Sorun Nerede Biz Neredeyiz?
Aldığımız her şehit haberinden sonra toplumsal içgüdümüz dikkatimi çeker.
Nitekim 1990'lı yıllarda toplumumuzun bu acı haberlere verdiği sosyal tepki, yerini 2000'li yılların sonuna doğru hissedilir biçimde duyarsızlığa bıraktı.
TSK'nın "azimli kararlılığı" ve iktidar sahiplerinin "mücadelemiz sürecek" demeçleri kendimi bildim bileli ilgimi hiç çekmedi, çekmeyecekte...
Çünkü bu tarz söylemleri, sorunun çözüm mercisini Türk Silahlı Kuvvetleri veya iktidar olarak algılayanlar kabullenir. Kabullenmeyenler ise eleştirir, sorgular.
Özellikle son şehit haberlerindeki sorumluluğu hükümet üzerine atan siyasetçilerin, hala bu ülke vatandaşlarından oy alabilecek olması, basit siyaset araçlarının halâ işlediğinin ve prim yaptığının göstergesidir.
Konu aslında dünyanın en büyük ordularından sayılan Türk Silahlı Kuvvetlerinin beş bin leş peşmerge ile baş edememesi veya iktidarların bu sorunu bir türlü çözememesi değildir!
Toplum kesimindeki çoğunluğun “Devlet politikaları ile hükümetin yürütme organlarını ayırt edemedikçe” ve” duyarsız birey olmanın doğuracağı sonuçları ile milli bilince sahip toplum olma değerini hissedemedikçe” bu sorunun aşılacağını sanmıyorum.
Bu konu üzerine yaşamış olduğum acı bir tabloyu sizlere aktarmak istiyorum:
Mavi Marmara baskının olduğu dönemde bünyesinde çalıştığım kurum, İHH (İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı) Vakfının da himayesindeydi aynı zamanda. Dolayısıyla çalışanlarının da bu dünya görüşünde olduğu insanlardı. “Şu anda çalışmadığım” bu kurumda baskının gerçekleştiği an, iki saat içinde neredeyse tüm personel alınan talimatlar doğrultusunda bu baskını protesto etmek için Filistin bayraklarıyla Taksim'e gitti. Ekranımdan canlı olarak takip ettiğim bu eylem esnasında, Taksim'deki kalabalığın öğlen vakitlerine doğru 50.000 kişiye ulaştığını bildirmekteydi ajanslar. Akşama doğru masalarına geri dönen çalışanlarımızın tümü Filistin bayraklarını oda duvarlarına ve masa kenarlarına asmışlardı. Ben ise gözlemci konumundaydım; "her zamanki gibi".
Mavi Marmara baskını sonrası iki sene neredeyse doldu. Ben artık o şirkette yokum. Tutundurmadılar mı, ben mi tutunamadım hala çözmüş değilim ama o dakikalar zihnimden hiç çıkmadı. (Erdemli bir istifa ile ayrıldığımı belirtmeliyim!)
Daha sonra “dokuz sene boyunca Beyâzıd meydanında başörtüsü eylemlerinde göremediğim bu topluluğu”, İsrail konsolosluğuna yumurta atarken ana haber bültenlerinde görmüştüm! He bir de haklarını yemeyeyim NATO bombaları ile iktidardan indirilen Mısır lideri Hüsnü Mübarek’i protesto için miting yaptıklarında da görmüştüm. Haklarını yemeyeyim bu duyarlı topluluğun; yoksa kul hakkından giderim aman Allah" !
Konuyu, ne Filistinlilerin zamanında arsa arsa, ev ev topraklarını Yahudilere satmasından, ne de Kurtuluş Savaşında ve genç Cumhuriyet döneminde ülkemizi arkadan vurmalarından bahsedeceğim. Kendi liderlerini döverek öldüren bir toplum kültüründen ne bekleyebiliriz ki?
Benim derdim Arap topraklarında esen sahte bahar ve onun satılmış kuklaları değil elbette. Tek bir sorunum var: Arap topraklarına karşı duyulan hassasiyetin milli bilinç olarak neden yansımadığı.
Yukarıda yaşadığım olaya istinaden iki gün önce İHH vakfına e-posta gönderdim. Cevap gelmeyince telefon ile aradım ve sonunda utanarak telefonu kapattığım görüşmeyi aynen aktarıyorum.
- (Ben) Merhaba
+ (İHH Yetkilisi)Merhaba, buyurun nasıl
yardımcı olabilirim?
- Malumunuz çok şehit verdik, yüreğimiz yanmakta; İHH
olarak miting düşünüyor musunuz, katılmak istiyorum?
+ Hayır, böyle bir
programımız yok.
- Nasıl olur ama, toplumsal olarak daha ne konu olabilir ki
birlik olabilmek adına, üstelik daha iki sene önce Mavi Marmara’da ölen dokuz
kişi için iki saatte 50.000 kişiyi toplamıştınız?
+ Ama Mavi Marmara olayında
vefat edenler arasında bizim personelimizde vardı.
- Peki şehit olan 24 kişi
VATAN EVLADI DEĞİL Mİ?
+ ............ (5 saniye bir sessizlik)
- Alo?
+ Böyle bir programımız yok
beyefendi!
- Sizin milli konular üzerine samimiyetsizliğini biliyor ve
zihniyetinizin bu gibi konular karşısında nasıl duyarsız kalacağını tahmin
ediyordum. Merakımı sınadım ve haklı olduğumu bir kez daha gösterdi. Sizi
kınıyor ve yazıklar olsun diyorum, size söyleyecek başka sözüm yok
beyefendi.
+ Şimdi siz İHH'yı sıkıştırdım diye sağda solda bunu dile getirir
ve böbürlenirsiniz. (iğrenç bir gülme
ifadesi ile…)
Telefonu kapattığımda karşımdakinin gülmesi ile iyice sinirlendim. İçim yanarken; bu konuşmayı gerçekleştirdiğim zihniyet ile mavi gökyüzü altında aynı nefesi alıp verdiğim için utandım.
Milli bilinci oluşamamış toplumların baharı şu anda nerelerinde esmekte görmekteyiz bugünler de. Kimini sarayında buluyor belası (Yemen Devlet Başkanı), kimini kanalizasyon tünelinde yakalıyor cellâtları. Vatanından kaçanından tutun da korkudan ülkesinin vatandaşına mermi yağdıran çabası.
ABD ve NATO ile gerçekleşen rejim değişikliklerine "devrim" adını veren utanmazlar, Atatürk devrimlerini benimseyememiş ve idrak edememiş nankörlerden ibarettir. Ülkemizin doğusunda yaşanan terör olayları ile Atatürk'ün askeri dehasına özlem duymakta iken, Orta Doğuda yaşanan gelişmelerle de Atatürk devrimlerine şükran duymaktayız.
Bizler çünkü damarlarında asil kan dolaşan bir ceddin torunlarıyız!
Güzel günler
görmek dileğiyle...
Not: Sadece kendi sorunları için bencil duygularını tatmin eden STK'ları; özlük hakları için sadece 1 Mayıs'ta alanlara dökülen sözde solcuları, İHH örneğindeki sahte ve istismarcı muhafazakârları, Kürt kardeşlerimizi kullanıp Kürt faşistliği yapan sözde komünist TKP'yi ve benzerlerini şiddetle kınıyorum.
Sorun Nerede Biz Neredeyiz?
Ald���m�z her �ehit haberinden sonra toplumsal i�g�d�m�z dikkatimi �eker.
Nitekim 1990'l� y�llarda toplumumuzun bu ac� haberlere verdi�i sosyal tepki, yerini 2000'li y�llar�n sonuna do�ru hissedilir bi�imde duyars�zl��a b�rakt�.
TSK'n�n "azimli kararl�l���" ve iktidar sahiplerinin "m�cadelemiz s�recek" deme�leri kendimi bildim bileli ilgimi hi� �ekmedi, �ekmeyecekte...
��nk� bu tarz s�ylemleri, sorunun ��z�m mercisini T�rk Silahl� Kuvvetleri veya iktidar olarak alg�layanlar kabullenir. Kabullenmeyenler ise ele�tirir, sorgular.
�zellikle son �ehit haberlerindeki sorumlulu�u h�k�met �zerine atan siyaset�ilerin, hala bu �lke vatanda�lar�ndan oy alabilecek olmas�, basit siyaset ara�lar�n�n hal� i�ledi�inin ve prim yapt���n�n g�stergesidir.
Konu asl�nda d�nyan�n en b�y�k ordular�ndan say�lan T�rk Silahl� Kuvvetlerinin be� bin le� pe�merge ile ba� edememesi veya iktidarlar�n bu sorunu bir t�rl� ��zememesi de�ildir!
Toplum kesimindeki �o�unlu�un �Devlet politikalar� ile h�k�metin y�r�tme organlar�n� ay�rt edemedik�e� ve� duyars�z birey olman�n do�uraca�� sonu�lar� ile milli bilince sahip toplum olma de�erini hissedemedik�e� bu sorunun a��laca��n� sanm�yorum.
Bu konu �zerine ya�am�� oldu�um ac� bir tabloyu sizlere aktarmak istiyorum:
Mavi Marmara bask�n�n oldu�u d�nemde b�nyesinde �al��t���m kurum, �HH (�nsan Hak ve H�rriyetleri �nsani Yard�m Vakf�) Vakf�n�n da himayesindeydi ayn� zamanda. Dolay�s�yla �al��anlar�n�n da bu d�nya g�r���nde oldu�u insanlard�. ��u anda �al��mad���m� bu kurumda bask�n�n ger�ekle�ti�i an, iki saat i�inde neredeyse t�m personel al�nan talimatlar do�rultusunda bu bask�n� protesto etmek i�in Filistin bayraklar�yla Taksim'e gitti. Ekran�mdan canl� olarak takip etti�im bu eylem esnas�nda, Taksim'deki kalabal���n ��len vakitlerine do�ru 50.000 ki�iye ula�t���n� bildirmekteydi ajanslar. Ak�ama do�ru masalar�na geri d�nen �al��anlar�m�z�n t�m� Filistin bayraklar�n� oda duvarlar�na ve masa kenarlar�na asm��lard�. Ben ise g�zlemci konumundayd�m; "her zamanki gibi".
Mavi Marmara bask�n� sonras� iki sene neredeyse doldu. Ben art�k o �irkette yokum. Tutundurmad�lar m�, ben mi tutunamad�m hala ��zm�� de�ilim ama o dakikalar zihnimden hi� ��kmad�. (Erdemli bir istifa ile ayr�ld���m� belirtmeliyim!)
Daha sonra �dokuz sene boyunca Bey�z�d meydan�nda ba��rt�s� eylemlerinde g�remedi�im bu toplulu�u�, �srail konsoloslu�una yumurta atarken ana haber b�ltenlerinde g�rm��t�m! He bir de haklar�n� yemeyeyim NATO bombalar� ile iktidardan indirilen M�s�r lideri H�sn� M�barek�i protesto i�in miting yapt�klar�nda da g�rm��t�m. Haklar�n� yemeyeyim bu duyarl� toplulu�un; yoksa kul hakk�ndan giderim aman Allah" !
Konuyu, ne Filistinlilerin zaman�nda arsa arsa, ev ev topraklar�n� Yahudilere satmas�ndan, ne de Kurtulu� Sava��nda ve gen� Cumhuriyet d�neminde �lkemizi arkadan vurmalar�ndan bahsedece�im. Kendi liderlerini d�verek �ld�ren bir toplum k�lt�r�nden ne bekleyebiliriz ki?
Benim derdim Arap topraklar�nda esen sahte bahar ve onun sat�lm�� kuklalar� de�il elbette. Tek bir sorunum var: Arap topraklar�na kar�� duyulan hassasiyetin milli bilin� olarak neden yans�mad���.
Yukar�da ya�ad���m olaya istinaden iki g�n �nce �HH vakf�na e-posta g�nderdim. Cevap gelmeyince telefon ile arad�m ve sonunda utanarak telefonu kapatt���m g�r��meyi aynen aktar�yorum.
- (Ben) Merhaba
+ (�HH Yetkilisi)Merhaba, buyurun nas�l
yard�mc� olabilirim?
- Malumunuz �ok �ehit verdik, y�re�imiz yanmakta; �HH
olarak miting d���n�yor musunuz, kat�lmak istiyorum?
+ Hay�r, b�yle bir
program�m�z yok.
- Nas�l olur ama, toplumsal olarak daha ne konu olabilir ki
birlik olabilmek ad�na, �stelik daha iki sene �nce Mavi Marmara�da �len dokuz
ki�i i�in iki saatte 50.000 ki�iyi toplam��t�n�z?
+ Ama Mavi Marmara olay�nda
vefat edenler aras�nda bizim personelimizde vard�.
- Peki �ehit olan 24 ki�i
VATAN EVLADI DE��L M�?
+ ............ (5 saniye bir sessizlik)
- Alo?
+ B�yle bir program�m�z yok
beyefendi!
- Sizin milli konular �zerine samimiyetsizli�ini biliyor ve
zihniyetinizin bu gibi konular kar��s�nda nas�l duyars�z kalaca��n� tahmin
ediyordum. Merak�m� s�nad�m ve hakl� oldu�umu bir kez daha g�sterdi. Sizi
k�n�yor ve yaz�klar olsun diyorum, size s�yleyecek ba�ka s�z�m yok
beyefendi.
+ �imdi siz �HH'y� s�k��t�rd�m diye sa�da solda bunu dile getirir
ve b�b�rlenirsiniz. (i�ren� bir g�lme
ifadesi ile�)
Telefonu kapatt���mda kar��mdakinin g�lmesi ile iyice sinirlendim. ��im yanarken; bu konu�may� ger�ekle�tirdi�im zihniyet ile mavi g�ky�z� alt�nda ayn� nefesi al�p verdi�im i�in utand�m.
Milli bilinci olu�amam�� toplumlar�n bahar� �u anda nerelerinde esmekte g�rmekteyiz bug�nler de. Kimini saray�nda buluyor belas� (Yemen Devlet Ba�kan�), kimini kanalizasyon t�nelinde yakal�yor cell�tlar�. Vatan�ndan ka�an�ndan tutun da korkudan �lkesinin vatanda��na mermi ya�d�ran �abas�.
ABD ve NATO ile ger�ekle�en rejim de�i�ikliklerine "devrim" ad�n� veren utanmazlar, Atat�rk devrimlerini benimseyememi� ve idrak edememi� nank�rlerden ibarettir. �lkemizin do�usunda ya�anan ter�r olaylar� ile Atat�rk'�n askeri dehas�na �zlem duymakta iken, Orta Do�uda ya�anan geli�melerle de Atat�rk devrimlerine ��kran duymaktay�z.
Bizler ��nk� damarlar�nda asil kan dola�an bir ceddin torunlar�y�z!
G�zel g�nler
g�rmek dile�iyle...
Not: Sadece kendi sorunlar� i�in bencil duygular�n� tatmin eden STK'lar�; �zl�k haklar� i�in sadece 1 May�s'ta alanlara d�k�len s�zde solcular�, �HH �rne�indeki sahte ve istismarc� muhafazak�rlar�, K�rt karde�lerimizi kullan�p K�rt fa�istli�i yapan s�zde kom�nist TKP'yi ve benzerlerini �iddetle k�n�yorum.
�ZCAN BEYAZ
O B�R R�ZE,�AYEL� SEVDALISI
GÖK-HAN,
Adına ve aslına yakışanı yapmıssın. Kutlarım ve temiz alnından öperim.
Dr. Süleyman KARAHAN From: gokhan...@hotmail.com Subject: [Çayeli Kültür] Sorun Nerede Biz Neredeyiz? |
Date: Tue, 25 Oct 2011 23:46:49 +0300 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|