On Soruda Şark Meselesi ve Avrupa

489 views
Skip to first unread message

ismet soner

unread,
Feb 24, 2010, 12:55:11 PM2/24/10
to bursa...@googlegroups.com
by Tarihci tarihcini...@gmail.com



On Soruda

“Şark Meselesi” ve Avrupa

 

Avrupanın "Şark Meselesi" yani "Doğu Sorunu" adıyla kodladığı sorun aslında "Osmanlı İmparatorluğu" sorunu idi. Yani sorun doğunun değil, bizzat Batı'nın; Avrupa'nın sorunuydu.


Erhan AFYONCU – Popüler Tarih / 65.Sayı / Ocak 2006

1-“Şark Meselesi” kavramının anlamı nedir?

“Şark Meselesi” ya da “Doğu Sorunu”, 18. Yüzyıl'da mil letlerarası bir kavram olarak ortaya çıktı. Ancak kökleri çok da ha önceki yüzyıllara uzanmakta ve tarih içerisinde farklı nitelikler sergilemektedir.

Bu yüzden “Şark Meselesi”, farklı araştırmacılar tarafından farklı temellere dayandırılarak farklı zamanlarda başlatılır.

Coğrafi olarak Doğu ve Batı terimlerinin neyi ifade ettiği bir kesinlik göstermezken, “Şark Meselesi” kavramı, daha da karmaşık bir yapı kazanır.

Bugün için, genel kabul görmüş şekliyle Şark Meselesi, Batı ve Orta Avrupa'nın doğusundaki sorun ve çatışmalar için kullanılır. Bu kavram Rusya için bir "Güney Meselesi"; Slavlar, Rumlar veya Araplar için bir bağımsızlık mücadelesi; Osmanlı İmparatorluğu için de, bir var olma kavgasını ifade ediyordu.

Osmanlı İmparatorluğu, Batı Avrupalı devletlerin sorununun tam merkezindeydi ve 19. Yüzyıl’ın siyasi coğrafyası, Şark Meselesinde köklü bir değişimi ifade ediyordu.  

2.“Şark Meselesi” ne zaman başladı?

Doğu Sorunu'nun başlangıç tarihi hakkın da birçok farklı görüş vardır. Albert Sorel"Türkler Avrupa'ya ayak bastığı andan itibaren bir Doğu Sorunu ortaya çıkmıştır” der.

Türklerin Attila ile V. Yüzyıl'ın ortalarında Avrupa'yı tehdit etmesi, Selçuklu döneminde 11inci yy'ın ikinci yarısında Anadolu'yu fethi, Osmanlı döneminde 14. Yüzyıl’ın ortalarından itibaren Rumeli'ye geçişi, 1683'teki II. Viyana Kuşatması bozgunu, 1699 Karlofça Antlaşması, 1736 Nemirov Kongresi, 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması gibi olaylar Şark Meselesinin başlangıç tarihi olarak gösterilir.

Araştırmacıların çoğunluğu ise Şark Meselesini 18. Yüzyıl'ın ikinci yarısından başlatırlar.  

3.Şark Meselesinde dönüm noktası nedir?

II. Viyana Kuşatması bozgunu, Şark Meselesinin artık Batı için korkunun verdiği çaresizlikle ürpererek beklediği bir tehdit olmaktan çıktığını gösteriyordu. Sonra da Osmanlı İmparatorluğu, 1699'da imzalanan Karlofça Antlaşması ile tarihi nin en büyük toprak kayıplarını verdi.

1768- 1774 Osmanlı-Rus Savaşı, Şark Meselesinde en önemli dönüm noktasıdır. Osmanlılar, bu savaşta, tarihin de ilk defa tek bir devlet karşısında büyük bir hezimete uğramıştı.

Savaşın sonunda Osmanlı, tarihinin en ağır anlaşmalarından olan Küçük Kaynarca Antlaşması'nı imzalamak zorunda kaldı. Artık Rusya, Şark Meselesinde yeni ve en etkili aktör olarak ortaya çıkmıştı. 

 

4.Avusturya'nın rolü nasıl değişti?

Küçük Kaynarca Antlaşması üzerinden henüz fazla bir zaman geçmemişti ki, Rusya 1783’te Kırım'ı fiilen işgal etti. Kırım'ın geri alınması için 1787'de Rusya'ya savaş ilan edildi. Savaşın başlamasından iki yıl sonra Avrupa'daki dengeleri alt üst edecek olan Fransız İhtilâli patlak verdi.

Avusturya, 1791'de Ziştovi Antlaşması'nı imzalayarak sa­vaştan çekildi ve bu savaştan sonra Fransız İhtilâli'nin yaydığı milliyetçilik fikrinin de tesiriyle Osmanlı İmparatorluğu'nun toprak bütünlüğünün korunması yönünde bir dış politika takip etti.

Özellikle Rusya'nın Bal kanlar'da Ortodoksluğu ve Slav milliyetçiliğini kullanarak Osmanlı aleyhine yayılmaya çalışması, Avusturya için de büyük bir tehlike oluşturuyordu.

Avusturya'nın savaştan çekilmesine rağmen Rus birlikleri önemli başarılar kazanmaya devam etti ve Osmanlı İmparatorluğu, özellikle Maçin' deki hezimetten sonra, İngiltere ve Prusya'nın aracılığı ile 10 Ocak 1792'de Rusya ile Yaş Antlaşması'nı imzalamak zorunda kaldı.

Bu antlaşma ile tekrar büyük toprak kaybına uğrayan İmparatorluk, Kırım'ı geri alma hayallerini de kaybetmişti.

 

5.İngiltere ve Fransa soruna nasıl dâhil oldu?

Rusya'ya karşı yapılan 1787- 1791 Savaşı'nın Şark Meselesi ile ilgili etkilerinden biri de, İngiltere'nin dış politikasında değişikliğe sebep olmasıydı. William Pitt'in İngiltere'de başbakan olmasıyla, ülkenin “Doğu Politikası”nda önemli değişim ler oldu.

Rusya'nın önce Karadeniz ve daha sonra Akdeniz'de hâkim olmak istemesini ticaret yolları için büyük bir tehlike olarak gören İngiltere, bu savaşla birlikte, Osmanlı İmparatorluğu'nun toprak bütün­lüğünün korunması yönünde bir dış politika takip edecekti. İngiltere'nin bu dış politikası 93 Harbi'ne kadar devam edecekti.

Fransız İhtilâli ile Avrupa devletlerinin Doğu'ya olan ilgisi azalmış ve bu durum en çok Rusya'nın işine yaramıştı. Ancak Avrupa'nın Doğu'ya olan bu ilgisizliği fazla uzun sürmeyecek ve hızla yıldızı parlayan Napolyon soluğu Mısır'da alacaktı.

Napolyon'un Mısır'ı işgali, Şark Meselesi açısından bir kaç noktada köklü değişiklikleri ifade eder. Dünya siyasetinde daha fazla söz sahibi olmaya başlayan Batı Avru pa devletleri Osmanlı topraklarını ilk defa doğrudan hâkimiyetleri altına almaya çalışıyordu.

Rusya ve İngiltere'nin desteğini alan İmparatorluk, Fransa'yı durdurdu. Akkâ mağlubiyeti, Napolyon'un Doğu hayallerinin sonunu getirmişti. Napolyon, Mısır'ı terk etti.

6.Şark Meselesi nasıl resmiyet kazandı?

Batı'yı adeta büyük bir savaş alanına çeviren Napolyon, Moskova Seferi'nde mağlup olunca Avrupa devletleri, dengeleri tekrar kurmak için, Viyana'da bir kongre tertip ettiler.

Avusturya Başbakanı Metternich, Viyana Kongresi’ne Osmanlı İmparatorluğu'nu da davet etti; ama Bâbıâli bu davete olumsuz cevap verdi. İngiltere de Osmanlı İmparatorluğu'nun kongreye katılmasını istemişti.

Avrupa devletleri bir Şark Meselesi adını ilk defa bu kongre ile resmen kabul ettiler; fakat meselenin nasıl çözüleceği konusunda bir anlaşma sağlayamadılar.

 

 

7.Yunan isyanının sorundaki yeri nedir?

Şark Meselesine çok farklı bir boyut katan bir diğer önemli gelişme de, 1821’de Eflak ve Boğdan’da başlatılan Yunan isyanı ve ardından Yunanistan'ın bağımsız bir devlet olarak ortaya çıkmasıydı.

Batılı devletler, hâlâ Fransız İhtilâli'nin etkileriyle uğraştıklarından, Yunan isyanı gibi ayrılıkçı bir isyanı desteklemekte ilk başta tereddüt gösterdiler. Fakat Canning'in Dışişleri Bakanı olması ile İngiltere, Yunan isyanına destek vermeye karar verdi ve Rusya da İngiltere'nin yanında yer aldı. İngiliz, Fransız ve Rus donanması Navarin'de Osmanlı-Mısır donanmasını yaktı ve İbrahim Paşa'yla anlaşarak Mora'yı terk etmesini sağladı. Osmanlı 24 Nisan 1830’da Yunanistan'ın bağımsızlığını tanıdı.

Yunanistan devletinin kurdurulması, Şark Meselesinde yeni bir dönemin işaretçisiydi. Türk hâkimiyetindeki Balkanlar'da bağımsız bir Yunanistan'ın kurulması, Balkan tarihinde de bir dönüm noktasıydı. İmparatorluk tarihinde ilk kez, kendi tebaası Batı Avrupa devletlerinin yardımıyla bir devlet kuruyordu.

Batı'nın baskısıyla bu tür bağımsızlıkçı isyanların artması, Osmanlı İmparatorluğu'nu birtakım tadbirler almaya zorladı. Yeni düzenlemelerle yerel yönetimlere ilave haklar tanınırken, “Osmanlıcılık” (Osmanlı Birliği) fikri etrafında, Osmanlı topraklarında ki bütün milletlerin bir arada tutulmasına çalışıldı.

 

8.Mehmed Ali Paşa'nın fonksiyonu ne idi?

Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa valiliği süresince Mısır’a özellikle Fransa'dan uzmanlar getirerek modern bir ordu kurdu. Mora’ daki isyan ile birlikte Kavalalı çok geçmeden Avrupanın Şark Meselesinin piyonu olacağının işaretlerini vermişti.

Kavalalı Mehmed Ali Paşa, bir alacak meselesini bahane ederek 1832 de Suriye'yi işgal et meye karar verince İstanbul’ la pamuk ipliğine bağlı olan ilişkileri tamamen koptu.

Kavalalı'nın oğlu İbrahim Paşa komutasındaki Mısır ordusu önce Suriye'yi işgal etti, daha sonra da Toroslar’ı aştı. Konya önlerinde Sadrazam Reşid Paşa'nın komuta ettiği İmparatorluk ordusunu yendi ve sadrazamı da esir aldı. İbrahim Paşa'nın İstanbul'u alması için önünde hiçbir engel kalmamıştı.

II. Mahmud önce İngilte re’den, destek alamayınca da, Rusya'dan yardım istedi. Rus birliklerinin yardıma gelmesi ve İngiltere ile Fransa'nın baskıları sonucu Kavalalı, 14 Mayıs 1833'te Kütahya Antlaşması’nı kabul etmek zorunda kaldı.

Beklenen savaş, 2 Nisan 1839'da II. Mahmud'un Mısır’a saldırı emrini vermesiyle başladı. Osmanlı ordusu Nizip önlerinde ağır bir şekilde yenilince, kozlar daha çok masa başında ve İngiltere ile Fransa arasında paylaşıldı.  

Bu mücadele, 19, Yüzyıl'da Şark Meselesinin aslında bir “Batı Sorunu” olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Mısır meselesi ile Boğazlar konusu da Şark Meselesinin en çetrefilli mevzusu olarak ortaya çıktı. 1833’te imzalanan Hünkâr İskelesi Antlaşması ile Rusya, Boğazları -kendi gemileri hariç- diğer ülkelerin gemilerine kapalı bir hale getirmişti; ama 1841 Londra Protokolü ile bu kazanımlarından vazgeçmek zorunda kaldı.

İngiltere'nin çabaları sonucu 1841’de Boğazlar Sözleşmesi imzalandı. Bu sözleşme ile Boğazlar barış zamanlarında bütün ülkelerin savaş gemilerine kapalı olacaktı.  

9.Pan-Slavizmin sorundaki yeri nedir?

Mısır meselesinin ikinci aşamasında İngiltere ile Rusya özellikle Fransa’nın Mısır’da güçlenmesini engellemek için yakın bir dış politika takip etmelerine rağmen, Avrupa’da kimin kiminle ittifak edeceği belli olmadığından, bu birliktelik Kırım Harbi’nin patlak vermesiyle bir düşmanlığa dönüştü.

Şark Meselesinin en önemli dönüm noktalarından biri de 1853’te başlayan Kırım Harbi idi.

Kırım Harbi Balkanlar, Kafkaslar ve Kırım’da devam etti ve savaşın sonunda Ruslar ağır bir şekilde yenildiler.

Kırım Harbi, Rusya’nın Karadeniz’e hâkim olma emellerine kısa bir süreliğine engel oldu ve Rusya yönünü Orta Asya'ya çevirdi.

Kırım Harbi ile Karadeniz'deki hâkimiyeti ortadan kalkan Rusya bunu ilk fırsatta telafi etmek için uygun şartları kollayacaktı. Beklediği fırsat da, Fransa'nın Prusya karşısında Metz'de 1870'de kesin bir şekilde yenilmesiyle doğdu. Bu savaştan sonra Prusya (Al­man) İmparatorluğu'nun kurulması Avrupa'nın iç dengesini alt üst etti ve bu büyük değişiklik Şark Meselesine Avrupa devletlerinin bakış açılarını da değiştirdi. Almanya faktörünün ortaya çıkması Türk İmparatorluğu'na yeni bir denge unsuru olarak bu devlet ile ilişkilerini geliş tirmesine imkân sağladı.

Alman birliği, Pan-Slavizm düşüncesinin de hararetle savunulmasına neden oldu. Alman birliği karşısında bir Slav birliği kurulmalıydı; ama kurulacak olan Slav birliğinin niteliği konusunda bir anlaşma sağlanamadı. 

10.Balkanlar'da sorun, nasıl şekillendi?

Batı Avrupa'nın derin çalışmaları neticesinde Balkanlar patlamaya hazır bir bomba haline gelmişti. İlk olay 1875'te, Hersek ayaklanması ile ortaya çıktı ve bu ayaklanmayı fırsat bilen Sırbistan ile Karadağ, Osmanlı İmparatorluğu'na savaş ilan etti.

Balkanlar'da yaşanan olaylar daha sonraki büyük mücadelelerin ve “93 Harbi” diye anılacak olan 1877- 78 Osmanlı- Rus Savaşı'nın habercisiydi.

Tersane Konferansı ve ardından Londra'da alınan kararlar, Osmanlı Meclis-i Mebusan’ı tarafından reddedilince Rusya, Balkan milletlerinin haklarını koruma bahanesiyle Türkiye'ye savaş ilan etti. Pan-Sla­vizm, Ayastefanos'ta kazandı ğı üstün durumdan, Berlin Antlaşması ile vazgeçmek zorunda kaldı; ama 13 Haziran 1878' de imzalanan Berlin Antlaşması da, yeni savaşlara gebe bir antlaşma idi.

93 Harbi'nin Şark Meselesinde meydana getirdiği dönüm noktalarından biri de, İngiltere ve Avusturya'nın artık Osmanlı İmparatorluğu'nun toprak bütünlüğünün korunması yönündeki politikalarından vazgeçmesiydi.

İlk olarak Avusturya, Bosna-Hersek'i topraklarına kattı. Avusturya'nın Balkanlar'a doğrudan hâkim olmak için mücadele etmeye başlaması ise, I. Dünya Savaşı'na giden yolu araladı...

Balkan Savaşları ve I.Dünya Savaşı'na giden yolu aralayan Berlin Antlaşması'na ilk cevap, Bulgarlar'dan geldi ve Doğu Rumeli'de bir Bulgar isyanı başlatıldı.

Balkan ülkeleri arasında yoğun bir rekabet yaşanıyordu. Artık Şark Meselesi, İmparatorluk topraklarının parsel parsel bölüşülmesi meselesi haline geldi. Ancak Osmanlı İmparatorluğu’nun çekildiği bölgeler de çok farklı devletlerin birbiriyle çatışan çıkarlarının olması, gerilimi arttırdı ve nihayet Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı gibi dünya tarihinin en kanlı savaşlarının yaşanmasına yol açıldı.  

 

Hazırlayanlar :  Tarihci http://www.tarihcininyeri.net
merakediyorum grubu üyeleri merake...@googlegroups.com 
--
PRIMUM NON NOCERE
http://ismetsoner.spaces.live.com
http://groups.google.com.tr/group/bursaforum
(Kızgınlıkla karar almayın, mutluluktan uçtuğunuzda söz vermeyin. İkisi de sarhoşluk ânıdır, akıl başta değildir)
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages