- AYDINLAR'ın vazifesi önce kendileri VATAN, MİLLET ve DEVLET konularında üstün fikirlere sahip olmak;
Sonra da bunu yazıları, konuşmaları ve eserleri ile insanımıza aşılamaktır!..
Ama vazifeleri orada bitmez...
MİLLET'in
her bir ferdini RAKİP MİLLETLER'in baskılarına, saldırılarına karşı
varlığını koruyabilecek vasıflar ile teçhiz etme sorumluluğunu da
taşırlar.
Bunların arasında AHLAK en önemlisidir...
Çünkü, AHLAK olmadan hiç bir millet yücelemez!..
Yani ünvanı ÖĞRETMEN olsun veya olmasın; TÜRK AYDINI her anını bir ÖĞRETMEN gibi soydaşlarını eğitmekle geçirmelidir!..
Ancak o zaman GERÇEK AYDIN olur.
Şimdi öyle mi ya?..
Üç-beş kişinin dışında, "aydın" geçinenler, TÜRK'ü bırakıp başkalarına hizmet etmeyi adeta meslek haline getirmişler!..
TÜRK'lüğü aşağılıyorlar!..
TÜRK insanının arta kalan 1-2 örfünü adetini de yok etmek için olanca güçleri ile çalışıyorlar!..
TARİH'i çarpıtıp DİL'i yozlaştırıyorlar!..
DİN'e küfrediyorlar!..
TÜRK insanına "aptal, görgüsüz, cahil, beceriksiz" diye hakaret ediyorlar!..
Eğer öyle ise, bundan AYDINLAR'dan başka kim sorumludur ki???
ATATÜRK'ün veciz bir sözü var...
Diyor ki:
"-
Biz CAHİL dediğimiz vakit, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz!..
Kastettiğimiz, ilmi hakikatı bilmemektir!.. Yoksa OKUMUŞ OLANLAR'dan en
BÜYÜK CAHİLLER çıktığı gibi, hiç OKUMA BİLMİYENLER'den de hakikati gören
HAKİKİ ALİMLER çıkar. (18.3.1923)"
İşte bizim "aydın"larımız, bu okumuş büyük cahillerden...
HALK'ımız okumamış da olsa, HAKİKAT'i onlardan daha iyi görüyor!.
Özkan BOSTANCI - Kastamonu
-- Hiç bir "TÜRK"ün bu dünyadaki görevi sona ermez!.. Sadece ölürken bu vazifeyi bir başka "TÜRK"e devreder. Bu bir "BAYRAK YARIŞI"dır!.. Sonradan gelen bayrağı daha ileri bir "BURÇ"a dikmekle yükümlüdür.
Bu bir "ÜLKÜ"dür!.. Her "TÜRK"ün son nefesi göklere ulaşırken; "TÜRK MİLLETİ'NİN ÖLÜMSÜZLÜĞÜ"nün bir nişanesi olarak bir başka "TÜRK"e nefes olur. "TÜRK" milliyetçileri, ülkemizin ve "TÜRK DÜNYASI"nın aydınlık ve güzel yarınlarının sigortasıdır.
Özkan BOSTANCI