Kültür emperyalizminin truva atı

9 views
Skip to first unread message

Tuncay Takmaz [Çekirdek Sanat]

unread,
Sep 15, 2009, 2:03:38 PM9/15/09
to cekirde...@googlegroups.com, ceki...@googlegroups.com
 
 
Sevgili Defter,  Arşivden bir yazı daha... Elimde Türkiye'nin en geniş Bienal tartışmaları dosyası var
yakında tümü kitap olacak..1. Beğenal'dan itibaren... Sevgili İbrahim Çiftçioğlu'nun Evrensel
Gazetesi'ndeki yazısı ... tarih; 2003
 
sevgiyle
tuncay takmaz
 
 
 
 
 
 
Bienalin ana teması olan �Şiirsel Adalet� kavramını tartışmaya gerek bile görmüyorum. Dan Comeron�un açıklamalarındaki tutarsızlıklarına holding kalemşörleri gibi �iyi� niyetlerle aklama açıklamaları yapmak aklımızdan dahi geçmez. �Ya bizden yanasınızdır, ya da düşmandan� diyen ABD emperyalistlerinin terör bahanesi ile Afganistan�a, Irak�a girerken, savaşlar çıkarırken, dünyanın dört bir yanında karmaşalar, huzursuzluklar yaratıp terör estirirken kullandıkları sloganları hatırladığınızda �şiirsel adalet� gibi bir kavramla bienal teması oluşturmayı düşünmek, ileri sürmek � talihsizlik� ötesinde iğrenç bir bulantıya neden oluyor.
 
Neyse.. İstanbul Bienali küratörlerini bir önceki küratörler belirliyor. Bir önceki küratör kim? Yeni seçilenin bir benzeri. Almanya�dan, Japonya�dan, ABD�den vs.. Hık demiş birbirlerinin burnundan düşmüşler. Bunu sağlayan ve gerçekleştiren İstanbul Kültür Sanat Vakfı�dır. Bu tavrın �sanatta ve kültürde küreselleşme� ile ilgisi sorgulanmalıdır.
 
 
Geçmişimizi bilmez, varolan durumumuzu bilmez, geleceğe bakan tavrımızı ve önermelerimizi bilmez, sanatçılarımızı bilmez (seçilen sanatçılarda alaturka ilişkilerle önerilenlerdir ve doğal olarak yasak savma babından kabul görür..) Ama kendi gündemlerini ve anlayışlarını dayatırlar. Kültürel alanda emperyalist alandaki saldırıdan soyutlayamazsınız. Soyutlamaya kalkışırsanız, sağlıklı bir karşı duruş gösteremezsiniz büyük tekellerin gazete, televizyon ve diğer kurumları ve adamlarıyla size bir truva atı olarak yedirirler.
 
İstanbul Bienali tek merkezlidir. Seçilen sanatçıların şu kadar ülkeden şu kadar sanatçı olması hiçbir şeyi değiştirmemektedir. Bir Türk sanat müziğinin çok sayıda müzik aleti ile seslendirilmesinin onun çok sesli bir müzik olmasına yetmediği gibi...
 
Bienal, sanatı tek boyutlu hale getirmektedir. Günümüzde sanatın ve öncü sanat yapmanın yeni araç gereçlerden, yeni teknolojilerden yararlanarak yapılabileceği bir palavradır. Bunu sanata bulaşan izleyicisinden sanatçısına kadar herkes bilir, bilmesi gerekir. �Resim-heykel vd öldü� ya da �yeni okumalar, yeni oluşum süreçleri gerekir� gibi bayat tartışmalara girmenin hiç bir anlamı yoktur. Kaldı ki geleneksel malzeme hâlâ günümüz sorunlarına ve önermelerine yeteri kadar ve yeterli yetkinlikte cevap vermektedir. Sanatçının hangi koşullarda hangi malzemeyi, hangi araç-gereci, hangi teknolojiyi kullanacağına ancak kendisi karar verir ve belirler. Burada önemli olan sanatçının duruşu, ideolojisi, felsefesi, önermeleri yani söyleyecek sözünün olmasıdır. Dilidir.
 
Don Comeron söyleşilerde bunu inkar etmiyor. (Bkz. Scala, Mayıs 2003 sayısı, Sibel Baykam�la söyleşi) Ancak sonuçta karşımıza tek dilli bienal çıkıyor. Video, fotograf bienali. Diğerleri çerezdir. Sanatın soylu geleneği emperyalist postmodernite mantığı içerisinde görmezlikten geliniyor, yok sayılıyor. Sanatın tek boyuta indirgenmesi öneriliyor. Bu da tehlikeli bir durumdur.
 
Sanat çevresi söz sahiplerinin çoğunluğu ise büyük bir aymazlık içerisindedir. 12 Eylül sonrasının ölü toprağı kültür sanat ortamı üzerindeki varlığını sürdürüyor. Elitist bir entelijanslıya (Ahmet Oktay�ın deyimi ile �estetik ortodoksi�) kültür emperyalizminin �küreselleşmeci� temsilcileri olarak her an terörlerini sürdürüyorlar. Bir anlamda burjuvazinin �Holding Yazarı� ya da �Sanat Yapımcısı� olan bu kişiler �bienale sınıf atlatıyorlar�, �nazar boncukları dağıtıyorlar ya da bienali patlatıyor, iyi notlar veriyorlar�. �Unutmamak gerekir ki ülkemizde aynı zamanda �yeni bir izleyici kuşağını� oluşturma, gençleri çağdaş sanat hakkında bilgilendirme mecburiyeti..� oluşturmaktan dem vuruyorlar. Kafa karıştırmaya devam ediyorlar.
 
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages