Altın-gümüş niye yükseliyor? Yükseliş geçici mi, kalıcı mı?

0 views
Skip to first unread message

ismet soner عصمة سونر

unread,
Jan 27, 2026, 6:14:24 PM (3 days ago) Jan 27
to bursa...@googlegroups.com

resim.png

Dünya emtia ve metal fiyat­larında yaşanan sert yük­selişler artık “piyasa dalgalan­ması” olarak açıklanamayacak bir safhaya geldi. Altın, gü­müş, bakır ve platin gibi temel emtialar eş zamanlı biçimde değer kazanırken, dün­ya iktisadı büyümek­te zorlanmakta; ticaret hacimle­ri daralmakta ve mali tehlikeler artmaktadır. Bu manzara bize açık bir gerçeği göstermektedir: Em­tia fiyatları yükselmiyor, piyasaların güveni çöküyor.

Bugün değerli maden piyasalarında ya­şanan yükseliş, sanayi üreti­mindeki canlılığın değil; piyasaların geleceğe duyduğu güvensizliğin fiyat­lanmasıdır. Bu güvensizliğin merkezinde, giderek daha öngö­rülemez hale gelen küresel siya­set ve özellikle ABD bulunmak­tadır.

Altın dünya merkez bankalarına karşı sessiz bir referandumdur.

Altın fiyatlarındaki yükseliş, yalnızca enflasyon endişesiy­le açıklanamaz. Altın bugün, dünya para sistemine karşı veril­miş sessiz ama toplu bir gü­vensizlik oyudur. ABD Merkez Bankası ve diğer büyük merkez bankaları salgın sonrası tari­hin en katı parasal genişleme­sini gerçekleştirmiş, ardından fa­iz artışlarıyla bu genişlemeyi ge­ri toplamaya çalışmıştır. Ancak piyasalar şunu açık şekilde gör­müştür: Para basmak kolay, gü­ven tesis etmek zordur.

Bu güvensizliğin siyasi tarafı da göz ardı edilemez. Donald Trump ile kendini gösteren yeni ABD si­yaseti; ticaret savaşları, yaptı­rım tehditleri ve ani politika de­ğişiklikleriyle yeni dünya düzeninin tahmin edilebilirliğini ciddi şekilde aşındırmıştır. Bugün altın yükse­liyorsa, bu ABD’nin artık “istik­rar sağlayıcı” değil, belirsizlik üreten bir güç olarak algılanma­sının sonucudur.

Gümüş, platin ve oynaklık gerçeği

Gümüş ve platin gibi kıymetli metaller, dünyadaki belirsizliğin daha oy­nak yüzünü temsil etmektedir. Gümüş; güvenli liman ile sanayi metali kimliği arasında gidip ge­lirken, dedikodulara son derece açık hale gelmiştir. Platin ise arzının büyük ölçüde Güney Afrika ve Rusya gibi tehlikelerin yüksek olduğu ülkelere bağlı olması sebebiyle fiyatlanmaktadır. Bu me­tallerdeki yükseliş, piyasalardaki gerginlik seviyesinin kalıcı hale gel­diğini göstermektedir.

Bakır: Yeşil dönüşümün zorunlu bedeli

Bakır fiyatlarındaki artış ço­ğu zaman “kontrolsüz” olarak ni­telense de gerçekte bu artış ka­çınılmazdır. Elektrikli araçlar, yenilenebilir enerji altyapısı, ve­ri merkezleri ve savunma sana­yii yatırımları bakırı stratejik bir girdi haline getirmiştir. Ta­lep hızla artarken, yeni maden yatırımları çevresel baskılar ve finansman sorunları nedeniyle gecikmektedir. ABD–Çin rekabe­ti sertleştikçe bakır yalnızca bir sanayi girdisi değil, küresel güç mücadelesinin dolaylı bir ara­cı haline gelmektedir.
Türkiye ekonomisi açısından tehditler

Türkiye için emtia fiyatların­daki artış, doğrudan enflasyon ve sanayi maliyetleri anlamına gelmektedir. Bakır, gümüş ve pla­tin gibi ithal girdilere bağımlı bir sanayi yapısında, bu yükselişler üretim maliyetlerini yukarı çek­mekte; kur oynaklığı bu baskıyı katlamaktadır. Netice itibarıyla ma­liyet enflasyonu kalıcı hale gel­mekte, fiyat istikrarı daha da zor­laşmaktadır.

Elektrik-elektronik, otomotiv yan sanayi, beyaz eşya, savunma ve makine sektörleri bu artışları doğrudan bilançolarında hisset­mektedir. Türkiye iktisadı açı­sından en büyük tehdit, yüksek maliyet–düşük öngörülebilir­lik sarmalının kalıcılaşmasıdır.

2023 – 2025 – 26 Ocak 2026 emtia fiyat karşılaştırması (Ons/USD) 

Altın – güvenli liman
-2023 ortalama: ~2,600 USD/ ons (tahmini baz)
-2025 sonu: Altın ~4,988– 5,086 USD/ons civarında işlem gördü — 2025’te yaklaşık %65+ artış yaşandı.
-26 Ocak 2026: Altın onsu ~5,079–5,091 USD sınırında re­kor seviyelerde seyretti.
Sonuç: 2023 2025’te %65 civarı, 2025 2026 başında ise rekor seviyelerle artış devam edi­yor.

Gümüş – yüksek oynaklık
-2023 ortalama: ~30 USD/ ons (kabaca)
-2025 sonu: ~108–110 USD/ ons dolayında — 2025’te yaklaşık %150+ artış kaydedildi.
-26 Ocak 2026: ~115 USD/ons civarında yeni tarihi zirveler gö­rüldü; gümüş günü %14’ün üze­rinde yükseldi.
Sonuç: 2023 2026 başı ara­sında gümüş, altına göre daha yüksek ralli yaşadı ve çok daha oynak seyrediyor.

Platin (Platinum) – stratejik ama volatil
-2023 ortalama: (tahmini) ~1,000 USD/ons çevresi
-2025 sonu: ~2,892 USD/ons olarak 2025’te ~%200 civarı ar­tış kaydedildi.
-22 Ocak 2026: ~2,626–2,772 USD/ons civarında işlem gördü; yıllık %150+ artış trendi devam ediyordu.
Sonuç: Platin 2023’ten itibaren yapı­sal yükselişini koru­yor ancak daha oynak.

Bakır (Copper) – sanayi metalinin seyri
-2023 ortalama: (tahmini) ~4.0–4.5 USD/lb civarı
-2025 sonu: 2025’te bakır en­deksi yaklaşık %30+ artış gös­terdi.
-22 Ocak 2026: ~5.78–5.91 USD/lb civarında işlem görüyor­du; son 1 yılda %30+ seviyelerin­de artış kaydedildi.
Sonuç: Bakır sanayi talebi ve jeopolitik risklerle sağlam artış trendini sürdürdü.


Bu rakamlar niye mühim?

-Altın sadece finansal kriz­lerde değil, sistem güvensizliği­nin zirvede olduğu dönemlerde de güçlü yükseliş eğilimi gösterir.
-Gümüşün ikili rolü (sanayi + güvenli liman) onu benzerlerin­den daha oynak kılar, bu da yatı­rımcı davranışlarını etkiler.
-Platin ve bakır, küresel arz-talep dinamiklerinin şekil­lendirdiği, ancak politik risklerin tetiklediği güçlü trendler sergili­yor.

Rakamların kısaca sonuç değerlendirmesi

-Altında 2026 başı ~5,080 USD/ons, gümüşte ~115 USD/ ons seviyesi, yıllar itibarıy­la rekor düzeylerde konsolide yükselişi işaret ediyor.
-Platin 2,600–2,700 USD/ons bandında güçlü seyrederken, ba­kır ~5.8–5.9 USD/lb ile sanayi metal taleplerini yansıtıyor.
-2023 2026 başı arasındaki yükselişler; emtia trendlerinin artık sadece arz-talep değil, aynı zamanda küresel güven ve jeopolitik risklerle şekil­lendiğini gösteriyor.

Türkiye sanayisi için fırsatlar ve 5 maddelik tedbir tavsiyesi

Ancak bu tablo yalnızca teh­ditlerden ibaret değildir. Doğru stratejilerle emtia şoku, sanayi için yapısal dönüşüm fırsatı­na çevrilebilir. Türkiye sanayi­si için öne çıkan 5 temel tadbir şunlar olmalıdır:

1- Girdi ve tedarik çeşitlendirmesi
Tek ülke ve tek kaynağa bağım­lı tedarik yapısından çıkılmalı; alternatif tedarik coğrafyaları ve uzun vadeli kontratlar öne alın­malıdır.

2- Geri dönüşüm ve ikincil hammadde yatırımları
Bakır, alüminyum ve değerli metallerde geri dönüşüm kapa­sitesi artırılmalı; hurda ve ikin­cil hammadde kullanımı stratejik öncelik haline getirilmelidir.

3- Finansal riskten korunma (hedging) disiplini
Emtia ve kur riskleri “şansa bı­rakılan” değil, sistematik olarak yönetilen finansal riskler haline getirilmelidir.

4- Fiyatlama ve sözleşme yapı­larının güncellenmesi
Uzun vadeli sabit fiyatlı söz­leşmeler yerine, emtia ve kur en­deksli fiyatlama modelleri yay­gınlaştırılmalıdır.

5- Yerlileşme ve ara malı üre­timi
Kritik ara mallarında yerlileş­me, maliyet avantajından çok stratejik güvenlik meselesi ola­rak ele alınmalıdır.
Altın ve toplumsal güven sorunu

Altın fiyatlarındaki yükseliş, Türkiye’de yalnızca yatırım ter­cihini değil; toplumsal güven düzeyini de yansıtmaktadır. Fi­nansal sisteme duyulan mesafe arttıkça altın, yeniden en temel tasarruf aracı haline gelmekte­dir. Bu durum, ekonomik belir­sizliğin toplumsal yansımasıdır.
Sonuç: Yeni dönem, yüksek fiyat ve zorunlu dönüşüm

Bu dönemin asıl mesajı açıktır: Ucuz girdi, öngörülebilir kur ve düşük maliyet devri kapan­mıştır. Yeni devirde ayakta ka­lacak sanayi yapıları; fiyatlama gücü olan, finansal risklerini yö­neten, tedarik zincirini çeşitlen­diren ve teknoloji–verimlilik ek­seninde dönüşebilen yapılardır. Emtia piyasaları bugün yalnızca fiyat sinyali vermiyor; dönüşme­yen sanayinin tasfiye edilece­ğini açıkça ilan ediyor.

Bugün yaşanan emtia fiyat ar­tışları kısa süreli - geçici bir balon değildir.
Bu artışlar, küresel sistemin kendi geleceğine duyduğu güvensizliğin kalıcı fiyatıdır. Türkiye açısın­dan bu süreç hem ciddi tehditler hem de kaçınılmaz bir dönüşüm fırsatı sunmaktadır. Ancak şura­sı nettir: Güven inşa edilmeden ne emtia fiyatları düşer ne de sanayi rahatlar.

---
Son sözler: 
“ Geçmişe dönüp başlangıcı değiştiremezsiniz, ama bulunduğunuz yerden başlayıp sonu değiştirebilirsiniz”
Anonim
“Sevilmesi zor olduğunuz gün­lerde sizi seçen insanları se­çin”
Anonim

resim.png
Şevket Sayılgan, İktisat Uzmanı
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages