20 Mayıs Cuma günü, Hisarüstü Mahallesinde Emek, Özgürlük ve Demokrasi Blokunu ve ikinci bölge adayı Sırrı Süreyya Önder’i desteklemek için yürüttüğümüz bildiri dağıtma ve afişleme çalışması esnasında sözlü ve fiziksel saldırıya uğradık, tehditlere ve baskılara maruz kaldık. Saat 18.00 civarında başlattığımız çalışmanın ilk dakikalarından itibaren, birkaç kişinin bu mahallenin kendilerinin olduğuna, burada çalışma yapmamıza izin vermeyeceklerine dair tacizkâr tavırlarıyla karşılaştık. Biz de bu mahallede yaşayan Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri olarak bu çalışmayı yapmaya hakkımız olduğunu söyleyip bildirilerimizi dağıtmaya devam ettik. Ancak, kısa bir süre içinde sayıları artan grubun mahallenin farklı yerlerinde fiziksel şiddetine tekrardan maruz kaldık. Saldıranlar el ilanlarını bu mahallede dağıtamayacağımızı, kendilerinin vatanın koruyucusu olduklarını, el ilanlarını dağıtmaya devam ettiğimiz takdirde el ilanlarını dağıtan beş kişiyi yaşatmayacaklarını söylediler. Sırrı Süreyya Önder’in ve bağımsız adayların el ilanlarını dağıtarak mahallede yapılan seçim çalışmamızı önce sözlü tacizle sonra da fiziksel saldırı ile engellemeye çalıştılar.
Biz karşı karşıya kaldığımız bu şiddetin ülkede her gün deneyimlemek zorunda kaldığımız gündelik şiddetten ve faşizmden çok farklı olmadığını düşünüyoruz. Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku adaylarının seçime girmesinin engellenmeye çalışılması, sivil itaatsizlik kampanyasına karşı yürütülen sert polis müdahaleleri, kapatılan demokratik çözüm çadırları, son 3 ayda 3600 BDP üyesinin içeriye alınması aslında bir araya gelen ezilenlerin ve demokrasi güçlerinin muktedirleri ne derecede korkuttuğunun ve paniğe sevk ettiğinin açık bir kanıtı.
Ancak ne bu ülkenin vatandaşlarının bir kısmını ‘sözde vatandaş’ ilan ederek ötekileştiren zihniyetten, ne kendi vergilerimizi başımıza gaz bombası olarak yağdıran polislerden ne de hukuku bir seçim silahı olarak kullananlardan bir korkumuz var. Bizler ne üniversitelerden ne mahallelerden ne de sokaklardan vazgeçmiyoruz. Emekten, demokrasiden ve özgürlükten yana olan sesimiz susmayacak.
Boğaziçi Üniversitesi’nden Hisarüstü Sakini Öğrenciler