Alpaslan Türkeş'i de Amerika Göndermişti

195 views
Skip to first unread message

bulente...@gmail.com

unread,
Sep 2, 2008, 7:46:18 AM9/2/08
to CiHAN TÜRK OLSUN

Alpaslan Türkeş'i de Amerika Göndermişti
Bülent Esinoğlu

Eylül'ün altısında Erivan'da Ermenistan Türkiye milli maçı var. A.Gül
Ermenistan'a gitmenin zeminini yokluyor. Ya da Türk Halkını
Ermenistan' a karşı yumuşatmaya çalışıyor. A.Gül ve Dışişleri
Bakanlığı böyle bir ziyaretin gerekçesini oluşturmak için Alpaslan
Türkeş ile Levon Ter Petrosyan buluşmasından yararlanmaya
çalışıyorlar.
1993 yılında Samson Özarat'ın arabuluculuğunda Petrosyan ve Türkeş bir
araya gelmişti. Bu buluşma 12 yıl MHP'den ve Türk Halkından
gizlenmişti. Bu buluşmanın arkasında bu gün olduğu gibi Amerika vardı.
Samson Özarat zaten Amerika adına çalışan birisiydi.
Bu buluşma yalnızca Türk Halkından gizlenmekle kalınmamış,Rusya'dan da
gizlenmesine özel hassasiyet gösterilmişti. Amerikanın Kafkaslarda
zemin edinebilmesi için Ermenistan'ın mutlaka Rusya'dan koparılması
gerekiyordu. Halen de bu durum devam ediyor. Bu buluşmanın hediyesi
olarak 200 ton buğday Erivan'a gönderilmişti. O zaman bahane buğdaydı,
şimdi ise maçtır.
RTE'nin Kafkas Birliği, Kafkas Evi diye ortaya attığı işte aynı iştir.
Amerika Ermenistan üzerindeki etkinliğini artırmak için Türkiye'yi bir
kez daha kullanmak için talimat vermiştir.
Büyük Orta Doğu Projesinde görev yapmayı Türk Ulusunun çıkarıymış gibi
göstermeye hiç kimsenin hakkı yoktur.
Toprak bütünlüğümüzü tanımayan, milletimizi soykırımcı gösteren,
dünyaya katil diye tanıtan Ermenistan'a ziyaret Türk milletinin
yararına değildir. Amerikan menfaatlerini takip etmektir. Diyalog
zamanı değildir. Diyalog ve işbirliği zemini yoktur. Toprak
bütünlüğümüzü tanımayan bir devlet ile diyalog olmaz.
"Ermeni Soykırımı Yalanı emperyalistlerin yalanıdır." Şimdi bize bu
yalanı kabul ettirmiş olacaklardır. Veya zeminini oluşturacaklardır.
Yani biz kaybedeceğiz Amerika kazanacak.
Ergenekon Tertibinin bir amacı daha ortaya çıktı. Doğu Perinçek'in
içerde olması bunların işlerini kolaylaştırıyor.
Perinçek hapiste A.Gül Erivan'da, Türkiye eninde sonunda neler
olduğunu anlayacaktır.
2008-09-02, bulente...@gmail.com


osman ÜÇER

unread,
Sep 2, 2008, 10:20:26 AM9/2/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
BU YAZIDA TÜRKEŞİ PİYON GİBİ GÖSTERMEK TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNE İHANETTİR. MHP
MHP DEĞİLDİR Kİ BU YAZIYI OKUYUP ONUN YÜCE HATIRASINI TARİHÇİLERe BİLENLERE
GÖRE KORUSUN. MHP TÜRK MİLLİYETÇiLiĞİNE SIRT DÖNMÜŞ, ÜLKÜCÜLERİN ÖNEMLİ BİR
KISMI PİYON DURUMUNDADIR. TÜRKEŞİ YAPTIĞI İŞİN ANLAMINI BİLMEYEN BİRİ OLARAK
GÖSTERMEK TÜRK MİLLİYETÇiLİĞİNE EVE ONUN AZİZ HATIRASINA HAKARETTİR. HAYDİ
BAKALIM BU MESELEYİ ÇÖZÜN. BEN Mİ HAKSIZIM YOKSA YUKARDAKİ SATIRLARI YAZAN
MI? www.onurluhamle.com

Akkartal

unread,
Sep 2, 2008, 12:01:39 PM9/2/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
Sayın Üçer,
O zamanlar, yani merhum A.Türkeş henüz hayatta ve hala zinde iken (aktif) Türkiye ve dünyada bunlar olup biterken, bendeniz bir Alman hapsanesinden bütün bu olan biteni (Yerli ve de yabancı basın vasıtası, Tv.Radyo) izlemekte idim...
Doğrusu, her zaman bir Türk Milliyetçisi, Atatürkçü ve hepsi birlikte Türkçü-Turancı olarak, merhum
Türkeş'in, ülkede o an ki şartlarda bilhassa, sözü,
tavsiyesi dinlenir bir kişi olarak biliyor lakin, yaptıklarının bununla hiç orantılı olmadığı tesbitini esefle yapıyordum.
Türkeş hayatta iken Türk Dünyasının en iyi, en vefalı adamlarından biri makamından zorla indirildi; Kardeş Azerbacan'ın Cumhur Başkanı... ve hakeza Azerbaycan toprakları Ermeniler tarafından işgal ve talan edilip, halkı katliamlara uğratılmıştı...
Türkeş hayatta iken değil salt, bizzat kendisi tarafından, o zamana kadar tukaka ilan edilen N.Hikmet'den şiirler okunmağa başlanmıştı...
Sonra Amerika tarafından Ermenistana gönderilmiş imiş, falanca ile falan konuyu görüşmüş imiş vs... bunların kime faydası olmuş, üzerinde düşünmüyoruz bile...
Değil mi ki Türkeş, Başbuğ gibi dik ve dirayetli davranmak yerine, önce ki savları hilafına konuşmak, özeleştiri yapmak zorunda olan kesimlere karşı (Sosyalist vs.kesim) geri adım atmıştır, onlar da (galiba hiç de o kadar yanılmamışız galiba) diyerek, bunu yarım yamalak yapıp, milliyetçilik'in adını, sanki başka birşey imiş
gibi düşündürerek, Ulusalcılık olarak koyup, birleşmek üzere olan sağduyu kitlesini, yeniden bölünmeğe düçar etmiştir. Merhumun yerine gelen kişi, daha fazla oy almasını, onu geçtim sanıp, o hakeza geri adımlar atmakta tereddüt etmemiş ve Milliyetçilik-ülkücülük bu günki inanılmaz durumuna gelmiştir...
Benim aklıma kaba taslak gelen bu izlenenlerdir...
Selamlar...

02 Eylül 2008 Salı 17:20 tarihinde osman ÜÇER <osma...@ttmail.com> yazdı:



--

En iddiasız IDDIACI: H.ÖZEL

Bülent Esinoğlu

unread,
Sep 2, 2008, 12:56:48 PM9/2/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
Sn. Akkartal,
Aklıselim değerlendirme için teşekkür ederim. Benim derdim Merhumu kötülemek değildir.
Milliyetciliğin Amerika tarafından nasıl kullanıldığını anlatmaktır. Aynı şekilde solcuları da Amerika kullandı. Kullanmaya devam ediyor.
Bize, bu ülke insanına düşen bunları anlatarak ülkemize hizmet etmektir.
Sağlıcakla..
Esinoğlu

02 Eylül 2008 Salı 19:01 tarihinde Akkartal <akkar...@gmail.com> yazdı:

Asli Turkden

unread,
Sep 2, 2008, 1:01:09 PM9/2/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
 " Değil mi ki Türkeş, Başbuğ gibi dik ve dirayetli davranmak yerine "
 BASBUG ne demektir ?
 Turklerde, bizzat  Ordusunun basinda savas meydanlarinda savasip, savaslardan galip cikan Kumandana BASBUG denir.
Turkes Turk Ordularinin basina gecip hangi savasa veya savaslara katildi ve savaslardan  galip cikti da BASBUG oldu ! ?

--- On Tue, 9/2/08, Akkartal <akkar...@gmail.com> wrote:

Cem ERCIN

unread,
Sep 2, 2008, 3:21:18 PM9/2/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
Cok tuhaf. Ben sahsen herkesin bir kendini tartmasi lazim. Rahmetli Basbug Turkes bir kez olsun "ben Basbug'um" mu dedi.
 
Kim biliyor ki Basbug'u Amerika gondermis? Eski komunistlerimiz ve dindarbazlarimiz (nam-i diğer yobaz) hinclarini bu yipratmalarla almaya calisirlar. Oysa ki bagimsizlik duskunu olduklarini soylerler ancak hic Rusya'ya bagliliktan bahsetmezler.
Herkes ait oldugu yere gider. Bakin kimi Rusya'ya kacmis, kimi Almanya'ya, kimi de Amerika'ya.
 
Amerika'ya sirt verse daha baska turlu olmaz miydi?
 
Neden bizim aydin, "halklarin ozgurlugu" diye bagiran solcularimiz kac Turk'un suruldugunu, iskence edildigini soylemez? Cunku soylerse irkci olur. Peki Cezayir'de, Fas'ta Fransizlarin neler yaptigini dile getirmez? Ama gider Fransa'da yerlesip sanat vs takilip sarabin hasina takilir aydin olur. Terorist ziyaretleri yapar meslek erbabi aydin olur.
   
Daha soylenecek cok sey var ama simdilik bu kadar.
 
Son DSP-MHP hukumeti bile tasfiye edilmedi mi? Nicin? Kuzey Irak'ta bir devlet olusumunu savas nedeni sayariz karari ciktigi icin degil mi?
 
Anayasa kitapcigi firlatildi ekonomik kriz ciktiydi degil mi? Simdi dunya yerinden oynuyor borsa canavar. Elbette aksini istiyor degiliz ancak anlamasi zor ustelik bahsedilen cari acikla.
 
Bu arada katkilarini merak ederseniz TUBITAK, OYAK, DPT, TSE, Turk Kulturu Arastirma Enstitusunu kuran kimdir biliyor musunuz?
 
Bu cok elestirdiginiz Basbug Turkes.
 
Ben iki tane Basbug bilirim biri Ataturk digeri Turkes.  
  

--- On Tue, 9/2/08, Asli Turkden <aslit...@yahoo.com> wrote:

osman ÜÇER

unread,
Sep 2, 2008, 3:43:13 PM9/2/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
TÜRKEŞ BAŞBUĞ OLMASA ŞU ANDA KIZIL HAREKET TÜRKİYEYİ İSTİLA DENEMESİNİ BAŞARMIŞTI. DİYECEKSİNİZKİ KOMÜNİZM KENDİ ÜLKESİNDE TEPE TAKLA GİTTİ. KAZIN AYAĞI ÖYLE DEĞİL. 1961- 1980 ARASI OLAYLARI YAŞAYANLAR İŞİN VEHAMETİNİ KAVRAR. DİN DE, MİLLİ DUYGULARDA  BU HAİN SALDIRI KARŞISINDA  BÜYÜK HASAR GÖRMÜŞ OLACAKTI.BUYOLDA ŞEHİT OLANLARI CENNETTE GÖRMEK NASİB OLACAKTIR İNŞALLAH.DİNİ VE MİLLİYETİ AB VE ABD YE SATANLARIN YERİ CEHENNEM DEĞİLSE BEN HİÇ BİR ŞEY BİLMİYORUM.   ŞU ANDA DİNİ TİCARET HALİNE GETİREN VE BİLHASSA HAİN VE HARAMCI ZENGİNLERİ GÖRÜP, KEŞKE KOMÜNİZM ŞÖYLE BİR GELSE VE GİTSE  DİYENLERİNİZ YOK MU? BU DEMEK DEĞİL Kİ KOMÜNİZM BENİMSENİYOR. HAİNLERİN CEZASINI LİBERAL SİSTEM VERMİYOR. AKSİNE KÖRÜKLÜYOR. NAZIMDAN ŞİİR OKUMAK BİR JESTTİR. KOMÜNİZM'E PUAN ALDIRMA DAVRANIŞI DEĞİLDİR. VERZANSKİ BİR HAİNDİR. BUNU BİZ DEVAMLI TENENNÜM ETMİŞİZDİR., DÜNKÜ KOMÜNİSTLER BU SAKIZI ÇİĞNİYORLARSA İHANETLERİNE PERDE ÖRTME TELAŞI VARDIR. AMA, KOMÜNİST OLMADIĞI HALDE MEZARCILIK YAPANLAR., NAKLİYE USTALARI NE HALT EDİYOR?  ZEVAHİRDEN GÖRÜNME TELAŞI. 1951 DE CUMHURİYET GAZETESİ OCAK AYINDA NE YAZDI İSE NAZIM GERÇEĞİ ODUR. TÜRKEŞİ KARALAMAK İÇİN SAKIN OLAKİ ENGELDEN ZANGAL ÇIKARMAYIN. İKİDE BİR ORTALIĞI BULANDIRMAK İÇİN MESELE ÜRETMEYİN. B.AZI KONULAR PEK HOŞ KARŞILANMAYA MÜSAİT DEĞİLDİR. EVET AKRADAŞIN DEDĞİ GİBİ TÜRKİYENİN İKİNCİ ATATÜRK'Ü TÜRKEŞTİR. O HATA ETMEDİ Mİ? BİRLİKTE GEZDİĞİMİZ VE YAŞADIĞIMIZ BAZI ANLARDA BUNUN TANIĞI OLMUŞUZDUR.  YAHU O DA BİZİM GİBİ BİR İNSANDIR.AMA HATIRASI  KONUSUNDA HERKESİN HİZALI OLMASI GEREKİR. SAYGILAR. www.onurluhamle.com

Akkartal

unread,
Sep 2, 2008, 4:12:07 PM9/2/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
TÜRKEŞ BAŞBUĞ OLMASA ŞU ANDA KIZIL HAREKET TÜRKİYEYİ İSTİLA DENEMESİNİ BAŞARMIŞTI.

Bu görüşe katılamıyorum, çünkü bu gün artık her iki tarafın arkaik nedenleri, sırları ortaya çıktı ve biliniyor ki, her iki tarafı kışkırtıp, kullanlar aynı mahretler imiş; yani ABD ve bağlı servisleri.
Türkiye'nin komünist olmak gibi bir ihtimali yoktu,
çünkü Yaltada yapılan pazarlıkta Türkiye resmen Batı blokunun payına düşmüş, onların hegemonyasına terk edilmişti. Nitekim NATO ve BM' teşkilatlarına üye olunup, bu iş resmen bitmişti.
Sağcı solcu çatışmasının çıkarılış nedenleri, anlaşılıyor ki, bu zamanlara ön hazırlık yapmak içinmiş... Malum, 80 Askeri darbesi oldu ve memleketin düşünen, düşündüğünü söylemekten öte, eyleme dökebilen  bütün aktif nüfusu elden ve sair eleklerden geçti; sindirildi ki, sonra, bir işe karışmayan pasifler yönetime gele bilsin... İşte, bunu yapanlar şimdi nemalarını alıyorlardır... Almıyorlar mı yoksa?
Selamlar...
 

02 Eylül 2008 Salı 22:43 tarihinde osman ÜÇER <osma...@ttmail.com> yazdı:

Asli Turkden

unread,
Sep 2, 2008, 5:04:37 PM9/2/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
BUYUK TURK MILLETININ SON BASBUGU MUSTAFA KAMAL'DIR !
HEM ICIMIZDEKI HEM DISIMIZDAKI TURK DUSMANLARI ILE  CEPHE CEPHE SAVASTI, SAVASLARINI KAZANDI,  TURK DEVRIMINI GERCEKLESTIRDI , TURKIYE CUMHURIYETI TURK DEVLETINI KURDU !

tuncay demirbaş

unread,
Sep 2, 2008, 5:35:29 PM9/2/08
to CiHAN TÜRK OLSUN
Demek doğu perinçek denen adamın tetikçileri yine ortaya çıkmış ve
aynen perinçek iftiracısının yıllardır yapmak istediğini onun ağzından
yapmaya kalkıyorlar..Bu yıllardır Türk düşmalığı yapmış Türk
milliyetçiliği düşmalığı yapmış bu hainliğini yaparken apo piçi ile
beraber hareket etmekten dahi gocunmamış komonistlerin BAŞBUĞ TÜRKEŞ'
e attıkları ,iftiraları anlıyoruz da bazı aklı başında bildiğimiz
milliyetçi kardeşlerimize ne oluyor onu anlayamıyoruz....Bu azılı
marksist, komünist "İP" çilerin oyununa gelmeyin..Bunların tek
dertleri Türk'ün İslamı kabul etmesini hazmedememiş olmalarıdır..Bu
yüzdendir hep merhum Türkeş'e olan saldırıları..Çünkü 1980 öncesi bu
milliyetsizliği ve dinsizliği kendine destur etmiş markssist kafalara
mukavemeyi sahte dinciler değil Türk İslam Ülküsüne inanan Bozkurt lar
Türkeşin Ülkücüleri vermişti ve Türkiye Cumhuriyeti komunizm
tehlikesinden kurtulmuştu..İşte ogün bugün bu şerefsiz milliyetsiz ve
dinsizler Başbuğ Türkeş'e iftira atarlar..

On 3 Eylül, 00:04, Asli Turkden <asliturk...@yahoo.com> wrote:
> BUYUK TURK MILLETININ SON BASBUGU MUSTAFA KAMAL'DIR !
> HEM ICIMIZDEKI HEM DISIMIZDAKI TURK DUSMANLARI ILE  CEPHE CEPHE SAVASTI, SAVASLARINI KAZANDI,  TURK DEVRIMINI GERCEKLESTIRDI , TURKIYE CUMHURIYETI TURK DEVLETINI KURDU !
>
> --- On Tue, 9/2/08, Akkartal <akkarta...@gmail.com> wrote:
>
> From: Akkartal <akkarta...@gmail.com>
> Subject: ..::CTO::.. Re: Alpaslan Türkeş'i de Amerika Göndermişti
> To: cihan-tu...@googlegroups.com
> Date: Tuesday, September 2, 2008, 2:12 PM
>
> TÜRKEŞ BAŞBUĞ OLMASA ŞU ANDA KIZIL HAREKET TÜRKİYEYİ İSTİLA DENEMESİNİ BAŞARMIŞTI.
>
> Bu görüşe katılamıyorum, çünkü bu gün artık her iki tarafın arkaik nedenleri, sırları ortaya çıktı ve biliniyor ki, her iki tarafı kışkırtıp, kullanlar aynı mahretler imiş; yani ABD ve bağlı servisleri.
> Türkiye'nin komünist olmak gibi bir ihtimali yoktu,
> çünkü Yaltada yapılan pazarlıkta Türkiye resmen Batı blokunun payına düşmüş, onların hegemonyasına terk edilmişti. Nitekim NATO ve BM' teşkilatlarına üye olunup, bu iş resmen bitmişti.
> Sağcı solcu çatışmasının çıkarılış nedenleri, anlaşılıyor ki, bu zamanlara ön hazırlık yapmak içinmiş... Malum, 80 Askeri darbesi oldu ve memleketin düşünen, düşündüğünü söylemekten öte, eyleme dökebilen  bütün aktif nüfusu elden ve sair eleklerden geçti; sindirildi ki, sonra, bir işe karışmayan pasifler yönetime gele bilsin... İşte, bunu yapanlar şimdi nemalarını alıyorlardır... Almıyorlar mı yoksa?
> Selamlar...
>  
>
> 02 Eylül 2008 Salı 22:43 tarihinde osman ÜÇER <osmanu...@ttmail.com> yazdı:
>
> TÜRKEŞ BAŞBUĞ OLMASA ŞU ANDA KIZIL HAREKET TÜRKİYEYİ İSTİLA DENEMESİNİ BAŞARMIŞTI. DİYECEKSİNİZKİ KOMÜNİZM KENDİ ÜLKESİNDE TEPE TAKLA GİTTİ. KAZIN AYAĞI ÖYLE DEĞİL. 1961- 1980 ARASI OLAYLARI YAŞAYANLAR İŞİN VEHAMETİNİ KAVRAR. DİN DE, MİLLİ DUYGULARDA  BU HAİN SALDIRI KARŞISINDA  BÜYÜK HASAR GÖRMÜŞ OLACAKTI.BUYOLDA ŞEHİT OLANLARI CENNETTE GÖRMEK NASİB OLACAKTIR İNŞALLAH.DİNİ VE MİLLİYETİ AB VE ABD YE SATANLARIN YERİ CEHENNEM DEĞİLSE BEN HİÇ BİR ŞEY BİLMİYORUM.   ŞU ANDA DİNİ TİCARET HALİNE GETİREN VE BİLHASSA HAİN VE HARAMCI ZENGİNLERİ GÖRÜP, KEŞKE KOMÜNİZM ŞÖYLE BİR GELSE VE GİTSE  DİYENLERİNİZ YOK MU? BU DEMEK DEĞİL Kİ KOMÜNİZM BENİMSENİYOR. HAİNLERİN CEZASINI LİBERAL SİSTEM VERMİYOR. AKSİNE KÖRÜKLÜYOR. NAZIMDAN ŞİİR OKUMAK BİR JESTTİR. KOMÜNİZM'E PUAN ALDIRMA DAVRANIŞI DEĞİLDİR. VERZANSKİ BİR HAİNDİR. BUNU BİZ DEVAMLI TENENNÜM
>  ETMİŞİZDİR., DÜNKÜ KOMÜNİSTLER BU SAKIZI ÇİĞNİYORLARSA İHANETLERİNE PERDE ÖRTME TELAŞI VARDIR. AMA, KOMÜNİST OLMADIĞI HALDE MEZARCILIK YAPANLAR., NAKLİYE USTALARI NE HALT EDİYOR?  ZEVAHİRDEN GÖRÜNME TELAŞI. 1951 DE CUMHURİYET GAZETESİ OCAK AYINDA NE YAZDI İSE NAZIM GERÇEĞİ ODUR. TÜRKEŞİ KARALAMAK İÇİN SAKIN OLAKİ ENGELDEN ZANGAL ÇIKARMAYIN. İKİDE BİR ORTALIĞI BULANDIRMAK İÇİN MESELE ÜRETMEYİN. B.AZI KONULAR PEK HOŞ KARŞILANMAYA MÜSAİT DEĞİLDİR. EVET AKRADAŞIN DEDĞİ GİBİ TÜRKİYENİN İKİNCİ ATATÜRK'Ü TÜRKEŞTİR. O HATA ETMEDİ Mİ? BİRLİKTE GEZDİĞİMİZ VE YAŞADIĞIMIZ BAZI ANLARDA BUNUN TANIĞI OLMUŞUZDUR.  YAHU O DA BİZİM GİBİ BİR İNSANDIR.AMA HATIRASI  KONUSUNDA HERKESİN HİZALI OLMASI GEREKİR. SAYGILAR.www.onurluhamle.com
>
> ----- Original Message -----
> From: Cem ERCIN
> To: cihan-tu...@googlegroups.com
>
> Sent: Tuesday, September 02, 2008 10:21 PM
> Subject: ..::CTO::.. Re: Alpaslan Türkeş'i de Amerika Göndermişti
>
> Cok tuhaf. Ben sahsen herkesin bir kendini tartmasi lazim. Rahmetli Basbug Turkes bir kez olsun "ben Basbug'um" mu dedi.
>  
> Kim biliyor ki Basbug'u Amerika gondermis? Eski komunistlerimiz ve dindarbazlarimiz (nam-i diğer yobaz) hinclarini bu yipratmalarla almaya calisirlar. Oysa ki bagimsizlik duskunu olduklarini soylerler ancak hic Rusya'ya bagliliktan bahsetmezler.
> Herkes ait oldugu yere gider. Bakin kimi Rusya'ya kacmis, kimi Almanya'ya, kimi de Amerika'ya.
>  
> Amerika'ya sirt verse daha baska turlu olmaz miydi?
>  
> Neden bizim aydin, "halklarin ozgurlugu" diye bagiran solcularimiz kac Turk'un suruldugunu, iskence edildigini soylemez? Cunku soylerse irkci olur. Peki Cezayir'de, Fas'ta Fransizlarin neler yaptigini dile getirmez? Ama gider Fransa'da yerlesip sanat vs takilip sarabin hasina takilir aydin olur. Terorist ziyaretleri yapar meslek erbabi aydin olur.
>    
> Daha soylenecek cok sey var ama simdilik bu kadar.
>  
> Son DSP-MHP hukumeti bile tasfiye edilmedi mi? Nicin? Kuzey Irak'ta bir devlet olusumunu savas nedeni sayariz karari ciktigi icin degil mi?
>  
> Anayasa kitapcigi firlatildi ekonomik kriz ciktiydi degil mi? Simdi dunya yerinden oynuyor borsa canavar. Elbette aksini istiyor degiliz ancak anlamasi zor ustelik bahsedilen cari acikla.
>  
> Bu arada katkilarini merak ederseniz TUBITAK, OYAK, DPT, TSE, Turk Kulturu Arastirma Enstitusunu kuran kimdir biliyor musunuz?
>  
> Bu cok elestirdiginiz Basbug Turkes.
>  
> Ben iki tane Basbug bilirim biri Ataturk digeri Turkes.  
>   
>
> --- On Tue, 9/2/08, Asli Turkden <asliturk...@yahoo.com> wrote:
>
> From: Asli Turkden <asliturk...@yahoo.com>
> Subject: ..::CTO::.. Re: Alpaslan Türkeş'i de Amerika Göndermişti
> To: cihan-tu...@googlegroups.com
> Date: Tuesday, September 2, 2008, 6:01 PM
>
>  " Değil mi ki Türkeş, Başbuğ gibi dik ve dirayetli davranmak yerine "
>  BASBUG ne demektir ?
>  Turklerde, bizzat  Ordusunun basinda savas meydanlarinda savasip, savaslardan galip cikan Kumandana BASBUG denir.
> Turkes Turk Ordularinin basina gecip hangi savasa veya savaslara katildi ve savaslardan  galip cikti da BASBUG oldu ! ?
>
> --- On Tue, 9/2/08, Akkartal <akkarta...@gmail.com> wrote:
>
> From: Akkartal <akkarta...@gmail.com>
> Subject: ..::CTO::.. Re: Alpaslan Türkeş'i de Amerika Göndermişti
> To: cihan-tu...@googlegroups.com
> Date: Tuesday, September 2, 2008, 10:01 AM
>
> Sayın Üçer,
> O zamanlar, yani merhum A.Türkeş henüz hayatta ve hala zinde iken (aktif) Türkiye ve dünyada bunlar olup biterken, bendeniz bir Alman hapsanesinden bütün bu olan biteni (Yerli ve de yabancı basın vasıtası, Tv.Radyo) izlemekte idim...
> Doğrusu, her zaman bir Türk Milliyetçisi, Atatürkçü ve hepsi birlikte Türkçü-Turancı olarak, merhum
> Türkeş'in, ülkede o an ki şartlarda bilhassa, sözü,
> tavsiyesi dinlenir bir kişi olarak biliyor lakin, yaptıklarının bununla hiç orantılı olmadığı tesbitini esefle yapıyordum.
> Türkeş hayatta iken Türk Dünyasının en iyi, en vefalı adamlarından biri makamından zorla indirildi; Kardeş Azerbacan'ın Cumhur Başkanı... ve hakeza Azerbaycan toprakları Ermeniler tarafından işgal ve talan edilip, halkı katliamlara uğratılmıştı...
> Türkeş hayatta iken değil salt, bizzat kendisi tarafından, o zamana kadar tukaka ilan edilen N.Hikmet'den şiirler okunmağa başlanmıştı...
> Sonra Amerika tarafından Ermenistana gönderilmiş imiş, falanca ile falan konuyu görüşmüş imiş vs... bunların kime faydası olmuş, üzerinde düşünmüyoruz bile...
> Değil mi ki Türkeş, Başbuğ gibi dik ve dirayetli davranmak yerine, önce ki savları hilafına konuşmak, özeleştiri yapmak zorunda olan kesimlere karşı (Sosyalist vs.kesim) geri adım atmıştır, onlar da (galiba hiç de o kadar yanılmamışız galiba) diyerek, bunu yarım yamalak yapıp, milliyetçilik'in adını, sanki başka birşey imiş
> gibi düşündürerek, Ulusalcılık olarak koyup, birleşmek üzere olan sağduyu kitlesini, yeniden bölünmeğe düçar etmiştir. Merhumun yerine gelen kişi, daha fazla oy almasını, onu geçtim sanıp, o hakeza geri adımlar atmakta tereddüt etmemiş ve Milliyetçilik-ülkücülük bu günki inanılmaz durumuna gelmiştir...
> Benim aklıma kaba taslak gelen bu izlenenlerdir...
> Selamlar...
>
> 02 Eylül 2008 Salı 17:20 tarihinde osman ÜÇER <osmanu...@ttmail.com> yazdı:
>
> BU YAZIDA TÜRKEŞİ PİYON GİBİ GÖSTERMEK TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNE İHANETTİR.  MHP
> MHP DEĞİLDİR Kİ BU YAZIYI OKUYUP ONUN YÜCE HATIRASINI TARİHÇİLERe BİLENLERE
> GÖRE KORUSUN. MHP TÜRK MİLLİYETÇiLiĞİNE SIRT DÖNMÜŞ, ÜLKÜCÜLERİN ÖNEMLİ BİR
> KISMI PİYON DURUMUNDADIR. TÜRKEŞİ YAPTIĞI İŞİN ANLAMINI BİLMEYEN BİRİ OLARAK
> GÖSTERMEK TÜRK MİLLİYETÇiLİĞİNE EVE ONUN AZİZ HATIRASINA HAKARETTİR. HAYDİ
> BAKALIM BU MESELEYİ ÇÖZÜN. BEN Mİ HAKSIZIM YOKSA YUKARDAKİ SATIRLARI YAZAN
> MI?www.onurluhamle.com
> ----- Original Message -----
> From: <bulentesino...@gmail.com>
> To: "CiHAN TÜRK OLSUN" <cihan-tu...@googlegroups.com>
> Sent: Tuesday, September 02, 2008 2:46 PM
> Subject: ..::CTO::.. Alpaslan Türkeş'i de Amerika Göndermişti
>
> Alpaslan Türkeş'i de Amerika Göndermişti
> Bülent Esinoğlu
>
> Eylül'ün altısında Erivan'da Ermenistan Türkiye milli maçı var. A.Gül
> Ermenistan'a gitmenin zeminini yokluyor. Ya da Türk Halkını
> Ermenistan' a karşı yumuşatmaya çalışıyor. A.Gül ve Dışişleri
> Bakanlığı böyle bir ziyaretin gerekçesini oluşturmak için Alpaslan
> Türkeş ile Levon Ter Petrosyan buluşmasından yararlanmaya
> çalışıyorlar.
> 1993 yılında Samson Özarat'ın arabuluculuğunda Petrosyan ve Türkeş bir
> araya gelmişti. Bu buluşma 12 yıl MHP'den ve Türk Halkından
> gizlenmişti. Bu buluşmanın arkasında bu gün olduğu gibi Amerika vardı.
> Samson Özarat zaten Amerika adına çalışan birisiydi.
> Bu buluşma yalnızca Türk Halkından gizlenmekle kalınmamış,Rusya'dan da
> gizlenmesine özel hassasiyet gösterilmişti. Amerikanın Kafkaslarda
> zemin edinebilmesi için Ermenistan'ın mutlaka Rusya'dan koparılması
> gerekiyordu. Halen de bu durum devam ediyor. Bu buluşmanın hediyesi
> olarak 200 ton buğday Erivan'a gönderilmişti. O zaman bahane buğdaydı,
>
> ...
>
> tamamını oku »

Asli Turkden

unread,
Sep 2, 2008, 6:03:51 PM9/2/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
Perincek'in hangi ideolojisinin savunucusu oldugunu bilmiyor muyuz ! ?
Elbette biliyoruz !
Ben sahsim adina " BASBUG" sifati uzerinde duruyorum !
BASBUG olunabilmesi icin kazanilmasi gerekenlerin kazanilmis olmasi gerekir diyorum !
Nereden nereye Perincek'i ve Perincekgilleri devreye sokup, kimlerle kimleri ayni kefeye koyup tartmaya kalkmissiniz, ne yapmaya calisiyorsunuz ve neden calisiyorsunuz ! ?
Sozlerinize ve imalariniza dikkat edin !
Musluman olmayan Turkleri red mi ediyorsunuz, acik konusun !
BIZ Turkluk degerlerine bagliyiz ! Turkler varliklarini ve onbinlerce yillik gecmislerini sadece ve sadece  Turk olmalarina borcludurlar , baska hicbir degere degil !


--- On Tue, 9/2/08, tuncay demirbaş <tuncayde...@gmail.com> wrote:

tuncay demirbaş

unread,
Sep 2, 2008, 6:39:52 PM9/2/08
to CiHAN TÜRK OLSUN
Sizi aklı başında bir milliyetçi olduğunuzu var sayarak tespitlerimi
yaptım ve perinçek oyunlarına milliyetçilerin gelmemesini işaret
ettim..Biliyorsunuz memleketin başına adına fütursuzca "ergenekon"
ismi verdikleri o malum davanın tutanaklarıda birçoğu perinçeğin sahte
belgelerinen ve ip bürolarından temin etmiştir savcılar..Yarısı haham
tuncay güneyden diğer yarısıda perinçek ve ip bürolarından..perinçek
gibilerin yıllardır iddiaları neydi Türkiye derin devletinin
milliyetçi kadrolardan arındırılmasıydı hep bu yüzden susurluk'un
şemdinlinin üzerine gitmek istemişlerdi..Şimdi ne oldu perinçek gibi
komünistler yüzünden Türkiye derin devleti milliyetçi kadrolardan
arındırılıp yerine cıa ye bağlı fetullahçı kadrolara teslim
ediliyor..Bumudur milliyetçilik? Cumhuriyet tarihinin iki Başbuğ'u
vardır birincisi ATATÜRK ikicisi TÜRKEŞ..Başbuğ Atatürk'e ölümünden
sonra Başbuğ denmesini bilinçli olarak bu millete
unutturmuşlardı..Rahmetli Türkeş sayesinde bu millet Atatürk'ede
Başbuğ denilğini öğrendi sizce bu kötümü oldu?
Başbuğ Atatürk'ün Cumhuriyetin kurucu ideolojisi yaptığı Türk
Milliyetçiliği ideolojisini Atatürk öldükten sonra tek sahiplenen,
yeniden yaşatan o çizgiyi takip eden ve bu ideoloji uğruna Ülkü
ordusunu kuran komünizm tehlikesi ve istilasına karşı Devleti, rejimi
ve Cumhuriyeti koruyan ve bu uğurda 5000 şehit veren bir milliyetçi
harekatın lideri BAŞBUĞ değildir de nedir? Ayriyeten tam bağımsızlığın
karşılığını ancak ölüm olabileceğini Atatürk'ten başka sadece Türkeş
söyleyebilmiştir..Sadece bu özellikler bile Başbuğluğu fazlası ile hak
eder..Daha birçok özelliklerini saymadık bile..


On 3 Eylül, 01:03, Asli Turkden <asliturk...@yahoo.com> wrote:
> Perincek'in hangi ideolojisinin savunucusu oldugunu bilmiyor muyuz ! ?
> Elbette biliyoruz !
> Ben sahsim adina " BASBUG" sifati uzerinde duruyorum !
> BASBUG olunabilmesi icin kazanilmasi gerekenlerin kazanilmis olmasi gerekir diyorum !
> Nereden nereye Perincek'i ve Perincekgilleri devreye sokup, kimlerle kimleri ayni kefeye koyup tartmaya kalkmissiniz, ne yapmaya calisiyorsunuz ve neden calisiyorsunuz ! ?
> Sozlerinize ve imalariniza dikkat edin !
> Musluman olmayan Turkleri red mi ediyorsunuz, acik konusun !
> BIZ Turkluk degerlerine bagliyiz ! Turkler varliklarini ve onbinlerce yillik gecmislerini sadece ve sadece  Turk olmalarina borcludurlar , baska hicbir degere degil !
>
> --- On Tue, 9/2/08, tuncay demirbaş <tuncaydemirba...@gmail.com> wrote:
> ...
>
> tamamını oku »

Cem ERCIN

unread,
Sep 3, 2008, 12:18:05 AM9/3/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
Bu sol yanimizda kac tur solculuk vardi hatirlayan var mi 92 mi neydi galiba.


--- On Tue, 9/2/08, tuncay demirbaş <tuncayde...@gmail.com> wrote:

Akkartal

unread,
Sep 3, 2008, 1:35:11 AM9/3/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
 
Sayın T.Demirbaş,
 

"Perinçek gibilerin yıllardır iddiaları neydi?
Türkiye derin devletinin milliyetçi kadrolardan arındırılmasıydı.

 Hep bu yüzden susurluk'un

şemdinlinin üzerine gitmek istemişlerdi..
Şimdi ne oldu?  Perinçek gibi komünistler yüzünden, Türkiye derin devleti milliyetçi kadrolardan arındırılıp,
 yerine CIA ye bağlı, Fetullahçı kadrolara teslim ediliyor..

Bumudur milliyetçilik?

Rahmetli Türkeş sayesinde bu millet, Atatürk'e de Başbuğ denilğini öğrendi, sizce bu kötümü oldu?"


Yukarda ki satırlarınızı gayet manidar buldum. Şimdiye kadar bence bilinmeyip, bilmem gererek gereken önemli tespitlerden birisi;

Şimdi ne oldu?
 Perinçek gibi komünistler yüzünden, Türkiye derin devleti milliyetçi kadrolardan arındırılıp,

 yerleri CIA ye bağlı, Fetullahçı kadrolara teslim ediliyor..

Bumudur milliyetçilik?

D.Perinçek'in her bakımdan iyi bir dava adamı olduğuna inanların bu soru karşısında verecekleri
bir cevap muhakkak vardır, olmalıdır.

"Rahmetli Türkeş sayesinde bu millet, Atatürk'e de Başbuğ denilğini öğrendi, sizce bu kötümü oldu?"

Doğru, rahmetli A.Türkeş, nice sonra milletin Başbuğ ismini hatırlamasına vesile oldu ve hatta böylece, daha önceleri Atatürk'e
de bu sanın verilmiş olduğunu öğrendik...
"Bunların tek dertleri Türk'ün İslamı kabul 
etmesini hazmedememiş olmalarıdır.."
Materyalist felsefeye önem verdiklerine göre, dine yaklaşımları, daha doğrusu mesafeleri tahmin edilen bu insanların, bir çok yönü ile  sosyalizme çok benzeyen bir din olan İslam'a özellikle karşı olup, bunu bir hazım sorunu yapacaklarını ancak münferit bazda mumkün sayıyor, umumun böyle bir sıkıntı duymuş olacağını sanmıyoruz. Kaldı ki, D.Perinçek şahsen, din hususunda ki eski görüşlerini bu gün benimsemediklerini kamu oyu önünde şahsen beyan etmiştir.
Burada esas sıkıntı, bu millete önderlik iddiasında olan bu gibi Beğlerin, bir çok bakımdan hatalar yapıp, sonra bunlardan dönerek,  milletin vicdanını yazboz tahtasına çevirdiklerinden kaynaklanmaktadir...
Selam ve saygı ile...



Asli Turkden

unread,
Sep 3, 2008, 1:41:28 AM9/3/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
 
 Satalinsever, Polonya Yahudisi Nazim Ran denen devsirmenin siirlerinin Alpaslan Turkes'in agizinda ne isi vardi, kimlere hangi kaygulardan dolayi  mesaj verme ihtiyaci duymustu Turkes ! ? Turk edebiyatinda  Turk Milliyetcisi sair kitligina kiran mi girmisti ! ?
 
" Kurt ne kadar Turkse ben o kadar Turkum, Turk ne kadar kurtse ben o kadar kurtum " sozleri kime aittir, Mustafa Kamal'a mi aittir yoksa Alpaslan Turkes'e mi aittir ! ?
 
  Oluk oluk Turk Kani, kurt milliyetcileri tarafindan akitilirken bu sozler hangi dusunce ve hissiyatla  soylenmisti Turkes tarafindan ! ? Yoksa Turkes Turk tarihini bilmiyor muydu, yoksa Turkes bu soysuz piclerin tarihimizdeki sayisiz isyanlarindan habersiz miydi, yoksa Turkes Turk dusmanlari ile her firsatta isbirligi yapan bu  bozuk kanli piclerin,  kalles ermeni,yahudi,arap  kirmasi olduklarindan habersiz miydi !?
 
 
 " BOZKURT" parti amblemi olmaktan hangi sebepten dolayi cikartilmis yerine 3 Hilal  hangi sebepten konmustu ! ?  Turkes,Turkun  onbinlerce yillik  varligini  hangi tarihten itibaren baslatiyordu da BOZKURT'UN yerini 3 Hilal aliyordu ! ? BASBUG MUSTAFA KAMAL'IN bastirdigi paralarin ve pullarin uzerinde bile BOZKURT vardi, cunku BASBUG MUSTAFA KAMAL BIR BOZKURTTU !
 
Kimler rahatsiz olmustu BOZKURTTAN, kimleeeeeerr !!!!! ?


--- On Tue, 9/2/08, tuncay demirbaş <tuncayde...@gmail.com> wrote:

İsmail Yalçın

unread,
Sep 3, 2008, 1:46:21 AM9/3/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
aynen katılıyorum

Akkartal

unread,
Sep 3, 2008, 2:03:41 AM9/3/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
" Kurt ne kadar Turkse ben o kadar Turkum, Turk ne kadar kurtse ben o kadar kurtum " sozleri kime aittir, Mustafa Kamal'a mi aittir yoksa Alpaslan Turkes'e mi aittir ! ?

Bu sözlerin merhum Türkeş' ait olduğunu bilmeyen
yoktur. Fakat şahsen bunu yargılamadan önce, kaç defa söylemiş olduğunu bilmek isterdim. Çünkü her şeyde bir ölçü, karar düzeyi vardır. Ne fazla, ne çok
olacak yapılanlar. Merhum bu bir veya en fazla iki
kez söylemiş olabilir. Üçüncüsü fazla olurdu. Çünkü bu onu ve savunduğu davanın (ciddiyet ve otoritesi) çelik zırhına zarar veren bir kezzap gibi tesir ederdi... Nitekim öyle oldu ve MHP içinde, ülkü ocakalarında herkes alenen Kürt olmaklığı ile övünmeğe başladı, bu ise bu gün ülkeyi yakan  ihtilafın temeli oldu...
Bu gün, Kürdü, PKK'lıdan ayırmalı, diyorlar.
Evet ama, nasıl? diye soruyoruz biz de...
Ve sonra, onu bizzat kendileri yapıp, pkk'lıyı ayıracak olsalar, (madem ki Türklerdir aynı zamanda, bunu neden yapmasınlar ki?) ortada ne PKK, ne de pkk terörü kalır...
Şu halde meselenin nerede odaklanıp, nereden kaynaklandığı ve hangi mecrada olduğu anlaşılmış olsa gerek ve bunun  kimin-kimlerin, isteyerek veya istemeyerek sebep oldukları...
Bu ay ve tutulan oruç, edilen dua ve ibadetlerin hatırına yüce Mevladan Türk milletine bilhassa firaset, basiret, dirayet ve
(şecaat değil) cesaret niyaz ediyorum...


2008/9/3 Asli Turkden <aslit...@yahoo.com>

Turkmen Turkoglu

unread,
Sep 3, 2008, 1:56:56 AM9/3/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
sevgili arkadasim bence sen haddinden fazla soner yalcin okuyorsun ve okumaklada kalmiyor kendini bu kitaplara fazla kaptiriyorsun. biz dunku iletilerimizde soner yalcin ile ilgili dusuncelerimizi soyledik. kanimca sizde dana altinda buzagi ariyorsunuz. birincisi uc hilalin anlamini bilmeden yorum yapiyorsunuz ki buda birilerinin ayranini kabartabilir dikkat edin. ikincisi bozkurt yerinde duruyor bi yere gittigi falan yok. partinin amblemi uc hilal ulku ocaklarinin amblemi bozkurt. bence siz paranoyak olmussunuz. burada ortaya attiginiz butun iddialari kiniyorum ve asilsiz astarsiz oldugunu soyluyor hicbirinede inanmiyorum. bence sizin derdiniz kendi suni liderinizi ortaya surmek. bunun icinde kabul gormus eski liderleri karalayip insanlarin hafizasinda nefret edilen kisiler olarak sergilemek istiyorsunuz. acaba sizin lideriniz yada liderlige hazirlanan sahsiyet ne kadar durust temiz. ayrica sayin akkartal kisi cezaevinde iken gazeteden radyodan ne kadar dogru haber alabilir ki. birde bu ulkede basinin yayin organlarinin kimler tarafindan yonetildigi ortada. eger sizin yaptiginiz gibi basinin yazdigina inanirsan yasar nuri ozturk hakkindada cok farkli dusunuruz. cunku adam ak diyor basin kara dedi yaziyor. misaller uzar gider. benim kanim tehlikeli noktalara temas ediyorsunuz. benden uyarmasi...

--- 03/09/08 Çar tarihinde Asli Turkden <aslit...@yahoo.com> şöyle yazıyor:
Kimden: Asli Turkden <aslit...@yahoo.com>
Konu: ..::CTO::.. Re: Alpaslan Türkeş'i de Amerika Göndermişti
Kime: cihan-tu...@googlegroups.com
Tarihi: 3 Eylül 2008 Çarşamba, 5:41


Yahoo! kullaniyor musunuz?
Istenmeyen postadan biktiniz mi? Istenmeyen postadan en iyi korunma Yahoo! Posta'da
http://tr.mail.yahoo.com

İsmail Yalçın

unread,
Sep 3, 2008, 2:20:46 AM9/3/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
eline gönlüne sağlık

Asli Turkden

unread,
Sep 3, 2008, 2:49:42 AM9/3/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
Soner Yalcin ve benzeri kisilerin yazdiklarinin tek satirini , tek kelimesini dahi okumus  bir insan degilim, birincisi bu !
Siz benim neyi ne kadar bilip bilmedigimi Soner Yalcina veya benzerlerine gore kiyas etme ihtiyacini neden duydunuz ! ? Aslinda  bunu da yorumlayacak olanlarin takdirine birakmak lazim diye dusunuyorum. Birileri BIZI  Marks- Mao peyk'i  Perincek ve taraftarlari ile  ozdeslestirmeye kalkar iken birileri de demokrasisever ( bunun  ne demek oldugunu ve Buyuk Turk Milletine kimler tarafindan, hangi yontemler kullanilarak siringa edildigini ve Buyuk Turk Milleti'ne nelere maloldugunu bilmeyen kaldi mi ! ? )  Soner Yalcinlar ile  ozdeslestirmeye kalkiyor ! Acik soyleyeyim ben bu yakistirmalara daha dogrusu karalama cabalarina hic sasirmiyorum  !
2002 yilindan beri yazdiklarimdan dolayi bana " Kafatasci, paranoyak, irk'ci " yaftalarini yakistiranlar nedense sentezciler icinden fazlaca cikmistir !
Basin agizi ile konusan vaya internet ortaminda kendilerini yazar olarak gosteren kisilerden biri olsaydim, ben onlarin yazilari uzerinde ufak tefek degisiklikler yapip sanki bana ait fikirlermis,yazilarmis gibi altlarina imzami atardim olur biterdi ! Oysa durum tam tersinedir. Bilenler biliyor nasil olsa, bilmeyenlere gelince, nasil olsa bir gun bilenlerden ogrenirler !
Lider suni olamaz eger suni ise veya oyle cikarsa o zaman ona da soyleyecek sozumuz olur elbette. BIZ koyun surusu muyuz ki, gudulmeye, aldatilmaya goz yumalim ! ?
BIZ kimseden korkmayiz !  Bugune kadar BIZE acik veya gizli tehdit savuranlar olmustur,olmakta ve  bundan sonra da olacaktir !
BIZ buradayiz ve Buyuk Turk Milleti'ni maskeler ardinda aldatan, hala aldatmayi  dusunen herkes ile sonuna kadar surecek savasimiz !

--- On Tue, 9/2/08, Turkmen Turkoglu <turkmen...@yahoo.com.tr> wrote:

Muhsin Karas

unread,
Sep 3, 2008, 3:20:00 AM9/3/08
to cihan-tu...@googlegroups.com

Rahmetli Alpaslan Turkes'in "Basbug" diye anildigini ellili yaslardaki herkes bilir. Evet Cumhuriyetin ilk yillarinda Mustafa kemal Ataturk basilmis yayin ve ders kitaplarinda "Basbug" olarak anilmaktadir. Ataturkle Alpaslan Turkesi ayni kefeye koyarak bu unvani kullanmak ne derece dogrudur?Ben ve benim gibi bircok insan Ataturkcu olmus, Ataturk milliyetciligini benimsemis ve izlemis ancak hicbir zaman MHP cizgisinde olmamistir. Insanlara icinde bircok tarihi ve kulturel unvanlari yakistirirken, o insanlarin yasamlarinin basindan sonuna kadar surdurdukleri siyasi ve toplumsal cizgiye bakmak gerekir. Rahmetli Turkesi yakindan ve dogru olarak bilenlerin ben su iki soruya durustce yanit vermelerini bekliyorum:

 

1. MHP'nin genclik orgutu olan Ulkuculer yetmisli yillarda sol ideolojideki yuzlerce genci ya da insani oldurmustur. Ancak ben bugune kadar hicbir kaynakta Turkesin bu katliamlari durdurmak, engel olmak ve kinamak konusunda bir tavri oldugunu gormedim. (Not: Sol ideolojide olanlar da ulkuculere karsi katliamlarda bulunmuslardir)

 

2. Alpaslan Turkes oldugunde Bati bankalarinda dudak ucuklatici doviz cinsinden paralari oldugu ortaya cikti ve hatta bu yuzden fakli anneden olan cocuklari bu paralari paylasmada milliyetcilikle pek ortusmeyen kavgalara giristiler. Bunlar hakkinda yazilip soylendi ama fazla da irdelenmedi.

 

  Simdi bu durumlar goz onunde bulunduruldugunda Buyuk onder Ataturkle rahmetli Alpaslan Turkes nasil esdeger gorulur ve Turkes nasil basbugluk unvanina layik gorulur ben cok anlamis degilim. MKaras



----- Original Message ----
From: Cem ERCIN <ceme...@yahoo.com>
To: cihan-tu...@googlegroups.com
Sent: Wednesday, September 3, 2008 7:18:05 AM
Subject: ..::CTO::.. Re: Alpaslan Türkeş'i de Amerika Göndermişti

Bu sol yanimizda kac tur solculuk vardi hatirlayan var mi 92 mi neydi galiba.

Akkartal

unread,
Sep 3, 2008, 3:22:52 AM9/3/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
 
Basın ve yayından her zaman doğruluğu kesin
bilgi almak elbette ki mümkün değildir. Fakat bu biraz da alınan bilginin mahiyetine bağlı olup, ona göre değişir. Farkındaysanız ben, merhum Türkeş'in
Ermenistan'lı yetkililerle konuştuğunu ve bunun 12 sene milletten gizlendiğini falan konu etmedim. Neyi konu ettim malum; merhumun kendi dudakları, dili ile
kendi ağzından okudu Nazım şiiri veya şiirlerini...
Hapsanede olmak bunun yanlış duyulmasına sebep olmasa gerek. Öte yandan, hiç kuşkunuz olmasın,
biz bir kişinin suni mi, yoksa asli mi olup olmadığını anlayacak akli, zihni melekelere sahip olarak, kimin hakiki Lider olduğunu da biliriz.
Türk dünyasının iki Başbuğu vardır, şeklinde iddia edilip, ilki Atatürk, sonuncusu Alp Arslan Türkeş, denilmiştir.
Bence  bu sehven yazılmıştır. Çünkü Türk milletinin geçmişte  pek çok değerli Başbuğları olmuştur ve
bu zikredilenler sadece son yetmiş sene içinde arz-ı endam edenler olup, bunlardan merhum Türkeş,
aynı zamanda  Devlet Başkanlığı da olmadığı için,
bu sıfat, ülkücü gençliğin kendisine layık gördüğü,  resmiyeti olmayan bir san olup,  gerçek ve son  Başbuğ Atatürk dür.


03 Eylül 2008 Çarşamba 09:49 tarihinde Asli Turkden <aslit...@yahoo.com> yazdı:

Akkartal

unread,
Sep 3, 2008, 3:34:00 AM9/3/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
Sayın Karakaş,
Şahsen 15 yaşıma geldiğimde, tam bir ülkücü militan idim ve kendi yaşadığım yörede herkes bilirdi bunu.
Şükür ki asla adam öldürmedim ülkemde, sadece kavga, o da meşru müdafaa durumlarında olmuştur.
Ondokuz yaşıma kadar Türkiyede idim ve ülkücü camia ile ilişkilerim ötekilerden ziyade idi. Dolayısı ile
sizi temin ederim ki, asla Türkeş'in adam öldürülmesine ilişkin bir tembih veya direktifini duyup, işitmiş değilimdir. Aksine, teskin edici mesajlarını duymuşumdur.
Hesabında yüklü para mevzuu ve bunun evlatları arasında ihtilafa yol açtığı meselesinde net bilgim yoktur. Lakin, bunu şöyle izah etmek mümkün olsa gerek. Türkeş gibi Lider konumunda bir insan, aynı zamanda o teşkilatın mutemet ve kasası demektir.
Fakat, değil mi ki rahmetli de nihayet fani bir insan ve ölecek olduğu halde bir gün muhakkak, bunun  zamanından habersiz idi, onun için de  ölmeden önce bu amaneti başkasına devretmesi mümkün olamamış olsa gerek...
Selamlar...

03 Eylül 2008 Çarşamba 10:20 tarihinde Muhsin Karas <muhsi...@yahoo.com> yazdı:

Muhsin Karas

unread,
Sep 3, 2008, 3:41:25 AM9/3/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
Sn.Akkartal,
 
Yalin ve durust cevabiniza tesekkur ederim. Ben de zaten tum ulkuculer insan oldurmustur demedim ve boyle bir kastim olamaz. Ancak biraz varsayim ve ihtimale dayanan yanitinizin tatmin edici olmaktan uzak oldugunu soylemek isterim. Hicbir orgutlenmede onder kisi o orgutun kasasi olmamalidir.Yoksa daima saibeli olur. Selam ve sevgiler. MKaras

Akkartal

unread,
Sep 3, 2008, 4:01:49 AM9/3/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
Sayın Karakaş,
Doğrusu, teşkilatçılık işlerinden pek anlamam.
Lakin, Liderden daha mutemet (güvenilen) kimse olmayacağına göre, buna  ilişkin düşüncemin pratikte geçmeyeceğini, zira suiistimallere yol açılmak ihtimali dolayısı ile daima şaibeli olunacağını savunuyor,
dolayısı ile bu yaklaşımı ret ediyorsunuz.
Yanılmıyorsam?
Selamlar...
 .






03 Eylül 2008 Çarşamba 10:41 tarihinde Muhsin Karas <muhsi...@yahoo.com> yazdı:

Bülent Esinoğlu

unread,
Sep 3, 2008, 4:47:10 AM9/3/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
Tuncay bey,
Keşke şu Türkeş Petrosyan görüşmesine bir cevap verseydiniz.
Küfürlerden bilgi çıkmaz.Küfrederek sadece kendinizi rahatlatırsınız.
Ama bu rahatlama gerçekle yeniden karşılaşınca daha büyük kızgınlığa neden olur.
Bu da zihni kapasitenizi iyi kullanmanızı engeller.
Bir de öteki türlü düşünmeye çalışın.
Sağlıcakla...
Bülent Esinoğlu

03 Eylül 2008 Çarşamba 00:35 tarihinde tuncay demirbaş <tuncayde...@gmail.com> yazdı:

Bülent Esinoğlu

unread,
Sep 3, 2008, 5:06:04 AM9/3/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
Türkmen Bey,
Bana paranoyok teşhisi koymuşsunuz.
Başkaca hakaretleriniz de var.
Olsun ikimizde bu memleketin insanlarıyız.
Bir gün bizi de anlayacağınız gün gelir. Bizler sabırlıyız.
Ancak beklerdim ki Türkeş Petroyan gizli görüşmesi ile ilgili bizleri bigilendirirdiniz.
Bunu yapmak yerine hakareti tercih etmişsiniz.
Amerikanın pislikleri ortaya çıktıkca herkes bizi daha iyi anlayacak.
Sağlıcakla..
Bülent Esinoğlu 

03 Eylül 2008 Çarşamba 08:56 tarihinde Turkmen Turkoglu <turkmen...@yahoo.com.tr> yazdı:

Turkmen Turkoglu

unread,
Sep 3, 2008, 6:44:32 AM9/3/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
sevgili kardesim delil isterim ben delil. belge tarih dokuman vs. vs. ayni karede cekilmis resim. siz gonderin bunlari ki ben sizin yazdiklariniza itimat edeyim. yoksa deniz gezmis dogu pericek veli kucuk beyaz hoca yasar nuri ozturk vs vs vs hepsi hakkinda biseyler soyleniyor yaziliyor ciziliyor. oyleyse onlarada inanalim. ben simdi nerden bileyim sizin mossad ajani olmadiginizi. bu aralar gruplarda frink atiyor bu gibiler zaten...

--- 03/09/08 Çar tarihinde Bülent Esinoğlu <bulente...@gmail.com> şöyle yazıyor:
Kimden: Bülent Esinoğlu <bulente...@gmail.com>
Konu: ..::CTO::.. Re: Yan: ..::CTO::.. Re: Alpaslan Türkeş'i de Amerika Göndermişti
Kime: cihan-tu...@googlegroups.com
Tarihi: 3 Eylül 2008 Çarşamba, 9:06

Turkmen Turkoglu

unread,
Sep 3, 2008, 6:58:09 AM9/3/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
ne kadar dogru konusuyorsunuz. durun bende bi kac dogru soz edeyim. deniz gezmis kurtlere ozgurluk demismidir? dogu perincek apo ile gorusmeye gidip sarilip kucaklasmismidir? nazim hikmet ran vatan hainimidir? siz once bu sorularin yanitini verin ve kurtlere ozgurluk demisse neden demistir apo ile gorusmusse neden gorusmustur vatan haini ise neden vatan hainidir. bunlari bi aciklayin sonra ben soru sormaya devam ederim...


--- 03/09/08 Çar tarihinde Bülent Esinoğlu <bulente...@gmail.com> şöyle yazıyor:
Kimden: Bülent Esinoğlu <bulente...@gmail.com>
Konu: ..::CTO::.. Re: Alpaslan Türkeş'i de Amerika Göndermişti
Kime: cihan-tu...@googlegroups.com
Tarihi: 3 Eylül 2008 Çarşamba, 8:47

Bülent Esinoğlu

unread,
Sep 3, 2008, 8:30:15 AM9/3/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
Sn. Türkmen,
Bu kez biraz daha insaflı sorular sormuşsunuz.
Nazım'ı bir tarafa bıarakıyorum. Çünkü emperyalizm bile ona sarılarak kendisinin demokrat olduğunu anlatmaya çalışıyor.
İkinci sonuzu cevaplamaya çalışayım.
Doğu Perinçek Apo buluşması ve resimler.
1) Bu resimler CIA tarafından İşçi Partisi ne zaman memleket yararına bir çıkış yapar, bunu karartmak için dolaşıma sokulur. Ve vatanseverlerin kafası bulanıklaştırılır.
2) Neden Merasim ile karşılamış sorusu gelir. Apo kendisine gelen veya kendisinin davet ettiği tüm gazetecilere böyle merasim yaparmış. Gelenlere gövde gösterisi için.Yani bu husus misafirin tayin edeceği bir durum değildir.
3)Perinçek Apo ile ne görüştüğü hiç sorulmaz. Sadece buluşma ve resimler sorulur. Görüşmenin özü şudur. Arkana Amerika ve Bürükseli alarak Türk devleti ile savaşma, özgürlük ve eşitlik için mücadele yapacaksan bende yaparım denmiştir. Ancak daha sonraları APO emperyalizme teslim olduğu için ilikiler bitmiştir.PKK devletle savaşmaya başladığında ilk şehitleri İşçi Patisi vermiştir. Yedi il yöneticisini PKK öldürmüştür.
4) TÜRK ve Kürt çatışmasını isteyenler emperyalistlerdir.Kürt halkını kazanmadan teröre karşı savaş kazanılamaz. Bu görüşmedeki temel amaç Kürt Türk çatışmasının önüne geçmek için çareler arama uğraşıdır. Bu başarılamamıştır. Kürt milliyetçileri Türk ırkçıları bu yarışmadan yararlanmaya çalışmaktadır. Emperyalizm de bunlara yardım etmektedir. Bu tarafa gelir Türk ırkçılarını kışkırtır. Öte tarafa gider silah ve mayın verir.Bizlerde burada BİR ARADA yaşamanın koşullarını aryaçak yerde ABD'nin kışkırtma politikalrının peşinde koştururlar. Bu yüzden ırkçı politikalr yanlıştır. Milliyetçi politikalar değil. Milliyetçi plitikalar ile ırkçı politikalrı bir birine karıştırmamak gerekir.
Şimdilik bu kadar.
Sağlıcakla..
Bülent Esinoğlu

03 Eylül 2008 Çarşamba 13:58 tarihinde Turkmen Turkoglu <turkmen...@yahoo.com.tr> yazdı:

Turkmen Turkoglu

unread,
Sep 3, 2008, 9:42:56 AM9/3/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
ozelime yazan serefsizlerle ugrasirken birde sizle ugarasacak halim yok su an. insanoglunun ne kadar sahtekar ve duzanbaz oldugunu bir kez daha idrak ediyorum. bu duzen bu devran tersine donecek. sira sizede gelecek akepeliler ve yaltakcilari...


--- 03/09/08 Çar tarihinde Asli Turkden <aslit...@yahoo.com> şöyle yazıyor:
Kimden: Asli Turkden <aslit...@yahoo.com>
Konu: ..::CTO::.. Re: Yan: ..::CTO::.. Re: Alpaslan Türkeş'i de Amerika Göndermişti
Kime: cihan-tu...@googlegroups.com
Tarihi: 3 Eylül 2008 Çarşamba, 6:49

Akkartal

unread,
Sep 3, 2008, 10:47:53 AM9/3/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
3)Perinçek Apo ile ne görüştüğü hiç sorulmaz.
Sadece buluşma ve resimler sorulur.
Görüşmenin özü şudur. Arkana Amerika ve Bürükseli alarak Türk devleti ile savaşma, özgürlük ve eşitlik için mücadele yapacaksan bende yaparım denmiştir.
Ancak daha sonraları APO emperyalizme teslim olduğu için ilikiler bitmiştir.
PKK devletle savaşmaya başladığında, ilk şehitleri İşçi Patisi vermiştir. Yedi il yöneticisini PKK öldürmüştür.

4) TÜRK ve Kürt çatışmasını isteyenler emperyalistlerdir.
Kürt halkını kazanmadan teröre karşı savaş kazanılamaz.

Bu görüşmede ki temel amaç Kürt Türk çatışmasının önüne geçmek için çareler arama uğraşıdır.

Bu başarılamamıştır.
 Kürt milliyetçileri, Türk ırkçıları bu yarışmadan yararlanmaya çalışmaktadır.
Emperyalizm de bunlara yardım etmektedir.
Bu tarafa gelir, Türk ırkçılarını kışkırtır. Öte tarafa gider ,
silah ve mayın verir.
Bizlerde burada BİR ARADA yaşamanın koşullarını aryacak yerde,
 ABD'nin kışkırtma politikalarının peşinde koştururlar.
 Bu yüzden, ırkçı politikalar yanlıştır.
Milliyetçi politikalar değil.

Milliyetçi plitikalar ile ırkçı politikaları bir birine karıştırmamak gerekir.


Sayın Esinoğlu,
Bu yazınızda formule ederek verdiğiniz bilgiler asıl meseleye (Türk-Kürt) dair olup, bence cidden ve çok kayda değerdirler.
Her bir satırınıza dair bir kaç sayfa yazmak mümkün ola bilse de,  bendeniz, yukarda ki tümcelerinizi, gerekli olduğu için özellikle ve  izninizle, aşağıda ki boş alana alıp, öz düşüncelerimi satır aralarında zikretlemekle  iktifa edeceğim.
Bu vesile ile Selam ve Saygılarımı sunarım...



3)Perinçek Apo ile ne görüştüğü hiç sorulmaz. Sadece buluşma ve resimler sorulur.Görüşmenin özü şudur.

Bunlar bizim için her şeyden önemlidir ve dalayısı ile, elbette ki soruyor, bilmek istiyoruz.

Arkana Amerika ve Bürükseli alarak Türk devleti ile savaşma.
Zaten savaşamayacağı bilindiği  halde,  yapılan bu tavsiye,  karşı tarafı  tahrik etmekten  başka bir  işe yaramasa gerekti.
Doğu Perinçek 'in bunu o zaman dahi biliyor olması gerekmez mi idi?Biliyor idiyse, neden bunu yaptı?

Özgürlük ve eşitlik için mücadele yapacaksan, bende yaparım
Kimin özgürlüğü için? Bu millet, Kürt ve Türk olarak bunun için emperyalizme karşı, Mustafa Kemal'in önderliğinde savaşıp,  ve bunu da başarmamış mı idi ki, bu yeniden söz konusu ediliyordu?
Bu eğer Kürtlerin özgürlüğü için olacak idiyse, D.Perinçek'in bu uğurda savaşacağını temin ettiği kimdi; Türk Devleti(ordusu ve sair güvenlik güçleri) değil idi ise?
 denmiştir.
Ancak daha sonraları APO, emperyalizme teslim olduğu için, ilikiler bitmiştir.
Daha sonra, sizin, "Apo teslim olduğu için" şeklinde ki  ifadenizin aksine, olan şey şu değil mi idi?
Apo ilgilile odaklarla zaten gerekli anlaşmaları yapıp, Türk devleti ve güvenlik organlarına karşı savaşmak üzere Lübnan, Bakaa vadisinde üslenmiş menfur eylemlerini gerçekleştirir iken, bir taraftan da müntahir eleman yetiştirmeğe çalışıyordu?

PKK devletle savaşmaya başladığında ilk şehitleri İşçi Patisi vermiştir. Yedi il yöneticisini PKK öldürmüştür.
Bu sonucun,  Apo'nun özel stratejileri gereği doğal olacağını, D.Perinçek'in nasıl olup da bilmeyeceğine şaşmalı değil midir; Doğu Perinçek'in alternatif Lider olduğunu açıkladığı  bir an ve ortamda...?

4) TÜRK ve Kürt çatışmasını isteyenler emperyalistlerdir.
 Yaşanmış gerçekler, onca defa çıkarılmış olan Kürt isyanları  bunun tam aksini göster miyor mu?

Kürt halkını kazanmadan teröre karşı savaş kazanılamaz.
Terörün kaynağı eğer Kürt'ün dimağında ki bağımsız devlet olmak niyeti değil de, salt orta doğuyu ele geçirmek isteyen Batı emperyalizminin kışkırtmakları olsa idi, bütün bunların malzemesi (teröristler) müslüman Kürtlerin içinden, müslüman Türkler'e karşı,  hakikaten çıka bilir mi di?

Bu görüşmede ki temel amaç, Kürt Türk çatışmasının önüne geçmek için çareler arama uğraşıdır.
Bu mesele değil salt, her hangi bir meselede iş görmek, çözümleyici görev olmak için bu işin gerçek uzmanı olmak gerekir iken, D.Perinçek hangi tahsil ve talimi almıştır ki, bu denli zor bir işi hallede bileceğine inanmış ve buna dair ciddi, sonu çok pahalı olabilecek işlere girişmiştir?

Bu başarılamamıştır.
 Sonucun böyle olacağı  daha baştan belli değil mi idi ki?

Kürt milliyetçileri,  Türk ırkçıları bu yarışmadan yararlanmaya çalışmaktadır.
Türk ırkçıları dediğiniz kimlerdir, hangi eylemlerinden dolayı böyle bir zümrenin olduğuna hükmediyorsunuz?
Sonra, nasıl oluyor da Kürtler  Milliyetçi olurken, Türkler ırkçı oluyorlar?

 Emperyalizm de bunlara yardım etmektedir.
Bunlar (Türk ve Kürt Milliyetçileri) o kadar ahmak mıdırlar ki, emperyalizmin asıl maksadını göremeyip, önce kendi kendilerin zayıflatıp, sonra onların kucağına düşeceklerini göremez, hesap edemezler?

 Bu tarafa gelir Türk ırkçılarını kışkırtır.
Öte tarafa gider silah ve mayın verir.
Bu gayet basit ve daim uygulanan bir takdik olup, bilmeyen yoktur her halde yer yüzünde, ama, değil mi ki Kürt milliyetçileri ve Türk Irkçıları ahmaktırlar, onlar bunu görmez, fark etmezler...?

Bizler de burada, BİR ARADA yaşamanın koşullarını arayacak yerde, ABD'nin kışkırtma politikalrının peşinde koştururuz.

Sizi bilmem de, bizim aradığımız şey gayet basittir; bu devletin adı, sanı, yasaları belli olup, herkesi buna uymağa davet, olmaz ise, icbar etmek ile görevliyizdir; Ordumuz ve sair Güvenlik güçlerimizin amacı, görevi de bundan başkası değildir...

 
Bu yüzden ırkçı politikalr yanlıştır.
Irkçı söylemler olmuştur vardır, çünkü bu iş etki-tepki meselesidir. Aksi halde Türklerin ırkçı olduğunun görüldüğü bir devir ve bir olay söz konusu olmayıp, gösterilemez de...
 Milliyetçi politikalar değil.
Milliyetçilik'in işine gelmeyenlerce Irkçılık olarak algılandığını bilmeyen mi var bu ülkede?




Bülent Esinoğlu

unread,
Sep 3, 2008, 11:30:07 AM9/3/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
Sn. Akkartal,
İrdelemenizde çok haklı akıl yürütmeler var.
Tabi o günün (1988) olaylarını bu günün mantığı ve psikolojik şartları ile değerlendirdiğimiz için bu sonuçlar çıkıyor.
Partinin kürt sorununun çözümü ile ilgili kitapları var.Kaynak yayınlarından.
Özet olarak; feodalizmin tasviyesi yani milli demekratik devrim. Emperyalizm ile iç içe olan ağalık düzeninin toprak reformu ile tasviyesi, toprak sahibi olan köylünün Türk devletine bağlanması yani kazanılması gerekmektedir. Genede yeterli olmayan yerlerde silahlı mücadelenin devam ettirilmesidir.
Bu gün ABD ile iç içe geçmiş hiç bir parti köylüye toprak dağıtımından yana değildir.
Güney Doğuda 60 ila 100000 dönüm torağı olan ağalar vardır. Hepside yurt dışında yaşarlar. Topraksız kalan köylü de çareyi PKK da sanar.
Bu ağaların adedi 20 ila 30 u geçmez. Ama mecliste etkilidirler. Sadece kendi topraklarını işlemezler, hazineye ait toprakları da sözde kiralama adına işletirler.
Biz doğuda bir örnek köy yarattık. Ağa ile hukuki mücadele ile hazine topraklarının bir kısmını köylüye kiralattık. Bu mücadele kolay olmadı. Ağa iki üyemizi öldürttü.
Devlet erkanıda bu hukuki mücadelede ağadan yana tavır alıyor. Anayasadaki açık hükümlere rağmen ağadan yana olduğu görülüyor.
Bismil'n Aslanoğlu köyünde yürütülen bu örnek çalışma halkımızın önünde duruyor. Kürt köyü olmasına karşın şimdi bütün evlerin üzerinde Türk Bayrağı var. Atatürk posterleri de caba. Bu örnekleri çoğaltabilirsek halkı kazanabiliriz. Aslında bu bizim yaptığımız çalışmayı iktidarların yapaması gerekir.Tek sorun ülkenin başında milli bir hükümet olmamasıdır.
 
Siz hiç Avrupa veya ABD'den reform adı altında toprak reformu ismini duydunuz mu?
Sağlıcakla...
Bülent Esinoğlu

03 Eylül 2008 Çarşamba 17:47 tarihinde Akkartal <akkar...@gmail.com> yazdı:

Turkmen Turkoglu

unread,
Sep 3, 2008, 12:32:14 PM9/3/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
o paralar basbug a ait degildi. sadece onun adina yatiyordu. o paralar derneklere aitti. ve bazi yerlerde kullaniliyordu. fazla kurcalamanin bi anlami yok. nerelerde nasil kullanildigini bilen bilir. paranin turkese degil derneklere ait oldugunuda bilen bilir. ancak turkes olunce o paranin farkina varan bazilari o parayi kendi zimmetine gecirmek istemistir. lakin o parayi yedirmezler adama:)

--- 03/09/08 Çar tarihinde Akkartal <akkar...@gmail.com> şöyle yazıyor:
Kimden: Akkartal <akkar...@gmail.com>
Konu: ..::CTO::.. Re: Alpaslan Türkeş'i de Amerika Göndermişti
Kime: cihan-tu...@googlegroups.com
Tarihi: 3 Eylül 2008 Çarşamba, 7:34

Turkmen Turkoglu

unread,
Sep 3, 2008, 1:39:20 PM9/3/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
degerli arkadasim, turk milliyetcisi olmak mhp li olmak degildir. ataturk ile turkes i asla ayni kefeye koyma derdinde degiliz. lakin burda fikirleri degilde kisileri tartisacak olursak herkesin gocunacak bir yarasi mutlaka cikar. bununda sonu birbirimizi kirmaya kadar gider. turk milliyetciligi kimsenin tekelinde degildir. bu fikir turkes tende once vardi ataturk tende once vardi. turk yer yuzunde var oldugu gunden beridir vardi. yani hicbir fikir hicbir sahsin tekelinde degildir. ben derim ki fikirleri tartisalim. simdi siz turkes boyle derseniz biride cikar dogal olarak bilmem kimde boyle der. ve isin icinden cikamaz oluruz. ben turkesi yakindan taniyan biri degilim. lakin kendi kaleminden cikan 70 li yillarda yazdigi kitaplari okumus biriyim. kendisi yazmis oldugu kitapta fikirleri tartismis ve fikirlere kaba kuvvetle degil ancak kendisinden daha guclu baska bir fikirle karsi cikilabilecegini kaba gucun kaba gucu doguracagini yazmistir. ayrica abilerimizden dinledigimiz, turkes 80 oncesi olaylara elinden geldigi olcude engel olmaya calismis fakat teskilat icine sizan provakatorler yuzunden bunda tam anlamiyla basarili olamamistir. hatta kendisi; ihtilal istedigi icin necip fazil kisakurek ile tartismis ve uzun sure dargin gezmistir. ayrica o paralar turkes in sahsina ait degildir. devlet bahceli nin kapattirdigi derneklere aittir. nerede nasil kullanildiginida o derneklerde gorev alanlar bilir. o para ait oldugu yere tekrar gittimi yada kimlerin cebine indi fikir yada bilgi sahibi degilim. ayrica turkes ismi gecen ermeni ile gorusmustur. bu gorusme gizli bir sekilde fransa da olmustur. lakin ne konusuldugunu ve nerede gorusuldugunu degilde farkli tezleri kovalamanin altinda ben art niyet ariyorum. bence o gorusmenin icerigini iyi inceleyin. turkes ermenistana neyi dayatmistir ve bu ermeni ile neyi konusmustur bunlari bi arastirin derim. artica elcibey olayina gelince, turkes elcibeyi bir ihtilalle yikilmadan once uyarmistir. fakat elcibey bu uyariyi dikkate almamistir. arti ulkucu cevreler azerbaycanda ihtilal yapip aliyev yonetimini indirecegi sirada mit in bunu haber alarak demirel in onayiyla engel oldugunu bilmem bilir misiniz? arti turkesin suriye ye apo yu oldurmek icin tim gonderdigini fakat cillerin bosbogazligi yuzunden oldurulemedigini de bilir misiniz? arti turkese mossad in basarisiz iki suikast girisimi oldugunuda biliyor musunuz? birde diyorsunuz ki ulkuculer yuzlerce solcuyu katletti. sizin katlettigin 7 bin fidana ne olacak. hepsinin nasil vahsice katledildigi ansiklopedilerde mevcut. acin okuyun belki vicdaniniz sizlar. birde ilk saldiran ilk katliami yapan solcular olmustur. bunuda unutmayin. ayrica ergenekon sorusturmasini falan biz yapiyoruz diye havalara giren akepeliler, bu davanin temelleri sizden cok daha oncesine dayanir. fakat davanin su yuzune cikip islerlige dokulmesi sizin doneminize dek gelmistir. baskalarinin gucunu kendi gucunuzmus gibi zannedip saga sola saldirmayi kesin. size hodri meydan iste, yiyorsa gidin yaziciogluna yada bahceliye dokununda goreyim. goreyim sizi dunya kac bucak. elin golgesini kendi golgesi sananlara sadece gulerler. saygi ve sevgi ile. saglicakla kaliniz.

--- 03/09/08 Çar tarihinde Muhsin Karas <muhsi...@yahoo.com> şöyle yazıyor:
Kimden: Muhsin Karas <muhsi...@yahoo.com>

Konu: ..::CTO::.. Re: Alpaslan Türkeş'i de Amerika Göndermişti
Kime: cihan-tu...@googlegroups.com
Tarihi: 3 Eylül 2008 Çarşamba, 7:20

DOGAN TUFAN

unread,
Sep 3, 2008, 1:12:18 PM9/3/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
Avrupa'yi ve Türkiye'yi okumak için
Lütfen  Bir Yazar Seçiniz


Abidin GÜNEYLİ

Ahmet EVSEN

Ahmet SARGIN

Ahmet Teyfik OZAN

Ali KILICARSLAN

Ayşe KOCATÜRK

Bedrettin KELEŞTİMUR

Doğan TUFAN

Erdoğan KESKİN

Halil GÜLEL

Hasan KAYIHAN

Hasan Mesut HAZAR

Hidayet KAYAALP

Makbule ÖTÜKEN

Mehmet ALTAN

Muhsin CEYLAN

Mustafa ÖZCAN

Nevval SEVİNDİ

Nuran YELKENCİ

Orhan ARAS

Ozan Yusuf POLATOĞLU

Rafet KARANLIK

Sadun KÖPRÜLÜ

Salih Mehmet ERSOY

Saygı ÖZTÜRK

Sedat AÇIKBAŞ

Seyfi ALP

Şemsettin KUZECİ

Üzeyir LOKMAN ÇAYCI

Yakup TUFAN

Yakup YURT

Yılmaz KUZUCU

Zeki ÖNSÖZ

 

__________________________________________________
Do You Yahoo!?
Sie sind Spam leid? Yahoo! Mail verfügt über einen herausragenden Schutz gegen Massenmails.
http://mail.yahoo.com

Eyup YALCIN

unread,
Sep 3, 2008, 6:53:42 AM9/3/08
to cihan-tu...@googlegroups.com

Milliyetçi arkadaşlarımın uyanması gerektiğine inanıyorum. Aşağıdaki bilgilere ne yorum yapacaklar.

 

Saygılarımla,

E.YALÇIN

 

 

 

MHP’nin GÜL  Desteği Bir Rastlantı Değildir …  Sayın Devlet Bahçeli  MHP tabanındaki vatansever insanlara karşı tavır almakla meşgul  . Bunun bir tarihçesi var ,

 

DSP-MHP-ANAP  hükümeti bir CİA operasyonuyla  yıkılmıştı .

 

Bir gecede üç banka tarafından milyarlarca dolar Türkiye’den çekildi .. ve  ülke krize itildi ..

 

O günlerde  R.T.Erdoğan  ve Gül ABD ile  görüşüyordu ve AKP  ABD-AB desteği ile iktidara hazırlanıyordu ..

 

Diğer yandan ABD Irak işgaline hazırlanıyordu …

 

Rahmetli Saddam Hüseyin  Ecevit hükümetine İMF’ye borcunuzdan fazlasını  bedava petrol olarak size vereyim demişti ..

 

Saddam  bunun karşılığı  ABD işgal ordusunun Türk   toprak ve hava sahasının ABD’ye açılmamasını istiyordu …

 

ABD-CİA  operasyonu olarak   ülkemizde siyasi iktidar yıkımı yapılıyor AKP iktidarı tezgahlanıyordu …

 

Tam bu sırada bir  parti genel başkanı  ‘’ ERKEN SEÇİM İSTİYORUZ ‘’ demişti  ,  kimdi bu ses DEVLET BAHÇELİ  .

 

Ecevit uyarmıştı  ‘’erken seçim bir intihar olur ‘’  Bahçeli yolundan dönmedi , AKP’nin  iktidara gelmesi sağlandı Sayın Bahçeli sayesinde .

 

Ve intihar gerçekleşti  MHP-DSP  seçim hüsranı yaşadı .

 

DSP-MHP-ANAP hükümeti döneminde krizle birlikte  TÜRK TELEKOM’un  özelleştirilmesi gündeme getirildi .

 

Stratejik önemi  olan milli bir kuruluşun  satışına  MHP içinden vatansever bir ses yükseldi , ENİS ÖKSÜZ  ‘Türk Telekom satılamaz  , bu derece önemli bir stratejik kurum yabancılara verilemez ‘  diyordu . Sayın DEVLET BAHÇELİ  Enis Öksüz’ü  önce bakanlıktan aldı sonra  MHP’den attı .

 

Bir süre sonra Ülkü Ocaklar Genel  Başkanı  Ali Şan  olayı patlak verecekti .

 

Ülkü Ocakları genel merkezi  ‘KAHROLSUN ABD EMPERYALİZMİ ‘ afişleri çıkardı .

 

Sayın Bahçeli gecikmedi  ve ÜLKÜ OCAKLARI GENEL BAŞKANI ALİ ŞAN’I DERHAL GÖREVEDEN ALDI .

 

Aynı Bahçeli  MARMARİS, DATÇA,  FETHİYE  Ülkü Ocakları  başkanlarını da görevden aldı, Bu ocaklar ne yapmıştı?

Niye görevden alınmıştı?

 

Bu ocaklar Irak’ta  binlerce Müslüman ve Türkmen soydaşımızı katleden ABD işgal ordusunu  Marmaris’te protesto etmişti .

 

 Ocaklar  ‘KAHROLSUN ABD EMPERYALİZMİ – KATİL ABD ’ vb slogan ve pankartlarla Marmaris’te  protesto yürüyüşü yapmıştı  . 'Büyük suç işlemişlerdi '.

 

Bahçeli derhal görevini yerine getirdi ve  DATÇA, FETHİYE  ve MARMARİS Ülkü Ocakları başkanlarını eylemin ertesi günü  görevden aldı.

 

Bahçeli  ABD’nin TELAFER’DE  TÜRKMEN soydaşlarımızı katlettiği günlerde,  ABD’nin Ankara büyük elçisini MHP genel merkezinde ağırlıyordu.

 

Bu  günlerde  aynı Bahçeli Ankara Polatlı MHP teşkilatını

görevden alıyordu çünkü, Polatlı teşkilatı ABD elçisinin

görüşme önerisini red etmişti, Sömürge valisi edasıyla gezinen bu elçinin Ankara Polatlı'da ne işi varsa, aynı elçinin iki

de bir  Diyarbakır ziyareti biliniyor... .... Bahçeli'nin  bu sömürge valisine bu derece önem vermesi nerden geliyor sizce ?.....

 

MHP genel merkezi ABD ordusunun  TELAFER’de ki TÜRKMEN KATLIAMINDA  BİR TEK KARŞI DEKLARASYON BİLE YAYINLAMIYOR VE SOYDAŞLARIMIZA SAHİP ÇIKMIYORDU .

 

Siz hiç MHP genel merkezinin  ABD’nin Büyük Orta Doğu  projesini eleştirdiğini duydunuz mu  ?

 

Siz  MHP genel merkezinin ABD ve AB 'li emperyalistleri eleştirdiğini gördünüz mü  ?

 

Siz Irak’ta  ABD işgal ordusunun  öldürdüğü binlerce Türkmen soydaşımıza sahip çıktığını ve ABD’nin bu katliamlarını kınadığını duydunuz mu?

 

Siz bu işbirlikçinin ağzından bir gün olsun emperyalistlerin ülkemiz üzerindeki oyun ve tezgahlarından bahsettiğini duydunuz mu ?.....

 

MHP’nin Seçim Bildirgesi ne bakın;

 

ABD ile en iyi stratejik ortaklığı biz yaparız ,

Türkiye’yi  AB ‘ye biz sokarız,

 

Özelleştirmeye (babalar gibi satışa )  devam edeceğiz  diyor.

 

Yani ABD ve AB’nin dayattığı  tüm politikaları en iyi biz yaparız deniyor .

 

 

Sayın Bahçeli meclis  açılmadan , Cumhurbaşkanı  adayının daha resmen bilinmediği bir dönemde AKP’nin 367 sorunun olmadığını MHP olarak meclise olacaklarını açıklıyordu . 

 

 MHP  için  devletin en önemli kurumunun başında  kim olacağı bu kadar önemsizmiydi?  Kim olursa olsun  AKP’nin adayının  seçilmesi anlamına gelecek bir tavır bir politikacıya, bir devlet adamına ‘ BÜYÜK TÜRK MİLLİYETCİSİ ‘ sayın Bahçeliye yakışırmıydı?  

 

Bu güne kadarki  izlediği politikaya baktığımızda yakışır,yakışır  bu ABD ve AB işbirlikçisine.

 

Bahçeli MHP ve DTP ile meclise girecek  bir işbirlikçinin cumhurbaşkanı seçilmesine destek verecek, ne demeli aferin Bahçeliye bu yakışır demek gerekir. Bir işbirlikçi diğer işbirlikçiyi destekler... .

 

MHP’ye yakınlığı   ile bilinen Yeni Çağ gazetesi yazarlarından 

 

"Verdik oyu MHP'ye, gitti AKP'ye!" - Arslan BULUT ‘’  diyordu ,

Yine aynı yazar bir başka yazısında   ,  ‘ ŞEVKET KAZAN ANLATIYOR: ABDULLAH GÜL AMERİKAN ELÇİLİĞİ'NDEN HİÇ ÇIKMAZDI ‘ diyerek  AKP adayının  siyasi kimliğini çok net bir şekilde koydu . 1

 

Aynı gazete manşetten  veriyordu  ''HESAP SORACAKTI KÖSK’E CIKARIYOR
Bahçeli’nin miting meydanlarındaki esip gürlemesi, Meclis’te desteğe dönüştü. AKP MHP sayesinde 367’yi bularak rahatladı.''

 

 Sayın Bahçeli bunları bilmiyor muydu?

 

Sayın Bahçeli  köy kahvesindeki sıradan bir vatandaş olmadığına göre bu yaptıklarını siz nasıl yorumluyorsunuz?

 

Bu yazıya ikiz yasaları imzalama, ikiz yasaların içeriği, meclisin ilk gününde DTP’li vekillerle tokalaşıp gülümseme tavırlarını ekleyerek yazıyı uzatmak istemiyorum.

 

 

 DEVLET BAHÇELİ BİR TÜRK MİLLİYETCİSİ DEĞİLDİR.
 DEVLET BAHÇELİ BİR ABD-AB İŞBİRLİKÇİSİDİR.

 

MHP’nin bu işbirlikçi politikalarını artık MHP içindeki gerçek milliyetçilerde bir gün görecektir.

 

MHP’nin desteği ile cumhurbaşkanı olacak ABDULLAH GÜL KİMDİR?

 

Meydanlarda oy toplayan Bahçeli'ye bakın ne diyor;

 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Dışarıda düşman aramaya gerek yoktur. Çünkü AKP zihniyeti Türk Milleti ve devleti için başlı başına bir tehdittir” dedi. ...VE ekliyor  ''MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Erdoğan bizi siyasi terörle suçluyor. Siyasi tarihimizin en büyük siyasi teröristi ve kundakçısı bizatihi kendisidir" dedi.''

Kim için AKP için ve ''terörist ve kundakçı'' kimin sayesinde cumhurbaşkanı oldu MHP sayesinde.

http://www.ortadogu gazetesi. net/habergoster. asp?id=8480

Ve devam ediyor Bahçeli;

 

"Kıymetlerimizi Dubai şeyhlerine pazarlamıştır, varlıklarımızı Ermeni diasporasına terk etmek istemiştir. En karlı kuruluşlarımızdan olan Petkim'in bir ucu Rumlarda bir ucu Ermenilerde olan sermayeye teslim edilmesi de AKP iktidarının gerçek niyetini bütün çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir. Satın Başbakan satın, elde avuçta ne varsa yabancıya devredin, peşkeş çekin. Ancak unutmayın, yalnızca 11 gününüz kaldı. Ne çalarsanız yalnızca 11 gün çalacaksınız. Sonrasında bir bir hesap vermeye başlayacaksınız. Milliyetçi hareket geliyor, hesap sorma dönemi başlıyor.  '' ne hesap sorma ''bravo sayın başkan''

 

Nutuk atmaya devam ediyor ve atıyor ......

 

  "Sen değil misin Cumhuriyetin değerlerine karşı çıkan, şehide 'kelle', katile 'sayın' diyen, çiftçiye 'al ananı git' diyen, PKK'nın demokratik cumhuriyet zırvası projesini ortaya koyan, Türkiyelilikten bahseden? Sen değil misin, vatanını bölmeye çalışanlarla kol kola giren?  - ( VE SEN DEĞİLMİSİN ONLARI CUMHURBAŞKANI YAPAN)  -  Sen önce azdırdığın bölücülüğün hesabını ver. Sen önce sattığın vatan topraklarının bedelini öde."

 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Milliyetçi hareket geliyor, hesap sorma dönemi başlıyor. 'Hesap sormazsam namerdim' diyorum" dedi.

 

Dedi ve Abdullah gül'ü cumhurbaşkanı yaptı. Hesap sormazsa namertmiş ne hesap , ne hesap .....

 

 

Abdullah Gül'ü cumhurbaşkanı  yapmak için 367 desteğini verdi , bir aferin daha kazandı kimden dersiniz ?  Hesap soracak işbirlikçiye bak, miting meydanlarında hesap soracak meclise gelince destek verecek pes doğrusu. Sözünün eri bir devlet adamı politikacı , nabza göre şerbetçi  , ABD'ye  hizmette.... ...

Bahçeli'nin desteklediği, İşbirlikçi Abdullah Gül kim?

Bu konuda aşağıdaki belgeyi sunmakla yetineceğim.

 

 

24 Mayıs 2003 tarihli Vatan Gazetesindeki bu itirafı şöyledir:
“…şimdi senin oturduğun koltukta (eliyle koltuğa vurdu) ABD Dışişleri Bakanı Powell oturuyordu.

Onunla 2 sayfalık 9 maddelik bir plan üzerinde anlaştık.

 Ama ben her yaptığımı kalkıp açıklayamam ki… Powell Suriye’ye giderken benimle konuştu. Gizli olan bir sürü gelişme var.”

Gizli anlaşmanın içeriği

Abdullah Gül’ün bağıtlayıp itiraf ettiği 2 sayfa 9 maddelik “Gizli Plan”ın ayrıntıları şöyledir:


1. Türk askeri Irak’ın kuzeyinden çekilecek, sınır harekâtlarına son verilecek ve PKK’ya askeri harekât için ABD’den izin alınacak.


2. Türk Silahlı Kuvvetleri, PKK/KADEK’e karşı ABD askeri makamlarına bilgi vermeden ve izin almadan harekât yapamayacak, aksi halde siyasal ve askerî yaptırım uygulanacak.


3. ABD’nin İran ve Ortadoğu harekâtlarına aktif destek ve katılım sağlanacak


4. Türk ordusunun asker sayısında ve silah gücünde indirim yapılacak.


5. Irak’ın kuzeyinde kurulan kukla devlet Türkiye tarafından resmen tanınacak.


6. PKK/KADEK elemanlarına geniş kapsamlı af çıkarılacak ve PKK yasallaştırılacak.


7. Güneydoğu belediyelerine özerklik verilecek ve Türkiye adım adım federasyona götürülecek.


8. Kıbrıs’ta Denktaş devre dışı bırakılacak, Annan Planı küçük değişikliklerle kabul edilecek ve uygulanacak. Ege’de Yunanistan’ın taleplerine esnek tavır alınacak.


9. Ermenistan’a yönelik kısıtlamalar kaldırılacak.


Bu plan aynen uygulanmaktadır.

 

Kendisine Türk Milliyetçisiyim diyen  MHP genel başkanı Devlet Bahçeli’ye soruyorum siz bu planın neresindesiniz?

Neresinde olduğunuz çok açık görünüyor AKP ve Abdullah Gül’e verdiğiniz destekle.


 DEVLET BAHÇELİ BİR TÜRK MİLLİYETCİSİ DEĞİLDİR.
 DEVLET BAHÇELİ BİR ABD-AB İŞBİRLİKÇİSİDİR.

 

 

 

 

 

************ ********* ********* ********* ********* ****

1 Söz konusu yazıları okumak istiyenler şu linklerden okuyabilir .

ŞEVKET KAZAN ANLATIYOR: ABDULLAH GÜL AMERİKAN ELÇİLİĞİ'NDEN HİÇ ÇIKMAZDI

http://www.solbirli k.net/haber_ detay.asp? haber_id= 1716&yid=83

"Verdik oyu MHP'ye, gitti AKP'ye!" - Arslan BULUT

http://www.solbirli k.net/haber_ detay.asp? haber_id= 1716&yid=83

yzıya ekler yorumsuz

ABD, Ülkü Ocakları Genel Başkanı’nı görevinden aldırdı!

Görevden alınan Ülkü Ocakları Genel Başkanı Alişan Satılmış bir süredir “Faşizm ve emperyalizm karşıtı” tavırları ile dikkat çekiyor, Ülkü Ocakları teşkilatları da son dönemde Amerika ve İsrail karşıtı eylemler koyuyorlardı. Bu sert tavrı yüzünden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çeşitli defalar Alişan Satılmış’ı ikaz ettiği de biliniyor. Amerikalılar ile MHP’liler görüştüğü sırada Ülkü Ocakları’nın web sitesinde  , KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat, Irak’lı Kürt Liderler Talabani ve Barzani’nin ABD, İngiltere ve İsrail liderlerine biat eder vaziyetteki fotoğrafları yer alıyordu… Satılmış’ın yerine Devlet Bahçeli Ülkü Ocakları’nda Üniversitelerden sorumlu 27 yaşındaki Harun Öztürk’ün göreve gelir gelmez yaptığı ilk icraat da yukarıda sözü edilen “İslam Emperyalizme Başkaldırıdır” afişini web sitesinden kaldırmak oldu… Alişan Satılmış’ın görevden alınmasına yol açan son damla Amerikalıların şikayetiydi, ama bir başka sebep de bazı Milliyetçiler ile İşçi Partililer arasında oluşturulan “Kızılelma Koalisyonu”na karşı çıkışıydı. Başkan Satılmış bu koalisyonu “Bizim camiye gitmeyen adamla işimiz olmaz” diyerek bozmuştu!

16.3.2005 / NUHGÖNÜLTAŞ/TERCÜ MAN

 

'Ülkücüleri Naziler eğitti'



Abdi İpekçi cinayeti ve Papa suikastının kilit isimlerinden Oral Çelik, 1970'li yıllarda Malatyaédaki ülkücüleri Nazilerin eğittiğini söyledi.


25 yıllık suskunluğun ardından BUGÜN Gazetesi'ne açıklamalarda bulunan Abdi İpekçi cinayeti ve Papa suikastının kilit ismi Oral Çelik, 1970'li yılların sonlarında Malatya'daki ülkücüleri Naziler'in eğittiğini söyledi.

Ankara ve İstanbul'da ticaret yapan ve izlenme rekorları kıran Kurtlar Vadisi dizisini aratmayacak Hedefteki Sır adlı dizinin senaryosunu yazan Oral Çelik, BUGÜN gazetesinde yayınlanan ropörtajda şunları söyledi:

O zaman kolluk kuvvetleri yetersiz ve donanımsızdı. Olaylar Türkiye’nin her şehrinde hızla yayılıyordu. Bir iç savaşın eşiğindeydik.

Biz, bırak kendi ülkemizi kendi yaşadığımız toprakları Çin Seddi'nden Sarajevo'ya kadar bir bağımsız Türk devleti kurma sevdasındayken, üzerinde yaşadığımız topraklarımız tehlike içindeydi.

Türk düşmanları fitili ateşlemiş, sağ-sol, Alevi-Sünni çatışmaları ülkeyi adeta bir iç savaşa sürüklemişti. Buna karşı örgütlenmemiz ve vatanımızı, bayrağımızı müdafaa etmemiz gerekiyordu. Biz bunun bilincindeydik.

GENEL MERKEZ DEN GELİYORLAR

O yıllarda, komünizmle mücadele adı altında Malatya'ya kendilerini Alman Nazileri olarak tanıtan kişilerin geldiğini anlatan Çelik, Beraberlerinde Ankara Ülkü Ocakları Genel Merkezi'nden Eşref adlı bir kişi de vardı. Bunların amacı komünizmi sindirmekti.

Bu şahıslar 3 er kişiden oluşan 10 kişilik timler kurdular, ders verdiler. Eğitim görenler masada duran bayrak, Kur'an, silah üzerine yemin ettiriliyordu. Ne yaptıklarını saati saatine bilmeme rağmen bu timlere katılmadım.

Ben Türk'tüm ve beni bir Türk eğitebilirdi. Bu sebepten dolayı kendi ordumuzu kurduk. Hazar Gölü'nün kenarında eğitim kampımız vardı diye konuştu.

Malatya'da ülkücü gençlere eğitim veren Naziler'in video çekimi yaptığını da açıklayan Oral Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

İçlerinde adamlarım vardı. Ne yaptıklarını saniye saniye öğreniyordum. Derslerde her türlü silâh kullanma, sabotaj, fidye alma, adam kaçırma, suikast öğretiliyordu. İlk bölümdeki dersler bununla kalmıyor, bomba, bıçak, ustura ve değnek kullanma teknikleri de anlatılıyormuş.

Robotlar ve kum torbaları eğitimin bir diğer unsuru. Dersin ikinci bölümünde de otomobil gaspı, solcuların yürüyüş, konuşma ve giyinme tarzı anlatılıyormuş.

Örnek vermek gerekirse; solcuların giydiği kıyafetler giyilecek, tipleri onlara uyacak, favoriler uzatılacak, yeşil uzun parkalar ve botlar giyilecek gibi. İşte o günler böyle günlerdi. Siz kapıyı kapatmazsanız içeri başkası girer.

bugün gazetesinden alınmıştır yazı olduğu gibi aktarılmıştır

------------ --------- --------- --------- --------- --------- ---------

 

Bahçeli ABD ilişkilerinde cevap arayan sorular?

 

Sebahattin ÖNKİBAR

sonkibar@gmail. com

1980 öncesinde ülkücülerin en belirgin sloganlarından biri  “Ne ABD ne Rusya Milliyetçi Türkiye” idi.


Yani ülkücülerin geçmişinde ABD yandaşlığı yok.


Bu bakış 80’li ve 90’lı yıllarda da devam etti.


Merhum Türkeş’in ABD yanlılığıyla örtüştürülebilecek bir tavrı, demeci, tutumu ve etkinliği hiç görülmedi.


Bahçeli dönemi ise MHP ve ülkücüler için adeta bir milad.


ABD ve emperyalizm gibi kavramlar, bu cenahın gündeminden neredeyse tamamen çıktı.


Paxamericana ile adeta zımni bir dostluk mutabakatı imzalandı.
10 yıldır MHP zirvelerinden ABD ile ilgili zerre bir olumsuz demeç yok.
Dahası, tabandan gelen doğal tepkiler de sadece engellenmiyor aynı zamanda ceberrut metotlarla bastırılıyor.


Abartıyor muyuz?


Son birkaç yılda yaşananları hatırlatalım ve yorumu size bırakalım:
1) Yıl 2002.. ABD Irak’ı işgale karar veriyor.. Ecevit Washigton’da. (Bu geziye ben de katılmıştım) Beyaz Saray   soruyor; Irak’ta bizimle beraber misiniz? Ecevit’ten cevap: Değiliz.. Sonuç: Beyaz Saray o gezide DSP-MHP-ANAP    koalisyonunu kafasında bitiriyor ve birkaç gün sonra Kemal Derviş’den  “Erken seçim ekonomi için risk değil”  açıklaması geliyor... (Tam bugünlerde Recep Tayyip Erdoğan’la Abdullah Gül de Washington’dadır ve  icazet aramaktadır.. ) Kemal Derviş’in açıklaması Türk kamuoyunu dalgalandırırken, Ecevit’le Mesut Yılmaz karşı çıkıyor. MHP Genel Başkanı Bahçeli ise koalisyon ortaklarının bir bölümünün farklı koalisyon modelleri çabası ve arayışlarını bahane ederek, Derviş’in isteğine işlerlik kazandırıyor ve erken seçim düğmesine basıyor... Tam bu noktada soralım; Bahçeli niçin Derviş erken seçim işaretini verdikten sonra harekete geçmiştir. Bu tesadüf müdür? Dünya demokrasi tarihinde hangi lider seçime daha bir buçuk yıl varken kendi partisini baraja gömecek bir kararı alır? Bu karar da herhangi bir tesir ya etki olmuş mudur?


2) 2002’nin 3 Kasım gecesi, “Kaybeden gitmeli”  diyen veya Yılmaz’la Çiller’in gidişine vesile olan Bahçeli’nin kendisi neden gitmemiştir.. Devlet Bahçeli’nin bu karar değişikliğinde kimler nasıl etkili olmuştur?


3) DSP-MHP-ANAP iktidarı sürecinde Telekom’un yabancılara satışına direnen Enis Öksüz, hangi etkilerle harcanmıştır.. Öksüz’ün harcanmasında ABD patentli Derviş’in payı ne kadardır?


4) Irak’taki Türkmen katliamları sürecinde Ankara’da  “Kahrolsun ABD emperyalizmi”  afişleri astıran Ülkü Ocakları Genel Başkanı Alişan Satılmış’ın (ki Bahçeli’nin çok çok yakınıydı) ABD elçiliğinin talebi ile görevinden alındığı doğru mudur? Doğru ise niçin?


5) Fethiye, Marmaris ve Datça Ülkü Ocakları Başkanlarının Marmaris’de rezillik çıkaran ABD askerlerini tel’in yürüyüşü yaptıkları için anında görevinden alındığı doğru mudur? Doğru ise neden?


6) Amerika, Telafer’de Türkmen katliamı yaparken ABD Ankara Büyükelçisinin MHP Genel Merkezinde ağırlandığı doğru mudur? Öyle ise bu nasıl izah edilmelidir?


7) ABD Ankara Büyükelçisi görevlilerine randevu vermeyen Polatlı teşkilatının, hemen bu olayın akabinde derhal görevine son verildiği doğru mudur? Aynen öyle ise bunun açıklaması nedir?


8) MHP Genel Başkanı Bahçeli seçim öncesinde Hürriyet Gazetesi’nde Enis Berberoğlu’na  “ABD isterse K.Irak’a gireriz. Biz onları ikna ederiz” demeci hangi bakış ve yüksek devlet adamlığının ürünüdür? Hükümran devlet olan Türkiye meşru müdafaa hakkını ABD’nin rızası olmadan arayamayacak mı? Bahçeli’deki bu ABD kırılganlığı ve hassasiyeti niçin?
9) 2002’de erken seçim kararı verilmesi ve AKP’nin iktidar yapılması misali, 5 yıldır hep susan Bahçeli’nin Abdullah Gül’e destek için partisine ve teşkilatlarına danışmadan birden konuşmasının arkasında başka şeyler var mıdır? Bahçeli’nin AKP’ye verdiği bu dolaylı ve hayati destekler tamamen tesadüf müdür?


10) Irak’ta neredeyse her gün Müslüman ve Türkmen katleden ve de askerimize çuval geçiren ABD’nin demeçlerle hedef alınmaması ve kınanmaması hangi ulvi politikanın ürünüdür ve MHP ile ülkücüler bu politika ile yeni bir kulvara mı girmiştir?


NOT: Sayın Bahçeli’nin bunlara bir cevabı var ise sütunumda yayınlamaya hazırım..

 

http://www.yenicagg azetesi.com. tr/a_haberdetay. php?hityaz= 434

------------ --------- --------- --------- --------- --------- --------- --------- --------- --------- ----

MHP, Apo'ya F tipi istiyor
 23.08.2007

 

MHP, Apo’ya  F tipi istiyor
TBMM’de ilk icraat olarak Cumhurbaşkanlığı seçiminde AKP’nin 367 engelini aşmasını sağlayan MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli, şimdi de bebek katilinin F tipi cezaevine nakledilmesini gündemine aldı. Apo F tipine nakledilirse, İmralı’da sahip olamadığı birçok hakka kavuşacak.

 

Bahçeli’nin 2. icraatı
Öcalan’a F tipiKöşk seçiminde 367 engelinin aşılmasını sağlayarak Abdullah Gül’ün önünü açan MHP lideri, bebek katilinin İmralı’dan F tipi cezaevine naklini gündemine aldı

 

Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunda 367 engelinin aşılmasını sağlayarak Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’e Çankaya Köşkü’nün kapılarını ardına kadar açan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ikinci icraatına imza atıyor. Alınan bilgiye göre MHP Genel Başkanı Bahçeli, Çankaşa Köşkü seçim sürecinin sonuçlanmasının ardından, terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’ın İmralı Cezaevi’nden alınarak bir F tipi cezaevine nakledilmesini gündeme taşıyacak. MHP’nin kurmayları tarafından seçimlerden önce defalarca dile getirilen ’Apo’nun F tipine nakli’ konusunda bir açıklama da MHP Aydın Milletvekili Recep Taner’den geldi. Taner, Öcalan’ın bir F tipi cezaevine nakledilmesini istediklerini kaydetti. DTP’nin, ’İmralı koşullarını Meclis’e taşıyacağız’ şeklindeki açıklamalarına tepki gösteren MHP’li Recep Taner, “Bölücübaşı hakkında Meclis’te DTP tarafından yapılacak her türlü çalışmanın karşısında olacağız” dedi. “MHP olarak İmralı şartlarının Meclis’e taşındığı ortamda  söyleyecek çok söz var” diyen Taner, şöyle devam etti:

İmtiyazlı mahkum
“Biz düşünce olarak baktığımızda bugün artık onun İmralı Adası’nda kalmasını değil, bir F tipi cezaevine nakledilmesini düşünüyoruz; çünkü orada ayrıcalıklı bir şekilde tutulmasına rağmen içeriden her türlü demeci verdiğini, her türlü açıklamayı yaptığını görüyoruz. Bu vermiş olduğu demeçlerle, açıklamalarla Türkiye gündeminde devam ettiğini görüyoruz.”

Demeç vermemeli
Terör örgütünün elabaşı İmralı’ya sevk edilmeden önce, o dönemde hükümeti oluşturan 3 partinin liderinin imza attığı ortak metinde, ‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni sıkıntıya sokacak girişimlerde, fikir ve beyanlarda bulunduğu takdirde o süreç kesilerek infaz yerine getirilmeli’ ibaresinin bulunduğunu hatırlatan MHP Aydın Milletvekili Recep Taner, “Şu anda Anayasa’da yapılan düzenlemelerin içerisinde de o infaz yerine getirilmiyor olsa da bundan sonra o demeçlerin verilmemesi için biraz daha sıkı tedbir alınması lazım. Bizim inancımız DTP’nin yapacak olduğu açıklamanın karşısında MHP de vatandaşın düşündüğü, beklediği şekilde gerekli tepkiyi koyacak” şeklinde konuştu.

 

İşte seçim öncesi verilen taahhüt
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından açıklanan seçim beyannamesinde, PKK’nın elebaşı Öcalan’ın İmralı’da özel imtiyazlı halinin sona erdirilmesi ve bir an önce F tipi cezaevine nakledilmesi gerektiği ifade edilmişti. Vakit geçirmeden bu konudaki düzenlemelerin yapılmasını isteyen Bahçeli, Öcalan’ı İmralı’dan çıkaracağını taahhüt ederek, “MHP iktidara gelirse, Öcalan F tipi cezaevine konulacak” demişti. MHP’nin seçim beyannamesinde, “Bugün İmralı’da özel misafir gibi ağırlanan ve siyasi kuryeler vasıtasıyla terör örgütünü hâlâ yönetebilen kanlı caninin İmralı misafirliğine son verilecektir” denilmişti. Beyannamede, terör suçları için affın hiçbir şekilde gündeeme getirilemeyeceğ i vurgulanmıştı.

MHP nakilde kararlı
MHP Genel Sekreteri Cihan Paçacı da, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmelerde şunları söylemişti: “MHP, bölücübaşının F tipine nakli konusunda ısrarlı ve kararlıdır. İmralı Adası’nda özel beslenen, korunan ve avukatları aracılığı ile buradan yapmış olduğu propagandalarla bölücü örgüt PKK’yı yöneten bölücü başı için MHP, bu imtiyazın ortadan kaldırılmasını, buna son verilmesini sürekli talep etmektedir. Abdullah Öcalan, 30.000 kişinin katilidir. Cezaevinde de hak ettiği biçimde cezasını çekmelidir. Bölücü terör örgütü PKK’nın eli kanlı katilleri cezalarını nerede çekiyorlarsa bölücü başı da orada çekmelidir. AKP İktidarı, bölücübaşı katili, bir ’siyasi mahkûm’ gibi İmralı Adasında ağırlamaktadır. Özel mahkûm konumundan hızla çıkarılmalıdır.”

 

Açık görüşlerden yararlanır
Eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, Öcalan’ın F tipi cezaevine nakledilmesi ilk defa gündeme geldiğinde buna karşı çıkmıştı. Öcalan’ın F tipine cezaevine alınması durumunda İmralı’da sahip olmadığı pek çok hakka sahip olacağını belirten Türk, “Yargılandığı günlerden itibaren İmralı’da kalmaktadır. Orada söylendiği gibi bir köşk söz konusu değildir. Öcalan, F tipi cezaevine geldiği zaman en az 3 kişi ile beraber kalacak. O zaman Öcalan yeri geldiğinde iş atölyesinde çalışacaktır. Bütün dini ve milli açık görüşlerden yararlanacaktı r” demişti. Öcalan’ın İmralı’da bulundurulması nın nedeninin ’güvenlik’ olduğunu vurgulayan Eski Adalet Bakanı Hikmet Samit Türk, “Şartlarda bir değişiklik olmadığı sürece, başka bir yere nakli düşünülemez. İmralı’nın etrafı askeri yasak bölgedir. Herkes yaklaşamaz. Çünkü orada 500 kadar da asker bekliyor. F Tipi cezaevleri en modern ve güvenilir cezaevleridir. Ancak bunlar nihayet şehirlerin yakınlarında olan cezaevleridir. Her zaman herkesin gidebileceği yerlerdir. Oysa İmralı öyle değil. İmralı, cezaevi olarak yüksek güvenlikli bir cezaevi değil ama ada yüksek güvenlikli.

 

Teröristbaşının isteği yerine getiriliyor
Terör örgütü elebabaşı Abdullah Öcalan, avukatları aracılığıyla yaptığı açıklamalarda, F tipi cezaevine nakledilmek istediğini açıkça ilan etmişti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Öcalan’ı İmralı’dan alıp F tipi cezaevine koyacağız” açıklamasına Adalet Bakanlığı yetkilileri de, “Apo da F tipi cezaevine gitmek istiyor. PKK ve Apo’nun istediğini Devlet Bey’in istemesine hayret ettik” dediler. İmralı’da Öcalan’ın “bir eli yağda bir eli balda” olmadığını belirten yetkililer, F tipi cezaevlerindeki ortamın, İmralı Cezaevi’nden kat kat iyi olduğunu söylediler. Öcalan, F tipi cezaevine alınması halinde, yönetmelik gereği cezaevindeki aktivitelere katılabilecek, haftada 10 saate kadar 10 kişilik grupla birarada olabilecek, voleybol da dahil değişik oyunlar oynayabilecek. Yetkililer, “Oysa bugün, Öcalan haftada bir, avukatları ve birinci derecedeki yakınlarının ziyareti dışında hep yalnız kalıyor. Güvenliği için böylesi daha uygun” dediler.

Ziyaretçileri artar
Öcalan’ın İmralı’ya kalması ve cezasını burada çekmesinin son derece yerinde bir “devlet kararı” olduğunu savunan askeri yetkililer ise, “Bu kişinin İmralı’dan alınmasının PKK’nın siyasallaşması konusunda önemli bir adım olacağını” değerlendirdiler. Yetkililer ayrıca Öcalan’ın bir F tipi cezaevine konulması halinde, yurtdışından gelen heyetlerin görüşme taleplerinin artacağını, bu kişinin sürekli gündemde olacağını kaydettiler.

 

İmralı Adası’nda cezasını çeken bebek katili Abdullah Öcalan da bir F tipi cezaevine nakledilmek istiyor.


Haber : Fatih ERBOZ


osman cataloluk

unread,
Sep 3, 2008, 11:03:33 AM9/3/08
to cihan-tu...@googlegroups.com, akkar...@gmail.com

BU SÖYLEDİKLERİNİZİ KENDİNİZ AYNA KARŞISINDA SÖYLEYİP ANLADINIZ MI?
BU SÖYLEDİKLERİNİZİ TASVİP EDER MİSİNİZ?
BU SÖYLEDİKLERİNİZİ PERİNÇEK KORUMASI OLARAK YAPMADIĞINIZA AMİN MİSİNİZ?
BU SİZLERİ BİRER PERİNÇEK TETİKÇİSİ DE YAPAR BİLİYOR VE TASTİK EDİYOR MUSUNUZ?
CEVAPLAR EVET İSE DURUM VAHİM!!!!!!!!!!!!!!
NİYE Mİ?
AKKARTAL MARTAL EFENDİNİN SÖYLEDİKLERİNDEN ŞU SONUÇ ÇIKAR!
TÜRKİYEDE KÜRTLERE VE DİĞER ETNİK GURUPLARA ÖZGÜRLÜK BULUNMAMAKTADIR!!
BU BAKIMDAN SENİNLE BİRLİKTE DEVLETE SAVAŞIRIM. AMMA BİR ŞARTLA!! ABD VE AB'Yİ ARDINA TAKMAYACAN!!!
ABD'Yİ AB'Yİ YANINA TAKMAYINCA DEVLET TUU KAKA!! BU DEVLET HALKLARA ÖZGÜRLÜK VERMEZ VURUN HE Mİ???
AMA AB'Yİ YANINA ALIRSAN BEN SENİ VURURUM BİRLİKTE OLMAM, HE Mİ????
KAFAYA BAK!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
BU İŞTE BU KAFA MANKAFALIĞIN DANİSKASIDIR!
İŞTE BU KAFA KOFTUR!
İŞTE BU KAFA BEŞ PARA ETMEZ!!
BU KAFA İLE DENİZ O.ÇOCUĞU İLK BİZE MUSALLAT OLMUŞTUR!
HALKLARA ÖZGÜRLÜK İÇİN SAVAŞIYORUM DİYEN ODUR!
BU KAFA 12 EYLÜL'DEN BERİ DAHA HİÇ AKILLANMAMIŞ DEMEKTİR!
BU KAFA HALKLARA ÖZGÜRLÜK DERKEN DEVLETE PKK'DAN DAHA BÜYÜK ZARAR VERMEKTEDİR!!!
A GAAFİLLER!!!
VE BU KAFA HALA HALKLARA ÖZGÜRLÜK DİYORSA NE DEMEYE KURU KURUYA TÜRKÇÜLÜK PALAVRASINI ATAR O ZAMAN????
LAN ÖZGÜRLÜK İÇİN SAVAŞAN PKK'CILAR HAKLI MI O ZAMAN A D.....LAR!!!
SİZ NE DEDİĞİNİZİ BİLİR MİSİNİZ GERÇEKTEN????
YOKSA AMUD-I FIKARANIZDAN ÇIKAN GAZ MIDIR SALDIĞINIZ????
BU NE PESPAYELİKTİR YAHUU!!
DR.OSMAN



osman cataloluk

unread,
Sep 3, 2008, 10:45:28 AM9/3/08
to cihan-tu...@googlegroups.com


Türkeş Terpetrosyan görüşmesi, devletler hukukunda ikili görüşmelerin tanınmama veya savaş durumunda resmen yada yüzbeyüz yapılmadığı durumlarda yapılan görüşmeler kapsamındadır! Buna kollateral talks adı verilir. Resmi mahiyeti yoktur ve anlaşmadan sonra resmiyet kazanır! Türkeşte hükümette olmadığı zaman yaptığı görüşmeleri bir kripto ile dış işleri bakanlığına göndermiştir! Bu yararlı mıdır? EVET. devletin tanımadığı bir devletin maç için davetine icabet ise başka şeydir! Bu bütün yaptıklarını sineye çektim kabul anlamına gelir! Zira resmidir! Bu bu kadar basittir ve bundan nemalanmak abesle iştigaldir!
Perinçek'in APO mes'elesinin her iki durumla da yakın uzak alakası bulunmamaktadır! SAYIN TUNCAY EFENDİYE VE İLGİLİLERE DUYURULUR!!!


osman cataloluk

unread,
Sep 3, 2008, 5:42:37 AM9/3/08
to cihan-tu...@googlegroups.com, bulente...@gmail.com, turkmen...@yahoo.com.tr
Türkeş ile ilk karşılaştığımda 10 yaşımda idim ve evimize gelmişti. Bunu bir Allah'ın kulu bilmez! (Nisan 1975)
Ve Türkeş'ten, kendi ağzından, 60 ihtilalinin sır taraflarını dinledim. Şunu iyi bil ki Sayın Esinoğlu, Türkeş ABD'yi hiç sevmediği için ihtilalde kendisine, ihtilalin kudretli albayına, darbe yapılmıştır. Ve Türkeş hayatı boyunca ABD hesabına iş yapmadı!! Güvenmedi. Amma konjonktur gereği onlarla görüşmesi olmuş mudur onu bilemem. Olması da gerekir kanaatindeyim. Türkeş'in Bozkurt Ambleminden üç hilale geçmesi Türkçülüğünden geçmesi anlamına değildir! Nihal Atsız-Nihat Çetinkaya çizgisindeki salt Türkçü, Turancı, Şamanist yapıdan ayrılması ile olur! Başka bir şey ile olmaz!!Bu da doğrudur! Zira Türk İslamla devlet bulur islamsız hiç bir şeydir! Bakınız İslam öncesi Bütün Türk Devletlerine ömürleri en baba 100 yıldır! İslam Türk'ü hiç bir milleti evirmediği kadar evirmiştir! Yani olaylar sandığınız gibi değildir! Hele hele zannınız gibi hiç değildir! Ve
yaptığınız kuru Türkçülük kuru komünizma ve Sosyalizmadan sonra yine de bir halta yaramayacaktır! Hala işin yanlış tarafını kavrıyorsunuz! Hele hele de bu Kürt Piçleri diye yazanlar yok mu bulsam boğarım onları! Bunlar acaba doğuda bulunmuşlar mı hayatlarının her hangi bir döneminde??? Kürtün PKK'yı seveni kadar devleti seveni de var! BU BÖYLE BİLİNE!!! VE SAÇMALANMAYA!!! VE KÜRTÜN TEMELİNDE TÜRKLÜK VARDIR, DANGALAKLIK YAPILMAYA!!!
Pes yani!
Selamlar
Dr.Osman


Akkartal

unread,
Sep 3, 2008, 4:37:39 PM9/3/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
MHP'nin Bahçeli gibi bir Başkanı varken,
daha  başka rakip ve  hasıma gerek yok..

03 Eylül 2008 Çarşamba 13:53 tarihinde Eyup YALCIN <eyupy...@yahoo.com> yazdı:

Akkartal

unread,
Sep 3, 2008, 4:46:40 PM9/3/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
Osman efendi,
Valla sen kaçıksın gardaşım...:-))
Ben ne diyorum, sen ne diyorsun yav...?

Tamam, yazı biraz karışık oldu, aslında farklı
renklerle alıntı yazıyı, araya siyah normal yazı ile
de benim düşünce ve sorularımı yazmıştım. Ama
sen hepsini bir birine karıştırmışsın.
O zama dair D.Perinçek'in düşüncelerini sorguluyorduk.
Lütfen biraz daha dikkatli oku...
Ondan sonra de, ne diyorsan...
Vesselam...

2008/9/3 osman cataloluk <cata...@yahoo.com>

Akkartal

unread,
Sep 3, 2008, 5:05:37 PM9/3/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
Sn, Esinoğlu,
Cevabınız için teşekkür ederim...
Anlıyorum. Evet, o zamana dairdir sorularım.
Ayrıca, yapmış olduğunuz örnek köy çalışmasından
dolayı da sizleri tebrik ederim. Devletin hangi güç
odaklarının güdümünde olduğu malum. O nedenle,
köylüyü değil, daha ziyade  kapitalist ağaları düşünecekleri tabiidir...
İnşallah bir gün gerçek anlamda milli bir Hükümet
kurulmak müyesser olur...
Selam ve saygı ile...

03 Eylül 2008 Çarşamba 18:30 tarihinde Bülent Esinoğlu <bulente...@gmail.com> yazdı:

Eyup YALCIN

unread,
Sep 3, 2008, 9:24:45 PM9/3/08
to cihan-tu...@googlegroups.com

1991 'de, Sovyetler Birliği çöktüğünde, Pantürkizm örgütleri Türkiye'nin doğu komşusu Azerbaycan'da Pantürkizm düşüncesini destekleyen bir rejim kurulmasını sağladı.
İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinin ardından,
Birleşik Devletler' in Türkiye'yle ilgili öncelikli düşüncesi, ülkeyi Batılı antikomünist savunma sistemine entegre etmek oldu. Coğrafi konumu nedeniyle, Türkiye çok değerli stratejik bir bölgeydi.

Hem Soğuk Savaş süresince hem de sonrasında ABD ve NATO'nun Ortadoğu ve Kafkasya'daki petrol ülkelerine yönelik operasyonları için, özellikle de 1991' deki İkinci Körfez Savaşı sırasında önemli bir balkon görevi gördü. Daha da ötesi ülke, Soğuk Savaş boyunca NATO'nun en doğu karakolu durumundaydı.

Kuzeydeki Norveç dahil hiç kimse, Moskova'ya daha yakın değildi; dolayısıyla Türkiye yüksek teknoloji ürünü tertibatla donatıldı ve dinleme noktası olarak kullanıldı.
Türkiye, NATO'yla Varşova Paktı ülkeleri arasındaki toplam sınırın üçte birine korumalık ettiği için;
Türk elitleri Birleşik Devletler askeri sanayisi için mükemmel bir müşteri haline geldi ve aynı zamanda milyarlarca dolarlık ABD yardımı aldı.

Soğuk Savaş süresince Birleşik Devletler tarafından silahlandırılan Türkiye, Avrupa'daki en büyük, NATO'daki -ABD'den sonraki- ikinci büyük silahlı kuvvetleri kurdu. Birleşik Devletler 1961 'de gözü kara bir kumar oynayarak, Türkiye'ye Sovyetler Birliği'ni hedef alan nükleer füzeler bile yerleştirdi. Sovyet lideri Nikita Kruşçev, bir yıl sonra gözü kara stratejiyi kopyalayıp Küba'ya Birleşik Devletleri hedef alan füzeler yerleştirince, Küba Füze Krizi patlak verdi ve
Dünya nükleer savaşın eşiğine geldi. Başkan Kennedy, Kruşçev' in nükleer füzeleri Küba'dan çekmesi karşılığında, Jüpiter füzelerini Türkiye'den çekme sözü vererek krizi barışçıl yollardan çözdü.
Birleşik Devletler, Türkiye'nin NATO'daki varlığını sağla bağlamak için, baskın Pantürkizm hareketini kullandı. Pantürkizm hareketinin de çıkarlarına uyan bu süreçte, aşırı
sağcı Kurmay Albay Alpaslan Türkeş merkezi bir rol oynadı. Türkeş, İkinci Dünya Savaşı sırasında Alman Naziler' in Türkiye'deki bağlantı kişisiydi. Ülke çapında ismini ilk kez 1944'te, antikomünist bir gösteriye katılma suçlamasıyla yanındaki 30 kişiyle birlikte tutuklandığında duyurdu. Genel "'ırk üstünlüğü teorisine, özelde de Türkler'in üstünlüğüne inanan
Albay Türkeş, kariyeri süresince beyanatlarının çoğunda Hitler'in Mein Kamp! (Kavgam) kitabından alıntılar yaptı. Savaşın ardından 1948' de CIA ile bağlantıya geçti ve söylenenlere göre bu süre boyunca, CIA emirleri doğrultusunda Türkiye'de gizli bir gölge ordu kurma çalışmalarına katıldı.

Birleşik Devletler' le işbirliği güçlendikçe, karizmatik lider Albay Türkeş, ülkesiyle Birleşik Devletler arasında mekik dokumaya başladı ve hem Pentagon'la hem de CIA  ile samimi bağlantılar kurdu. 1955'ten 1958'e kadar NATO'yla ilgili Türk askeri görevi nedeniyle Washington'da görev yaptı.
Türkiye 4 Nisan 1952'de NATO'ya katıldığında, Albay .Türkeş'in de katkılarıyla ülkede çoktan bir
gizli ordu kurulmuştu.
Karargâhın adı Seferberlik Tetkik Kuruluydu (
STK)' ve Amerikan Askeri Yardım Heyeti'nin (JUSMATT) Ankara. Bahçelievler'deki binasında faaliyet gösteriyordu. Seferberlik Tetkik Kurulu 1965'te yeniden yapılandırıldı ve adı Özel Harp Dairesi ( ÖHD) olarak değiştirildi. 1990 Gladyo açıklamaları sırasında Türk gizli askerlerin komuta merkezi bu adla anılıyordu. Özel Harp Dairesi, teşhir edilen bu ismi bir kere daha değiştirmek zorunda kaldı ve Özel Kuvvetler Komutanlığı ( ÖKK) adıyla faaliyet yürütmeye başladı.
Paris'te bulunan
Intelligence Newsletter 1990'da "Türkiye'de 'Gladyo' nun Kökenleri " başlığıyla "Batı Avrupa 'staybehind' ya da 'Gladyo' şebekelerini meydana getiren, çok gizli statüsünden henüz çıkarılmış orijinal strateji belgelerinden birini" ele geçirdiklerini bildiriyordu: "ABD Ordusu Genelkurmay Başkanlığı, Çok Gizli, 28 Mart 1949, Kapsamlı Stratejik Görüşler." JSPC 891/6 sayılı ekli belgenin 'B Bendi'nde Türkiye'ye özel bir atıfta bulunularak, pantürkizm hareketinin satratejik olarak Birleşik Devletler tarafından nasıl kullanılabileceğ ine dikkat çekiliyordu. Pentagon belgesinde Türkiye "gerilla birimleri ve Gizli Ordu Rezervleri'nin kurulmasına fazlasıyla uygun bir ülke" olarak tanımlanıyordu. "Türkler politik anlamda güçlü bir milliyetçi ve antikomünist anlayışa sahipler. Ve Kızıl Ordu 'nun Türkler içinde varlık göstermesi milliyetçi duyguların kabarmasına neden olacaktır." Intelligence Newsletter ardından Türk gizli ordusu kontrgerillanı n Özel Harp Dairesi tarafından idare edildiğini ve beş daldan oluştuğunu belirtiyordu: "Sorgulama ve psikolojik savaş tekniklerini de kapsayan Eğitim Kurulu, 1984'ten bu yana Kürtler' e karşı yürütülen operasyonlarda uzmanlaşan Özel Birim, Kıbnstaki operasyonları yürüten Özel Seksiyon , Üçüncü Büro olarak da anılan Koordinasyon Kurulu ve İdari Böıüm.
CIA tarafından finanse edilen Özel Harp Dairesi 'nin Soğuk Savaş süresince bir kaç kez ismi değiştirilmiş olsa da; liderlerinin direktifleri doğrultusunda sayısız operasyon düzenlemekten ve gizli düzensiz harp yürütmekten ibaret görev ve stratejileri değişmedi. Klasik tarz gerginlik yaratma operasyonlarından biri, Türk gizli askerlerinin, 6 Eylül 1955'te Atatürk'ün Selanik'teki evine bomba atmasıydı. Türk gölge ajanlar kanıt bırakmaksızın gerçekleştirdikleri eylemin ardından suçu Yunan polisinin üzerine attılar. Yanlış yönlendirme operasyonu işe yaradı; Türk hükümeti ve basını, saldırıdan Yunanlıları sorumlu tuttu. Hemen ardından 6-7 Eylül 1955'te kontrgerillanı n dolduruşuna gelen Türk fanatik gruplar İstanbul ve İzmir'de Yunanlılara ait yüzlerce ev ve işyerini yağmaladı. Olaylar sırasında 16 Yunanlı öldürüldü, 32'si yaralandı ve Yunanlı 200 kadına tecavüz edildi.
-----------
Dip not:
"Doğan Beyazıt ve Kemal Yılmaz 3 Aralık 1990'da yapılan basın toplantısında Özel Harp Dairesi'nin beş birimini a)
Karargâh, b) Öğretim-Eğitim Grubu, Özel Kuvvetler, d) Özel Hava Grubu, e) Bölge Başkanlıkları olarak tanımlamaktadır. Özel TİM, Özel Kuvvetler' in alt birimi olarak gösterilmekte, Bölüm Başkanlıklarının alt birimleri ise savaşta teşkil edilecek unsurlar, gerilla,  yeraltı, kurtarma kaçırma olarak tanımlanmaktaydı ( ç.n.).
------------ -----
Özel Harp Dairesi ve kontrgerillasının resmi görevi şöyle ifade ediliyordu: "Komünist işgal ya da ayaklanma durumunda, işgale son vermek için gerilla yöntemlerini ve mümkün olan tüm yeraltı faaliyetlerini kullanmak.
 Ancak gölge grevler, yurtiçi kontrol ve yanıltma operasyonlarıyla o kadar  içe geçti ki; kontrgerillaları teröristlerden ayırt etmek giderek zorlaşmaya başladı. CIA ve Adnan Menderes hükümeti arasında 1959'da imzalanan askeri bir anlaşmada gizli ordun yurtiçi görevi ifade edilirken, gizli askerlerin "rejime karşı ayaklanma durumunda da" harekete geçirileceği belirtiliyordu.
CIA ordusu gerçekten askeri bir darbeyi engellemek için mi oluşturulmuştu? Böyleyse bile, başarıdan hayli uzak bir yapılanma olduğu kesin. Çünkü Türkiye, 27 Mayıs 1960'da askeri bir darbe yaşadı; CIA liyezon askeri Kurmay Albay Türkeş'in de aralarında bulunduğu 38 asker hükümeti alaşağı edip Başbakan Adnan Menderes'i tutukladı.

Gizli savaş uzmanı Selahattin Çelik, Türk ordusunun Özel Harp Dairesi'nin gizli duvarları arkasından, seçilmiş hükümetlere defalarca müdahale ettiğini belirterek, ÖHD' nin Türk demokrasisini korumak için oluşturulmuş bir birim olmaktan çok, Türk Demokrasisinin karşı karşıya bulunduğu en büyük tehdit olduğunu söylemektedir. Türk ordusu generalleri, çok gizli Özel Harp Dairesi komutanlığına getirilmeden önce, kural olarak resmen "emekli" ilan ediliyordu; böylelikle gizli komutanlık görevini görünmezlik zırhı altında sürdürebiliyorlardı.
Çelik, "Özel Harp Dairesi'nin en önemli faaliyetleri, üç askeri darbeydi" yorumunda bulunuyor. 
Birleşik Devletler' in, 1960 darbesindeki rolünün tam olarak ne olduğu net olmamakla birlikte, bugüne kadar elde edilen kanıtlar Beyaz Saray'ın darbeyi hoşgörüyle karşıladığını çünkü Türkiye'nin NATO üyeliğinin tehlikeye atılmayacağı konusunda kendisine daha önce garanti verildiğini gösteriyor. Fikret Aslan ve Kemal Bozay Pantürkizm hareketi analizlerinde "Birleşik Devletler askeri darbeden haberdar olduğu ve
özel ikili anlaşmalar gereği, yasal olarak müdahale hakkı bulunduğu halde, hiçbir şey yapmadı" notunu düşüyorlar.
 "Darbecilerin çoğunun, Birleşik Devletlere ve NATO'ya karşı olmadığını biliyorlardı."! Darbeden sonra cumhurbaşkanlığı 'koltuğuna oturan Orgeneral Cemal Gürsel yönetimindeki Türk darbeciler sözlerini tuttular; darbe sabahı,
Kurmay Albay Alpaslan Türkeş'in Türk Silahlı Kuvvetleri adına Ankara Radyosundan yaptığı açıklama şu sözlerle bitiyordu.
"Bütün ittifaklarımıza ve taahhütlerimize sadığız.
NATO'ya inanıyoruz ve bağlıyız, CENTO' ya inanıyoruz ve bağlıyız.
Aslında Türkiye'de bir askeri darbe hazırlığı yürütüldüğüne dair ipuçları, yıllar önce yaşanan bir olayla da açığa çıkmıştı. 1957 yılında Türkiye 'nin gündemine damgasını vuran ve " Dokuz Subay Olayı" diye adlandırılan bir skandal yaşandı.

Samet Kuşçu adlı bir subay, Aralık 1957'de Başbakan Adnan Menderes'e giderek, ordudan bir grubun darbe hazırlıkları - yürüttüğü ihbarında bulundu ve bu gruptan dokuz subayın ismini verdi. Kuşçu'nun, başlangıçta bu gruba dâhil olmak istediği, ancak sonradan vazgeçtiği belirtiliyordu. Askeri mahkemede, ordu içinde gizli bir ihtilal hazırlamak suçlamasıyla yargılanan subaylar, altı ay sonra beraat ettiler.
Samet Kuşçu ise, yanlış ihbarı nedeniyle
iki yıl hapis cezası aldı.
Darbeden sonra
CIA'nın Türkiye'deki bağlantısı Kurmay Albay Türkeş, Cemal Gürsel'in sağ kolu ve kişisel sekreteri oldu. Demokratik yapıların yok edildiği süreci Türkeş yönetti.
Tutuklanan Başbakan Adnan Menderes, dört siyasi liderle birlikte idam edilirken, toplam 449 politikacı ve hakim tutuklanarak ağır hapis cezalarına çarptırıldı. Ardından darbeyi gerçekleştiren 38 subay arasında anlaşmazlıklar baş gösterdi. Albay Türkeş, yanındaki bir düzine subayla birlikte, Pantürkizm vizyonuna sadık kalarak otoriter bir devlet yapısı kurulmasını isterken darbeci askerlerin çoğunluğu ülkede hukukun ve düzenin yeniden sağlanması için yeni bir
anayasa hazırlanmasından ve seçimlere gidilmesinden
tavır aldılar.
------------ --
Not–1:Yazarın yer verdiği Türkçe demeç veya açıklamalarda, mümkün olduğunca orijinal metinlere yer verilmiştir (ç.n.).
------------

Not–2:Ben Ahmet Dursun olarak bu yazının düzenlenmesinde orijinal metne sadakat göstermeye çabaladım. Bazı çeviri hatalarım oldu ise lütfen hatırlatınız.

-----------

Kurmay Albay Türkeş, Hindistan Yeni Delhi'deki Türk büyükelçiliğine askeri ateşe olarak gönderilerek siyasi arenadan soyutlandı. Darbeci yönetimde kalan diğer subaylar yeni bir anayasa oluşturdular ve anayasa Temmuz 1961'de yapılan referandumla kabul edildi.
Yaşamı boyunca kendisine ilham veren Pantürkizm vizyonundan asla sapmayan Türkeş, 1963 Mayıs ayında Hindistan'dan döndükten sonra, subay arkadaşı Talat Aydemir'le birlikte bir kez daha hükümeti devirme girişiminde bulundu. Darbe girişimi başarısız oldu ve ikili tutuklandı.
Aydemir ölme mahkûm edilirken Türkeş "kanıt yetersizliği nedeniyle serbest bırakıldı.
 Türkeş, başarısız darbe girişiminden hemen sonra politikaya geri dönerek, önce sağcı Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi'nin (CKMP) başına geçti, ardından 1965'te aşırı sağcı Milliyetçi Hareket Partisi'ni (MHP) kurdu.
MHP'nin kuruluşu Türkeş'in sonraki on yıllarda sahip 0lduğu güce de taban oluşturdu. Demokratik prosedürlere ve  şiddet dışı çözümlere tamah etmeyen Türkeş, MHP'nin  "Gençlik Örgütü" kisvesi altında, silahlı sağcı kuvvet Bozkurtlar'ı oluşturdu.

Bozkurtlar isimlerini ve amblemlerini (Bozkurt başı), Pantürkizm hareketine uygun olarak, Asya'dan Anadolu'ya göç sırasında Türkler'e yol gösterdiğine inanılan bozkurt efsanesinden alıyorlardı. Nüfusun yüzde 80'inin Türk etnik gruptan oluştuğu Türkiye'de, Kurmay Albay Türkeş, milliyetçi ve sağcı ideolojisiyle milyonlarca kişinin yüreklerinde ve akıllarında yer etmeyi başardı.
Bozkurtlar'ı onaylamayanlar ise onlardan korkuyorlardı.
Bozkurtlar bir gençlik örgütü olmaktan çok, Pantürkizm ülküsü uğruna şiddete başvurmaya hazır silahlı ve eğitimli adamlardan oluşan, pek de acıması olmayan bir şebekeydi. Örgütün resmi dergisi Bozkurt'ta yer alan '
Bozkurt Amentüsü'nde şöyle deniyordu:

"Biz kimiz? Bozkurtçularız! İdeolojimiz nedir? Bozkurt Türkçülüğü! Bozkurtçular neye inanır? Türk ırkının ve Türk milletinin, her ırktan ve her milletten üstün olduğuna! Bu üstünlüğün kaynağı nedir? Türk kanıdır! Türk doğuştan mı üstündür? Türk doğuştan üstün ve kabiliyetlidir. Türk, zekâsını, yiğitliğini, askeri dehasını ve her hususta büyük kabiliyet ve istidadını kanından alır. Bu üstünlük kaybolabilir mi? Kötü idare ve kötü muhitin tesiriyle az alırsa da bu muvakkattir. Türk, kendi gelişmesini temin edecek iyi bir idare ve iyi bir muhit yaratır yaratmaz, bu üstünlüğü yeniden parlar. Bu üstünlük ne vakit büsbütün kaybolur?
 Eğer Türk'ün kanı, yabancı kanlarla bulanırsa. Bu takdirde melez ve karışık kanlı olarak doğacak nesiller, Türk'ün maddi-manevi hususiyetlerini taşımazlar ve öz bir Türk gibi üstün soydan olmazlar" Kökenini Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşüne ve Türkler'in çeşitli ülkelere dağılmasına kadar dayandıran yazıda pantürkist mücadeleye de vurgu yapılıyordu:
 
"Bozkurtçular Türkçü müdür?
Evet! Bozkurt Türkleri’ nin mukaddes hedefi Türk devletinin 65 milyonluk bir nüfus haline geldiğini görmektir!
Ahmet Dursun'un notu:
65 Milyon o zamanki rakamı ifade etmektedir.

Bunun için hangi haklı nedeniniz var? Bozkurtçular bu meseleyle ilgili ilkelerini uzun zaman önce açıklamıştır: Hakkın olan verilmiyorsa, kendin alacaksın!" Bozkurtlar hedeflerine ulaşmak için özellikle şiddet kullanmaya yönlendiriliyordu.
"Savaş mı?
Evet, gerekirse savaş.
Savaş büyük ve kutsal bir tabiat ilkesidir. Bizler savaşçıların oğullarıyız. Bozkurtçu savaş, militarizm ve kahramanlığın, en yüce itibara ve methiyelere layık olduğuna inanır."

CIA'nın Türkiye'deki gizli orduyu oluştururken kullandığı ve desteklediği hareket, işte bu milliyetçi faşist hareketti. Batı Avrupa'da NATO gizli ordularının keşfedilmesinin ardından Türkiye'de, CIA irtibat subayı Türkeş'in kontrgerilla - altında faaliyet gösteren gizli gölge orduyu ağırlıkla Bozkurtlar'dan oluşturduğu açığa çıkartıldı.
Ancak gerek Bozkurtlar'ın sahip olduğu geniş halk desteği gerekse de 1990'lı yıllarda bile zorbalıklarını devam ettirmiş olmaları nedeniyle, Türkiye'den çok az kişi meseleyi açıkça dile getirme cesaretini gösterebildi.
Bu cesareti gösterenlerden biri subay
Talat Turhan' dı.
Talat Turhan 1960 darbesinde yer alan isimlerden biriydi.
Dört yıl sonra ordudan Topçu Kurmay Yarbay rütbesiyle emekli edildi.
Türk emniyet sisteminin en karanlık yılları hakkında konuşmayı sürdürdüğü için, 1971 darbesin
sonra ordu Turhan'ı ortadan kaldırmaya çalıştı ve kontrgerillanın işkencesine maruz kaldı.
 Daha o zamanlar Turhan şu açıklamada bulunmuştu:
"Bu, NATO ülkelerinin gizli birimidir.
" Ancak 1970'lerin Soğuk Savaş konteksinde kimse Turhan' ı dinlemeye yeltenmedi.
 
Kontrgerilla işkencesinden sağ kurtulan Turhan, yaşamını kontrgerilla gizli ordusunu ve Türkiye'deki örtülü faaliyetlerini araştırmaya adadı Ve konuyla ilgili üç kitap yayımladı
 "1990'da İtalya'da NATO tarafından organize edilmiş ve CIA tarafından desteklenen Gladyo adlı bir yeraltı örgütü bulunduğu ve bu örgütün ülkede düzenlenen terör eylemleriyle  bağlantılı olduğu ortaya çıktığında, çok sayıda Türk ve yabancı gazeteci bana ulaşarak açıklamalarımı haber yaptı.
Çünkü bu alanda 17 yıldır araştırma yaptığımı biliyorlardı. Turhan, Türkiye'deki faili meçhul cinayetler göz önüne alındığında kontrgerillanı n faaliyetlerinin ve CIA, Türk istihbarat servisi ve Savunma Bakanlığı'yla bağlantılarının ivedilikle araştırılıp tüm detaylarıyla su yüzüne çıkarılması gerektiğini ısrarla vurguluyordu.
Ancak üç askeri darbe yaşayan ülkede silahlı ordu, paramiliter güçler ve istihbarat servisinin Türk toplumunda eşi benzeri görülmemiş bir güce sahip olduğu herkesçe bilinen bir gerçekti; dolayısıyla kontrgerillayla ilgili hiçbir soruşturma yürütülmedi.
Turhan "
Türkiye'de Gladyo biçimindeki özel kuvvetler, halk tarafından kontrgerilla adıyla bilinir" diye açıklıyor ve "tüm çabalarıma ve siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve medyanın girişimlerine  karşın, kontrgerilla hala soruşturma altına alınmadı" diyerek Avrupa Birliği'ni konuyla ilgili soruşturma yürütmeye davet ediyordu.
Turhan, Bozkurtlar'ın kontrgerilla yapısına dâhil olduğuna, İstanbul'un Erenköy semtinde bulunan Ziverbey Köşkü'ndeki işkence odalarında, ilk elden tanık oldu.

http://ahmetdursun3 74.blogcu. com/3324972/

dan ALINTIDIR... .

 

 

 


--- On Wed, 9/3/08, Turkmen Turkoglu <turkmen...@yahoo.com.tr> wrote:

Turkmen Turkoglu

unread,
Sep 4, 2008, 3:19:48 AM9/4/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
yazdiklarinizin alayi palavra. akla mantiga uyan hicbir yani yok. sadece yakin tarihi basinin tutumunu ab-d ve israilin tutumunu akil suzgecinden geciren akli selim herkes bunu rahatlikla gorebilir. simdi gelelim size. sizi seksen oncesi kim egitti. ben soyleyeyim. sovyet kominist gerillalar. para nerden geliyordu sovyetlerden ve sebetayistlerden. amac neydi, turkiyede ic savas cikarmak. yine soruyorum perincek apo pici ile pkk yi rusya nin yada kominist cin in masasi yapmak adina gorusmus olmasin. belkide bu yuzden ab-d gudumunden cikmasini istemistir apo dan. yine soruyorum kardes yahudileriniz sebetayistleriniz ile araniz nasil. neden onlarin bu ulkeye verdigi zarari yazip cizmiyorsunuz hic. yine soruyorum sizin arkanizda kim var su an. uzun vadede abd ye karsi olan hangi guc var. perincek hangi yabanci gucun masasi. dinle israil istiyor diye ugrasiyor olmayasiniz. laik ligi israilin istedigi gibi yorumluyor olmayasiniz. turkes ve turk milliyetcileri ile israil istiyor diye ugrasiyor olmayasiniz. zaten gecmiste israil disisleri bakanida soylemisti, turkes olmedigi surece turkiyeye demokrasi gelmez diye. turkes oldu sira yureklerde oldurmeye geldi. bunuda sahte dinciler ile birlikte yapmak size dustu tabi. sizin gercekten akepeye karsi oldugunuzu bile sanmiyorum. zira seksenden once bunlarla kol kola geziyor akinci genclikle birlik olup ulkuculere saldiriyordunuz. hala ortak saldiri hedefiniz ulkuculer. dun kol kola gezdiginiz kardes gul ve rte lere bu gun icinizden gelerek karsi cikamazsiniz heralde. ciksaniz ciksaniz danisikli dogus adina cikarsiniz. lutfen acik bir yureklilikle soyleyiniz.

--- 04/09/08 Per tarihinde Eyup YALCIN <eyupy...@yahoo.com> şöyle yazıyor:
Kimden: Eyup YALCIN <eyupy...@yahoo.com>
Konu: ..::CTO::.. Re: CTO::.. Re: Alpaslan Türkeş'i de Amerika Göndermişti
Kime: cihan-tu...@googlegroups.com
Tarihi: 4 Eylül 2008 Perşembe, 1:24

Asli Turkden

unread,
Sep 4, 2008, 3:48:55 AM9/4/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
Perincek efendinin basin ve tv ordusunu pesine takip " Iste Ulkuculer buralarda Kamp kurup egitim yapiyorlardi " diyerek, Turk Milliyetcilerini hem Turkiye'deki Turk dusmanlarina( Basta bolucu, kanli teror orgutu PPK piclerine) hem disimizdaki Turk dusmanlarina nasil jurnalladigini UNUTMADIIIIKK !!!!!
Kirk yilin  Marksist- Leninist-Maocu  Kizil Koministleri ne zamandan beri Turk Milliyetcisi oldular ! ? Soykirimci Turk dusmani Apo pici ile masalarda kadeh tokusturanlar kimlerdi, apo picine ve  Marksist-Leninist Teror Orgutu PPK'li  piclere kimler cicekler ile gidip onlari bagirlarina basmisti, kimler Apo pici ile PKK kamplarinda sarmas-dolas poz poz resim cektirmisti ! ?
UNUTMADIIIIIKK !!!!!
Turkiye'de hicbir siyasi partiye CIA raporlari servis edilmezken  hangi sebepten dolayi IP Genel Baskanina servis ediliyordu ! ?
UNUTMADIIIIKK !!!!!

Turkmen Turkoglu

unread,
Sep 4, 2008, 3:49:04 AM9/4/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
Tabi o günün (1988) olaylarını bu günün mantığı ve psikolojik şartları ile değerlendirdiğimiz için bu sonuçlar çıkıyor. 
 
evet cok haklisiniz, o gunun sartlarini bu gun o sartlara bakmaksizin degerlendirmek bakin nelere maal oluyor. tipki sizin dustugunuz bu hata sonucu nelere maal oldugu gibi. unutmadan neden hep ermenilerle rumlarla kardeslik turkusu soyleyen solcular. neden once zenginlik icinde fakir felsefesi yapip sonra kalemini ve kendisini sebetayistlere ab-d ye satan solcular. birde unutmadan dogu turkistan icin ayrilikci sincan bolgesi diyen ve turkmen mucahitleri terorist olarak niteleyende sizdiniz degil mi?


--- 03/09/08 Çar tarihinde Bülent Esinoğlu <bulente...@gmail.com> şöyle yazıyor:
Kimden: Bülent Esinoğlu <bulente...@gmail.com>
Konu: ..::CTO::.. Re: Yan: ..::CTO::.. Re: Alpaslan Türkeş'i de Amerika Göndermişti
Kime: cihan-tu...@googlegroups.com
Tarihi: 3 Eylül 2008 Çarşamba, 15:30

Akkartal

unread,
Sep 4, 2008, 4:00:19 AM9/4/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
"Turkiye'de hicbir siyasi partiye CIA raporlari servis edilmezken,

  hangi sebepten dolayi IP Genel Baskanina servis ediliyordu ! ?"



İşte bu, "Perinçek farkı" olmalı...

 Bir şekilde elde edilip,  açıklanan verinin mahiyeti; 
faydalı mı? Zararlı mı?
Faydalı ise üzümünü ye bağını sorma...yaklaşımı geçerli olabilir.
Yok, zaralı ise çek hesaba, verdiği ziyanı on katı ile birlikte ödet....
Kim yapacak bu işi?
Devlet veya vatandaş..
 

04 Eylül 2008 Perşembe 10:48 tarihinde Asli Turkden <aslit...@yahoo.com> yazdı:

Asli Turkden

unread,
Sep 4, 2008, 4:20:20 AM9/4/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
GERCEK TURK MILLIYETCILERI ODETECEEEKK !!!!
Bolucu  ermeni-yahudi,arap kirmasi bozuk kanli, Turk dusmani, soykirimci kurt picleri de, ermeni picleri de, rum picleri de, yahudi picleri de vatandas, oyle degil mi !
Turkler bu Topraklarin, bu Devletin, bu Bayragin Asli sahipleridirler !
Vatandasslik baska, sahip olmak baska ! 

--- On Thu, 9/4/08, Akkartal <akkar...@gmail.com> wrote:

Akkartal

unread,
Sep 4, 2008, 8:16:57 AM9/4/08
to cihan-tu...@googlegroups.com

"1991 'de, Sovyetler Birliği çöktüğünde,
Pantürkizm örgütleri,
Türkiye'nin doğu komşusu Azerbaycan'da, Pantürkizm düşüncesini destekleyen bir rejim kurulmasını sağladı."

Sayın Yalçın,
Bize göre, bildiğimiz tarz Milliyetçilik'den başka bir şey
olmayan o zaman ki Azerbaycan devlet yapılanmasını
siz, neye dayanarak bu şekilde Pantürkist, diye niteliyorsunuz anlayamadım. Size göre, merhum Ebülfeyz Elçibey ki, Türkiye ile Azerbaycanın birleşmelerini istemiş ve her türlü imzaya hazır olduğunu belirtmiştir, bir Pantürkist, daha doğrusu ırkçı biri mi idi? Evet ise, bir uygulamasını
belgeleyiniz, hayır ise, neden böyle diyorsunuz?
Öte yandan, hani sizler de (diğer bir söylem ile de olsa) ulusalcı, yani milliyetçi idiniz? Değil misiniz yoksa?
Hayır ise, neden karşı çıkıyorsunuz Türk devletlerinin, mümkün ise, mesela konfedaratif bir yapıda, tek çatı altında birleşmelerine? Bu yolda çalışanları neden gerekçesiz olarak, hemen Pantürkistlik ile lanse ediyorsunuz? Yakışıyor mu bu
size?
Selamlar...




04 Eylül 2008 Perşembe 04:24 tarihinde Eyup YALCIN <eyupy...@yahoo.com> yazdı:

Eyup YALCIN

unread,
Sep 4, 2008, 11:21:59 AM9/4/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
Sn Akkartal,
 
              Bu yazı bir alıntı. Türkeş hakkında bir açıklama yapmak amacı ile gönderdim. Sonuna kadar Türk Birliği'nin kurulmasından yanayım, Üstelik Sincian Uygur Bölgesi de dahil. Ulusalcıyım, Milliyetçiyim.
 
             Yapılan herşeyin ABD ve/veya AB ve/veya İsrail çıkarına hizmet ediyor olup olmaması önemlidir. Başka bir deyişle emperyalist devletlerin yada gizli veya açık örgütlerinin desteklediği çözümlere alet olmamak önemlidir. Sadece ve sadece Türkiye ve kardeş Türk Cumhuriyetlerinin çıkarlarını gözetmek gereklidir.
 
 
Saygılarımla,
E.YALÇIN
 

--- On Thu, 9/4/08, Akkartal <akkar...@gmail.com> wrote:

osman cataloluk

unread,
Sep 4, 2008, 6:05:39 AM9/4/08
to cihan-tu...@googlegroups.com, akkar...@gmail.com

BİR TOPRAĞIN SAHİBİNİ VE DİĞERLERİNİ BESLEMESİ, KAR GETİRMESİ, ÜLKENİN KALKINMASINA İHRAC İLE YARDIMDA BULUNABİLMESİ İÇİN GENEL TESPİT OLARAK EN AZ 600 DÖNÜM OLMASI GEREKİR!!!
BUNUN ALTINDAKİLER KAR GETİRMEZLER!
İHRACA YÖNELİK STRATEJİK EKİM YAPMAYA DEĞMEZ!!
ANCA BUĞDAY EKERSİN Kİ O DA İŞE YARAMAZ!!
AVRUPA'DA ÖZELLİKLE İNGİLTEREDE TOPRAK ASLA SATILMAZ! KIZLAR TOPRAKTAN PAY ALAMAZ! TOPRAK EN BÜYÜK OĞLANA DÜŞER. EĞER O EVLAT İSTEMEZ İSE ORTANCA'YA O DA İSTEMEZ İSE KIZIN KOCASI ÇİFTÇİ İSE KIZA VERİLİR! VE BELLİ BİR SÜRE İŞLETİLMEYEN YA DA KAR ETMEYEN TOPRAK DEVLETÇE ELDEN ALINIR!
AVRUPA'DA HOLLANDA DA DURUM BENZERDİR! FRANSA'DA MAL BÖLÜNMESİ VAR İDİ ŞİMDİ KALDIRILMAYA ÇALIŞILIYOR!
YANİ DİYECEĞİM HEM ECEVİT'İN HEM DE TÜRKEŞ'İN TOPRAK REFORM PLANLARI AKILCI DEĞİLDİR!
SELAMLAR



osman cataloluk

unread,
Sep 4, 2008, 5:42:47 AM9/4/08
to cihan-tu...@googlegroups.com, eyupy...@yahoo.com

Bu Ahmet Dursun nam vatandaşın yazdıkları yada yarım yamalak çevirdikleri doğru ise;
1-Türkeş ile Gürsel'in arası niye açıktı? Ahmet Dursun bunu biliyor mu? Hiç sanmam!
1-Gürsel Safiyane dangalak biriYdi ve her kim ne derse onu yapardı! Taşaklarımdan aşağı lafı ve taşak ovalama merakı ona aittir! Ve de Kürttür! Ama DEVLETÇİDİR!! KÖKENİ TÜRK OLANLARDANDIR!! Amma Salaktır Askerlikteki ünvanı da ÖKÜZ PAŞADIR!!! Onun etrafındakiler SOL İTTİFAKLA BİR DARBE YAPMAK İÇİN ANLAŞTILAR AMMA TÜRKEŞ VE 14 SUBAY BUNA AMERİKAYA RAĞMEN MANİ OLMUŞTUR!
2-TÜRKEŞ MADEM GÜRSEL'İN SEKRETERYASIDIR'DA NEDEN HİNDİSTAN'A SÜRÜLMÜŞTÜR?
BİR İNSAN KAOS ORTAMINDA CAN GÜVENLİĞİ İÇİN EN GÜVENDİĞİNİ SEKRETER SEÇER ÖYLE DEĞİL Mİ? PEKİ SEKRETERİNİ BİR LİDER NE DEMEYE HİNDİSTAN'A SÜRDÜRÜR?
VE BU SÜRDÜRME AMERİKAN ELÇİSİ İLE GÖRÜŞMEDEN BİR GÜN SONRA SABAH 7.30'DA TUTUKLAMA İLE YAPILIR?
PEKİ BU NASIL OLABİLİR? İHTİMALLER NELER OLABİLİR??
YA BU SEKRETER KARŞI DARBE HAZIRLIĞINDADIR! BUNU ABD BİLDİRMİŞTİR! YA DA KARŞI GURUP İLE ABD ANLAŞMIŞTIR VE SEKRETERİ ALAŞAĞI ETMİŞTİR!
KARŞI GURUP SOL GURUPTUR DİKKATLERİNİZE SUNARIM!!!
DOĞAN AVCIOĞLU VE İLHAN SELÇUK'UN DA İÇİNDE BULUNDUĞU ASKER İÇİNDEKİ SOL GURUBU ELE VEREN DE ABD İDİ!! ABD ÖNCE SOLU YAKAR SONRA SAĞI AMMA SONUNDA BUNLAR DAHA ÇIKARCIDIR DİYEREK SOL GURUP İLE ANLAŞARAK TÜRKEŞ EKİBİNİ TAFİYE ETTİRİR!!
BUNUN DOĞRULUĞU NASIL İSPATLANIR PEKEY??
SEKRETERİN İSTEMEMESİNE RAĞMEN İHTİLALİN 3.GÜNÜ İSMET PAŞA İLE GÜRSEL'İ GÖRÜŞTÜRÜRLER! PAŞA O GÜNE KADAR KORKUDAN EVDEN ÇIKMAMIŞTIR! BU TALEP GELİNCE ŞÖYLE DER: "BUNLAR İŞİ ELLERİNE YÜZLERİNE BULAŞTIRDILAR! ARTIK BİZE İKBAL GÖRÜNDÜ! BİZ KELLEYİ NASIL KURTARACAĞIZ HESABI YAPARKEN BUNLAR BİZE ALTIN TEPSİDE İKBAL SUNARLAR!" İNÖNÜ AYNEN ATATÜRK'ÜN ÖLDÜĞÜNDE DE 3 GÜN İNANMAMIŞ VE PEMBE KÖŞKTEN ÇIKMAMIŞTI! BUNU UYDURUP BENİ İSTANBUL'A ÇAĞIRIYORLAR. ORAYA GİDİNCE DE BENİ HAL EDECEKLER KORKUSU VARDI İÇİNDE!!
AYRICA HERKES NATO'YA GİRMEDE MENDERES VE EKİBİNİN SUÇU VARDIR SANIR HALBUKİ ALTTAKİ İMZALAR İNÖNÜ'NÜNDÜR!! SOL HEM ABD İŞLERİNİ YÜRÜTMÜŞ HEM DE İÇERİDE AYRILIKÇILIĞI YARATMIŞTIR! BÜTÜN DÜNYADA SOL DAHA DEVLETÇİ VE DAHA MİLLETÇİDİR! YANİ MİLLİYETÇİDİR! YADA ULUSALCI YADA YURTSEVER DEDİKLERİNDENDİR, BİR ÜLKE HARİÇ!! O DA TÜRKİYEDİR!
SEBEP????
SOL BİZE DIŞARIDAN GELMEDİR. BU BİR!!!
SOL ETNİK GURUPLARI BOL OLAN DEVLETLERDE BÖLÜNME İLE SONUÇLANIR. BU İKİ!!
BU BAKIMDAN SOLU HEP ETNİK AZINLIKLAR İSTER. BU DA ÜÇ!!!
PEKİ BİZDE KİMLER İSTEMİŞ!!!
ADI APO OLAN AMMA ASIL ADI ARTİN OLAN ADAM!
ADI DURSUN KARATAŞ OLAN AMMA ERMENİ DÖNMESİ OLDUĞU KESİN OLAN VATANDAŞ!!
HAA UNUTMADAN SÖYLEYELİM DÖNÜNCE DE KARATAŞ'IN DEDELERİ ALEVİ OLMUŞTUR NE HİKMETSE!!!
GELELİM 3C'LERE
CEMAL MADANOĞLU
CEMAL GÜRSEL
CEMAL TURAL.................
PEKİ BU 3C'LER NİYE TÜRKEŞ'E TEZGAH KURDULAR!
KENDİLERİ SOLCU İDİLER VE TÜRKEŞ'İ DEVİRİRKEN BENDEN Mİ DESTEK İSTEDİLER YOKSA ABD ELÇİSİNDEN Mİ???
MADANOĞLU VE TURAL'IN SONRADAN KİMİN HESABINA ÇALIŞTIĞI ORTAYA ÇIKTI!!
SANIRIM BU ÜÇ İSİM KİMİN HAKLI OLDUĞUNU SÖYLÜYOR!
BU İHTİLAL 3C'LER İHTİLALİDİR!
ABD'NİN SOLLA YAPTIĞI İLK VE SON İHTİLALDİR!!!
VE DÜNYADA TEKTİR!
SOLU KANDIRARAK DİKTE EDEREK DÜNYADA YAPTIRDIĞI BAŞKA BİR İHTİLAL YOK!
SOL ADINA ŞİDDETLE KINANMASI GEREKEN YARALAYICI BİR DURUM!!!
SOLA ÇAMUR!!
SOL ZATEN ÇAMUR!!
ÇİRKEFİ ANCAK ÇİRKEFLE YURLARMIŞ!!!
İŞİN ESASI BUNDAN DA DAHA KARIŞIKTIR!
HELE İNÖNÜ VE ECEVİTLERİN ABD İLE DANSINI BİR BİLSENİZ!!
SOL OTURSUN KENDİ HALİNE AĞLASIN!!
BU BİLİNMEYEN TARİHTİR!!
BİLMEK SIKAR HELE DE BUNU SOL LİDERLERİN ÖZEL TOPLANTILARINDA DUYMAK İNSANI BAYAĞIDA BİR SIKIYOR!!!
ECEVİT'İN SON DEMLERİ CİDDİ VATANSEVERLİK ABİDESİ İDİ ALLAH RAHMET EYLEYE!!
KENDİSİNİ TENZİH EDERİM!!
SELAMLAR
DR.OSMAN
3C İHTİLALİ= ÜÇ İHTİLAL'DE TÜRKEŞ BUNU ANLATIR!!
3C'LER


Turkmen Turkoglu

unread,
Sep 4, 2008, 2:20:05 PM9/4/08
to cihan-tu...@googlegroups.com


--- 04/09/08 Per tarihinde osman cataloluk <cata...@yahoo.com> şöyle yazıyor:
Kimden: osman cataloluk <cata...@yahoo.com>
Konu: ..::CTO::.. Alpaslan Türkeş'i Amerika Düşürmüştü, GÖNDERMEMİŞTİ!!! BUNU BİLİNDE DANGALAKLIK ETMEYİN!!!!!
Kime: cihan-tu...@googlegroups.com
Kopya: eyupy...@yahoo.com
Tarihi: 4 Eylül 2008 Perşembe, 9:42

Akkartal

unread,
Sep 4, 2008, 3:24:46 PM9/4/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
Ya Hu Osman Efendi,
Vallah çok dehşet şeyler döktürmüşsün biraderim...
Yoksa yakın tarihi sevip, okusam da aklımda tutmak
istemediğimden mi bana öyle geldi, bilemiyorum amma, sol adına yenilir yutulur şeyler değil bu yazdıkların ve işin garibi, bana da baya bir haklısın
gibi geliyor... Çünkü, benim için çöküşümüzün başlangıcı sayılan, o katılmadığımız halde mağlup
çıktığımız 2.Dünya harbinde de yine Solculuğun dip
Dedesi İsmet Paşa ülkenin başında ve Milli Şef idi...
Her neyse, eline usuna sağlık...
Bakalım sol cenahımızdan bu konuda itiraz sesleri
gelecek mi?
Selamlar...


2008/9/4 Turkmen Turkoglu <turkmen...@yahoo.com.tr>

Akkartal

unread,
Sep 4, 2008, 4:08:19 PM9/4/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
Sayın Yalçın,
Tebrik ve teşekkür ederim...
Ben  hakeza, Ulusalcı ve de milliyetçiyim...
Selam ve saygılar...

04 Eylül 2008 Perşembe 18:21 tarihinde Eyup YALCIN <eyupy...@yahoo.com> yazdı:

tuncay demirbaş

unread,
Sep 4, 2008, 5:14:01 PM9/4/08
to CiHAN TÜRK OLSUN
Sevgili dostum Akkartal

Boşyere kendini yoruyorsun..Bu adamlar milliyetçi ulusalcı değil
bilakis Türk ve Türkçü düşmanıdırlar..Bunlar değilmidir Sovyet
Rusya'nın ve Çin'in milyonlarca ırktaşımız olan Türklere zulumlerine,
işkencelerine alkış tutan onların bu ezme sindirme politikalarını
destekleyen bu Türkçü düşmaları değilmiyidi? Bunlar Türk tarihini
sadece 1923 kabul ederler..Onlara göre aslında Türk'ün tarihi ve
geçmişide önemli değildir bilakis milliyet şuuru bu gürühta
bulunmamaktadır..Tek dertleri hala dünya tarihinin çöpe attığı
komunist rejimin Türkiye'ye nasıl geleceğini hesap etmeleridir..Sizin
tevellüt te benimki gibi eski ve sizde bende 1980 öncesini yaşamış
kişileriz..Allah aşkına hangi devirde bunlar Türk milliyetçiliğine
Türkçülüğe düşman olmamışlardır..Bu günü Atatürk takiyyecileri olan bu
sahte Atatürkçüler o günlerde Atatürk'e alenen küfür
etmezlermiydi?..Bütün dertleri ve maharetleri sadece milliyetçilere
iftira atmak değilmiydi? İşte bugün de aynısı yapıyorlar Rahmetli
Alparslan Türkeş'e dün aynı bu gürüh iftira atardı bugün aynı şekilde
bu iftiralarını devam ettiriyorlardır...Bunlarla boşyere vait
geçirmeyin sevgili dostum harcadığınız vakte yazıktır..

On 4 Eylül, 15:16, Akkartal <akkarta...@gmail.com> wrote:
> *
> "1991 'de, Sovyetler Birliği çöktüğünde, *Pantürkizm örgütleri, *Türkiye'nin
> doğu komşusu Azerbaycan'da, Pantürkizm düşüncesini destekleyen bir rejim
> kurulmasını sağladı."
>
> *Sayın Yalçın,
> Bize göre, bildiğimiz tarz Milliyetçilik'den başka bir şey
> olmayan o zaman ki Azerbaycan devlet yapılanmasını
> siz, neye dayanarak bu şekilde Pantürkist, diye niteliyorsunuz anlayamadım.
> Size göre, merhum Ebülfeyz Elçibey ki, Türkiye ile Azerbaycanın
> birleşmelerini istemiş ve her türlü imzaya hazır olduğunu belirtmiştir, bir
> Pantürkist, daha doğrusu ırkçı biri mi idi? Evet ise, bir uygulamasını
> belgeleyiniz, hayır ise, neden böyle diyorsunuz?
> Öte yandan, hani sizler de (diğer bir söylem ile de olsa) ulusalcı, yani
> milliyetçi idiniz? Değil misiniz yoksa?
> Hayır ise, neden karşı çıkıyorsunuz Türk devletlerinin, mümkün ise, mesela
> konfedaratif bir yapıda, tek çatı altında birleşmelerine? Bu yolda
> çalışanları neden gerekçesiz olarak, hemen Pantürkistlik ile lanse
> ediyorsunuz? Yakışıyor mu bu
> size?
> Selamlar...
>
> 04 Eylül 2008 Perşembe 04:24 tarihinde Eyup YALCIN <eyupyal...@yahoo.com>yazdı:
>
> > 1991 'de, Sovyetler Birliği çöktüğünde, Pantürkizm örgütleri Türkiye'nin
> > doğu komşusu Azerbaycan'da Pantürkizm düşüncesini destekleyen bir rejim
> > kurulmasını sağladı.
> > İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinin ardından, Birleşik Devletler' in Türkiye'yle
> > ilgili öncelikli düşüncesi, ülkeyi Batılı antikomünist savunma sistemine
> > entegre etmek oldu. Coğrafi konumu nedeniyle, Türkiye çok değerli stratejik
> > bir bölgeydi.
>
> > Hem Soğuk Savaş süresince hem de sonrasında ABD ve NATO'nun Ortadoğu ve
> > Kafkasya'daki petrol ülkelerine yönelik operasyonları için, özellikle de
> > 1991' deki İkinci Körfez Savaşı sırasında önemli bir balkon görevi gördü.
> > Daha da ötesi ülke, Soğuk Savaş boyunca *NATO'nun en doğu karakolu
> > durumundaydı. *
>
> > Kuzeydeki Norveç dahil hiç kimse, Moskova'ya daha yakın değildi;
> > dolayısıyla Türkiye *yüksek teknoloji ürünü tertibatla donatıldı *ve
> > dinleme noktası olarak kullanıldı.
> > Türkiye, NATO'yla Varşova Paktı ülkeleri arasındaki toplam sınırın üçte
> > birine korumalık ettiği için; *Türk elitleri Birleşik Devletler askeri
> > sanayisi *için *mükemmel bir müşteri *haline geldi ve aynı zamanda
> > milyarlarca dolarlık *ABD yardımı aldı*.
>
> > Soğuk Savaş süresince Birleşik Devletler tarafından silahlandırılan
> > Türkiye, Avrupa'daki en büyük, NATO'daki -ABD'den sonraki- ikinci büyük
> > silahlı kuvvetleri kurdu. Birleşik Devletler 1961 'de *gözü kara bir kumar
> > oynayarak, Türkiye'ye Sovyetler Birliği'ni hedef alan nükleer füzeler bile
> > yerleştirdi.* Sovyet lideri Nikita Kruşçev, bir yıl sonra gözü kara
> > stratejiyi kopyalayıp Küba'ya Birleşik Devletleri hedef alan füzeler
> > yerleştirince, Küba Füze Krizi patlak verdi ve
> > Dünya nükleer savaşın eşiğine geldi. Başkan Kennedy, Kruşçev' in nükleer
> > füzeleri Küba'dan çekmesi karşılığında, Jüpiter füzelerini Türkiye'den çekme
> > sözü vererek krizi barışçıl yollardan çözdü.
> > Birleşik Devletler, Türkiye'nin NATO'daki varlığını sağla bağlamak için,
> > baskın Pantürkizm hareketini kullandı. Pantürkizm hareketinin de çıkarlarına
> > uyan bu süreçte, aşırı
> > sağcı Kurmay Albay Alpaslan Türkeş merkezi bir rol oynadı. Türkeş, İkinci
> > Dünya Savaşı sırasında Alman Naziler' in Türkiye'deki bağlantı kişisiydi.
> > Ülke çapında ismini ilk kez 1944'te, antikomünist bir gösteriye katılma
> > suçlamasıyla yanındaki 30 kişiyle birlikte tutuklandığında duyurdu. Genel
> > "'ırk üstünlüğü teorisine, özelde de Türkler'in üstünlüğüne inanan *Albay
> > Türkeş*, kariyeri süresince beyanatlarının çoğunda *Hitler*'in *Mein Kamp*!
> > (Kavgam) kitabından alıntılar yaptı. Savaşın ardından *1948'** de CIA ile
> > bağlantıya geçti* ve söylenenlere göre bu süre boyunca, *CIA emirleri
> > doğrultusunda Türkiye'de gizli bir gölge ordu kurma çalışmalarına katıldı*
> > .
>
> > Birleşik Devletler' le işbirliği güçlendikçe, karizmatik lider Albay
> > Türkeş, ülkesiyle Birleşik Devletler arasında mekik dokumaya başladı ve hem
> > *Pentagon*'la hem de *CIA * ile *samimi bağlantılar *kurdu. 1955'ten
> > 1958'e kadar NATO'yla ilgili Türk askeri görevi nedeniyle *Washington*'da
> > görev yaptı.
> > Türkiye 4 Nisan 1952'de NATO'ya katıldığında, Albay .Türkeş'in de
> > katkılarıyla ülkede çoktan bir *gizli ordu* kurulmuştu.
> > Karargâhın adı Seferberlik Tetkik Kuruluydu ( *STK)*' ve Amerikan Askeri
> > Yardım Heyeti'nin (*JUSMATT*) Ankara. Bahçelievler'deki binasında faaliyet
> > gösteriyordu. Seferberlik Tetkik Kurulu 1965'te yeniden yapılandırıldı ve
> > adı Özel Harp Dairesi ( *ÖHD*) olarak değiştirildi. 1990 Gladyo
> > açıklamaları sırasında *Türk gizli askerlerin* komuta merkezi bu adla
> > anılıyordu. Özel Harp Dairesi, teşhir edilen bu ismi bir kere daha
> > değiştirmek zorunda kaldı ve Özel Kuvvetler Komutanlığı ( ÖKK) adıyla
> > faaliyet yürütmeye başladı.
> > Paris'te bulunan Intelligence Newsletter 1990'da "Türkiye'de 'Gladyo' nun
> > Kökenleri " başlığıyla "Batı Avrupa 'staybehind' ya da 'Gladyo'
> > şebekelerini meydana getiren, çok gizli statüsünden henüz çıkarılmış
> > orijinal strateji belgelerinden birini" ele geçirdiklerini bildiriyordu:
> > "ABD Ordusu Genelkurmay Başkanlığı, *Çok Gizli*, 28 Mart 1949, Kapsamlı
> > Stratejik Görüşler." JSPC 891/6 sayılı ekli belgenin 'B Bendi'nde Türkiye'ye
> > özel bir atıfta bulunularak, *pantürkizm hareketinin satratejik olarak **Birleşik
> > Devletler **tarafından nasıl kullanılabileceğ ine dikkat çekiliyordu*.
> > Pentagon belgesinde Türkiye "gerilla birimleri ve Gizli Ordu Rezervleri'nin
> > kurulmasına fazlasıyla uygun bir ülke" olarak tanımlanıyordu. "Türkler
> > politik anlamda güçlü bir milliyetçi ve antikomünist anlayışa sahipler. Ve Kızıl
> > Ordu 'nun Türkler içinde varlık göstermesi *milliyetçi duyguların
> > kabarmasına neden *olacaktır." Intelligence Newsletter ardından Türk gizli
> > ordusu kontrgerillanı n Özel Harp Dairesi tarafından idare edildiğini ve beş
> > daldan oluştuğunu belirtiyordu: "Sorgulama ve psikolojik savaş tekniklerini
> > de kapsayan Eğitim Kurulu, 1984'ten bu yana Kürtler' e karşı yürütülen
> > operasyonlarda uzmanlaşan Özel Birim, Kıbnstaki operasyonları yürüten Özel
> > Seksiyon , Üçüncü Büro olarak da anılan Koordinasyon Kurulu ve İdari Böıüm.
>
> > *CIA tarafından finanse edilen Özel Harp Dairesi *'nin Soğuk Savaş
> > süresince bir kaç kez ismi değiştirilmiş olsa da; liderlerinin direktifleri
> > doğrultusunda sayısız operasyon düzenlemekten ve gizli düzensiz harp
> > yürütmekten ibaret görev ve stratejileri değişmedi. Klasik tarz gerginlik
> > yaratma operasyonlarından biri, Türk gizli askerlerinin, 6 Eylül 1955'te
> > Atatürk'ün Selanik'teki evine bomba atmasıydı. Türk gölge ajanlar kanıt
> > bırakmaksızın gerçekleştirdikleri eylemin ardından suçu Yunan polisinin
> > üzerine attılar. Yanlış yönlendirme operasyonu işe yaradı; Türk hükümeti ve
> > basını, saldırıdan Yunanlıları sorumlu tuttu. Hemen ardından 6-7 Eylül
> > 1955'te kontrgerillanı n dolduruşuna gelen Türk fanatik gruplar İstanbul ve
> > İzmir'de Yunanlılara ait yüzlerce ev ve işyerini yağmaladı. Olaylar
> > sırasında 16 Yunanlı öldürüldü, 32'si yaralandı ve Yunanlı 200 kadına
> > tecavüz edildi.
> > -----------
> > *Dip not:
> > *"Doğan Beyazıt ve Kemal Yılmaz 3 Aralık 1990'da yapılan basın
> > toplantısında Özel Harp Dairesi'nin beş birimini a) Karargâh, b) Öğretim-Eğitim
> > Grubu, Özel Kuvvetler, d) Özel Hava Grubu, e) Bölge Başkanlıkları olarak
> > tanımlamaktadır. Özel TİM, *Özel* *Kuvvetler*' in alt birimi olarak
> ...
>
> tamamını oku »

necla şener

unread,
Sep 4, 2008, 4:28:13 PM9/4/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
rte ve gülü kim yollamıştıııı

Cem ERCIN

unread,
Sep 5, 2008, 6:24:49 AM9/5/08
to cihan-tu...@googlegroups.com

PKK Mitinginde Kırmızı Plaka

1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle Adana'da düzenlenen miting, atılan sloganlar ve asılan bayraklarla terör örgütü PKK'nın gövde gösterisine döndü.

01 Eylül 2008 13:33

 

 

 

 

 

DTP'li milletvekillerinin TBMM'ye ait iki kırmızı plakalı resmi araçla katıldığı mitingde, DTP'li Selahattin Demirtaş, bölücü örgüt elebaşı Abdullah Öcalan'a 'sayın' diye hitap etti. Bir ailenin Atatürk posterli Türk bayrağıyla göstericilere tepki gösterdiği mitingin sonunda, polis ekipleri dağılan gruba copla müdahalede bulundu, birçok kişi gözaltına alındı.
Çeşitli sendika ve partilerin oluşturduğu Adana Barış Meclisi'nin organize ettiği Barış Mitingi, Mimar Sinan Açık Hava Tiyatrosu önünde başladı. DTP Grup Başkan Vekili ve Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş, Van Milletvekili Fatma Kurtulan, Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Bilici, Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis, Bitlis Milletvekili Nezir Karakaş, eski DEP Milletvekili Selim Sadak, DTP'li belde belediye başkanlarının da bulunduğu mitinge Mersin, Osmaniye, Hatay, Kahramanmaraş, Gaziantep ve Hatay'dan gelen yaklaşık 5 bin kişi katıldı. Sözde PKK flamalar ve bayrakları açan grup, terör örgütü ve Abdullah Öcalan lehine attıkları sloganlarla mitingi PKK'nın gövde gösterisine dönüştürdü.
Mustafa Kemal Paşa Bulvarı üzerinden Uğur Mumcu Meydanı'na doğru yürüyen gruba, Kasım Gülek Köprüsü yakınındaki bir apartmanda yaşayan aile tepki gösterdi. 4 kişilik aile, terör örgütü lehinde slogan atan gruba Atatürk posterli Türk bayrağı açıp, salladı. Bunun üzerine, mitinge katılanlardan bazıları, apartmandaki aileyi yuhaladı. Yürüyüş sırasında polis ekipleri geniş güvenlik önlemi alırken, bazı yerlere keskin nişancılar yerleştirildi. Polis kordonu eşliğinde yürüyen gruptan birkaç kişi, polis panzerini taşlamak istedi. Bunun üzerine, tertip komitesi üyeleri panzerin önüne geçerek, taşlamayı engellemeye çalıştı. Tertip komitesinden bir kişi, "Aramızda bazı provakatifler var. Onları aramızda barındırmamız lazım" dedi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 


osman cataloluk

unread,
Sep 5, 2008, 10:38:37 AM9/5/08
to cihan-tu...@googlegroups.com

BİR ŞEYİ NET TESPİT EDELİM DE SONRADAN KAVGA EDİP AYRILMAYALIM!
MİLLİYETÇİLİK VARKEN BEN ULUSALCIYIM DİYENDEN ŞÜPHE EDERİM!!!!!
ULUS KELİMESİ MOĞOLCA SEL SAL EKİ FRANSIZCA. MANASI DA MİLLİYETÇİLİĞİN BULANDIRILMIŞ SOL HALİDİR! VE SOL MİLLİYETÇİYİM DİYEMEDİĞİ İÇİN ULUSALCI OLDU. BEN DE İNANDIM!!!!
MİLLİYETÇİYİM DİYECEKSİNİZ ÖNCE M.KEMAL'İN DEDİĞİ GİBİ. YEGANE İFTİHARIM TÜRK DOĞMAM VE TÜRK MİLLİYETÇİSİ OLMAMDIR!!!
BÖYLE OLACAKSINIZ...
BAŞKA YOLU YOK!!
SELAMLAR



ASSASSIAN

unread,
Sep 5, 2008, 1:42:25 PM9/5/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
Yüce Rabbim sen aklımı koru.
 
Yahu arkadaş olmuyor işte olmuyor be güzel gardaşım. Olmayacak da. Sen bunlara ne gütürüp verirsen ver illaki üç kalem fazlasını isteyecekler. Benim ödediğim vergiyle teröriste kırmızı plaka tahsis eden maaş ödeyen zihniyete ve o zihniyetin sahiplerine mimarlarına, yardakçılarına, çanak tutanlara ve destekçilerine hakkım haram, vergi adı altında ödediklerim de çoluk çocuklarına hastane ve kefen parası olsun.




 
2008/9/5 Cem ERCIN <ceme...@yahoo.com>

Cem ERCIN

unread,
Sep 6, 2008, 5:15:23 AM9/6/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
Sayin Cataloluk,
Mogollar Turk degil midir?

--- On Fri, 9/5/08, osman cataloluk <cata...@yahoo.com> wrote:

Akkartal

unread,
Sep 6, 2008, 6:10:16 AM9/6/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
Moğollar'ın da, Asya da ki bir çok ulus gibi,
Türk- Çin melezi olduğunu okumuştum...

2008/9/6 Cem ERCIN <ceme...@yahoo.com>

Cihan Sultan

unread,
Sep 6, 2008, 6:30:41 AM9/6/08
to cihan-tu...@googlegroups.com
Prof. Zeki Velidi Togan'ın bu konuda bir araştırması mevcut. Bu konuda Çingiz Hanın Türk olduğunu iddia ediyordu. Hafızam beni yanıltmıyorsa ise 1941 tarihli Moğollar, Çingiz ve Türkler isimli bir eserinde bahsetmekte idi.
1946'da yayınlanan Umumi Türk Tarihine Giriş isimli eserinde de bu konudan bahsetmekte ve Türk olduğunu iddia etmekte idi.
Benim okuduğum sadece Cengiz Türk'tür makalesi idi, bu tezini kanıtlar nitelikte araştırması mevcut.
Esenlikler



 
2008/9/6 Akkartal <akkar...@gmail.com>

osman cataloluk

unread,
Sep 6, 2008, 6:32:39 AM9/6/08
to cihan-tu...@googlegroups.com, ccihans...@gmail.com

EVET DOĞRUDUR AMA DEDİĞİM ŞEKİLDEN DOLAYI AKRABADIR DER TOGAN HOCA!!
SELAM

--- On Sat, 9/6/08, Cihan Sultan <> wrote:

> From: Cihan Sultan <ccihans...@gmail.com>
> Subject: ..::CTO::.. Re: Alpaslan Türkeş MİLLİYETÇİLİK VE ULUSALCILIK SEL SALLARI!!!
> To: cihan-tu...@googlegroups.com
> Date: Saturday, September 6, 2008, 6:30 AM
> *Prof. Zeki Velidi Togan'ın bu konuda bir
> araştırması mevcut. Bu konuda
> Çingiz Hanın Türk olduğunu iddia ediyordu. Hafızam
> beni yanıltmıyorsa ise
> 1941 tarihli Moğollar, Çingiz ve Türkler isimli bir
> eserinde bahsetmekte
> idi.*
> *1946'da yayınlanan Umumi Türk Tarihine Giriş isimli
> eserinde de bu konudan
> bahsetmekte ve Türk olduğunu iddia etmekte idi. *
> *Benim okuduğum sadece Cengiz Türk'tür makalesi idi,
> bu tezini kanıtlar
> nitelikte araştırması mevcut.*
> *Esenlikler*
>
>
>
>
> 2008/9/6 Akkartal <akkar...@gmail.com>
>
> > Moğollar'ın da, Asya da ki bir çok ulus gibi,
> > Türk- Çin melezi olduğunu okumuştum...
> >
> > 2008/9/6 Cem ERCIN <ceme...@yahoo.com>
> >
> >> Sayin Cataloluk,
> >> Mogollar Turk degil midir?
> >>
> >> --- On *Fri, 9/5/08, osman cataloluk

osman cataloluk

unread,
Sep 6, 2008, 6:30:27 AM9/6/08
to cihan-tu...@googlegroups.com, akkar...@gmail.com, ceme...@yahoo.com


MOĞOLLAR MELEZ FALAN DEĞİLDİR! TIPKI KORELİLER GİBİ!!
BU GÜN DÜNYADA EN FAZLA ETNİK GURUBU ÇİN MUHAFAZA EDER: TAM 253 TANE ETNİK GURUP YAŞAR! SARI ÇİNLİLER BEYAZLARLA AYNI DEĞİLDİR! TAİWANLILAR DA ÇİNLİ DEĞİLDİR! UYGURLARIN OLMADIĞI GİBİ!!
MOĞOLLAR AYRI BİR ETNİK YAPI OLUP TÜRKLERİN ARASINDA UZUNCA BİR SÜRE (YÜZYILLAR BOYUNCA!!) YAŞARLAR! HATTA BAHAEDDİN ÖGEL'İN TÜRK TARİHİ VE GELENEKLERİ KİTABINDA TÜRKLERLE MOĞOLLARIN TEMELDE ANLAŞAMADIĞINI, TÜRKLERİN MOĞOLLARI SEVMEDİĞİNİ SÖYLER!
HATTA ALİ ŞİR NEVAİ'YE DAYANDIRARAK TÜRKLERLE MOĞOLLARIN BİRİ BİRİNDEN AYRILAN EN ÖNEMLİ ÖZELLİĞİNİN; TÜRKLERİN KOYUNCULUK YAPTIĞINI, DEVAMLI KOYUN ETİ YEDİKLERİNİ VE TEMİZLİKLERİNE ÇOK DÜŞKÜN OLDUKLARINI MOĞOLLARIN İSE AKSİNE DOMUZ ÇOBANI OLDUKLARINI VE ÇOK PİS OLDUKLARINI BELİRTİR. YALINIZ, ZAMANLA ORTA ASYA BİRLİĞİ ÇATIRDAYINCA ÖZELLİKLE CENGİZ ZAMANINDA CENGİZİN DAHİL OLDUĞU MERKİTLERİN AYNEN TÜRKLER GİBİ YAPILANARAK VE DE TÜRK GİBİ TAHTA VARİS OLDUĞUNU İDDİA EDEREK LİDERLİĞE KALKIŞTIĞINI VE ORTA ASYA'YI ELE GEÇİRDİĞİNİ SÖYLER. CENGİZ DAHA DA İLERİ GİDEREK OĞUZLU BİLGELERİ ZORLA BAŞKENTİNE GETİRİR. VE PROTOKOL ADABINI KENDİ ADAMLARINA ÖĞRETMELERİNİ İSTER. GÖREBİLİYOR MUSUNUZ DEVLET KURMA TEŞKİLATININ BÜYÜKLÜĞÜNÜ!! OĞUZLAR ÖĞRETİR...
SONRA ÜNİVERSİTE KURDURUP KENDİ HALKINI EĞİTMELERİNİ DE İSTER O DA OLUR..
EN SONUNDA NEZAKETİ VE İNSANLAR ARASI İLİŞKİNİN DÜZELTİLMESİNİ DE İSTEYİNCE, OĞUZLU BİLGELER, "O ÖĞRETİLMEZ. VARSA VARDIR, ERDEMDİR, YOKSA YAZIKTIR. VE İSZDE DE BULUNMAZ DEYİNCE BUNLARDAN İKİSİNİN BOYNUNU UÇURUR. BU TARİHİ KAYITTIR!!
ŞU AN DURUM NEDİR DERSENİZ????
AKRABA TOPLULUKLARDANDIR, EĞER İŞ YAPAR VE DE TARAFINIZA ÇEKEBİLİR SENİZ!!!
YAPABİLİR MİSİNİZ???
SELAMLAR
DR.OSMAN
AMA BİZİM İÇİMİZDE ATA


Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages