Aslında bu sözlük hemen hemen hazırdır. ATDTK'nın 1980'den sonra bastırttığı 60.000 kelimelik sözlük, Ferit Develilioğlu'nun75.000 kelimelik Osmanlıca Sözlüğü ve Parsak Tuğlacıyan'ın Okyanus Ansiklopedisi birleşince, ortaya belki 200.000 kelimelik muazzam bir eser çıkacaktır. Önemli olan, dediğimiz karşılaştırma ve açıklamaların eklenmesidir.
2-Bu ansiklopedik sözlük 5 yıl içinde 500.000 kelimeye ulaştırılmalıdır. Bunun için de temel hazırdır. Eski TÜRK Dil Kurumuzamanında kişisel gayretler ile meydana getirilmiş olan DERLEME SÖZLÜĞÜ ve TARAMA SÖZLÜĞÜ'nden yararlanılabilir.
Ancak bu sefer içine bütün TÜRK LEHÇELERİ'nde kullanılan kelimeler de alınmalıdır. Zaten onların girmesi ile sözlük belki 1.000.000 kelimeye ulaşacaktır.
Yalnız burada kendimizi sadece ÖZBEK, KIRGIZ, TATAR, AZERİ, KAZAK, TÜRKMEN lehçeleri ile sınırlamamamız gerekir. Mesela TÜRKÇE'deki KAYIK kelimesi KANADA ESKİMOLARI'nca KAYAK biçiminde kullanılmaktadır. HalbukiTÜRKÇE'de KAYAK kışla, karla ilgili bir sporun aletidir. Ama ikisinde de hareket noktası KAYMAK fiilidir, ESKİMOLARonu suda, biz ise karda kaymak olarak almışız. Bu kelimenin kökü TÜRKÇE'dir. Üstelik bizim KONUK dediğimiz misafireORTA ASYA TÜRKLERİ "KONAK" der. Yani değişim kuralı aynıdır.
ESKİMOLAR ayrıca yaşadıkları tabiat şartlarına uygun olarak KAR karşılığı 40'a yakın kelime kullanmaktadırlar. Bunlar da sözlük kapsamına alınmalı, kökleri incelenmeli, TÜRK boyları arasında benzer kelimeler olup olmadığı araştırılmalıdır.
Mesela KÜRT, TÜRKÇE'de KALIN KAR TABAKASI demektir. KÜRDİSTAN, 1000 yıl önce böyle kalın karlarla kaplı Güneydoğu dağlarına verilen addır. Sonradan o karlı tepelerde yaşayan bazı göçebe aşiretlerin adı KÜRT olmuştur. Şimdi eğer ESKİMOLAR'da KÜR-KÜRT kelimeleri karla ilgili ise, KÜRTLER'İN TÜRK KÖKENLİ OLDUĞU bir kere daha kesin olarak ortaya çıkmış olur.
3-Aynı dönemde TÜRKÇE-ÖZBEKÇE, TÜRKÇE-KIRGIZCA gibi karşılaştırmalı ve dilbilgisi açıklamalı sözlükler hazırlanmalıdır.
4-TÜRK İNSANI sözlük kullanmaz. Buna alıştırılmamıştır. Onun için de ifadesi bozuktur. Öyleyse okullardaki TÜRKÇE ve KOMPOZİSYON ve HİTABET dersleri mutlaka bu alışkanlığı vermeli; TÜRKÇE ders kitapları en azından okullarda öğretilen kelime sayısını 10.000'e çıkartmalıdır. Kompozisyon ödevleri mutlaka öğrencileri "zengin bir dille yazmaya" zorlayacak tekilde düzenlenmelidir.
5-Yeni oluşturulan ATATÜRK TÜRK DİL VE TARİH KURUMU ödüllerinin "en zengin dille" yazılmış "anlaşılır" eserlere verilmesi şarttır. Radyo-televizyon konuşmalarında da bu husus teşvik edilmelidir.
6-Hepsinden önce ATATÜRK'ün GERÇEK DİL DEVRİMİ'nin ne olduğu üniversite ve basın-yayın mensuplarına, yazarlara anlatılmalı, okullarda öğretilmelidir. Öyle her aklına esenin televizyona çıkıp DİL konusunda ahkam kesmesi önlenmelidir.
7-Yine bu pıtrak gibi ortalığı sarmış olan radyo ve televizyon kanallarında görev yapan bütün sunucu, haberci ve spikerler mutlaka RTÜK tarafından TÜRKÇE ve KONUŞMA sınavından geçirilerek göreve başlatılmalı, hata yaptıklarında kendilerine ve yayın yapan kanala ceza verilmelidir.
Nasıl ehliyetsiz şoförler araç kullanamıyor, diş teknisyenleri diş çekemiyor, sınavda başarılı olmayan, avukatlık stajı yapmayan, hukuk mezunu bile olsa, hakim tayin edilmiyorsa; böylelerinin halkın sağlığına ve adalete zarar vereceği düşünülüyorsa; aynı şekilde TÜRKÇE ve KONUŞMA sınavını veremeyenler de spikerlik, sunuculuk yapamamalı, halkın DİL'ini bozmamalıdır. (Örnek verelim: HBB kanalındaki haber spikeri "Tony Blair Lordlar Kamarası'ndaki asilerin yetkilerini daraltacak"dedi... Hatun daha "asil" ile "asi"nin farkını bilmiyor!
Sanatçı diye geçinen şarkıcı-türkücü takımının, dizilerde rol alanların dili bozmalarına izin verilmemelidir. Bozuk ifadeli şarkılar türküler yayına sokulmamalıdır. (Örnek mi istersiniz?.. Verelim: Mirkelam'ın "aşkın diline düşmüşüm" mısraı... Aşkın diline düşülmez, aşk yüzünden halkın diline düşülür... İbrahim Tatlıses'in "geçen Cuma gelecektin, aylar geçti, gelmedin,"beyti...Geçen Cuma'dan bu yana olsa olsa 7 gün geçmiş olabilir. İki Cuma arasında aylar olamaz ki... Halbuki, "günler geçti, gelmedin," dese her şey hallolacak!..)
8-Gazeteci takımı bilhassa haber başlıklarında TÜRKÇE'yi doğru-dürüst kullanmaya mecbur edilmelidir. Bunun için TÜRKÇEve KOMPOSİZYON sınavından geçmeyenlere en basit basın kartı bile verilmemeli, yazı yazma imkanı tanınmamalıdır. (Hatalardan örnek mi istersiniz?.. Verelim: "şok haber, şok açıklama"... Şok bir haldir,, durumdur, koma gibi... Koma haber olmazsa, şok haber de olmaz... Doğrusu "Şok edici haber"...Bir tane daha: "Adamı infaz ettiler"... Adam infaz edilmez, hüküm infaz edilir, yani karar yerine getirilir...
DİL hususunda daha çok söylenecek şey var., artık onlarıda başka yazılarımıza bırakalım.
Özkan BOSTANCI
YARARLANILAN KİTAPLAR
- Atilla İlhan, Hangi ATATÜRK?
- ATATÜRK ve TÜRKLÜK, TÜRK Standartları Enstitüsü, 1994, Ankara
- Nutuk
- ATATÜRK, Söylev ve Demeçler 1-5, Türk Tarih Kurumu
- ATATÜRK İlkeleri ve İnkılap Tarihi 1-2, YÖK Yayınları
- Agah Sırrı Levend, TÜRK Dilinde Gelişme ve Sadeleştirme Evreleri, TDK
- İbrahim Necmi Dilmen, Güneş Dil Teorisinin Ana Hatları, 1936
- İbrahim Necmi Dilmen, TÜRK Dil Bilgisi Dersleri 1-2, 1936