
97. Sayı Çıktı!.. Tüm Bayilerde!

tohum çatladı çürümeden
kıvılcım tutustu sönmeden
-bakıs aska döndü-
inanç eyleme döndü
mindanao adasından
-basladı ölümsüzlük sınavımız-
geç kalmıslıgımız olmayacak
ne yaldızlı tasmalar; kul sistemleri
-ne dogrusu dogru ne iyisi iyi
ne güzel güzeli
köstebek tünelleri-olmayacak
gelecege mirasımız...
onlar yükselecekler
eylem birikimimizden
BARAN'dan - 97
Demokrasi Dini
Sorun* Amerika'nın varlığı! Amerika'ya tapanların hoşuna gitmeyecek ama hakikat bu.
Sorunların kaynağı* kötülüklerin müsebbibi* fitnenin merkezi Amerika!
Obama'nın teröristbaşı seçilişiyle birlikte* ilahları Amerika'yı "Yeni Amerika" diye Demokrasi dinini yutturmaya kalkışan düşman basının alçak yorumcu güruhu* bakıyoruz pek şen!
Obama'nın başkan seçilişini "çukulatayla kaplı zehir" olarak vurguladığımız "cici demokrasi"nin vitrinine* "çukulata"
renginde pis bir "zenci" getirildi.
Amerika'ya tapanların hoşuna gitmeyecek ama hakikat bu.
(Devamı BARAN 97. Sayıda)
...
Amerika'ya iman edenler* Obama'nın gelişini 'Amerikan rüyası' diye taptıklarının diliyle karşıladı. Teröristbaşı Bush da Obama'yı tebrik edip* "Amerikalılar* Amerikan rüyasının zaferini gösteren bir başkan seçtiler" dedi. Düşman basını bunu nasıl açıklıyor?
"Ya bizdensiniz ya onlardan!" diyen Deccal Komitesi'ne "sendeniz!" diyenler* "yeni başkan" Obama'ya* -size komik gelecek ama- "Süpermen"* ülkesine de "süper güç" diyor.
Tablo mide bulandırıcı… Tiksindirici… İğrenç!
Hamburger çocuğu* et kafalı-ahmak Amerikalıların dünyanın başına açtığı sorunları* İslâm topraklarında "çözüm" olarak inandırmaya çabalayan düşman medyası* Deccal Komitesi'nin huzurunda ibadet halinde.
Tam bir "hayvan çiftliği" manzarası.
(Devamı BARAN 97. Sayıda)
...
Büyük Şeytan Amerika'yı pişkin pişkin şirinleştirmek* meşrulaştırmak* ona olan nefret ve düşmanlığı saptırmak üzere insanımızın vicdanını Amerika'ya peşkeş çeken din düşmanlarının "mağduru"* demokrasi dininin meczubu AKP'nin kendilerine tanıdığı imkânlar üzerinden idealleştirmek/ilahlaştırmak için yırtınan bu basın* bu din* halk* Hak düşmanı basın* YARIN vicdanı ve imanı sağlam müslümanların ve tüm vatansever inananların baskınına uğradığında ilahları Amerika'nın yardımına koşamayacağını* "süpermen"in yetişemeyeceğini* çarmıha çakılı* "işte Amerikan baskısı yapan* Guantanamo'yla* Ebu Garib'le sizi 'korkutan' basın bu basın!.." ilanları duyulduğunda yargı günü gelip çatmış* "Amerikan rüyası" basıp gitmiş olacaktır.
Demokrasi dininin ayinini "canlı" yayınlayanlara inat* yaşayan bir 'rüya'dır bu.
(Devamı BARAN 96. Sayıda)
...
BARAN'ın "Tarafımız ne şu ne bu sadece İslam!" sözüyle iman merkezini beyan edişini* "Ya bizdensiniz ya onlardan!" sloganıyla kapağını süsleyişini şimdi daha iyi anlamış olmalısınız. Sözümüz* 'bu ötekileştirmedir' diyen öteki şuursuzlara!
İnsana has bir vakıadır; her şeyini "İMAN kutbu" ve DİN merkezli yorumlar. Yorum dediğimiz hadise* "kelimenin mânâya zarf oluşu" gibi* iman mihrakının eşya ve hadiseleri teshir eden "unsur üstü" bir şeydir.
Ruhunuz eşya ve hadiselerle "temas" halindedir. Şuurda "örtük" olanın açığa çıkışıdır.
İBDA Diyalektiği buna* MUHTEVAYI ELE VEREN ŞUUR diyor.
Amerika'nın varlığı sorunun kendisidir dedik... Deccal Komitesi'ne "Ohbama" manşetiyle imanını ikrar eden Y. Şafak ve Esas Düşman Amerika'yı gözden kaçırıcı bir yeltenişle Haçlı Obama'yı* "Hüseyin" diye parlatan imanı sakıt Vakit'i de not ettik.
Eğer "Amerikan rüyası"yla yaşayanlarla bir arada yaşamayı kabul ediyorsanız* nefret duymuyorsanız* düşman değilseniz* İBDA ideolojisinin diyalektiği ZIT kutuba/İslâm'a nisbetiniz yoksa* Amerika'ya en ufak meyli* imanda şüphe kabul edip ürpermiyorsanız* tarafınızı sadece "düşünmek"le değil* "doğru düşünce olmadan doğru faaliyet olmaz" düsturuyla belli edip varoluş tarzınızı sabitlemiyorsanız; Din-i Mübîn-i İslâm'ın MÜBÎN/APAÇIK/BEDAHET oluşuna kalp/idrak gözüyle bakmıyorsanız* sizi size "yaşayan ölü" olarak müjdeleriz!
(Devamı BARAN 97. Sayıda)
BARAN 97'den Başlıklar:
Moral Takviyesi Çöküşü Duracak mı?
Kâzım ALBAYRAK
Barack Obama niçin seçildi veya seçtirildi?
Dikkat ederseniz halk seçti falan demiyorum. Amerikan hegomanik yönetimi iki aday çıkarıyor* eğer ihtiyaç duyarsa da birini empoze ediyor ve ardından demokrasi aldatmacası bir seçim yapılıyor; böylece seçilmiş* yani angaje edilmiş lider halka seçtiriliyor. Amerikan seçimleri (!) böyle… Irak'a ihraç edilen demokrasiyi de biliyorsunuz: İki Milyon Iraklı öldürüldü* ülkeleri işgâl ve yağma edildi* meşrû liderleri işgâl mahkemelerince öldürüldü.
Irak işgâli* bizim için turnusol kâğıdı hükmünde; herkesin çizgisini* samimiyetini ve tarafını belli edeceği bir hadisedir.
Irak mevzuunda AKP hükümetinin tavrı dikkat çekici… Lider kadrosuna rağmen tezkereye "hayır!" dendi; fakat seçimde "hayır"cı milletvekilleri AKP tarafından tasfiye edildi.
Irak mevzuu* ülkemizin başına Kuzey Irak belasını çıkarmış olmasına rağmen* Amerika'ya kafa tutamadığı için Genelkurmayca da yeterince işlenemedi. İçten içe ciddi bir muhalefet taşınmasına rağmen. Fakat Amerika'nın bölge ülkelerini kaale almadan dikte ettiği projelerin (BOP gibi) bölgede yaşama şansı yok!
Devamı BARAN Dergisi 97. Sayıda...
Emperyalizmin Başına Obama Geçti!
Tuncay AKSOY
Afrika kökenli ve siyah deriliyle evli Barack Obama gibi biri Amerikan siyaset çekişmesinde ilk kez başkanlık yarışını kazanıp Amerika'nın başına geçti. Bu belki bir yenilik sayılabilir. Ancak Amerikan emperyalizmi devam ediyor. Hem de tüm şiddeti ve alçaklığı ile… Irak* Afganistan* Filistin* Somali başta olmak üzere tüm dünyayı kavramış kanlı pençeleriyle…
Amerika'nın içerisine girdiği ekonomik krizler nedeni ile çökme aşamasına geldiği bugün halkın umudu haline getirilen Obama'nın* sadece Amerika halkının başkanı olması için değil* sürdürülen psikolojik operasyonlarla tüm dünyanın başkanı olması için hazırlanan bir kişi olduğu gözlemlenmektedir.
Obama'nın bir kurtuluş olarak sunulduğu ve Amerikan işbirlikçisi basın yayın eli ile de gönüllü olarak bunun propagandasının yapıldığını da gördüğümüzden rahatça diyebiliriz ki* Amerika Çöküyor! Hem kendi içerisinde hem de sömürme hevesi ile geldiği ve işgâl ettiği bölgelerde. Ve bu çöken Amerika İmparatorluğu'nu* ne kurtarıcı (!) vasıf yüklenmiş OBAMA ne de katıksız ve teslimiyetçi işbirlikçiler ayakta tutabilirler.
Devamı BARAN Dergisi 97. Sayıda...
"Obama Muhafazakâr Bir Popülist Ya Da Popülist Bir Muhafazakâr"
JAMES PETRAS - İKTİBAS
Chury: Şu an ABD'de James Petras'la iletişim kurmuş durumdayız. İyi günler. Nasılsın?
Petras: İyiyim. Neyse ki* şu milyarlara malolan kampanya bitti.
Chury: Bütün bu yapılan kampanyayla ilgili* sonuçlarıyla ve ne getireceğiyle ilgili düşüncen nedir?
Petras: Başkan adayları ve kongre üyeleri için 2 milyar dolar harcadılar. Kuzey Amerika Başkanı olmanın maliyeti 700 milyar dolar* Senato'ya girmek için kongre üyelerinin maliyeti 50 ila 70 milyon dolar* yerel kongrelere girmek içinse 20 ila 25 milyon dolar diyebiliriz* bu en çok göze batan yani* tabii ekonomik kriz de çok yardımcı oldu. Ayrıca Obama'nın organizasyon başarısı* gösterileri ve insanların karşı karşıya kaldığı krizle ilgili* bir değişim imajı yaratma kapasitesi de etkili oldu. Özel olarak ta* yorumlarda dendiği gibi* siyah gençlerin ve üniversite eğitimli orta sınıfın desteğini vurgulamak gerekiyor.
Ancak* asıl olarak şovun arka planını görmek gerekiyor.
Devamı BARAN Dergisi 97. Sayıda...
Tayyip Dengesini Kaybederken
Bâkî AYTEMİZ
RTE'nin gün geçtikçe dengesini daha da kaybettiğine* her geçen gün daha da çok saçma sapan laflar etmeye başladığına ve etrafındakileri daha çok kırdığına* yalnızlaştığına şahit oluyoruz. Bunlar çöküş dönemlerinin klasik özellikleridir.
Bu çerçevede son hadiseler de gösteriyor ki* Türkiye Mart seçimlerine akıl almaz bir savaş ortamında girecek. Tayyip'in* göstericiler üzerine pompalı tüfekle ateş eden şahsın eylemini meşrulaştırıcı açıklamasının ardından* Okmeydanı'nda sapık olduğu söylenen bir şahıs linç edildi. Vatandaş* tam da başbakanının dediği gibi kendi çözümünü kendisi üretmeye başladı ki* eh* çok yakın bir zamanda Tayyip ve avanesinin de "hukuk* hukuk!" diye bağırdığı günlere şahit olacağız demektir.
Tayyip* PKK'ya karşı bölgede tek alternatif olarak devlet ve medya tarafından da destekleniyor. Taha Akyol 5 Kasım günkü yazısında bölge'de DTP'ye karşı tek alternatifin AKP olduğunu ilan etti ve herkesi AKP etrafında birleşmeye çağırdı. Yazısında* görüşlerine katıldığını söylediği bu cephenin sözcülerini şöyle sıraladı:
Devamı BARAN Dergisi 97. Sayıda...
Arzunun Tefsîri Olur mu?
Dr. Hakkı AÇIKALIN
Eğer Hamlet tragedyası ve meselâ arzunun tragedyası ise – ki* ben bundan çok emîn değilim – yazar bu eserinde bir baştan diğerine arzu'yu mâteme dönüştürmüş veya mâtemle yoğurmuş denebilir.
Hamlet'in birinci tesbiti bir skandala ilişkin denebilir; annesinin erken / zamansız evliliği. Bu evlilik bir sıkıntıya mı yani bir sıkıntının aşılmasına âid bir başlık olarak mı açılmalıdır? Annesi de şöyle der: "evliliğimiz çok erken". Babanın ölümü ve annenin* kocasının (kral) kâtiliyle (Claudius) aceleci bir biçimde evlenmesi Hamlet'i zorlar. Acaba* çok daha evvelinden başlayan bir ilişki miydi* yoksa çok yaygın biçimde tartışıldığı gibi Oedipus Kompleksi mes'elesi mi* Sofoklis'in Oedipus Anax (Kral Oedipus) tragedyasından mı aparmıştı Shakespeare? Azıcık Marxistçe bakılabilse* günümüz 'modern gerçekliği'ne uydurmak mümkündür : Ekonomi (iyi para)* kuvvet-kudret-iqtidar* şiddet* arzu adı altında birer ritüel değer hâline geliyorlar* diyebiliriz.
Bu rit(üel)in bir ucu mâteme uzanır. Cenâzenin üzerinde – daha kalkmadan – o sofra bir ziyâfet âyinine dönüşür. İddiâlı saymam ve modernite* protestan akıl ve ılımlı İslâm üçlüsünün ölü sevicilik* aşırı arzu (azgınlık) ve sapıklık olduğunu baştan söylerim. Mâtem tutmuyoruz* yalan* mâtemden faideleniyoruz ; ölümden dolayı acı çekmek değil bu ; nekrofili'yi tercih ediyoruz. Ölüye âid ne varsa hepsini istiyoruz ve herşeyine erişmek için âyinler ve mâtemler düzenliyoruz.
Devamı BARAN Dergisi 97. Sayıda...
Türkmen Ağalar ve Kürt Beyleri Irak'tan Sesleniyor:
"AMERİKA'YA VE İŞBİRLİKÇİLERİNE KARŞI BİRLEŞELİM!"
Cem KILIÇ
Terörist devletlerin işgal ettiği Irak halkı adeta bir Kurtuluş Savaşı veriyor. ABD ve İsrail'in kuklası Talabani'nin yönetimindeki Irak'ta* halk* işgalcilere ve işbirlikçilerine karşı örgütlenmesini ve mücadelesini sürdürüyor.
İşgal süresince milyonlarca sivil Irak'lı ve binlerce aydın ve yine binlerce gazeteci öldürüldü ya da mahkum edildi* işkence gördü* görüyor.
Irak'ta olup bitenler Türk halkından gizleniyor!
Amerikan işbirlikçisi Irak yönetimi* en son* Irak'ta direniş çağrısı yapan Türkmenli televizyonunun tanınmış sunucusu Timur Beyatlı'yı tutukladı!
Amerikan işgaline ve kukla yöneticilere karşı olan* Irak'ın bağımsızlığını ve bütünlüğünü isteyen Türkmen* Arap ve Kürtler öldürülüyor* insanlar işgale ve işbirlikçilere mahkum ediliyor!
Devamı BARAN Dergisi 97. Sayıda...
------------------------------
Salih MİRZABEYOĞLU: İNSAN
-------------------------------
BARAN ÖZEL:
Hakkındaki Müebbet Hapis Cezası Onaylanan
Sarp Kuray:
Direnmekten Her Zaman Onur Duyacağım!
Türk sol hareketinin etkili ve mücadeleci kimliğiyle tanınan ve SHP MKY üyesi Sarp Kuray* İstanbul 1. nolu DGM tarafından " 16 Haziran Hareketi" lideri olmak iddiasıyla hakkında açılan davanın* Yargıtay 9. Ceza dairesi tarafından onaylanması sebebiyle tekrar cezaevine girecek. Sayın Sarp Kuray'ın en az 7 yıl daha cezaevinde yatmasına sebeb olacak olan bu dava* Türkiye'yi sömürgeleştirmiş olan* AB-D-İsrail emperyalizminin bir intikamı olarak görülebilir. 60 yıllık hayatı boyunca* sürekli devrimci bir hayat tarzı gereği anti-emperyalist kavgayı şiar edinmiş Devrimci Sol için bir "ağabey" ve genç anti-emperyalist devrimcilere misâl gösterilebilecek nadir mücadele insanlarından biri olan Sarp Kuray* aldığı bu ceza karşısında bile dimdik ayakta. Bir yanda* bir baba olarak lösemi hastası kızının sağlığı için mücadele verirken* öte yandan yaşlanmayan bir delikanlı olarak* mücadelesine devam edebilme azmini de yitirmeyen bir kavga adamı…
Dergimiz Baran'ın* 26 haziran 2008 tarihli 77. sayısında bir röportaj yayınlanan Sarp Kuray* hâlâ devrim ve anti-emperyalist mücadele ateşiyle yanıp- tutuştuğunu ifade ediyor… Hakkındaki müebbet hapis cezasının Yargıtay tarafından onaylanması üzerine yaptığımız görüşmeyi aşağıda veriyoruz:
1986 ve 1990 yılları arasında gerçekleştirilen* bazı işbirlikçilerin öldürülmesi ve Amerika bandıralı bir yatın da bombalanması eylemlerinin de içinde bulunduğu 30 farklı eylemin talimatını vermekle suçlandığınız davada* hakkınızda verilen müebbet hapis cezası Yargıtay'da onaylandı… Bu "onay" tam da adınızın SHP parti başkanlığı için geçtiği günlerde verildi. Konuyla ilgili bir değerlendirmenizi alabilir miyiz?
Şöyle söyleyebilirim: Ben 1980'de Amerikancı Kenan Evren yönetimine karşı bir direniş örgütlemek üzere yurt dışına çıktım. Ve o direnişin içinde olmaktan* Kenan Evren iktidarına karşı direnmekten her zaman onur duyacağım; bir kere bunun bilinmesi lâzım! Ama* 1988 yılında bizim örgütümüz içinde farklı şeyler söz konusu oldu… Yani ben* metodların değiştirilmesini* daha demokratik bir mücadele verilmesini arzu etmişimdir. Bugüne kadar gelen süreç de* zaten bunun pratik uygulamalarıyla doludur. Bu anlamda arkadaşlar 1990 senesinde yakalanmıştır. 168. maddeden dava açılmıştır ve 8 ilâ 9 ay arasında tahliye edilmişlerdir.
Bunun üzerine* davanın 168'den açılmış olması* 8-9 ay içerisinde tahliye edilmiş olmaları benim de Türkiye'ye girmeme neden olmuştur. Bana da dava 168'den açılmıştır. 4 ay hapishanede tutmuşlar ve ardından tahliye etmiş ve beraat vermişlerdir.
Devamı BARAN Dergisi 97. Sayıda...
Röportaj:
Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı
Turhan ÇAKAR:
Halk Ölmüş* Aç Kalmış* Yetim Kalmış*
Sürünmüş Umurlarında Değil!
"Burada şu ortaya çıkıyor: Burada* bu ülkeyi yönetenlerin bu ülke adına hareket etmedikleri* bu ülke halkı adına hareket etmedikleri* bu milletin iradesini gözetmedikleri* bu milletin iradesine saygı göstermedikleri* bu ülkeyi temsil etmediklerini görüyoruz biz. Ne yazık ki bunu çok acı bir şekilde görüyoruz* yaşıyoruz!
**
Toplam belediyelerin borçları 10 milyar doları aşarken* yalnızca Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin borcu* toplam borcun %35'i. BOTAŞ'a da 7 milyar dolar civarında da bir borç var. Melih Gökçek'in 500-600 milyon dolar* en çok da EÜAŞ'ın (Elektrik Üretim A.Ş.) 6 milyar dolar civarında borcu var. Diğer birkaç tane de özel kurumun ve bazı ilçe belediyelerin borçları var ve toplam 7 milyarı aşıyor. Ve bunları BOTAŞ alamıyor* devlet alamıyor diyelim.
**
Ne yazık ki* bir söz vardır; "geciken adalet adaletsizliktir!" şeklinde* maalesef gecikiyor bu adalet! Ne zaman karar verilecek bilemiyoruz. Dileriz ki en kısa zamanda bir karar verilsin de* bu haksızlıklar* bu göz göre göre yapılan büyük haksızlıklar önlensin. Bekliyoruz yani* mahkemelerin sonuçlanmasını bekliyoruz! Biz yapacağımızı yaptık. Ha* onun dışında yapmamız gereken başka şeyler var; sokağa çıkmaktır* büyük kitlelerle tepki göstermektir.
**
Bu kredi kartları konusunda çalışmalarımız var. "Kredi kartları yasası" çıkarken de Meclis'te bas bas bağırdık: Faizler son derece yüksek* bunun sınırı konsun! CHP'de oradaydı ve ne yazık ki orada hemen olayı bitirdiler. Ve Merkez Bankası'na bunun faizlerinin tesbiti işini bıraktılar* bizim taleplerimizi dikkate almadılar. Toplantı bittikten sonra şunu gördük: Banka temsilcileri ile AKP'li milletvekilleri* komisyon milletvekilleri sarılıp öpüşüyordu! Ben ağlıyarak dışarı çıktım! Komisyondan ağlayarak* nefret ederek dışarı çıktım* o manzarayı görünce! O manzarayı halkımızın görmesi gerekiyordu! O manzarayı! Orada AKP milletvekilleri ile* komisyon milletvekilleri ile banka temsilcilerinin nasıl sarılıp birbirleriyle öpüşüp kutladıklarını görmeliydi halkımız! Sadece orada değil* başka bir sürü toplantıda bu böyle!
**
Dünyada böyle bir şey yok! Dünyada böyle bir vurgun-soygun yok! Bu kadar büyük bir vurgun-soygun yok! Yani* Türkiye bu konuda şaha kalkmış. Avrupa'da böyle bir soygun* böyle bir vurgun yok. Tabii ki Amerika'da ve Avrupa'da da görüyoruz bir sürü haksızlık var kapitalizmin doğurduğu. Ama* Türkiye'deki kadar göz göre göre vurgun-soygun yok oralarda. Türkiye'de çok büyük bir vurgun var* büyük bir soygun var! Türkiye'de dışarıya kan akıtılıyor! O yabancı bankalar aracılığıyla. Zaten Türkiye'nin ekonomisi* bankacılığı yabancıların eline geçmiş durumda!
**
Bütün bunlara yapılan zamla* doğalgaz ve elektriğe yapılan zam ortada! Ulaşıma yapılan zam ortada. Örneğin 2008 yılı içerisinde Ankara'da ulaşıma yapılan zam oranı %40'ı buluyor! Elektriğe % 58* doğalgaza %77* gıdaya %35-40* kömüre % 70* kiraya %15-20… İşte halkın enflasyonu bunlardır! İşte toplandığında* halkın temel olarak kullandığı* tükettiği enflasyon %40* % 50'lerde ortalama. Nerede % 10'lar? %10 halkın enflasyonu falan değil! Burada bir sürü çarpıtmalar var* yanlışlıklar var. Halkın enflasyonu ortada!"
Devamı BARAN Dergisi 97. Sayıda...
İmânsız İslâmcıların Uçkur Sevdası -II-
Yobaz ve Namus
Aydın ALKAN
Fırsatı -parayı ve yıllardır camiâlarında idealize edip 'okusun da makam-mevkî sahibi olsun* mücadele budur!' dedikleri* elde edince de sapıttıkları makamı- bulunca ne çoluk/çocuk* ne "Allah'ın emaneti" olan eşlerin gözlerinin yaşına bakmadan uçkurlarının yönüne koşanların sayısının hiç de az olmadığı düşünülünce* bu alçaklara nisbetle meselenin İslâm açısından hakikatini de işaret etmek gerekiyor… Ki* sahte kutuplaşmadan nemalanan Batıcı Kemalist-Liberal Çapulcu İslâm düşmanları onlara bakıp da sırıtmasın…
Sırıtanlar zaten bir avuç pislik.
En son "Vakit'ten haberi olmayan Vakit" adlı gazetenin önünde* onları -CHP'lileri- höykürürken gördük. Vakit de bu höykürmelere pankartla cevap vermiş ki* sivrilik de onlarda kaldı:
"Teşhircilere* fuhuşçulara* çocuk tacizcilerine* uyduruk değil* İslam'in öngördüğü cezalar verilsin* var mısınız?"
Şu zaten bitmiş/tasfiye edilmiş bu sapık Batıcı Kemalist'lere laf yetiştirip –ki* hak ettikleri cezayı İBDA verirken* siz 'onlardan değiliz' diyerek düşmanlarımıza yalakalık yapıyor* kaçacak delik arıyor ve tevil edecek lâf bulamıyordunuz!- kendinizi 'İslâm Çizgisi'nde gösterme uyanıklığınızı bırakalım da* siz var mısınız "İslâm'ın öngördüğü cezalar"ın tatbikine?
Tayyip'in en büyük Kemalist* BOP Eşbaşkanı bir işbirlikçi olduğu gerçeğinden; idealize ettiğiniz "ağbi"lerin* "lider"lerin türbanlı eşlerini boşayıp Batı hayat tarzının sembolü genç sekreter-danışman karılar almaları vak'ası üzerine hepsini açık açık teşhir ve toptan reddediş şeklinde olması gereken "çizgi"den ne haber?
"Zina serbest olsun" diyen ahlâksızların hayat tarzı o! Peki* zinayı serbest bırakacak şekilde Batı Hayat Tarzını idealize eden yasaları çıkaran* düzenlemeleri getiren AKP'den ne haber?
Aynı şiddet ve celâli sayfalarınızda bu hainlere göstermemeniz* sizin ikiyüzlülüğünüzü* nefsaniyetinizi göstermiyor mu?!
Devamı BARAN Dergisi 97. Sayıda...
'Sizi Allah Ve Resûlü'ne Davet Ediyorum!'
Seyfi ÇABUKEL
10 Kasım sebebiyle Taksim Cumhuriyet Anıtı'nda düzenlenen Atatürk'ü anma törenine İstanbul Valisi Muammer Güler* İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş* 1. Ordu komutanı Orgeneral Ergin Saygun ve İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah katıldı. Törenin ardından Vali Güler'in içinde bulunduğu makam aracına yaklaşan 50 yaşlarındaki sakallı bir kişi* "Allahu Ekber* ey insanlar sizi Risale-i Nur'a davet ediyorum. Sizi Allah ve Resulüne davet ediyorum." şeklinde bağırdı. Çevredeki polisler bu kişiye müdahale edip ağzını kapatarak slogan atmasını engelledi. Sorgulanmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü…
Ne müthiş bir tablo!
Bir Müslüman* sözde Müslümanları* mürted ve münafıkları* Amerikan işbirlikçilerini* milyonların katlinin* tecavüzlerin* işkencelerin eşbaşkanlarını Allah ve Resûlü'ne davet ediyor. Tayyip* Abdullah ve diğerleri… Topbaş* Güler* Saygun ve Cerrah'ın şahsında bu davetler size. Vakit'in bir paçavra asarak "şeriata" davetine benzemez bu. Görün* Anıtkabir'deki Demirel artık sizsiniz!
Devamı BARAN Dergisi 97. Sayıda...
İNSAN'dan
Ilımlı İslâm ve Ilımlı Küfür'e Son İkâz
Av. Güven YILMAZ
İnsanımız büyük bir boşluk ve arayış içinde… Bir o kadar da hemen yanıbaşında bulunan hakikati göremeyecek kadar kör… Bu körlük* aslında hadiselere bir bütün olarak bakamamanın bir sonucu... Bilgi olarak bakıldığında bir problem yok gibi… Olanları doğru okuyabilmek* tesbit ve tahliller sonucu doğruya* en azından* en yakın hükme ulaşmak bütün fikre bağlı bir düşüncenin varlığını gerektiriyor. Bu olmadığında var olan bilginin sahibine bir faydası da sözkonusu değil. Ve kuru bir kalıp içine hapsolmuş bu bilginin sahibi de yaprak misali* esen rüzgâra göre bir o yana* bir bu yana savrulmaya mahkûm…
Büyük Doğu Mimarı "Fikirsiziz efendiler* fikirsiziz! Ne yola* ne madene* ne silaha muhtacız! İhtiyacımız sade fikre. Ondan da mahrumuz! Fikir olunca hepsi olur* o olmayınca da hiç biri olmaz; bunu bile anlamıyoruz." şeklindeki ikazı ile fikrin ve fikir adamının gerekliliğine işaret ediyor.
Devamı BARAN Dergisi 97. Sayıda...
Üstad'ın Bir Hikâyesinin Günlük Hayattan İsbatı
Akın ALBAY
Batı medeniyetinin merkez şehri (İpsilon)…
Şehrin göbek meydanında* 2500 metrekare bir kubbe altına oturtulmuş* 99 katlı üniversitesi binası… İşte bu binanın alt katında 5000 kişilik büyük konferans salonunda* profesör (Alfa)* kürsüde… Zirve noktasından yere saplı bir ehrama benzeyen kürsüye dirseklerini dayamış* kalın bağa çerçeveli gözlüklerinin hunisinde 5000 kişiyi çalkalayan gözlerle dinleyicilere bakıyor ve tane tane konuşuyor:
-(İpsilon) un en mümtaz tabakasına dâvamızı izah fırsatını kazandığım için bahtiyarım.
Birden* salon* kaynana zırıltısına benzer bir sesle doldu. Bu sesi çıkaran* cep saati büyüklüğünde binlerce âlettir. Her dinleyicinin elinde bunlardan bir tanesi… Düğmesine basılınca ötüyor ve ortalığı cehennemî bir hırıltı kaplıyor.
(Alfa) devamda:
-Doktor* profesör* keşif ve eser sahibi bilgin* sanatkâr* mütefekkir* iş ve politika adamı binlerce üstün şahsiyetten kurulu mümtaz tabakanız* tabiatın mutlak efendisi makamına geçen ilim ve tekniğe ait takdir ve tebcil payını* bilhassa bugün* huzurunuza çıkarılacak misal karşısında değerlendirecektir.
Devamı BARAN Dergisi 97. Sayıda...
Ergenekon Provokasyonunda
Şuurunu Kaybedenler
Sezai KIRLANGIÇ
28 Şubat* Batı ve Batıcılığın 200 yıllık projesinin son ve nihai hamlesini yapmak için oluşturdukları büyük bir fırsattı. Siyasî* iktisadî* askerî ve en önemlisi ruhî olarak bir keşmekeş içerisinde ne yaptığını ve ne yapacağını bilmez hale getirilerek bu 'nihai hamle' ye hazır hale getirilen topluluklar ve liderler* Batı ve Batıcılığın istediği 'kıvama' ulaşmıştı. Her şey planlı ve programlı olarak sahneye konuldu. Batı* yıpranmış ve itibarını kaybetmiş eski işbirlikçilerini kızağa çekerek yerine ruhen daha hain ve daha yavşak tavırlar sergileyen yeni işbirlikçiler edinmiş ve İslâm coğrafyasını 'içten çökertme-teslim alma' esasına dayanan politikasının nihai aşamasını devreye sokmuştu. Nihai hamle olması hasebiyle yeni özellikler taşımayan bu 'Müslümanları Müslümanlar vasıtası ile teslim alma' girişimi* İslâm coğrafyasına 200 yıldır yapılan saldırıların son noktasından başka bir şey değildir. Dün Osmanlı Devlet yapısına sızarak ve yine Osmanlı aydınlarından kendilerine işbirlikçiler devşirerek yürüttükleri ve yine Cumhuriyet döneminde sözde Müslümanlar ve dönmeler sayesinde Müslümanlar üzerine gerçekleştirdikleri 'zihinleri iğdiş' operasyonları -ki bunlardan en önemlisi harf devrimidir- sayesinde ruhlar bu kıvama getirilmiştir.
Devamı BARAN Dergisi 97. Sayıda...
PANORAMA Türkiye:
- Cezaevlerinde Son Durum
- Turuncu Balkabakları Yine Sahnedeydi
- Polisten Bir İnfaz Daha
- Çocuk Katili Bir Düzen
- Tecavüzcü Sapığın Babası* Emniyet Müdürüymüş
- Rejimin İlkel Müsamere ve Ayinlerini Boykot
- Nezarethanede Grup Seks Yapan Polisler
PANORAMA Dünya:
- Obama Dünyaya Felaket Getirecek
- ABD İç Savaşa Gidiyor
- Emperyalizmin Diyalogçu Soysuzlarından İslâm'a Saldırı
- Küresel Çöküş Çin'i Vuruyor…
- Fransa'da "Kendinden Zuhur" Cepheleri
BÜYÜK DOĞU İSTİKLÂL SAVAŞI:
- İşgal Fiyasko!
- Bali Mücahidleri Şehid Edildi!
- Şehid Mücahidin Eşi Konuştu: Ölüm Allahın elinde!
- Amerikan İdaresi* Afganistan'da Strateji Değişikliğinden Fayda Görür mü?
- Müttefiklerin Arasındaki İç Tartışmalar
- Somali'de Cihad Tam Gaz
- Şiî İran Zulmü
Direniş Günlüğü:
- IRAK İSTİKLÂL SAVAŞI
- AFGANİSTAN İSTİKLÂL SAVAŞI
- FİLİSTİN İSTİKLÂL SAVAŞI
- ÇEÇENİSTAN İSTİKLÂL SAVAŞI
- DOĞU TÜRKİSTAN İSTİKLÂL SAVAŞI
- SOMALİ İSTİKLÂL SAVAŞI
- KEŞMİR İSTİKLÂL SAVAŞI
PANORAMA Dünya:
- Vefatının Yıldönümünde* Veliler Ordusu'ndan Şeyh-i Ekber; Muhyiddin-i Arabî Hazretleri
- Meleklerin Yıkadığı Şehid: HZ. HANZALA