 140 ton gıda yardımı yapmış gibi gösterdi.

Mahalle muhtarının mührünün basılı olduğu makbuzlar, Alman savcıların dikkatini çekti. İddianamede tek mahalleye 140 ton yardım yapılma olasılığının bulunmadığı belirtildi.

VATAN makbuzlarda "imzası" olan Muhtar Cuma Karadağ'a ulaştı. Karadağ "Ben böyle bir bağış almadım. 80 hanem, 1500 nüfus var. 140 ton gıdayı ne yapayım" dedi.
 
 
Büyükşehir danışmanıyım
 
Tarihi Yarımada'nın Korunması ve Yenilenmesi Projesi'nin danışmanı olduğunu söyleyerek, Eminönü'nde halkın kabusu haline gelen 'Sözde danışman' Hamit Çalışır'ın, Adalar'da da benzer projelerle ilgilendiği ortaya çıktı

Tarihi Yarımada'nın Korunması ve Yenilenmesi Projesi'nin danışmanı olduğunu söyleyerek Eminönü'nde halkın kabusu haline gelen Hamit Çalışır Adalar'da ortaya çıktı. 1995 yılından bu yana Büyükada'da Lalahatun Sokak'ta eski bir Rum'a ait iki katlı ahşap binaya eşiyle birlikte yerleşen Çalışır 23 Temmuz'da Tercüman'da yayımlanan 'Esrarengiz adam' haberinden sonra kayıplara karıştı. AKP'nin 2005 yılında çıkarttığı 5366 sayılı 'Kentsel Dönüşüm Yasası' ile çeşitli oyunlar ortaya çıkmaya başladı. İlk başlarda iyi niyetli bir yasa gibi görünen 'tuzak maddeler' sonucunda özellikle İstanbul'da belediyeler adına, 'komisyoncular' ve 'iş takipçileri' harekete geçti. Belediyelere verilen 'padişah yetkileri' ile yoksul vatandaşların evleri ucuz bedellerle kamulaştırılacağı gibi para verilmeden de intifa hakkı tesis edilerek alınmak isteniyor. Bu çerçevede, Eminönü, Fatih, Beyoğlu ve Zeytinburnu gibi ilçelerde yasa kapsamında bazı çalışmalar yapan Çalışır'ı 'Danışman' sıfatıyla 2005'in Aralık ayında Adalar'a götüren AKP'li Belediye Başkanı Coşkun Özden'in girişimini ANAVATAN'ın İlçe Başkanı Murat Pekin önledi. Başkan Pekin, gazetelere ilan verip, dört partinin ilçe başkanıyla birlikte ortak bir bildiri kaleme alıp halka dağıttı.
http://www.tercuman.com.tr/v1/haber.asp?id=43685&baslik=%C4%B0lk%20icraat%20Adalar'daym%C4%B1%C5%9F&katid=1


12 Temmuz 2006
Yalçın BAYER  yba...@hurriyet.com.tr

Adalar 'gasp'tan zor kurtuldu


AKP iktidarının çıkardığı bir yasa var; 5366 sayılı 'Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkındaki Kanun'....

'Kentsel Dönüşüm' diye bilinen yasa 5.7.2005 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlandı. Kanun ilk başta iyi niyetli gibi gözükse de ancak peşinden de mülkiyet hakkına da 'tuzaklar' getiren hükümler içeriyor. Örneğin, Büyükşehir ve ilçe belediyelerine, yenileme alanlarındaki tüm taşınmazlara el koyabilme, gerçek ya da tüzel kişilere devretme olanağı verebiliyor. Büyükşehir eski Belediye Başkanı Prof. Nurettin Sözen, Meclis'teki görüşmelerde "Bu yasanın Beyoğlu ve Fatih Belediye Başkanlarının 'siparişi' ve isteği üzerine hazırlandığını" söylemiş, "belediyeleri, kentsel dönüşüm ve gelişim alanlarında yapacakları kamulaştırmalar bakımından oldukça fazla güçlendirdiğini ve mülkiyet hakkını fazlasıyla zorlamaktadır" demişti.
Halbuki Anayasa'nın 'mülkiyet hakkını' düzenleyen 35. maddesi "Herkes mülkiyet ve miras hakkına sahiptir, bu haklar ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlandırılabilir" diyor.

PADİŞAH YETKİSİ

 

Acaba bu işler böyle mi yürüyor; alınan 'padişah yetkisi' ile bir takım güçlere rant pazarları oluşturulmuyor mu?
Büyükşehir Belediyesi böyle bir yetkiyi eline geçirince, bu işi 'kotarmak' isteyen uyanıklar, Fatih, Eminönü, Beyoğlu ve Zeytinburnu gibi ilçelerde belediyeler çeşitli 'rant pazarları' oluşturmak istiyorlar.
İşte pis kokular da bu noktada başlıyor.

SÜLEYMANİYE'DEKİ ESKİ EVLER

Köşemizde 'Süleymaniye'yi ucuza kapatıyorlar' (15.4.2006) başlıklı yazıda şöyle deniliyordu:
"Büyükşehir ve Eminönü Belediyelerinin birlikte yürüttükleri 'Süleymaniye Projesi' ile bölgede yaşayanların gayrimenkulleri için 'binanızı yıkarız' korkutmaları ile cüzi bedeller vererek almak istiyorlar. Eminönü'nde görevli 'danışman' Hamit Çalışır m2'ye 1200 YTL bedel öneriyor. 3 katlı 70 m2'lik 30 yıllık binamıza 82 bin YTL olur mu? Sonra da 'ya bu paraya razı olursunuz, ya da 25 bin YTL harcayıp bizim istediğimiz gibi onarırsınız' diyorlar. Bu bölge sonra kime satılacak?"

HAMİT ÇALIŞIR İSMİ

Böyle bir 'kuşku'yu o zaman gündeme getirdik; ancak buna yanıt verememiş.
Hamit Çalışır'ın bilindiği kadarıyla hiçbir resmi görevi yok. Eminönü Belediyesi'nde, Belediye Başkanı Nevzat Ak'ın kendi yanında bir oda tahsis ettiği öğreniliyor.
Çalışır bu kez 'Adalar'da ortaya çıkıyor.
Ama olayın biraz gerisi var.
Adalar Vakfı, vakıf yönetim kurulu üyesi Ömer Faruk Berksan'ın ifadesiyle, belediye başkanı Özden'in talebi üzerine 'Adalarda yenilenme bölgelerinin tespiti ile ilgili bir çalışma' yapıyor. Adalıların haberi olmadan yapılan bu çalışma, alelacele Belediye Meclisi'ne gelince, ANAP'lı üyeler itiraz ediyorlar. Önerge, İmar ve Hukuk Komisyonlarına sevkediliyor. Belediye Başkanı Özden, yükselen itirazlar üzerine 'bilgilendirme' toplantısı yapmak zorunda kalıyor. Toplantıda Başkan Özden, Süleymaniye ve Zeyrek'teki 'dönüşüm' projelerinde 'çalışan' Hamit Çalışır isimli kişiyi, Adalar projesinde 'danışmanı' olarak tanımlıyor.
Bu arada toplantıyı izleyen bazı kişiler Hamit Çalışır'ı tanıyor.
"Yahu bu bizim Kozyatağı'nda 'çaycı' olarak bildiğimiz ve emlakçılık yapan Hamit değil mi? Adı bazı olaylara karışmıştı" diyorlar.

PEYGAMBER EFENDİMİZİN SAKALINI POLİSE SATIYORDU

Adalılardan biri Çalışır'ı bir gazete haberinden hatırlıyor.
Ve Akşam gazetesinin 6.12.1997 tarihli sayısındaki haberi buluyor. Başlığı şöyle:
"Peygamber Efendimizin Sakal-ı Şerif'i bulundu" başlıklı haberin kupürü Adalıların gündemine oturuyor.
Haberde, İstanbul Mali Şube dedektifleri bir ihbar üzerine alıcı kılığına girerek Maltepe'de bir operasyon yapıyorlar. Polis, camiden çalınan 'sakal-ı şerif' için 10 milyar lira isteyen Çalışır (1955, Erzincan) ve yanındaki Zeynep Hale Berker'i, Maltepe'de bir evde yakalıyorlar. Berker, sandukanın dedesinden miras kaldığını savunuyor ama polis bu yalanı yutmuyor.
İşte bu kişi İstanbul'un 'dönüşüm' projelerinde ölçülüp biçilmeden çıkarılan yasa ile fırsatçılık yaratıyor.

TOPBAŞ'IN DANIŞMANI

Kimin adına, belediyelerin mi, belli bazı vakıfların mi yoksa başka birileri adına mı 'komisyonculuk' yapıyor?

Hem bu kişi gerektiğinde 'Kadir Topbaş'ın danışmanı' olarak tanımladığı da biliniyor.

Dün bu olayı yazarken bir Adalı bize "Peygamber Efendimizin sakalını çalıp satan herhalde Adaları satar, İstanbul'u da..." diyor.
Adalar kurtuldu ama bu yasaya sığınan belediyelerin böyle projeler uygularken, tapu namusuna ve en önemlisi de Anayasa'daki haklara saygı göstermesi gerekmiyor mu?

Ey vatandaş uyan; mülkünü belediye veya vakıf adına alınıyor diye rantçılara kaptırma!

 
 
 
 
 
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages