Atatürk ve Lenin aynı karede
İzmir'de düzenlenen laiklik yürüyüşünde Atatürk'le Lenin'in fotoğrafı yan yana taşındı.
08 Şubat 2008 / 05:45
EN BÜYÜK MÜTTEFİK: LENİN
İzmir'de Yurtsever Yurttaşlar Platformu öncülüğünde gerçekleştirilen, laiklik ilkesinin Anayasa'ya girişinin 71. yıldönümü vesilesiyle gerçekleştirilen yürüyüşe Karşıyaka Belediye Başkanı Cevat Durak, siyasi parti ilçe başkanları ile bazı sendika ve sivil toplum temsilcileri katıldı.
Belediye bandosu eşliğinde gerçekleşen yürüyüş, Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım'ın mezarından başlayıp Anayasa Meydanı'nda son buldu. Burada düzenlenen saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından 'Çağdaş Yaşam'cıların da içinde yer aldığı Yurtsever Yurttaşlar Platformu'nun kaleme aldığı bildiri okundu. Bildiride, sivil anayasa çalışmaları dayatma olarak nitelendirildi. AK Parti iktidarı döneminde ülkenin hızla kutuplaşmaya gittiği savunuldu.
"DEVRİMLERİN YILMAZ BEKÇİLERİ"
Yurtsever Yurttaşlar'ın 'cumhuriyet ve devrimlerin yılmaz bekçileri' olduğu savunuldu. 10. Yıl Marşı eşliğinde gerçekleştirilen yürüyüşte üniversitelerde başörtüsü özgürlüğü aleyhine pankart ve dövizler taşındı. Yurtsever Yurttaşlar Platformu, geçtiğimiz Cumhuriyet Bayramı'ndan önce kuruldu. Platform, Karşıyaka'da faaliyet gösteren 30′dan fazla sivil toplum kuruluşu ve sendikalar tarafından oluşturuldu. Yurtsever Yurttaşlar Platformu'nda, Çocukları Koruma Vakfı, Atatürkçü Düşünce Derneği Karşıyaka Şubesi, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Türk Kadınlar Birliği gibi kuruluşlar yer alıyor.
Atatürk ve Lenin
ender erdemil
İzmir'de düzenlenen Laiklik Yürüyüşünde Atatürk'ün ve Lenin'in fotoğrafları yan yana taşınmış.
Taşıyanlar çok isabetli bir iş yapmışlar. Gerçekten de Atatürk ve Lenin pek çok bakımlardan birbirine benzeyen iki büyük devrimci, iki büyük devlet adamıdır.
Mustafa Kemal Paşa, yaşadığı sürece devletin yurttaşına hizmet etmesinin gereğine inanmış ve buna göre davranmıştır. Ulusal kalkınmanın başarılması ve Türkiye'nin çağdaş dünyadaki yerini alması için yurttaşının her alanda yaşam düzeyinin yükseltilmesi gerektiğini çok iyi biliyordu. Yaşamı boyunca, üreten ve değer yaratan yurttaşının bu ülkenin gerçek efendisi olduğunu, egemenliğin gerçek sahibinin ulus olduğunu her fırsatta vurguladı.
Ölümünden sonra ülkeyi yönetenler, O'nun aksine, ülkeyi düşman işgalinden kurtaranın ve Cumhuriyeti kuranın kendileri olduklarına inanmışlardı. Bu inançla da, her şeyi ulus adına, ulusun hamisi olarak yapmaya yetkili olduklarını düşünmüşler, ona göre davranarak devleti yurttaşın üstünde bir yere koymuşlardır. Bu gelişmeler, yurttaşın devlete güveninin zayıflamasına, devleti kendisinden ayrı tutmasına yol açmıştır.
Bugün, Mustafa Kemal Paşa'nın kurduğu ve yaşatmaya çalıştığı çağdaş Cumhuriyet yönetimini "Jakoben" olmakla suçlayanlar, aslında onun ölümünden sonraki dönemi onun yaşadığı dönemle bir tutup, sapla samanı birbirine karıştırıyorlar. Bu şekilde de Mustafa Kemal Paşa'nın ilkelerini, onun ölümünden sonra ülkeyi yönetenlerin anlayışıyla birmiş gibi gösteriyorlar.
Mustafa Kemal Paşanı ölümünden sonra Türkiye Cumhuriyeti'ni çökertme süreci başlatılmıştır. Türk ulusunun aydınlanması, ulusal bilincinin geliştirilmesi, yaşam kalitesinin yükseltilmesi için kurulmuş "Köy Enstitüleri" gibi kurumlar bir, bir kapatıldı. Türk Devrimi tartışmaya açıldı. Cumhuriyet'in ortadan kaldırılması için programlı bir çalışma sürdürüldü.
Türkiye Cumhuriyeti hala yıkılamamışsa, bunu, yetiştirdiği cumhuriyetçi kuşaklara borçludur. Bu kuşaklar hala yaşıyorlar ve Cumhuriyeti koruyorlar.
Lenin de Mustafa Kemal Paşa gibi büyük bir devrimciydi. 1917 Ekim Devrimi'nin başarılması, Çanakkale Savaşında İngiliz Donanmasının durdurulmasıyla yakından ilgilidir. Bu bakımdan, Mustafa Kemal Paşa'nın Sovyet Devrimine dolaylı da olsa bir katkısı vardır diyebiliriz. Ulusal Kurtuluş Savaşımız sırasındaki ve Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki desteğiyle, Sovyetler Birliği'nin de Türkiye Cumhuriyeti'ne katkıları azımsanamaz.
Sovyetler Birliği'nin ve Türkiye'nin başardıkları iki büyük devrim, Küresel egemenlik peşinde koşan; o zaman başta İngiltere olmak üzere ABD, Fransa gibi küresel sermayenin vatanı olan ülkelerin planlarını ertelemelerine neden olmuştu.
Lenin, ölümünden kısa bir süre önce, "Biz sosyalizmi kurmak istedik, ama yaptığımız iş devlet kapitalizmidir." demişti. Gerçekten de Lenin, İktidar için kaçınılmaz olan proletarya diktatörlüğünün, sosyalizmin toplumun tabanına yayıldıkça, üretim mülkiyet ve paylaşım sorunları çözüldükçe zayıflaması gerektiğine, kendi deyimiyle "sönmesi" gerektiğine inanıyordu. Ancak, ölümünden sonra öyle olmadı. Devlet ve bürokrasi daha da güçlenerek, halkın dışında ve üzerinde ayrı bir güç oldu. Bürokratların burjuvalaşma süreci başladı. Sovyetler Birliği'nin çöküş süreci de bu şekilde başlamış oldu.
Sovyetler Birliği, bu sürecin sonunda çöktü.
Türkiye Cumhuriyeti gibi devrimi koruyacak kuşaklar yetiştirememişti.
Bu yüzden de çöktü.
Atatürk ve Lenin, bu iki büyük devrimci iki büyük devrime önderlik ederek dünyaya ki büyük eser bıraktılar. Onlardan sonra gelenler, onların bıraktıkları eserleri yaşatmaya çabalamak yerine, onlara sahiplenmeyi yeğlediler. Onların bıraktıkları eserleri yıkmak isteyenlerin işlerini kolaylaştırdılar.
Bu eserlerden biri; Türkiye Cumhuriyeti, kendisini koruyacak kuşakları yetiştirdiği için yıkılmamakta direniyor.
Diğeri; Sovyetler Birliği, kendisini koruyacak kuşakları yetiştirmediği için yıkıldı.
Ender Erdemil, 8 Şubat 2008
--
ender erdemil
katılıyorum sizler nasıl insanlarsınız.lenin in nasıl bir adi oldugunu bilmiyor musunuz.yada biliyorsunuz da bida bir oyun.böle bi kansızla Atatürk ü nasıl bir araya koya bilir sinizz...UTANINNNNNNN
Siz hiç Taksim'deki Atatürk Anıtı'ni gördünüz mü.Türk-Sovyet işbirliğinden haberiniz var mı.Kurtuluş savaşımızda komuta kademesinin yanında tüm çarpışmalarda Sovyet delegelerinin fotoğraflarını görmediniz mi.Mantıksız ve acayip bir Lenin düşmanlığı içerisindesiniz.Bugün Lenin'e düşman olan yarın Atatürk'e düşman olur.Soysuz sopsuz komünist dediğiniz kişinin Türk kökenli olduğunu da bilmiyorsunuzdur muhakkak.+++++++++++++++++++++++++++++++++++++
http://www.dhkc.net/www/album/?path=./&page=1
-------------------------------------------------------------------------
İster Mermi Kullansın, İster Oy Pusulası,
İnsan iyi nişan almalı, kuklayı değil kuklacıyı vurmalı...
-------------------------------------------------------------------------
MALCOLM X'İN AZİZ HATIRASINA (Son Günleri/Suikast):
http://www.youtube.com/watch?v=Vf8_oZf7nRo#GU5U2spHI_4
lenin, stalin, maoveya bushkaramanliskaramanlis bir kaç gün önce Türkiye'ye geldipeki putinpekimerkelpekicaluida rothyanlış yazmış olabilirim adınırothbodrum da evi varherkese sevgi ve selamlarımlabilginiz olsun
2008/2/8, Akkartal <akkar...@gmail.com>:
--
"Ben her şeyden önce bir Türk milliyetçisiyim. böyle doğdum, böyle öleceğim.
M.Kemal Atatürk