Oduncu

5 views
Skip to first unread message

ismet soner

unread,
Jan 6, 2014, 2:10:47 PM1/6/14
to bursa...@googlegroups.com
Şemsettin Bayraktar





 
Zamanın birinde hayatını odunculukla kazanan bir âdemoğlu vardır. Allah’a karşı olan vazifelerini yerine getirir, kimsenin ne rızkına ne nâmusuna yan gözle bakmaz. Oduncunun yaşadığı evin yakınında bir köy vardır ve ahalisi dağda kutsal saydıkları kurumuş dev bir ağaca tapınmaktadır. Oduncu günün birinde "şunların tapındıkları ağacı Allah rızası için keseyim; hem onları Allah’a isyandan kurtarmış olurum, hem de pazarda satıp ekmek paramı çıkarırım" diye düşünür.

Ağacı kesmek için dağa doğru giderken, acaip suratlı pis bir adam peydah olur ve ona nereye gittiğini sorar. Oduncu niyetini anlatınca acaip suratlı adam "ben şeytanım ve o ağacı kesmene müsaade etmem" der. İtiş-kakış boğuşmaya dönüşür ve oduncu acaip adam suretindeki şeytanı alt edip hançerini boğazına dayar.

Şeytan "sen beni öldüremezsin. Allah bana kıyamete kadar müsaade etti; ama yine de gel o ağacı kesme, seninle anlaşalım. Sen o ağacı kesmekten vazgeç, ben de sana her gün bir altın vereyim. Ağaca tapıyorlarmış, Allah’a isyan ediyormuş nene gerek; al altınını, işine bak." Oduncu biraz düşündükten sonra "şeytana uyar", onu bırakır, ağacı kesmekten vazgeçerek evine döner. Sabah kalktığında şeytanın söylediğini yapıp yatağının altına bakar ve altının orada olduğunu görür, çok memnun olur. Lâkin ikinci sabah altın yoktur. Oduncu aldatıldığını anlayıp baltası elinde ağacı kesmek üzere hışımla evden fırlar.

Elbette şeytan yine peydah olur. Yine bir itiş-kakış, boğuşma. Bu defa şeytan oduncuyu altına alır. Oduncu hayretler içinde şeytana bakarken şeytan sırıtır: "seni nasıl alt ettiğime hayret ettin, değil mi? Dün Allah rızası için ağacı kesmeye gidiyordun; değil ben, bütün şeytanlar bir araya gelsek seni yenemezdik. Ama bugün Allah rızası için değil, altını vermediğim için kesmeye gidiyordun ve artık beni yenemezsin."

--
Kızgınlıkla karar almayın, mutluluktan uçtuğunuzda söz vermeyin. İkisi de sarhoşluk ânıdır, akıl başta değildir

ismet soner عصمة سونر

unread,
Mar 12, 2026, 4:01:17 PMMar 12
to bursa...@googlegroups.com
image.png

Zamanlardan birinde hayatını odunculukla kazanan iri-yarı bir âdemoğlu vardı. Rabbisine karşı vazifelerini yerine getirir, harama yan gözle bakmazdı. Oduncunun yaşadığı evin yakınında bir de köy vardı. Köyün ahâlisi iyiydi hoştu da; kurumuş, bin yıllık dev bir ağaca tapınmakta idi. Ağacın dalları mendillerle, şallarla rengârenk idi. Oduncu ne anlatsa onları bundan vazgeçirememişti. Bir gün namazdan sonra duâ ederken aklına geldi, "hele yarın şunların tapındıkları ağacı keseyim de onları Allah’a isyandan ilelebet kurtarmış olayım" dedi, "hem bu kış odun ihtiyaçlarını da karşılamış olurlar."

Elinde balta ağaca yollanırkan korkutucu suratlı pis kılıklı bir adam yolunu kesti, nereye gittiğini sordu. Oduncu niyetini anlatınca adam "o ağacı kesmene müsaade etmem" dedi. "Kesicem-kestirmem", iş İtiş-kakış boğuşmaya döndü. Ama sonunda oduncu adamı alt edip hançerini boğazına dayadı: "Ya yolumdan çekil, veya şehâdet getir be adam!"

Adam sırıttı: "sen beni öldüremezsin oduncu. Ben iblisim. Allah bana kıyâmete kadar süre verdi. Gel seninle anlaşalım: Sen o ağacı kesmekten vazgeç, ben de her gün yastığının altına bir altın koyayım. Ağaca tapıyorlarmış, Allah’a isyan ediyormuş sana ne! Bırak cezalarını Allah'tan bulsunlar." 

Oduncu biraz düşündükten sonra, bilhassa son cümlesine kanarak şeytana uydu, yakasını bıraktı, evine döndü. Sabah kalktığında hakikatten yastığının altında bir altın buldu, "Allah bereket versin" diyerek cebine attı. Lâkin ikinci sabah altın yoktu. Üçüncü sabah da. Oduncu aldatıldığını anlayıp baltası elinde hışımla evden fırladı.

Elbette iblis yine yolunu kesti. Yine bir itiş-kakış, boğuşma. Bu defa iblis oduncuyu altına aldı. Oduncu hayretler içinde idi. "bu sefer nasıl olup da seni yendiğime hayret ediyorsun, değil mi? diye sırıttı iblis, "sen evvelki gün ağacı Allah rızası için kesecektin. Değil ben, cümle askerlerimle bir araya gelsek seni yenemezdik. Ama bugün altını vermeyişime kızdığın için kesmeye gidiyordun."


--
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages