Turgay Tanülkü'nün hikâyesi

26 views
Skip to first unread message

ismet soner

unread,
Jul 14, 2016, 5:21:59 PM7/14/16
to bursa...@googlegroups.com

Biraz uzunca, ama gönlünüzü açacak bir hayat Hikayesi 



Turgay Tanülkü, 18 yaşındayken girdiği cezaevinden 26 yaşında bambaşka bir insan olarak çıkmış.

Meşhur oyuncu, 1970’lerde Ulucanlar Cezaevi’nde siyasi sebeplerle hapse girdiğinde daha 18 yaşındaymış. Hem hukuk fakültesini hem de konservatuvar imtihanlarını kazandığı esnada girmiş cezaevine. Ve oradayken birçok işkenceye maruz kalmış… Tanülkü, ilk olarak, koğuştaki arkadaşlarını eğlendirmek için fıkraları canlandırarak sokmuş tiyatroyu koğuşa.

Ailesi onun hapiste olduğunu bilmiyor, onu Almanya’da sanıyorlarmış. Bu yüzden de tek bir ziyaretçisi bile yokmuş yanına gelen.
Cezaevindeyken okula gidip gelebiliyormuş gardiyan eşliğinde; bu sayede bitirebilmiş konservatuvarı

Okulla cezaevi arası iki caddeymiş ve gardiyan okula kadar getirip bırakıyormuş onu; akşam üzeri de alıyormuş. Okuldakilerse bilmiyormuş onun cezaevinde olduğunu.

“Çocukları kurtarmam lâzımdı. Onlar için bir şeyler yapmam lâzımdı.”

Böyle söylüyor Turgay Tanülkü. 26 yaşındayken -yani tam sekiz yılı uçup gitmişken- , suçsuz olduğu anlaşılmış ve serbest bırakılmış. Ama hapisten çıkarken bir söz vermiş kendisine: “Bir gün cezaevine tekrar gideceğim!”

Bu yüzden, 26 yaşındayken çıktığı cezaevine, mahkûmlarla gönüllü olarak tiyatro yapmak için geri dönmüş.

1981’de gönüllü olarak tiyatro yapmaya başlamış mahkûmlarla ünlü oyuncu. Tıpkı kendisine söz verdiği gibi, geri dönmüş cezaevine ama bu sefer bir suçlu (!) olarak değil. Ve sonra, mahkûmlardan bir grup teşkil etmiş; kısa bir müddet zarfında da ilk oyunlarını sahneye koymuşlar.

“Çocuklar gelirdi babasını, annesini seyretmeye. Oyun biter, misafirler gider, o koca koca adamlar sahneden iner, ailesinin oturduğu koltukları koklardı.”

***

27 yıldır evli olan ünlü oyuncu, cezaevindeyken gördüğü işkenceler yüzünden hiçbir zaman çocuk sahibi olamamış, ama bu oyunlar ve galalar sayesinde mahkûmların çocuklarıyla tanışmak iyi gelmiş ona her zaman.

Oyunlar sayesinde tanıştığı mahkumların çocuklarına elinden geldiği kadar yardımcı olmuş her zaman; daha fazlası içinse tiyatro dışında bir iş yapması gerekiyormuş.

Çocuklarını okutabilecek durumu olmayan mahkûmların çocuklarını okutmaya başlamış önce. Sonra erzaklarını almış, kiralarını ödemiş. Ama bütün bunları sağlayabilmesi için tiyatro dışında başka bir işe de ihtiyacı varmış.

Bir yandan TRT’de Ferhunde Hanımlar dizisinde oynarken bir yandan naylon torba satmış, çay ocağı işletmiş… Ve oradan kazandıklarıyla destek olmaya çalışmış çocuklara.

Daha sonra da eşiyle birlikte, çaresiz kalıp sokağa ve suça yönelmesinler diye almaya karar vermişler bu çocukları.

Ve şimdi tam 23 çocuğu var ünlü oyuncunun. 11'i üniversitede okuyor; ortaokul ve lise çağında olanlar da var. Meselâ 45 yaşında bir oğlu var. İki çocuğu, sahne aldığı oyunda rol alıyor… Çocuklarının hepsiyle tek tek gurur duyuyor ünlü oyuncu ama Merve Sultan Elgün isimli kızıyla bir başka… Çünkü Merve okulunu bitirip savcı olmuş. 

Merve’nin babası Buca Cezaevi’nde kalan mahkum oyunculardan. Bir oyun sırasında, küçücük bir kız olan Merve gelip tutmuş ünlü oyuncunun elinden ve “Turgay Baba dedikleri sen misin?”, “Biz okumak istiyoruz.” diye girmiş lafa. Böylece tanışmışlar.

Cezaevine babasını ziyaret etmek için geldiklerinde, içeri girerlerken bir savcı saçlarını okşamış Merve’nin. İşte o gün karar vermiş 12 yaşındaki küçük kız “savcı” olmaya. Sonrası zaten mâlûm. Meşhur oyuncunun desteğiyle çok çalışıp kazanmış imtihanları ve sonunda hayallerindeki gibi bir “savcı” olabilmiş.



Turgay Tanülkü, Merve için çok endişelenmiş zamanında… Sebebi ise oyuncunun şu sözlerinde saklı:

“Çünkü benim çocuklarım geçmişlerinden dolayı hayata bir sıfır yenik başlıyor. Kimileri idareci oluyor, kimi başka iş sahalarında görev alıyor. Çocukların mâzileri bilindiğinde farklı davranmaya başlayabiliyorlar. Sultan imtihanlara hazırlanırken, gerginlikten saçları ağardı, sarılık geçirdi. Çok sıkıntılar yaşadı. O sırada hep aklımdan şu geçiyordu: Benden kaynaklı sıkıntı yaşar mı, babasından dolayı sıkıntı yaşar mı? Savcı olacak ama her şeyini araştırıyorlar. Kendi kendimi yiyordum. Ona da belli edemiyorum. İmtihan bitti, başmüsteşar Kenan İpek bey ‘Seninle gurur duyuyoruz’ dedi kızıma. O gün bütün dünya benim oldu. Bu çocuklar sıfırdan gelme…”

“Karıma anneler gününde 23 demet çiçek geliyor.”

Turgay Tanülkü’nün beş evi var. Çocuklarına bu evlerde ve halen çalışarak bakıyor. Büyüyüp para kazanan çocukları, daha küçük olanlara destek oluyor. Böyle böyle geçinip gidiyorlar hep birlikte. Karısı da her zaman en büyük destekçisi olmuş seyahatlerinde.

"Baba mı diyorlar size" sualini şöyle cevaplıyor ünlü oyuncu: “Evet baba… Ağır bir laf!”

Ve bu güzel yürekli oyuncu şöyle bitiriyor sözlerini: “Bütün çocuklarım ailelerine gitsin istiyorum.”



-- 
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages