atatürk zamanından güzel bir anı

4 views
Skip to first unread message

zeynep mete

unread,
Jul 4, 2012, 1:52:18 AM7/4/12
to Selda Bayraktar, nilay ozeyranli, Egemen Sakarya, kaan bahadir, cihan akkas, Banu Solmaz Satana, Rana Mercan, Gulsen Cilek, ali bekin, sibel sarikaya, omer yavru, ersan sayin, birkan kilic, petek ipekler, erdinc gencer, celale arslan, asli dogan, çiğdem işbilen, zehra benli, selin kinay, Berna Gokce, ayşe saraçoğlu, enesbura...@hotmail.com, bilge erkok, elif naz, suat suat, cdd tiyatro birimi, ayse doganci, elif ozenen, arda bozada, seda kulasay, Bravo Click - Kemal F. Ketenci
 
---------- Forwarded message ----------From: Julide Baysal <baysal...@yahoo.com> Date: 2012/7/2Subject: [emkalar] Fw: "Parayı bulduk.."!!!!!!!!!!!!To: emel okan <emel...@yahoo.co.uk>, "emk...@yahoogroups.com" <emk...@yahoogroups.com>, "msag...@superonline.com" <msag...@superonline.com>, Nihal Eren <ne...@yahoo.com>, ali <alii...@gmail.com>
     
 
To: Mustafa Süreyya Sezgin <mus...@gmail.com>
Sent: Tuesday, June 26, 2012 1:17 PM
Subject: "Parayı bulduk.."!!!!!!!!!!!!
Muhlis Sabahattin İstanbul'da Opera ve Operetler oynayan bir kumpanya kurmuş, 1930'lar.. Carmen'i oynuyorlar.. Turneye çıkmışlar.. Trenle.. İzmit..
Ful çekmişler.. Oradan Adapazarı.. Havalar bozunca temsil iyi gitmemiş.. Eskişehir tam felaket.. Kar diz boyu, temsil bile yapamamışlar.. Yapamayınca da otelde rehin kalmışlar iyi mi?. Beş lira lazım.. Beş lira da önemli para ha.. Babam anlatırdı.. Bebek Belediye'de 125 kuruşa faça masa donatılıp Müzeyyen dinlendiği günler..
Kumpanya karalar bağlamış otelde mucize beklerken, haber duyuluyor..
Atatürk Ankara'dan trene binmiş Eskişehir'e geliyor.. Şapka devrimi, o yıl çıkan ve kadınlarda peçeyi kaldıran kanunla tamamlanmış.. Ata, tanıtmak ve anlatmak için dolaşıyor..
Muhlis Bey lobide haykırıyor..
"Atatürk arkadaşım.. Parayı bulduk.."
Kostüm sandıklarını açıyor.. İçinden bir frak çıkarıyor. Giyiyor.. Doğru Eskişehir garına.. Orada görevliler penguen kılıklı adama bakıyorlar.. Biri "Amerikan Sefiri olmalı" diyor.. Yol açıyorlar.. Muhlis Bey en öne geliyor.. Tren gara giriyor.. Vagonun camı iniyor.. Atatürk'ün şapkalı eli gardakileri selamlıyor..
Sonra, iniyor aşağı, karşılayıcılara teşekkür etmek için..
Bir bakıyor, karşısında yakın dostu Muhlis Sabahattin..
Kollarını açıyor.. "Muhlis!.."
"Kemal!.."
Sarmaş dolaş oluyorlar..
Muhlis Bey iki cümleyle özetliyor..
"Otelde rehin kaldık, Kemal. Beş lira lazım!.."
Atatürk ceplerini karıştırıyor, cüzdanı açıyor..
Üç tek lira çıkıyor üzerinden..
"Üç liram var, Muhlis!.."
"Beş lira lazım, Kemal.."
Atatürk yanındaki dört yıldızlı generale dönüyor..
"İki liran var mı?..
Paşa ceplerini karıştırıyor ve 1 lira uzatıyor..
"Bu kadar var paşam.."
Atatürk "Dört lirayla idare et Muhlis" diyor..
"Beş lira, Kemal" diyor, Muhlis Bey..
Atatürk özel kalem müdürüne dönüyor bu defa.. Hasan Rıza Soyak olmalı..
"Bir lira bul" diyor.. Özel Kalem Müdürü ceplerini karıştırıp, beş kuruşlar, on kuruşlarla bir lirayı denkleştiriyor..
Atatürk sonunda "Beş Lira"yı Muhlis Sabahattin'e uzatıyor..
Ali Poyrazoğlu "Ben bu hikayeyi birinci elden dinledim" dedi.. "O kumpanyanın Carmen temsilinde Don Jose'yi canlandıran tenor Celal Sururi'den.."
Devrin güzelliğine bakar mısınız?.. Hani sövdükleri devrin..
İnanmadınız değil mi?.
İnanılacak gibi değil çünkü..
Ama Atatürk'ün hangi yaptığı inanılacak gibiydi ki?.
Onun için "Ata" Türk'tü o!..
Teşekkürler Atam.. Sana minnet!.. Sana şükran!..
Hıncal Uluç
 
 
__._,_.___
Recent Activity:
.
__,_._,___
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages