Risale-i Nur saçmalıklarının belli başlı olanlarını sizlere
sunuyoruz.
İlk önce o saçma kitaptaki ana temadan başlık attık.
Ardından ilgili kitabın sayfa ve madde no'sunu yazdık...
Ve daha sonra ilgili yazıdan bir paragrafı sunduktan sonra,
paragrafın altında internetten de kolayca tastik edebilmeniz
için ilgili sayfanın bağlantı yolunu (link) ekledik.
YAZILARI ARŞİVLEYİNİZ,ÇEVRENİZLE PAYLAŞINIZ,BÜTÜN BU
KEPAZELİKLERİ ANLATINIZ..
(Hiç kimse,"bunlar yalan" diyemeyecek,çünkü hepsini kendi
kitap ve sitelerinden belgeledik.)
************
İŞTE GERÇEKLER.
Mustafa Kemal'e deccal dedigi yer...
Şualar - Sayfa 361 -
http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=Kulliyat&Book=Sualar&Page=361
65: Süfyan ve bir İslâm deccalı, Mustafa Kemâl olduğu Beşinci
Şuada anlaşılıyor.
66: Şapka fes gibidir. İman ile hiç alâkası yoktur
67-68: Şapkanın küfür alâmeti ve devam-ı ısrarı da dinsizlik
olması üzerinde çok durmaktadır.
Şapkanın giyilmemesi için propagandaya ve kendi tabirlerince
mücadele ve mücahedeye giriştikleri görülmektedir.
69: Nur talebelerinin şapka giymeyerek bere giydikleri
müşahede edilmiştir.
70: Şapkanın küfür alâmeti olması ve sayılması bir iman haline
geldiği gibi......
---------------------------------------------------------------
Mustafa Kemal'e katıksız kafir diyor!!!!!!!!!!!!!
Şualar, Sayfa 313
-Ezcümle, bir hadiste, "âhir zamanda dehşetli bir şahıs sabah
kalkar,alnında 'Hâzâ kâfirün' (katıksız kafir) yazılmış
bulunur" diye hadis var deyip benden sordular.
Dedim: "Bir acîp şahıs bu milletin başına geçer ve sabah
kalkar,başına şapka giyer ve giydirir."
Bu cevaptan sonra bunu sordular: "Acaba o zaman onu giyen
kâfir olmaz mı?"
Dedim: "Şapka başa gelecek, secdeye gitme diyecek. Fakat,
baştaki iman o şapkayı da secdeye getirecek, inşaallah
Müslüman edecek."
http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=Kulliyat&Book=Sualar&Page=313
------------------------------------------------------------------------
Mustafa Kemal'e karşı Nurun tokadı ......dediği yer;
Şualar, Sayfa 334
İkinci esas: Neşriyatı gizlemesi - gizli düşmanlar yanlış mânâ
verdirmesin.
Yoksa siyasete ve dünya âsâyişine temas cihetiyle değildir.
Hem eski harfle teksir makinesini bir bahane bulmasınlar.
Mustafa Kemal'e karşı Nurun tokadı ise HAŞİYE altı mahkeme ve
Ankara makamatı bilmiş, ilişmemişler ve bize beraat verdiler
ve Beşinci Şua ile beraber bütün kitaplarımızı iade ettiler.
Hem onun
fenalığını göstermek, ordunun kıymetini muhafaza etmek
içindir. Bir şahsı sevmemesi,orduyu muhabbetkârane senâ
içindir.
http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=Kulliyat&Book=Sualar&Page=334
---------------------------------------------
Şapkaya itiraz ediyor,sarhoş kıyafeti diyor!
Şualar, Sayfa 259
Sonra o zâlim, dünyaca büyük makamlarda bulunan bedbahtlar
dediler:
"Sen, yirmi senedir bir tek defa takkemizi başına koymadın.
Eski ve yeni mahkemelerin huzurunda başını açmadın, eski
kıyafetinle bulundun. Halbuki on yedi milyon bu kıyafete
girdi."
Ben de dedim: On yedi milyon değil, belki yedi milyon da
değil, belki rızasıyla ve kalben kabulüyle ancak yedi bin
Avrupa-perest sarhoşların kıyafetlerine ruhsat-ı şer'iye ve
cebr-i kanunî cihetiyle girmektense, azîmet-i şer'iye ve takvâ
cihetiyle, yedi milyar zatların kıyafetlerine girmeyi tercih
ederim. Benim gibi yirmi beş
seneden beri hayat-ı içtimaiyeyi terkeden adama "inat
ediyor,bize muhaliftir" denilmez. Haydi, inat dahi olsa, madem
Mustafa Kemal o inadı kıramadı ve iki mahkeme kırmadı ve üç
vilâyetin hükûmetleri onu bozmadı; siz neci oluyorsunuz ki,
beyhude hem milletin, hem hükümetin zararına, o inadın
kırılmasına çabalıyorsunuz?
http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=Kulliyat&Book=Sualar&Page=259
-----------------------------------------------
Dehşetli adam rakı müptelası,başkalarını da alıştıracak
diyor!!!!
Şualar, Sayfa 314
Sonra dediler:
"Aynı şahıs bir su içecek, onun eli delinecek ve bu hadise ile
'Süfyan' olduğu bilinecek."
Ben de cevaben dedim: "Bir darb-ı mesel var. Çok israflı adama
eli deliktir denilir. Yani elinde mal durmuyor,
akıyor, zâyi oluyor deniliyor. İşte o dehşetli adam bir su
olan rakıya müptelâ olup, onunla hasta olacak ve kendisi
hadsiz israfata girecek, başkalarını da alıştıracak."
Sonra birisi sordu ki: "O öldüğü zaman İstanbul'da dikili
taşta şeytan dünyaya bağıracak ki, filân öldü."
O vakit ben dedim: "Telgrafla haber verilecek." Fakat bir
zaman sonra,radyo çıkmış işittim. Eski cevabım
tam değilmiş bildim. Sekiz sene sonra Dârü'l-Hikmette iken
dedim:
"Şeytan gibi radyoyla dünyaya işittirecek."
http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=Kulliyat&Book=Sualar&Page=314
----------------------------------------------------------
Ve yine Mustafa Kemal'e söylüyor!!!!!
Kahraman ordunun zaferi ve şerefi ona verilmez, Çünkü bütün
şerefi ve mânevî ganimeti o dostuna verip, orduyu şerefsiz
bırakıyor.
Şualar sayfa 315
Beşinci Şuada sen hiç kalben nedamet etmedin mi ki, onu
rakıdan ve şaraptan su tulumbası gibi tâbirlerle tezyif
etmişsin?"
Ben onun bütün bütün mânâsız ve yanlış ve dostluk taassubuna
mukabil derim: Kahraman ordunun zaferi ve şerefi ona
verilmez,yalnız onun bir hissesi olabilir. Nasıl ki ordunun
ganimeti, malları,erzakları bir kumandana verilse zulümdür,
dehşetli bir haksızlıktır.
Evet nasıl o insafsız, o çok kusurlu adamı sevmemekle beni
itham etti,âdeta vatan hâini yaptı. Ben de onu, orduyu
sevmemekle itham ediyorum. . Hakikat ise, müsbet şeyler,
haseneler, iyilikler cemaate,orduya tevzi edilir ve menfîler
ve tahribat ve kusurlar başa verilir.Eski Harb-i Umumîden
biraz evvel, ben Van'da iken, bazı dindar ve müttakî zatlar
yanıma geldiler.
Dediler ki: "Bazı kumandanlarda dinsizlik oluyor. Gel, bize
iştirak et.Biz bu reislere isyan edeceğiz."
Ben de dedim: "O fenalıklar ve o dinsizlikler,o gibi
kumandanlara mahsustur. Ordu onunla mes'ul olmaz.
Bu Osmanlı ordusunda belki yüz bin evliya var. Ben bu orduya
karşı kılıç çekmem ve size iştirak etmem."
http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=Kulliyat&Book=Sualar&Page=315
----------------------------------------------------------------------------------------
İngilizler, islamı kendi elinizle bitirin diyor..
Bugün kü F.G' de aynı yolda ilerliyor!!!!! Eski Amerikan Cia
şefi, Ronald Kessler'in "Cia at War" kitabında da aynısı
var!
Fetullah Gülen(ya da Fethullah), Dinlerarası diyalog ve ılımlı
islama öncülük ediyor.
Yabancılar , aramızdaki dostluğun tek engeli islam diyorlar,
yahudi ve hristiyanlar hakkındaki sert ayetler diyorlar.
İslam'ı kendi ellerinizle bitirin diyorlar.
İşte İngilizlere hizmet eden din simsarı said nursi, işte
amerikanlara hizmet eden din simsarı fetto!!!! İkisi de
aynı.... Aşağıdaki sözlerini okuyunuz...
Emirdağ Lahikası, Sayfa 277
Büyük Doğu'nun yirmi dokuzuncu sayısında; "Lozan'ın İçyüzü"
diye yazılan makaleden.
İngiliz murahhas heyeti reisi Lord Gürzon, nihayet en mânidar
sözünü söyledi.
Dedi ki:
"Türkiye İslâmî alâkasını ve İslâmı temsil rolünü kendi eliyle
çözer ve atarsa, bizimle hulûs birliği etmiş olur ve
Hıristiyan dünyasının hürmet ve minnetini kazanır; biz de
kendisine dilediğini veririz."
Lozan'da Türk murahhas heyeti başkanı bulunan ve henüz hakikî
kasıtları anlayamayan İsmet Paşa, bir aralık bütün Hıristiyan
emellerinin Türkiye'yi mazisindeki ruh ve mukaddesat kökünden
ayırmak
olduğunu sezdiği halde, şu gizli ivaz ve teminatı veriyor ve
diyor ki:
"Eskiden beri kökleşmiş ve köhne engellerden, yani an'ane-i
İslâmiyetten kurtulmak hususunda besledikleri-yâni İsmet'in
beslediği-azmin, inkâr edilmez delilidir."
Sonra Ankara gizli meclis toplantıları... Fakat esas
meselelerde daima baş başa. Mustafa Kemal ile İsmet beraber
içtimaları ve karar: "Din öldürülecektir."
Lozan Konferansının ikinci sayfası: "..... Artık herşey
Türkiye hesabına çantada hazırdır. Yani dini terk ile herşey
yapılacak.
Yeni hizbin (Kemalizm ve İsmet hükûmeti) bundan böyle, bu
millette,İslâmiyeti katletmek prensibiyle hareket
etmekte,hasım dünyanın kumandanlarından, yani düşman ehl-i
salip kumandanlarından, dini vurmakta daha hevesli olduğu ve
örnekler vereceği ve bilhassa hudut dışı değil de,hudut içi ve
millî irade yaftası altında çalışacağı şüpheden varestedir."
Nihaî Vesika Lozan Muahedesinden sonra, İngiltere Avam
Kamarasında,"Türklerin istiklâlini niçin tanıdınız?" diye
yükselen itirazlara,Lord Gürzon'un verdiği cevap:
"İşte asıl bundan sonraki Türkler bir daha eski satvet ve
şevketlerine kavuşamayacaklardır. Zira biz onları, mâneviyat
ve ruh cephelerinden öldürmüş bulunuyoruz.
http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=Kulliyat&Book=EmirdagLahikasi&Page=277
------------------
Mustafa Kemal ve İsmet islamiyeti öldürüyor diyor!!!!
Emirdağ Lahikası, Sayfa 278
Yani Mustafa Kemal ve İsmet'in verdikleri karar, Türk
milletini İslâmiyet ve din cihetinden öldürmek kararıdır."
Artık bunun üzerine herşey ap açık anlaşılıyor, değil mi?
Gizli anlaşmanın entrikası
Türklere dinlerini ve din temsilciliğini feda ettirmek
şartıyla, sun'î istiklâl işinde gizli anlaşmanın müessiri, tek
kelime ile,Yahudiliktir. Buna memur-u müşahhas kimse de, şimdi
Mısır Hahambaşısı bulunan Hayim Naum'dur. Bu Hayim Naum, bu
korkunç teşebbüse evvelâ Amerika'da Türkler lehinde bir seri
konferans vermek ve emperyalizma şeflerine, Türkün maddesini
serbest bırakmaları, buna mukabil ruhunu,tâ içinden ve kendi
öz adamlarına yıktırmaları fikrini telkin etmek suretiyle
başlamıştır. Yani, masonluk hasebiyle Kur'ân'ın ahkâmını
kaldırmak, milleti dinsiz yapmak. Hayim Naum müthiş plânının
zeminini Amerika'da hazırladıktan sonra İngiltere'ye geçmiş ve
hâlis Yahudi olan Lord Gürzon ile temas ederek şu teklifte
bulunmuştur:
"Siz Türkiye'nin mülkî tamamiyetini kabul ediniz. Onlara ben
İslâmiyeti ve İslâmî temsilciliklerini ayaklar altında
çiğnetmeyi taahhüt ediyorum."
Aynı Hayim Naum Türk murahhaslar heyetine müşavir sıfatıyla
sokulmanın da yolunu bulmuş, yani Mustafa Kemal ve İsmet'i
kendine dost bulmuş.
Onun için üçü birleşmiş. Ve artık arada santralın intizamla
işlemesine hiçbir mâni kalmamıştır.
Hayim Naum o sırada Ankara'ya kadar da uzanarak plânın
muvaffakiyeti için gereken en mühim ve merkezî şahıs
nezdinde-yani Mustafa Kemal yanında-emin bulunduğu tesirinin
derecesini ölçmek istemiştir.
Öyle ki, bu tesir, mahut mevzuda Hayim Naum'dan daha heveskâr
ve gayretli bir İslâmiyet düşmanına tesadüf etmekle muradına
ermiş ve artık Türkü içinden vurmanın plânını gerçekleştirmek
için her unsur
tamamlanmıştır.
İşte bu ehemmiyetli vesika, tam tamına Risale-i Nur
tercümanının kırk küsur sene evvel hadis-i şerifin ihbarına
dair beyan ettiği hadiseyi tasdik ettiği gibi; ve Şeriat-ı
Ahmediyeye ihanet eden o dehşetli
şahsın mühim bir kuvveti Yahudi olduğu, Yahudi olan Lord
Gürzon ile Hayim Naum o ihbarın hakikatını gösterdiklerini ve
yirmi beş seneden beri Nurcuların imhasına keyfî kanunlarla
dehşetli zulümlerin hikmetini tam gösteriyor.
http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=Kulliyat&Book=EmirdagLahikasi&Page=278
---------------
Kur'an a zararlı, ölmüş gitmiş adam, Mustafa Kemal
diyor!!!!!!!
Emirdağ Lahikası, Sayfa 247
Bana hücum eden garazkarların en esaslı sebebi, Mustafa Kemal
in dostluğu ve tarafgirliği vesilesiyle beni eziyorlar.
Ben de o garazkarlara derim ki:
Ölmüş gitmiş ve dünyadan ve hükumetten alakası kesilmiş bir
adam hakkında otuz sene evvel bir hadis-i şerifin ihbarıyla
Kur'ân a zararlı öyle bir adam çıkacak dediğimi ve sonra
Mustafa Kemal o adam olduğunu zaman gösterdi.
Ben de beş yüz seneden beri kahramanlığıyla ve
hakperestliğiyle dünyaya meydan okuyan kahraman bir ordunun
şerefini ve zaferini hilaf-ı hakikat olarak M. Kemal e
vermediğim için,garazkar dostları, beni yirmi senedir
bahanelerle tazip ediyorlar.
Evet, mahkemede ispat ettiğim gibi, "şerefler, müsbet
hayırlar,maddi-manevi ganimetler orduya, cemaate verilir,
tevzi edilir; kusurlar, menfi icraatlar başa, reise verilir"
diye bir kaide-i hakikatle, "Kahraman ordunun ve bilfiil asker
ve asker başında çalışan cesur zabitlerin zaferleri ve
şerefleri Mustafa Kemal e verilmez;
belki kusurlar, hatalar yalnız ona verilir" diye, beni onu
sevmemekle itham edenleri, kahraman orduyu sevmemekle ve
şereflerini kırmakla itham edip, onlara hain-i millet
nazarıyla bakıyorum.
http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=Kulliyat&Book=EmirdagLahikasi&Page=247
------------
Sözde bir hadis-i şerif'te islamiyetin zararına çalışacak
birinden bahsediliyormuş ve bu kişiyi Mustafa Kemal olarak
kendine göre tefsir etmiş!!!!
Emirdağ Lahikası, Sayfa 248
O, beni taltif etmek ve bütün vilayat-ı şarkıyeye vaiz-i umumi
yapmak için, Ankara ya istedi.
Ben oraya gittim. Bu gelen üç madde, beni, onun dostluğundan
vazgeçirdi. Yirmi sene inzivada azap çektim, dünyalarına
karışmadım.
Birinci madde : Bir hadis-i şerifin, ahir zamanda an anat-ı
İslamiyenin zararına çalışacak diye haber verdiği adam bu
olduğunu ef aliyle göstermesidir. Ben, otuz altı sene evvel o
hadisi tefsir etmiştim.
Aynen bu adama manası çıkmış. Mahkemedeki müdafaatımın üçüncü
esasında izahı var.
http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=Kulliyat&Book=EmirdagLahikasi&Page=248
--------
Reis-i Cumhura Gönderilen İstidanın Zeylidir Ki Mecbur Oldum .
"Ölmüş gitmiş dünyadan ve hükümetten alakası kesilmiş bir adam
hakkında otuz sene evvel bir Hadis–i Şerif'in ihbariyle
Kur'an'a zararlı bir adam çıkacak demiştim.Sonra Mustafa
Kemal'in o adam olduğunu zaman gösterdi.
Emirdağ Lâhikası
http://www.risaleara.com/oku.asp?id=3669&a
-----------------
Risale-i nur'u herkes okuyabilir ve kimse itiraz etmez
diyor!!!!
Haşiye O muhakkiklerden tek birisi Risale-i Nur'dur. Yirmi
senedir en muannid filozofları ve mütemerrid
zındıkları susturan eczaları meydandadır. Herkes okuyabilir ve
kimse itiraz etmez.
http://www.risaleara.com/oku.asp?id=1817
(sayfanın en altında yazıyor.)
--------------------------
Bir kepazelik olan Risale'nin,askerlikten ve kutsal savaştan
üstün olduğunu söylüyor!!!
Nur' cular askere gitmiyorlar,kaçıyorlar!Gidenler ise o
gözbebeğimiz TSK'yı yıkmak için ellerinden geleni
yapıyorlar!!!!!!
Bakın aynen şöyle diyor;
Risale-i nur öyle değerli bir kitaptır ki ,kuranın onda
yansıyan nurlarına hizmet etmek ,askerlikten ve kutsal
savaştan daha üstündür.benim elimde fırsat ve param olsa,
Risale –i nur hizmetinde olan değerli kardeşlerimi askerlikten
kurtarmak için; bin lira karşılığında bile olsa bedeli öder ve
kurtarırım onları.
Lemalar | On Altıncı Lem´a | 156
Ve ayrıca yine Atatürk'e atıfta bulunarak "başların çoğu
sarhoş,okumaz. Okusa da anlamaz" diyor!!!
Diyorlar ki:
"Madem sizin elinizdeki nurdur, topuz değildir. Nura karşı
muaraza edilmez ve nurdan kaçılmaz ve
nurun izharından zarar gelmez. Neden arkadaşlarınıza ihtiyatı
tavsiye ediyorsunuz, çok nurlu risaleleri halklara
gösterilmesini men ediyorsunuz?"
Bu suale karşı cevabın muhtasar meâli şudur ki:
Baştaki başların çoğu sarhoş, okumaz. Okusa da anlamaz, yanlış
mânâ verip ilişir. İlişmemesi için, aklı başına gelinceye
kadar göstermemek lâzım geliyor. Hem çok vicdansız insanlar
var ki,garaz veya tamah veyahut havf cihetiyle nuru inkâr eder
veya gözünü kapar. Onun için, kardeşlerime de tavsiye ediyorum
ki, ihtiyat etsinler, nâehillerin eline hakikatleri
vermesinler.
Hem ehl-i dünyanın evhâmını tahrik edecek işlerde
bulunmasınlar. Haşiye
http://www.risaleara.com/oku.asp?id=1330&
--------------------------------------------------------------------
"Risale-i nur,kalbi,ruhu,duyguları aydınlatan ve insanların
her derdine ilaç olan bir kitaptır. " !!!!!! diyor!!
Lemalar | Fihrist | 365
bütün musîbetzedelere mânevî bir tiryak ve gâyet nâfi bir ilâç
hükmünde bir risâledir.
Bu risâle, maddî musîbetleri, ehl-i îman için musîbetlikten
çıkarıyor.
Asıl ehemmiyetli musîbet, kalbe ve rûha gelen dalâlet
musîbetleri olduğunu beyân ettiği gibi, musîbetzedelerin ömür
dakikaları ehl-i sabır ve şükür hakkında ibâdet saatleri
hükmüne geçip, şekvâ kapısını kapar, dâimâ şükür kapısını açar
bir risâledir.
http://www.risaleara.com/oku.asp?id=1586&a
-----------------------------------------------------
Kuranı kerimin ruhu risale-i nurun cesedine
girmiştir.diyor!!!!
Emirdağ Lâhikası | Yirmi Yedinci Mektubun Lahikasının Zeyli |
74
O nurcunun sözünü aşırı bir şeymişl gibi düşündüğüm zaman ,
kuranın hakikatı bana bana manen şöyle seslendi:
cesede elbiseye bakma ; bana bak.O , benim hakkımda
konuşturuyor.Doğru söylemiş! Kuran böyle söyleyince bende
artık itiraz etmedim.
Bu zat, doğrudan doğruya hakaik-i imaniye ve Kur'âniyeyi bir
şahs-ı manevi mahiyetinde, Risale-i Nur şahs-ı manevisinin
cesedine girmiş ve eczalarının libasını giymiş bir tarzda,
fevkalade bir sena ile ona hitap ediyor. Ben, baktıkça, birden
itirazkarane hüsn-ü zannı pek ziyadedir tahattur ettiğim
dakikada, hakikat-ı Kur'âniye manen dedi: "Cesede, libasa
bakma; bana bak: O, benim hakkımda konuşuyor.
Doğru söylemiş." Ben daha ilişmedim.
http://www.risaleara.com/oku.asp?id=3515&a
---------------------------------------------------
Risale-i nur, Kuran'ın bir mucizesi imiş... miş... miş!!!
Mesnevi-i Nuriye | Katre | 71
Risale-i nur kuranın bir mucizesi olduğu için , her şeyde bir
marifet penceresi açmıştır.Bu kitap kurana mahsus bir sırrı
çözerek,bir yıllık işi bir saatte görecek duruma ulaşmıştır..
Risale-i nur,peygamberin asası gibi , nereye vurmuşsa su
çıkarmıştır.
Kur'ân ise, bize asâ-yı Mûsâ gibi bir hakikat vermiştir ki,
nerede olsam, hattâ taş üzerinde de bulunsam, asâyı vuruyorum,
mâ-i hayat fışkırıyor.
Âlemin haricine giderek uzun seferlere ve su borularının
kırılmaması ve parçalanmaması için muhafazaya muhtaç olmuyorum
http://www.risaleara.com/oku.asp?id=2355
------------
Kur'ân ise, bize asâ-yı Mûsâ gibi bir hakikat vermiştir ki,
nerede olsam, hattâ taş üzerinde de bulunsam, asâyı vuruyorum,
mâ-i hayat fışkırıyor.
Âlemin haricine giderek uzun seferlere ve su borularının
kırılmaması ve parçalanmaması için muhafazaya muhtaç olmuyorum
http://www.risaleara.com/oku.asp?id=2356
----------
Çekirgeler, kuşlar bile Risale ile ilgileniyorlarmış!!!
Emirdağ Lâhikası | İkramı İzhar Mektubunun Tetimmesi | 61
Diğer yaratıklar nasıl risale-i nurla
ilgileniyorlarsa,kuşlarda ,ilgilenirler elbette onunla …
kuşlar risale-i nuru , başarılarından dolayı tebrik edip
alkışlarlar.
risale-i nura çekirgeler , kuşlar bile ihtiyaç duyarlar .onun
için risale-i nur okunurken gelir;onu dinlerler.hatta yalnızca
risale-i nuru değil ;nur şakirtlerinin gelen mektupları bile
dinledikleri olur bunların.
Marangoz Ahmed in gönderdiğimiz mektupları arkadaşlara gecede
okumak zamanında, iki çekirge mektubun başına gelip ta
bitinceye kadar dinlemelerini gördüm. Birkaç gün evvel biz
mektubu yazarken,iki güvercin, mektubun makbuliyetini ve
müjdeci serçe ve kuddüs kuşlarının müjdelerini tasdik
ettikleri gibi, marangozun iki çekirgeleri de güvercinleri ve
müjdeci kuşları tasdik ederek, "Biz dahi Risale-i Nur u
tanıyoruz diye" lisan-ı halleri ifade ediyor diye latif ve
manidar tevafuk olmuş.
http://www.risaleara.com/oku.asp?id=3483&a
----------------------------------------------------
Yağmur ve şimşek meleği,risale-i nuru alkışlıyor.
Sikke-i Tasdik-i Gaybi | Risale-i Nurdan Parlak Fıkralar ve
Bir Kısım
Güzel Mektuplar | 183
Risale-i nuru sadece kuşlar değil,gökte ve kuşlar bulunan her
şey de alkışlıyor.Bu kitabın kerameti,yalnızca insanlar
da,hayvanlarda,uçan kuşlarda değil,cansız cisimlerde bile
kendini gösteriyor.Bu keramet karşı koyuyorsa yağmur
yağmıyor.Ayrıca kuraklık oluyor.Gerekli kılıyorsa yağmur
yağıyor.Yağmur ve şimşek
meleği,risale-i nuru alkışlıyor.Ona saygısızlık
gösterildiği,aleyhine bir iş yapıldığı zaman yeryüzü itiraz
ediyor.Bu yüzden deprem oluyor.Kainat,risale-i nurun serbest
bırakılmasına sevinirken onun mahkum edilmesi toplattırılması
karşısında hiddetle şidetini gösteriyor öfkeleniyor.(sikke-i
tasdiki gaybi)
http://www.risaleara.com/oku.asp?id=3941&a
----------------------------------------------------------
2.Dünya savaşına katılmamızı Risalei nur engellemiş!!!!
Sikke-i Tasdik-i Gaybi | Risale-i Nurdan Parlak Fıkralar ve
Bir Kısım Güzel Mektuplar | 180
"dünya savaşına katılmamızı önleyende risale-i nur olmuştur.
Risale-i nur kerametiyle bela ve felaketleri önlüyor.böylece
risale-i nurun kerameti sadece yaratıklarda değil olaylarda da
etkisini gösteriyor.anadoluya gelecek bela ve felaketlerin
önüne geçmekte risale-i nuır en önemli bir rol oynuyor.
http://www.risaleara.com/oku.asp?id=3938&a
------------------------------------------------------
Değerli Tepki Grubu,
Sizleri,bu saçmalık,kepazelik ve şaklabanlıklarla daha fazla
sıkmamak için buradan itibaren kısa kısa geçiyorum...
Risale-i nur düşmanları teslim almak zorunda bırakan elmas bir
kılıçtır.(sikke-i tasdiki gaybi Ölüm hakikatının muammasını
yalnızca Risale-i nur çözmüştür.(meyve risalesi) Risale-i nur
said nursiye Allah tarafından verilmiş.( bediüzzaman 1960
cevap veriyor)
risale-i nurun kerameti öldürücü zehirlerin 9 kat daha
tesirlisini yutan adamı bile ölümden kurtarıyor.risale-i nurun
kerametiyle bu kadar tesirli ve öldürücü zehir üstada
yutturulmuş ama ona tesir etmemiş.( (sikke-i tasdiki gaybi)
risale-i nurun kerameti kendisine önem vermekte kusur edenlere
tokat vurmak biçimindede kendini gösterir.bu tokatlardan
kimileri zecr ve ceza tokatıdırlar.kimileride şefkat
tokatıdırlar.Risale-i nur
tarafından vurulan tokat olaylarının sayısı 100 den
fazladır.Vurulan tokatlarla bazı kimselerin işleri bozulmuş
durumalrı sarsılmıştır.Bazı kimselerin sağlıkları bozulmuş
hatta kalem tutan elinin parmakları kırılmıştır.Bazı
kimselerin malları hatta hayatları ellerinden
gitmiştir.(lemalar risalesi)
Ekmek ve suya ne kadar ihtiyaç varsa,risale-i nura da o kadar
ihtiyaç vardır. .(Emirdağ lahikası)
peygamberimiz nasıl sadece kuran kerimin tercumanı idiyse
üstatda risale-i nurun bir tercumanı durumundadır.( hizmet
risalesi)
risale-i nur peygamberimizin risaletinin bir mirasını verir
üstada.(iman hakikatlaeri)
risale-i ur bu çağda , bu tarihte bir urvetil vuska kopmayan
kulptur.Kopmaz bir zincirdir.Bir Allah ipidir.Bu Allahın
ipinei elinei alıp tutunan kurtulur.(meyve risalesi)
şeraite nüfuz etmenin en kısa , en hatasız en zevkli yolu ;
risale-i nura bağlanmaktır.( meyve risalesi)
risale-i nur kendisine hizmet edenleri , başta talebelerini
mutlaka cennete götürecek.(sikke-i tastiki gaybi)
risale-i nur , herkese ,abı hayat=hayat suyunu , yani ölmezlik
suyunu içiriyor.Musa peygamberin asası,nasıl bir taştan 12
çeşme akıttıysa ve gerek musayı , gerek beraberindekileri
nasıl susuzluktan kurtardıysa,risale-i nurda öyledir.bir kuran
asasıdır.(miftahül imam)
Risale-i nur ve talebelerinin uğraştıkları,yeryüzündeki bütün
önemli görevlerden daha önemlidir.(hizmet rehberi) risale-i
nuru okumak , ona hizmet etmek bir ibadettir.Ona hizmet üç
aylarda yapılan zikirlere bile tercih edilir.( meyve risalesi)
risale-i nur u okumak ve yazmak , alim olmak için
yeterlidir.Başka bir şey istemez. meyve risalesi) fazla değil
yalnızca 1 yıl bu risaleleri ve onun verdiği dersleri okuyan
kimse,bu zamanın en önemli en gerçek alimi olur.
Hatta hiç anlamasa bile,değil miki,risale-i nur talebelerinin
manevi bir kişilikleri vardır.Öyleyse bu zamanın
alimidir.Sizin kalemlerinizde,o manevi kişinin
parmaklarıdır.Öyleyse hadiste gösterilen sevabı alırsınız.(nur
meyveleri)
Risale-i nur bir elektiriğe benzer .Son derece yüksek ve
derin bir ilimdir o.Öyleyken,ne tahsile,ne ders
çalışmağa,hacet kalmadan,zahmet bile çekmeden herkes onu
anlayabilir.(sikkeyi tasdiki gaybi)
Nur medreseleri eski medreselerden farklıdır.Eski
medreselerde 5-10 yıl okumaya karşılık,risale-i nur okutulan
yerlerde 5-10 hafta okumak yeter.Çünkü risale-i nur , 5-10
haftada 5-10 yıllık sonucu
verebiir. (sikkeyi tasdiki gaybi)
Risale-i nura itiraz edilemez.yapılacak bir itiraz,en ulu
kişilerden kutubu azamdan da gelse aldırış
edilmemelidir.(hizmet rehberi)
Risale-i nur günahlara kefarettir. (sikkeyi tasdiki gaybi)
Risale-i nur,herhangi bir günahın terk edilmesinden doğacak
günahı bağışlattırır.(taryak)
Risale-i nur tek başına bir ordu kadar güçlüdür.( sikkeyi
tasdiki gaybi)
Risale-i nurdaki güç hiçbir cemiyette , hiçbir komitede
yoktur.(sözler risalesi)
Biz Kaç Kişiyiz Tepki grubu.
Logged
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?board=80.0
Bilginin arşivlendiği yer.
ahmetdursun
GÖZLEMCİ
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 4.329
Yorumlar.
« Yanıtla #1 : Haziran 05, 2008, 10:59:01 ÖÖ »
YORUMLARDAN:Rezale-ti Nar küfriyatta ayyaş atatürke deccal
kafir diyorsa doğru diyor.irfanmektebi grubundan.
Haslet Mahir
----------
selamün aleyküm. RİSALE-İ NUR gibi bir ilim deryası kitaba bu
sözleri sarfedemezsiniz.bu kitabın aynı bölümünü okuyupta hep
yeni şeyler çıkarmak mümkündür. insanı derinlere daha fazla
düşünmeye iter.o dediginiz bölüm her neresiyse kişinin ruh
hali o yanlış yorumu yapmayı getirmiştir.ben külliyatı her
okudgumda degişik haz alıyorum.ATATÜRKE hürmetim sonsuzdur
bu arada. haklıya hakkını veririm. ama haşa ATATÜRKÜ
RASÜLÜMÜN(SALLALLAHÜ ALEYHİ VESELLEM ) yerine koymaya çalışan
insanlardan olmayın ALLAH(C.C) RIZASI İÇİN.esvetnur
----------
ve aleyküm selam.
Atatürk'ü hiç kimse resul yerine koymaz,koyamaz,buna imkan da
yoktur.
Tabii ki samimi inanç sahipleri için bu geçerlidir.
Öyle ise şüpheye sevk olduğunuz durum nedir ki bu yazıyı
kaleme alma zorunluluğu hissetiniz?
Risale-i Nur sizce ilim deraysımıdır?
Öyle ise nasıl olur da hürmetim sonusz dediğiniz Atatürk'e
deccal yakıştırması yapmasını eleştirmiyorsunuz?
Yoksa ben mi yanlış anladım?
Allah(cc)rızası için,allah(cc)aşkına doğru neyse söyleyiniz.
Ben yanılgı içindemiyim dersiniz?
Saygı ile...
Ahmet Dursun
----------
Lozan'da Türk murahhas heyeti başkanı bulunan ve henüz hakikî
kasıtları anlayamayan İsmet Paşa, bir aralık bütün Hıristiyan
emellerinin Türkiye'yi mazisindeki ruh ve mukaddesat kökünden
ayırmak
olduğunu sezdiği halde, şu gizli ivaz ve
teminatı veriyor ve diyor ki:"Eskiden beri kökleşmiş ve köhne
engellerden, yani an'ane-i İslâmiyetten kurtulmak hususunda
besledikleri-yâni İsmet'in beslediği-azmin, inkâr edilmez
delilidir."
Sonra Ankara gizli meclis toplantıları...
Fakat esas meselelerde daima baş başa. Mustafa Kemal ile İsmet
beraber içtimaları ve karar: "Din öldürülecektir."
H.Seyyidoğlu
----------
İsmet inönü.
http://ahmetdursun374.blogcu.com/5415101/
----------
İnönü hilafeti savunuyor.
http://ahmetdursun374.blogcu.com/4088939/
----------
Atatürk'ün bilinmeyen yönleri.
http://ahmetdursun374.blogcu.com/3648935/
---------
Amerikan mandası.
http://ahmetdursun374.blogcu.com/1415196/
----------
İnönü:Bütün memleketi parçalanmadan ancak bir Amerikan
mandasina tevdi etmek, yasayabilmek için yegane ehven çare
gibidir.
http://ahmetdursun374.blogcu.com/1721553/
Logged
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?board=80.0
Bilginin arşivlendiği yer.
ahmetdursun
GÖZLEMCİ
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 4.329
"RUMİ FORUM" NABIZ YOKLADI!
« Yanıtla #2 : Haziran 05, 2008, 11:04:35 ÖÖ »
"RUMİ FORUM" NABIZ YOKLADI!
ABD'de yaşayan Fethullah Gülen'in onursal başkanlığını
yaptığı,Rumi Forum Fonu, ABD Kongresi'nden parlamenterlerin
danışmanlarını Ankara'ya getirdi.
Danışmanlar Çankaya Köşkü'nden TBMM'ye kadar pek çok yerde
siyasetin önde gelen isimleriyle buluştu. Devlet Bakanı Şimşek
"Kapatma ekonomiyi etkiler'" derken, AKP'li Kınıklıoğlu
"Kapatılsak da bağımsız olarak yola devam edeceğiz'" dedi.
Fethullah Gülen'in onursal başkanlığını yaptığı, merkezi
Washington'da bulunan Rumi Forum Fonu, ABD Kongresi'nden
parlamenterlerin danışmanlarını Türkiye'ye getirdi.
Danışmanlar Çankaya Köşkü'nden TBMM'ye kadar pek çok yeri
ziyaret etti.
Ziyaretlerde"AKP kapatılacak mı?"sorusuna yanıt arandı.Heyette
ABD Kongresi'nde görevli 12 parlamenterin danışmanı ile bazı
yazar ve sanatçılar da yer aldı.
"HER DURUMDA…"
Grubun merak konularının başında AKP hakkında açılan kapatma
davası yer aldı.Kongre üyelerinin danışmanlarından oluşan grup
TBMM'de temaslarda bulundu.AKP Çankırı Milletvekili ve
Dışişleri Komisyonu
Sözcüsü Suat Kınıklıoğlu ile görüşen danışman heyeti,
Kınıkoğlu'na kapatma davası konusunda sorular sordu.
Danışmanların "Partiniz kapatılacak mı?" sorusuna Kınıkoğlu,
"Ya kapatılmayacak, ya kapatılacak ama kimse ceza almayacak,
ya da kapatılacak ve ceza alanlar olacak. Biz her durumda
bağımsız milletvekili olacağız, yola devam edeceğiz" diyerek
mesaj verdi.
"EKONOMİYİ ETKİLER"
Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek ile de görüşen
heyet,Şimşek'e de aynı soruyu sordu. 5 yılda yakalanan
ekonomik istikrarın önemini anlatan Bakan Şimşek, "Anayasa
Mahkemesi'nin kapatma kararı ekonomik istikrarı olumsuz
etkileyeceği açık. Son verilere bakıldığında enflasyondaki
artış da dünyadaki artışa paralel olarak istikrarsızlığın
sonucu" değerlendirmesini yaptı.
Grup daha sonra MHP Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş ile
buluştu. Bu görüşmede daha çok Ermeni soykırım iddiaları ve
Ortadoğu politikasına yönelik sorular yönelten danışmanlar,
Türkeş'ten Ermeni soykırımı olmadığını, ancak ABD'nin bu
yalanı kabul etmeye çalışmasının süper güç olma konumuna
yakışmadığı yanıtını aldı. Türkeş, "1915'te üzücü olaylar
yaşandı,ancak bu asla soykırım değildi" dedi. Türkeş, ABD'li
danışmanlara, ABD'nin son yıllarda bölge politikaları
nedeniyle
sokaktaki vatandaşta "ABD düşmanlığı" oluştuğunu, ancak
Türkiye'de partiler arasında böyle bir şey olmadığını anlattı.
ASAM'ı da ziyaret eden ve brifingler alan danışman heyeti,
İstanbul'da da çeşitli
ziyaretler gerçekleştirdi. İstanbul'un tarihi ve turistik
yerlerini gezen ve yetkililerden bilgi alan heyet, Yazarlar
Vakfı'nı da ziyaret etti.
"GÜLEN'DEN TAVSİYE ALIRIZ"
Rumi Forum, 1999 yılından bu yana ABD'de yüksek profilli
dinler ve kültürlerarası diyalog etkinlikleri
gerçekleştiriyor. Forum, geçen yıl ilk kez düzenlediği "Rumi
Barış ve Diyalog Ödülleri" kapsamında
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve İspanya Başbakanı José Luis
Zapatero'yu "Medeniyetler İttifakı" projesinden dolayı ödül
verdi. Bu yıl İKÖ Başkanı Ekmeleddin İhsanoğlu da ödül
verilecek isimler arasında yer alıyor. Rumi Forum ayrıca
Amerikan Kongresi'nde düzenlediği iftar yemekleri ile her yıl
Washington'da politikacı,bürokrat, büyükelçi ve din adamlarını
bir araya getiriyor.
Rumi Forum Başkanı Dr. Ali Yurtsever, GazetePort'a yaptığı
açıklamada, "Her sene 5-6 gezi yapıyoruz. Kanaat önderleri ve
akademisyenleri Türkiye'ye getirip her gezide Türkiye hakkında
yanlış kanaatleri kırmak, düzeltmek kültürlerarası köprü
kurmak istiyoruz.
Her gelen Türkiye ve tarihi doğal güzellikleri ve diğer
özelliklerini beğenip ayrılıyor. Bugüne kadar 150 civarında
kişi geldii" dedi.
Yurtsever, Fethullah Gülen ile ilgili olarak da "Sayın Gülen,
onursal başkanımızdır. Tavsiyeleri oluyor. Bu doğrultuda,
dünya barışına ulaşmaya çalışıyoruz" diye konuştu.
GazetePort
*********
ABD'DE, DECCAL'A KARŞI DURAN MEHDİ,BAŞBAKANA BARIŞ ÖDÜLÜ
VERDİ!!!
http://ahmetdursun374.blogcu.com/2294624/
***********
GULEN INSTITUTE . . .
Logged
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?board=80.0
Bilginin arşivlendiği yer.
Sayfa: [1] Yukarı gitBu Konuyu Gönder | Yazdır
T O G E Ç | GENEL BİLGİ PAYLAŞIMI | AYDINLARIMIZDAN | Düşünürler | Ahmet
Dursun | FGÖ (Fetullah Gülen Örgütü) (Moderatör: ahmetdursun) | Konu:
Risale-i Nur denen kepazelik.« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer: Gitmek istediğiniz yer: -----------------------------
GÜNÜN KONUSU ----------------------------- => H A T I R L A T M A L A R =>
POLİTİK => TOPLUMSAL => BİLİMSEL => YASAL -----------------------------
TOPLUMSAL BİLİNCİ KORUMA VE GELİŞTİRME ÇATISI (TOGEÇ) TÜZÜĞÜ
----------------------------- => Amacımız => Yol ve Yöntemlerimiz => Çalışma
İlkelerimiz => Görevlerimiz => Kim Dostumuz? Kim Düşmanımız ? => Kullanıcı
Sözleşmesi => Site Kullanım Klavuzu => Kullanıcı Olma süreci
----------------------------- ÖZEL ARAŞTIRMA DOSYALARI
----------------------------- => ERGENEKON KOMEDİSİ ===> YARGI kararları ===>
KAVRAMLAR ===> BASIN HABERLERİ =====> Destek yazıları, yorumları =====> Karşıt
yazılar, yorumlar ===> GELİŞMELER ===> DAVA SÜRECİ =====> RESMİ İDDİALAR
=====> SANIK SAVUNMALARI => DENİZ FENERİ ve DİĞER DİNİ SÖMÜRÜ ORGANLARI =>
EMPERYALİZM ===> TANIMLAR ===> CANAVARIN KOLLARI (Organları) =====> George
SOROS ve Açık Toplum Enstitüsü =======> ARKASINDAKİ EMPERYALİST GÜÇLER
=======> TÜRKİYE'deki rolü =======> KAFKASLAR'daki rolü =======> Diğer
ülkelerdeki rolü => UYUŞTURUCU ve SİLAH KAÇAKÇILIĞI ===> SUSURLUK KAZASI ve
DAVASI => ERMENİ İDDİALARI ve KONUNUN ULUSLARARASI TEZGAHI ===> ERMENİ
MESELESİ ve ARŞİVLER => GÜNEYDOĞU ANADOLU SORUNU - TERÖRİZM ve ANARŞİZM ===>
ANALİZLER ===> BASINDAN HABERLER ===> TERÖR ÖRGÜTLERİ =====> PKK Terör Örgütü
----------------------------- BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ?
----------------------------- => UYGARLIKLAR TARİHİ ===> Amerika Kıtası
Uygarlıkları =====> Mayalar ===> Asya Kıtası Uygarlıkları =====> Çin ===>
Afkira Kıtası Uygarlıkları ===> Avrupa Kıtası Uygarlıkları ===> Avustralya
Kıtası Uygarlıkları => TÜRK TARİHİNDEN => DÜNYA TARİHİNDEN => EKONOMİK VERİLER
=> SİYASET ve SİYASETÇİLER => HUKUK => BİLİM-TEKNİK-SAĞLIK ===> Felsefe ===>
Metafizik - Kurgusal konular ===> Sosyoloji ===> Psikoloji ===> Teoloji ===>
Pozitif Bilimler =====> Fizik =====> Elektrik-Elektronik =====> Genetik =====>
Biyoloji ve çevre =====> Zooloji =====> Jeoloji-Doğal Kaynaklar =====>
Astronomi ===> TEKNOLOJİ ve ENDÜSTRİ =====> UZAY BİLİMLERİ, SAVUNMA SANAYİ ve
SİLAHLAR => DİN (Teoloji) ===> Din Emperyalizmi -----------------------------
KULLANICI BÖLÜMÜ ----------------------------- => Kullanıcılara Duyurular =>
Öneriler-Dilekler-İstekler ----------------------------- KONU AYRIMI BELİRSİZ
PAYLAŞIMLAR ----------------------------- => Güncel Haberler => Gündemin Sıcak
Konuları => Kendi Yazdıklarımız ----------------------------- ATATÜRK KÖŞESİ
----------------------------- => BÜYÜK SÖYLEV (NUTUK) Tümü => Kemalizm ve
Atatürkçülük ----------------------------- GENEL BİLGİ PAYLAŞIMI
----------------------------- => Kim Kimdir? (Biyografiler) => AYDINLARIMIZDAN
===> Düşünürler =====> Özkan Özgür =====> Ahmet Dursun =======> Din Üzerine
paylaşımlar =======> FGÖ (Fetullah Gülen Örgütü) =====> Kilimanjaro =====>
Habip Hamza Erdem =====> Muhlis ALTUNCUOĞLU =====> Prof. Dr. D. Ali ERCAN
=====> Mehmet Necati GÜNGÖR ===> Hukukçular ===> Yazarlar ===> Gazeteciler
===> Sanatçılar ===> Siyasetçiler =====> Recep Tayyip Erdoğan (AKP) =====>
Deniz Baykal (CHP) =====> Devlet Bahçeli (MHP) =====> Recai Kutan/N. Erbakan
(Saadet Partisi) =====> Nurettin Demirtaş (DTP) =====> Mehmet Ağar (DP) =====>
Erkan Mumcu (ANAP) =====> Yaşar Nuri ÖZTÜRK (Halkın Yükselişi Partisi) =====>
Doğu Perinçek =====> Haydar Baş (BTP) =====> Muhsin Yazıcıoğlu =====> Yaşar
Okuyan (Hür Parti) =====> Turhan ÇÖMEZ (Eski AKP m.v.) =====> Abdulatif Şener
(Eski AKP m.v.) =====> Tuncay Özkan (?) =====> Mesut Yılmaz (Bağımsız) =====>
Osman Pamukoğlu (HEPAR) => Gündem Paylaşımı ===> Dünya Gündeminden Haberler
===> Türkiye Gündeminden Haberler ===> Durum Analizleri =====> Çevre ve İnsan
Sağlığı =====> Piskolojik Analizler =====> Tarihsel Analizler =====> Sosyal ve
Kültürel Analizler =====> Ekonomik Analizler =====> Siyasi Analizler => Sivil
Toplum Kuruluşları ( STK ) ===> Desteklediklerimiz ===> Sendikalar ===>
Dernekler ===> Vakıflar ===> Platformlar (Düzlemler) ===> Meslek Odaları =>
Eğitim ve Kültür ===> Özlü Sözler - Güzel Deyimler => TARİH ===> Dünya Tarihi
===> Türk ve Osmanlı Tarihi =====> HAZAR TÜRK İMPARATORLUĞU ===> Cumhuriyet
Tarihi =====> 1 MAYIS 1977 Katliamı =====> MİLLİ KURTULUŞ TARİHİ => Hukuksal
Konular ve Yasa metinleri ===> İç Hukuk (ulusal hukuk ve yorumlar) =====>
ANAYASA =====> Tali Yasalar =====> Örnek yargı kararları =====> Yasama
Önergeleri ve görüşler =====> İHANET YASALARI ===> Dış hukuk (Uluslararası
hukuk ve yorumlar) =====> Mevcut yasalar ve protokoller =====> Uygulamalar ve
Örnek uluslararası mahkeme kararları =====> Türkiyenin Taraf olduğu
anlaşmalar/Sözleşmeler/Protokoller =======> Uluslararası hukukun Türkiye
üzerindeki Bağlayıcılığı =======> İç hukuk kararları karşısında dış hukuk
hükümleri (Örnek davalar) ===> EVRENSEL ÖRGÜTLER - HUKUK DİVANLARI => BİLİM -
TEKNİK - SAĞLIK ===> SAĞLIK ----------------------------- İzlence
----------------------------- => Politik => Güncel => Bilinçlendirme =>
Bilgilendirme => Belgesel => Atatürk ----------------------------- ARŞİV
----------------------------- => AKP KAPATMA DAVASI ===> YARGITAY Açıklamaları
===> Hukukçıların Açıklamaları ===> AKP Açıklamaları ===> Siyasi Muhalefet
açıklamaları ===> Yerel Basında yansımalar ===> Dış Basında yansımalar ===>
KULLANICI YORUMLARI => PPS SUNUMLARI ----------------------------- Silinmiş
Konular ve İletiler ----------------------------- => Silinmiş Konular ve
mesajlar =====> yehovanınşahidi
Powered by SMF 1.1.8 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
Theme Fire By Fussilet
Bu Sayfa 0.688 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu
Yükleniyor...
, Şeyh Said maiyetiyle birlikte yakalanıp. 45 kişilik İstiklal Mahkemesi tarafından idama mâhkum edildi. Karar, 29 Haziran 1925'te Diyarbakır'da Siverek kapısında yerine getirildikten bir müddet sonra yürüttüğü kürtçülük faliyetlerine.
“"Şeyh
Said ve Rüfakası Hakiki şehiddirler, Ben Onun intikamını almışım."” Bediüzzaman Said Nursi ( Said-i Kürdi)
Sözünü ifade etmiştir ve bu söz yazılı olarak belgelidir.
Said-i Nursi"nin Türk düşmanlığı
..11.kasım 1938 gününden itibaren,TÜRK Milleti ATA sına ağlarken,işte anglo-sakson işbirlikçisi TÜRK düşmanları sinsi sinsi geliştiler ve bugün ABD de deki çiftlikte "yan gelip yatıyor"lar..
"Özgür bir Kürdistan tohumu ekiyorum. Onu geliştirip büyütün" Yalnızca bir dakika durup düşünün. Yukarıdaki tümceyi kim söylemiş olabilir? Apo mu?
Aklınıza hemen Apo geldiyse, aslında bir bakıma başarılı oldular demektir. Görünen düşmana karşı Türk"ün savaşması zor olmaz.
Ama saf Türk halkının görünmeyen sinsi düşmana karşı savaşması çok daha zordur. Yukarıdaki tümceyi söyleyen kişi amansız bir Türk düşmanı olan ve son soluğuna kadar Türkiye toprakları üzerinde bir Kürdistan kurma düşüyle ölen Kürt Said ya da çoğunun bildiği adıyla Nurculuğun kurucusu Said-i Nursi"dir.
Bu tümce, bir zamanlar çıkarılan ve kime hizmet ettiğini herkesin çok iyi bildiği Özgür Ülke gazetesinde yayınlanmıştır. Yine bu gazetenin ifadesinde ve diğer Kürtçü yayın organlarında Kürt Said için "devrim şehidi" ifadesinin kullanılması nurculuğun hangi ereğe hizmet ettiğinin en kesin kanıtıdır.
Nurculuk savaşla ulaşılamayan bir hedefin sinsi bir düşünce yapısı ile başarılması uğraşıdır. Bu uğraşın ana hedefini de Türkiye"nin doğusunda bağımsız bir Kürdistan kurmadır. Yukarda da anlattığımız gibi bu işi ilk başta savaş ile başarmaya çalışmışlar fakat devlet ve ordu gelenekleri olmadığından dolayı sonları hep bozgun, hezimet olmuştur.
1876 yılında Bitlis"in Nurs köyünde dünyaya gelen Said-i Nursi bağımsız Kürdistan çalışmalarına II. Abdülhamit zamanında başlar. Bu zamanlar, Türk topraklarının birer birer elden çıktığı zamanlardır. Said-i Nursi de bu durumdan yararlanmak için Abdülhamit"e bir dilekçe ile başvurur. Dilekçede Kürdistanın geleceği (!) için Kürdistan olarak adlandırdığı bölgede
3 tane medrese açılmasını ve bu burada Kürt gençlerinin eğitim görmesini ister. II. Abdülhamit bunun altındaki sinsi planı hemen fark eder. Her ne kadar Türklük akımlarını engellemekteyse de, Türk toprağını kendi eliyle teslim edecek kadar Vahdettinleşmemiştir. Bu dilekçeden sonra Said-i Nursi"yi önce sürgüne göndermeyi düşünür fakat akli dengesinin yerinde olmadığını anladığından tımarhaneye kapatılması kararlaştırılır.
Said, "Zalimler için yaşasın cehennem!" sözünü Abdülhamit için söyler.
31 Mart ayaklanmasında da Kürt Said, Volkan gazetesi ile beraber yeniden sahneye çıkar. İngilizlerin tek bir kurşun atmadan bir Türk toprağı olan Kıbrıs"ı ele geçirmesinden büyük bir sevinç duyarlar.
İnsanın midesini bulandıracak şekilde, Volkan gazetesinde İngiliz propagandası yaparlar. Çünkü umdukları şey Kürdistan içinİngilizlerden görecekleri yardımdır. 31 Mart ayaklanmasında birçok
Türk subayını vahşice katlettikleri halde Hıristiyanların kapısına birer nöbetçi koyarak onları korurlar. Yağmalanan Türkler ise umurlarında değildir. Fakat Mustafa Kemal"in kurmay
başkanlığını yaptığı Yıldırım Orduları çok geçmeden bu isyanı bastırınca Isparta"ya sürülür. Bu andan itibaren Kürt Said Mustafa Kemal"i artık unutamayacak ve onun kurduğu Türkiye Cumhuriyeti"ne karşı tüm kinini kusacaktır.
Osmanlı Devleti Birinci Dünya Savaşı"ndan yenik çıkınca Said-i Nursi tekrar sahneye çıkar. İngilizlerin güdümünde Kürt Teali Cemiyeti"ni kurar ve İngilizlerin işgal planlarına uygun olarak Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde yeniden Kürdistan düşleri görmeye başlar. "Uyan ey Selahattin Eyyübi"nin torunları Kürtler!" diyerek Kürtleri ayaklanmaya çağırır. 16 Eylül 1919"da İkdam gazetesinde bir bildiri yayınlayarak, Türk Ulusunu Kuvayı Milliye"ye destek
vermemeye, hatta onlara karşı mücadele etmeye çağırır.
Cumhuriyet"in ilanından sonra da Kürtlerin isyan dalgası devam eder.
Said-i Nursi de bu isyanlara katılır.
"Biraderi azamım" dediği Şeyh Sait"in isyanına katıldığından dolayı yeniden sürgüne gönderilir. Onun biraderinin, "Bir Türk öldürmek yetmiş gavur öldürmekten daha üstündür" sözü Said-i Nursi"nin düşünce yapısını dolaylı yoldan bize gösterir. Şeyh Sait Türk Ulusu"na karşı bu
hainliğinin bedelini darağacında sallanarak öder. Said-i Nursi bunu asla unutmaz. Hasta yatağında yatarken şimdi Hakpar Başkanı olan Abdülmelik Fırat"a "Biraderi azamım Şeyh Sait"in öcünü alacağım." der. Öcünü almak istediği kişi, yaşamını Türk"ü sırtından vurmakla
geçiren, İngilizlere ruhunu satarak Musul ve Kerkük"ün Türklerin eline geçmesini engelleyen, Türkiye Cumhuriyeti"ni parçalayarak bir Kürdistan kurma düşü olan kişidir.
Sıkça hezeyanlara kapılan Said-i Nursi"nin bir hezeyanı ise Atatürk ile ilgilidir. Emirdağ Lahikası"ndaki "Ulusal Kurtuluş Savaşı"nın kahramanlığını Mustafa Kemal"e vermediğim için bana hücüm ediyorlar." sözü, en koyu ikinci cumhuriyetçilerin bile akıllarına getiremeyecekleri ve kargaları bile güldürecek kadar komik bir laftır.
Said-i Nursi de bu isyanlara katılır. "Biraderi azamım" dediği Şeyh Sait"in isyanına katıldığından dolayı yeniden sürgüne gönderilir. Onun biraderinin, "Bir Türk öldürmek yetmiş gavur öldürmekten daha üstündür" sözü Said-i Nursi"nin düşünce yapısını dolaylı yoldan bize
gösterir...
şeyh sait'in torunlarından bazıları:
Beş dönem milletvekilliği yapan, eski DYP'li, eski Meclis Başkanı Ali Rıza Septioğlu
AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat AKP Diyarbakır Merkez İlçe Yöneticisi Muhammed Akar Hak-Par Genel Başkanı Abdülmelik Fırat Erzurum DEHAP İl Başkanı Biyadin Fırat RP ve ANAP"ta milletvekilliği yapan Suat Fırat ve Abdülvillah Fırat
Tarihçi Murat Bardakçı, 1925 ilkbaharında çıkan şeyh sait ayaklanması esnasında isyancıların dağıttıkları bildiriyi kısaltarak, günümüz Türkçesi ile yayınlamış:
"Din yolunda şehid düşen, namus için can veren ve aşiretinin şerefi uğrunda kan döken şanlı dedelerimizin mukaddes ruhları göklerden size bakıyor. Emanet ve yadigár olarak terkettikleri Allah"ın kitabını, Muhammed"in şeriatını yakan Ankara mürtedlerine ve onların icra vasıtası olan hükümet memurlarına karşı ne yapacağınızı görmek istiyorlar.
...Milli namus ve dinin kutsal kabul ettikleri uğrunda tüfeğe sarılarak çarpışanları takdir; hayatını muhafaza için fişekliğini belinden açan, tüfeğini Türk"e teslim eden, karısını zorla boşamaya ...rıza gösteren ve hudud haricine çekildiği halde içerideki millettaşlarının imdadına koşmayan haysiyetsiz ve mayası kötü olanları da lánetliyorlar.
...Sağda-solda kanlı çarpışmalar devam ediyor, hükümet sizden saklıyor. Hiç beklemeyin, birbirinizle haberleşerek civarınızdaki askerleri teslim alın. Arslan gibi harbeden Kürt kardeşlerinizin imdadına yetişin. Lázistan, aylardan beri kan ve ateş içindedir.
Dindar Türk neferleri din kardeşlerine kurşun atmıyor, teslim oluyorlar. Dinine bağlı Türk ahalisi, fikren ve kalben sizinle beraberdir.
... Zaptedeceğiniz Türk topları, Türk tüfenkleri, Türk mühimmatı,size káfidir. Rehberiniz Muhammed, yardımcınız Allah"tır.Kuvvetiniz, hükümet kuvvetinin kat kat üstündedir. Cesaretiniz ve yiğitliğiniz, bütün dünyada bilinmektedir. Gafletten kurtulun, elele vererek mukaddesatınızı kurtarın, ...kurtaracağınız İslámi mukaddesat ve milli haklar ile peygamberin ruhunu
ve ...dedelerinizin ruhlarını şádedecek, onların soyundan gelmiş olduğunuzu isbat etmiş olacaksınız."