teshir metni

10 views
Skip to first unread message

Damla Sandal

unread,
Feb 23, 2013, 2:52:28 PM2/23/13
to cgdis...@googlegroups.com
merhaba arkadaşlar 
biz metni hazırladık görüşlerinizi bildirirsiniz. iyi çalışmalar. 
ÖRGÜTLENME HAKKIMIZ ÇGD TARAFINDAN ENGELLENEMEZ!.docx

Buket Kaya

unread,
Feb 23, 2013, 4:45:36 PM2/23/13
to cgdis...@googlegroups.com
Selamlar, bir süredir süreci dışarıdan takip ediyorum, "kardeşiniz" veyahut "meyhane arkadaşınız" olarak değil, genç bir gazete çalışanı olarak bu gibi süreçlerin doğrudan içerisinde bulunmak istemiyorum. İnsanlarla "örgütlenebilme" pazarlığı yapmak örgütlenmenin ve bence gazetecilik etiğinin kendisine aykırı bir durum. Bu sebepten doğrudan bu tarz durumların ortasında bulunmak, tartışmak, tartışmak ve koltuklara yapışmış insanların "tekellerini" savunmalarını dinlemek, ağız kokularına tahammül etmek benim motivasyonumu ve mesleğe verebileceğim enerjiyi doğrudan düşüren bir durum.

Süreci Gelecek Gazetesi' nden doğru takip eden ben, (tabi bu gazetenin değil benim kişisel görüşlerimdir) metni gayet yerinde ve ihtiyaç buluyorum. Ne zaman ki değerli meslektaşlarım araç ve amaç arasındaki farkı ayırabildiklerini gösterirler, o vakit derneğin her türlü etkinliğinde, çalışmasında doğrudan rol almaya, çalışmaya hazırım. 

Hepimize kolay gelsin, hoşçakalın :)

Gülşah

unread,
Feb 23, 2013, 6:26:41 PM2/23/13
to cgdis...@googlegroups.com
merhaba..

öncelikle.. biz gazeteciyiz. 'her nedense izin vermedi', 'niye olduğunu anlamadık' gibi ifadeler bizim metinlerimizde olamaz. neyse öğrenelim, yazalım. ya da bu ifadeleri çıkaralım.

ikincisi çgd'de çgd'ye rağmen mi örgütlenilecek? bunu benim anlamam mümkün değil.

durum ortada. bir derneğin şube açması dernek yönetiminin (ya da genel kurulunun) inisiyatifindedir. üye kabulleri de öyledir. kimse, derneğin seçilmiş yönetimine rağmen derneğin şubesini açamaz, üyesi olamaz. çgd'de çgd'ye rağmen örgütlenilmez.

üçüncüsü çgd kimsenin örgütlenme hakkını engelleyemez. çgd en fazla bizim çgd'de örgütlenmemizi engeller. o da bizim 'hakkımız' değildir, çgd'nin 'hakkıdır'. dolayısıyla bu metin, ÇGD yönetiminin karar hakkını engelleme girişimi olmaktan öteye geçmez.

zaten bu ısrar da nedir? çgd olmuyorsa, başka bir dernek kurulur. 

dördüncüsü, bu teşhir somut olarak ne işimize yarayacak, onu anlamış değilim. ne kazanacağız, mesleki mücadeleye ne katacak? hiçbir fayda görmüyorum. tek aklıma gelen, haksızlık diye düşündük, öfkelendik, teşhir edelim dedik oluyor. bu da doğru bir tutum değil. zaten dediğim gibi ortada bir hak engelleme yok.

ama haydi öfkelendik, teşhir edeceğiz, metin bu olamaz. en fazla denilir ki, "arkadaşlar biz çgd'de örgütlenmek istedik. çgd bizi, uygun görmedi, gazeteci saymadı. bu nedenle biz de şu ad altında örgütleniyoruz. dileyenler bize katılsın." (açıkçası yazıyorum ama bunu bile anlamsız buluyorum.) 

bu metne imza atmayacağımı söylemeliyim. grubun da ciddi biçimde bu fikri yeniden tartışmasını dilerim. 
ayrıca grubun parçası olarak bilindiğimden, teşhirde ısrarcı arkadaşlar varsa altına isimleriyle imza atmalarının uygun olduğunu düşünüyorum, metni yazarken de çgd'de örgütlenmeyi isteyen herkesin adına konuşuyor olmamalılar.

herkese selamlar,
gülşah



2013/2/23 Buket Kaya <sert...@gmail.com>
Selamlar, bir süredir süreci dışarıdan takip ediyorum, "kardeşiniz" veyahut "meyhane arkadaşınız" olarak değil, genç bir gazete çalışanı olarak bu gibi süreçlerin doğrudan içerisinde bulunmak istemiyorum. İnsanlarla "örgütlenebilme" pazarlığı yapmak örgütlenmenin ve bence gazetecilik etiğinin kendisine aykırı bir durum. Bu sebepten doğrudan bu tarz durumların ortasında bulunmak, tartışmak, tartışmak ve koltuklara yapışmış insanların "tekellerini" savunmalarını dinlemek, ağız kokularına tahammül etmek benim motivasyonumu ve mesleğe verebileceğim enerjiyi doğrudan düşüren bir durum.

Süreci Gelecek Gazetesi' nden doğru takip eden ben, (tabi bu gazetenin değil benim kişisel görüşlerimdir) metni gayet yerinde ve ihtiyaç buluyorum. Ne zaman ki değerli meslektaşlarım araç ve amaç arasındaki farkı ayırabildiklerini gösterirler, o vakit derneğin her türlü etkinliğinde, çalışmasında doğrudan rol almaya, çalışmaya hazırım. 

Hepimize kolay gelsin, hoşçakalın :)

--
Bu e-postayı Google Grupları'ndaki "ÇGD İSTANBUL" adlı gruba abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için cgdistanbul...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Daha fazla seçenek için, https://groups.google.com/groups/opt_out adresiniz ziyaret edin.
 
 


Meriç Şenyüz

unread,
Feb 23, 2013, 8:05:03 PM2/23/13
to cgdis...@googlegroups.com

Gülşah'a katılıyorum.

Sevgim Denizaltı

unread,
Feb 23, 2013, 8:08:09 PM2/23/13
to cgdis...@googlegroups.com

Merhaba,

Öncelikle emeğinize sağlık, düşüncelerim ise şöyle:

Başlıkta, “ÇGD’de örgütlenme hakkımız engellendi” dememiz daha doğru olur bence. Metnin de yorumdan ziyade yaşadığımız süreci anlatan, bilgi veren bir niteliği olması gerek.

Bu haliyle kamuoyuyla paylaşsak genel merkezden yapılacak açıklamayı tahmin etmek zor değil: “ÇGD Uğur Mumcuların vb. başkanlığını yaptığı 35 yıllık bir örgüt, ilkeleri var. Bu metni kaleme alan kişiler, bu ilkeleri çiğnediler, ÇGD ile kurumsal ilişkisi bile olmayan bu insanlar bizim İstanbul’da şubemizin kapalı olması nedeniyle fırsatçılık yapıp ÇGD İstanbul adıyla eylem yapacaklarını duyurdular, biz bunu basından öğrendik, bu kabul edilemez” vb.

Halbuki biliyorsunuz, biz Yürüyüş dergisi ziyaretini iki günde hızlı bir şekilde organize ettik ve ÇGD İstanbul ismini kullanıp kullanamayacağımızı ÇGD İstanbul’un halen resmi başkanı olan Hakan Gülseven’e sorduk. Kendisi bu isimle açıklama yapmamızın sakıncasının olmadığını söyledi. Ayrıca kurumsal ilişkimiz olması, yani üyelik için aylar öncesinden dilekçelerimizi vermiştik. İşleme koymamışlar. Genel merkez tepki gösterince de "gazeteciler" olarak yaptık açıklamayı zaten. KCK Basın eylemini de. İşte bu yüzden, bu deklarasyonu yaptığımızda alacağımız cevabı da öngörerek daha bilgiye dayalı bir metne ihtiyacımız var.

“Şubemiz” olacaktı ama olamadı, o yüzden şubemiz demeyelim bence. Neden üye yapılmadığımızı anlamadık meselesine gelince… Zaten bir dilekçe yazıp bunu sorduk (ya da soracağız yakın zamanda) ve son toplantıda yanlış hatırlamıyorsam dilekçenin cevabını bekleyelim diye konuşmuştuk (yanılıyorsam düzeltin). Dolayısıyla cevap gelirse eğer ona göre yeniden düzenleriz metni, gelmezse de sorduk, cevap vermediler deriz.

Gülşah, sana şu noktada katılmıyorum ben. ÇGD 35 yıllık bir gazeteci örgütü. Tüzüğü belli üyelik şartları belli. Dolayısıyla ortada yasal bir engel yoksa, tüzüğe, üyelik şartlarına aykırı bir durum yoksa, bu ülkede gazetecilik yapan herkesin, hatta yine tüzüğe göre yalnız gazetecilerin değil, tüm basın emekçilerinin bu örgütte örgütlenmek hakkıdır. Kişilerin keyiflerine, inisiyatiflerine bağlı bir durum olamaz bu. O zaman Cemiyet gibi, bilmem kaç yıl deneme süresi, bilmem kaç referans gibi şartlar koysalardı üyelik için. Ama genel merkez kendi tüzüğünü çiğneyerek keyfi şekilde bizim ÇGD’de örgütlenme hakkımızı engelledi. Kaç kere gelin konuşalım, ne sorun varsa çözelim dedik, onu bile kabul etmediler. Bize karşı hakarete kadar varan bir üslup kullandılar. Yalnızca bizim de değil Diyarbakır’daki gazetecilerin de şubeleşme talebini geri çevirdiler.

Bunu deşifre etmek neye yarar? Gazetecilerin örgütlülüğünün önüne set çeken bu örgüt yöneticilerinin, yöneticileri de geçtim bu zihniyetin deşifre olmasına yarar. Bu da bu zihniyetin değişmesine, örgütlerin bu zihniyetten kurtularak güçlenmesine, dolayısıyla gazetecilerin örgütlülüğü için verdiğimiz mücadeleye ufak da olsa bi katkı sağlar diye düşünüyorum.

Ama bizi gazeteciden saymadılar tespitinin doğru olduğuna emin değilim ben. Kanımca, bizi üye yapmak ve şubeyi feshetmek istemelerinin başka nedenleri var (bu örgütlenmenin kendi kontrollerinden çıkacağı, ÇGD'yi ele geçireceği, rahatlarının bozulacağı endişesi filan gibi). O yüzden bence bu konuya hiç değinmesek daha iyi, onlar açıklasın nedenini, biz tahminde bulunmayalım derim ben.

Son olarak ben deşifre etmemiz gerektiğini düşünüyorum (tartışmaya devam edelim isterseniz) ama, bence de ÇGD’de ısrarcı olmanın ve metinde de ısrarcıyız demenin çok anlamı yok. O yüzden “kimse bunu engelleyemez” gibi ifadeler kullanmasak sanki daha iyi olur.

Sevgiler

 

 

 

 

 



2013/2/24 Meriç Şenyüz <meric...@gmail.com>

Arslan.rengin

unread,
Feb 24, 2013, 4:15:29 AM2/24/13
to cgdis...@googlegroups.com, cgdis...@googlegroups.com
Gülşah'a katılıyorum.
Sevgim'in mailde belirttiği, metindeki pek çok noktaya da benzer çekinceler koyuyorum.
Toplamda teşhir etmenin bizim öfkemizi ve bir haksızlığı dile getirmiş olmaktan başka ne işe yarayacağını anlayamadım açıkçası.
Selamlar
Rengin

24 Şub 2013 tarihinde 03:08 saatinde, Sevgim Denizaltı <sevgimd...@gmail.com> şunları yazdı:

arzu demir

unread,
Feb 24, 2013, 4:26:51 AM2/24/13
to cgdis...@googlegroups.com
Selam arkadaşlar henüz metni okuyamadım. ancak akşama okuybileçeğim. gelen itirazlara göz atabildim...

Ben yaşanan bu sürecin kamuoyuna deklere edilmesi gerektiinden yanayım... sadece öfkenin haksızlığın duyurulması açısından değil... istanbulda bir grup gazeteci bir araya geldi, çgdeye üye olmak istedi, genel merkez buna izin vermedi... Şu ya da bu nedenlerle.... Nedenlerini genel merkez açıklamak zorunda. Ben çalışmayı askıya aldım demek, neden sorusunun yanıtı değil... Son olarak nedenlerini açıklaması için görüşme talep ettiğimizde bile -Abakay'ın benimle yaptığı telefon görüşmesini kastediyorum- kabul edilmedi... ÇGD genel merkezi, "neden üyelik başvurularımızı işleme almadı, neden çalışmayı askıya aldı" sorularını yanıt vermiş değil... Hukuki olarak sonradan çıkarılan şeyler neden sorusunun yanıtı değil... Hukuki sorun varsa, gelin bunu birlikte çözelim denirdi... Hala bir yanıt beklemeye hakkımız var.

Madem bu sorulara yaptığımız görüşmelerde yanıt verilmiyor o zaman kamoyunda yanıt vermek zorunda kalırlar...

Basın özgürlüğü konusunda büyük büyük laflar eden adam ve madamların, başkanı olduğu derneğe üye olmak isteyen gazetecileri üye yapmadığını kamuoyunun bilmesi gerektiğini düşünüyorum...  Bunun da yolu yaşanan süreci kamuoyuna deklere etmektir...

metin ile düşüncelerimi ancak akşam yazabilirim.

Metni zaten kişisel imzalara açalım diye konuşmuştuk...

kolay gelsin herkese...



24 Şubat 2013 11:15 tarihinde Arslan.rengin <arslan...@gmail.com> yazdı:



--
Arzu Demir
Etkin Haber Ajansı (etha.com.tr)
0 536 434 34 96

kumru baser

unread,
Feb 24, 2013, 6:57:40 AM2/24/13
to cgdis...@googlegroups.com
sevgili arkadaşlar,

çgd merkez ile sürecin bu şekilde gelişmesinden dolayı çok üzgünüm.

bunda karşı tarafın anlatılan aşırı defansif tepkilerinin yanında, bizim tarafın hiç mi eksikliği olmamıştır acaba, samimi sorusunu da gündeme getirmek isterim.

metin konusunda benden önce yazan bazı arkadaşlar gibi, ben de imzamı atmayı düşünmüyorum, keşke başka bi yola başvurulsa diye temenni ediyorum. (diyalog yollarının yeniden zorlanması, tükendiyse ayrı örgütlenilmesi)

türkiye duyarlı kamuoyunun omuzlarında yeterince büyük yükler var zaten, helak olmuş vaziyetteler.

bizlerin kendi aramızda çözebilmesi gereken sorunlar bunlar.  bence bize en yakın kamuoyu bile genel olarak birbirini şikayet eden muhaliflerden yorulmuş bıkmış durumda. muhalif görüşlere yakın olmayanlar ise böyle bi açıklamaya bakınca işte bunlar böyledir üç kişi beş kişiyle anlaşamaz hepsi dar grupçudur önyargısında haklı olduklarını düşünürler.

ben kendi adıma sınırlı gücümü çgd merkezle değil tamamen basın özgürlüğü düşmanı iktidarla uğraşmaya odaklamak ve bu konuda çgd de dahil bu geniş amaca yönelen herkesle dayanışma içinde olmak istiyorum.

ama benim kişisel olarak daha büyük sorunum, daha önce gazeteci dayanışması grubuna yazdığım gibi, karar alma süreçlerine dair bir anlayış ve pratik kurallar bütünü oluşmamış olması dolayısıyla bu süreçlere katılamamak ve grupla (zaten tanıdığım arkadaşlar dışında) bir bağ kuramamak oldu. onun için bu yazışma grubundan çıkarılmam belki daha etik olacaktır.

"gazeteci dayanışması" grubuna tartışılması önerisiyle bir mektup göndermiştim kck duruşmaları öncesinde. yine önereceğim. çünkü çgd istanbul grubunun o grubu ikame etmek üzere kurulmadığını ayrı işlevli gruplar olduğunu düşünüyorum.

selam ve sevgiyle.
kumru




From: Gülşah <gulsah....@gmail.com>
To: cgdis...@googlegroups.com
Sent: Saturday, 23 February 2013, 23:26
Subject: Re: teshir metni

arzu demir

unread,
Feb 24, 2013, 7:08:58 AM2/24/13
to cgdis...@googlegroups.com
Kumru

derdimiz çgd ile uğraşmak değil... yaşanılan bir sürecin bilinmesi...

ikincisi, bizimde hatalarımız olabilir... bunları konuşmak için de görüşme talep ettik, gelin istanbul'a konuşalım, tartışalım dedik... bu bile kabul edilmedi... sen ahmet abakay'ın benimle yaptığı telefon görüşmesini bir duysan, bence şaşırıp kalırdın...

daha önce mailde yazdığım gibi, elbette başra örgütlenme ve bir araya geliş süreçleri konuşuruz, tartışırız... ama 3-5 aylık bir süreç var ve bu olumsuz sonuçlandı... bunun kamuoyuna açılması. çgde genel merkezi üyelik başvurularını bile kabul etmiyor.... örgütlenme hakkının gasbı bu... bunu açıklamak zorunda değil mi...



24 Şubat 2013 13:57 tarihinde kumru baser <kumru...@yahoo.co.uk> yazdı:



--

Emre Deveci

unread,
Feb 25, 2013, 3:25:22 AM2/25/13
to cgdis...@googlegroups.com
Selamlar,

Gülşah'ın dediklerinin katılıyorum. Böyle bir metnin gazetecilerin mücadelesine katkı sunacağını düşünmüyorum. Derneğin yeniden kuruluşunu tamamlamayı önemsememekle ciddi hata ettik.  

Ayrıca, metin kişilerin imzasıyla yayımlanacaksa da değişiklik yapılmasını talep ediyorum. Metin, sürecin başlangıcında yer alan herkes adına yazılmış. Madem kişilerin imzası olacak, metnin de ona göre değiştirilmesi gerekiyor.

sevgiler

24 Şubat 2013 14:08 tarihinde arzu demir <arzud...@gmail.com> yazdı:

Sevgim Denizaltı

unread,
Feb 25, 2013, 4:47:45 AM2/25/13
to cgdis...@googlegroups.com
"Derneğin yeniden kuruluşunu tamamlamayı önemsememekle ciddi hata ettik"
Emre biraz açar mısın bu cümleyi?
Sevgiler

2013/2/25 Emre Deveci <emrede...@gmail.com>

Emre Deveci

unread,
Feb 25, 2013, 5:00:35 AM2/25/13
to cgdis...@googlegroups.com
tekrar selamlar, 

kimsenin iyi niyetinden şüphem yok ancak Gülşah'ın da bahsettiği noktalara dikkat etmemiz lazımdı diyorum. Sonuçta çoğumuz bu işlerin nasıl olması gerektiğini az çok bilen insanlarız. 

ilk iki toplantımızda, istanbul şubesinin yeniden örgütlenmesi için gerekli yasal-formal prosedürün önemsenmesi ve işletilmesi önerilmiş ancak bu konu çok önemsenmemişti. Yürüyüş için yapacağımız eylemle ilgili tartışmada da bu gereklilik tekrar hatırlatılmıştı ancak hepimiz "bu prosedürler çok önemli değil, önemli olan mücadele etmek" gibi iyi niyetli ama eksikli bir yaklaşım ortaya koymuştuk. 

Sevgiler




25 Şubat 2013 11:47 tarihinde Sevgim Denizaltı <sevgimd...@gmail.com> yazdı:
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages