|
'Işığı olan...' Çagla Göksu, 1986'da MSGSÜ Temel Sanat
ve Bilimler Bölümünden mezun olmuş ve Adnan Çoker’den desen dersleri
aldıktan sonra sanat yaşımına pek çok karma sergi ile devam etmiştir.
Soyut dışavurumcu bir ressam sayılan Çağla Göksu'nun resimleri, damlatma
tekniği ve boya üzeri hareketlilik sağlayan “kötü adam” imajından ötürü
‘Jack the Dripper’ lakabıyla anılan Jackson Pollock tablolarını
postmodernist akımı uygulayarak andırsa da onun tam tersi 'ışığı olan
güzel renkli insan'ı yüreğinizde hissettirir. O ışık ki; tablolardaki saf
ve iddiasız olan beyazı çoğaltır. Onları izlerken kendinizi; toplam yaşam
gücünü, saflık ve deneyimsizliğin yanı sıra, içinde bilgeliği ve
sonsuzluğu barındıran hem saf, lekesiz, hem de yaşam ve ölümün tüm
bilgisine sahip bulursunuz. Sanatçıya göre, beyazın saflığı her zaman ön
planda durur çünkü ruhun saf ve temizliğini simgeler düşüncesi de
resimlerinde ilginç bir bilgelik halinde hep var
olacaktır... |
'Işığı olan...'
Çagla Göksu, 1986'da MSGSÜ Temel Sanat ve Bilimler Bölümünden mezun olmuş ve Adnan Çoker’den desen dersleri aldıktan sonra sanat yaşımına pek çok karma sergi ile devam etmiştir.
Soyut dışavurumcu bir ressam sayılan Çağla Göksu'nun resimleri, damlatma tekniği ve boya üzeri hareketlilik sağlayan “kötü adam” imajından ötürü ‘Jack the Dripper’ lakabıyla anılan Jackson Pollock tablolarını (postmodernist akımı uygulayarak) andırsa da onun tam tersi 'ışığı olan güzel renkli insan'ı yüreğinizde hissettirir.
O ışık ki; tablolardaki saf ve iddiasız olan beyazı çoğaltır. Onları izlerken kendinizi; toplam yaşam gücünü, saflık ve deneyimsizliğin yanı sıra, içinde bilgeliği ve sonsuzluğu barındıran hem saf, lekesiz, hem de yaşam ve
ölümün tüm bilgisine sahip bulursunuz. Sanatçıya göre, beyazın saflığı her zaman ön planda durur çünkü ruhun saf ve temizliğini simgeler düşüncesi de resimlerinde ilginç bir bilgelik halinde hep var olacaktır. Yaptıgı resimlerde, zaman ve mekan kaygısı taşımaması, fazla renk kullanmaması, izleyenleri kendi hayalleri ile bas basa bırakır.
Kimi zaman ‘’kahve telvesinden izler’’ görür gibi olursunuz. Kimi zaman lekeli eski bir duvarın üzerinde yaşanmışlık izleri, kimi zaman sokaklarda yürüyen kimliksiz bedenleri algılarsınız.
Hemen hepsinde bir imza gibi eski yazının hüzünlü fırça darbeleri, geçmişi hatırlatırken, hayallerin ve yaşanmışlıkların tortusu yüzümüze gülümser. Bu haliyle hem geçmiş zamanın hayali, hem geleceğin soyut gerçekçiliği tadına doyulmaz bir tezat sunmaktadır. Bu çok seviyeli bir tezattır, öyle ki beyaz içindeki o çok ışıklı güzel anlatım bulunduğu hiçbir yerle çelişmez.
Bu nedenle Çağla Göksu'nun tabloları pek çok mimari uygulamada sıklıkla kullanılmış, pek çok klas mekanın duvarlarına yeni bir soluk getirmiştir. Halen sanatçı adaylarına resim dersleri vererek destek olmaktadır.
Serbest sanatçı olarak atölyesinde çalışmalarına devam eden Göksu;birçok karma sergiye de katılmış olup;
kişisel sergisini 15 Şubat - 5 Mart 2011 tarihleri arasında Nişantaşı Şakayık Sok.No:45/2 Galeri Binyıl 'da açmaktadır. Ayrıca www.galeribinyil.com.tr
den de izleyebilirsiniz.