Fazıl Say'dan tazesi tazesine bir yazı..
"1-TÜRKAN SAYLAN
Türkan Saylan ile 1995 yılının Mart ayında tanıştım.O yıl Ocak ayında New York'ta finali olan Young Concert Artists (Genc konser sanatçıları) yarışmasının birincisi olmuştum.Ve akabindeki ilk Türkiye konserimi Çagdaş Yaşamı Destekleme Derneği düzenlemişti. Konser, bugünkü evime 100 metre
uzaklıktaki İTU Maçka Maden Fakültesi salonundaydı...
Türkan Hanım, konserden önceki provanın tamamını dinlemişti... Konserin başlamasına 30 dakika kala, çok kocaman bir Türk bayrağı (10x10 metre kadar bir
bayraktı sanırım) sahnenin arkasına asılmaktaydı.
Türkan Hanım yanıma yaklaştı ve hayatım boyunca hiç unutamıyacağım bir konuşma geçti aramızda:
Türkan Hanım ; " Hayatında nice nice konser salonlarını dolduracaksın, seni provada dinledim. Bundan eminim... Bak evlat; Biz ÇYDD olarak eğitime katkı sağlayan faaliyetler yapmaktayız. Lütfen bizi unutma. Arada sırada ait olduğun
memleketinde yoksul çocukların okula gitmesini sağlayacak faaliyetler de yapmalısın. Bunu illaki ÇYDD aracılığı ile yapmana da gerek yok. Ama yap bunu Fazıl. Memleketini, geldiğin toprakları unutma hiç. Şu arkandaki kocaman bayrak
dünyadaki çogu salonda, kültür merkezinde olmayacak. Sen oraları muziğinle, muziğe olan inancınla dolduracaksın. Sesinle, memleketinden esinlendiğin eserlerinle doldur o salonları, göster o insanlara çagdaş Türkiye'nin yüzünü
evlat. Sana New York da sahip çıkacaktır, Paris de, Tokyo da... Ama burada da biz nacizane ÇYDD olarak elimizden geleni yapacağız. Bugün bu bayrak sana, senin hocalarını, hocalarını yetiştiren kurumlarımızı, bu kurumları en zor şartlarda kuran Atatürk'ü hatırlatmak için konuldu. Sadece sen ve senin yüreğin arasında bu bayrak. Aydınlık nice gençlerin geleceği için. Karanlıklara karşı eğitim seferberliğini başlatan Atatürk anısına. Gösteriş için değil. Hadi, şimdi layık ol her şeye. İyi konserler"
Büyük insandır Türkan Hanım... Biraz önce internetten (su an Tokyo'dayım) gazeteleri okuyunca dona kaldım... Ergenekon... Türkan Saylan??? Fena halde donakaldım... hatta üşüdüm... Laik bir ülkenin aydınlık gençliği için hayatı boyunca çalışmış bir Türkan Saylan’ın evi aranıyor... Niye??? Memleketini
sevdigi için mi??? Aydın bir insan olduğu için mi??? Gençleri okutmak onlara iyi bir gelecek sağlamaya calıştığı için mi?? Bütün bunları cemaatler dergahlar olmadan yapmaya çalıştığı için mi??? Ergenekon kapsamında... Hem de kadıncağız
çok ağır bir tedavi görürken...
İçgüdüsel olarak ofkeleniyorum.
İçgüdüsel olarak kızıyorum.
İçgüdüsel olarak ayağa fırlıyorum...
2-GENCO ERKAL
Bir başka haber... Efsanevi tiyatrocu Genco erkal, Aydın Doğan Vakfı ödülünün tüm gelirini ÇYDD'ye bağışlamış.. Bu olayları duyunca tedirgin olmuş... o da diyor;"çok karanlık bir dönemden geçiyoruz' diye...
Türkan Hanım’a buradan acil sifalar diliyorum... Lütfen üzülmesin olan bitene...
Döner dönmez işim gücüm ÇYDD yararına bir dizi konserler vermek olacak... Gerekirse günde 7 konser... Ama olacak...
3- AB KÜLTÜRLER ARASI DİYALOG BÜYÜKELÇİSİ OLARAK KAYGILARIM VAR
Bir AB Kültürler arası Diyalog Büyükelçisi olarak;
AB'de çalışan herkese hatırlatmak istediğim bir şey var...
Geçen yıl Paolho Coelho ile beraber Büyükelçi olarak beni onurlandırdığınızda,
yapılan bütün konuşmalarda, Kültür Sanat, ilim Bilim ve bunların eğitiminin önemli konuları geçmişti...
Bugün bakın,
Türkiye'de hepinizin bildiği, defalarca Avrupa basınında yer almış olan Türkan Saylan’ın evi aranmakta.
Bu bir korkutma, sindirme politikasıdır...
Susmamız istenmektedir...
Bizdeki iktidar partisi, aynı şeyleri sizin ülkenizde yapsaydı, hiç gözünün yaşına bakmaz, o partiyi kapattırırdınız.
Biliyorum, geçen yıl AKP'nin kapatılmasına karşıydınız.. Parti kapatma ile demokrasilerde adım atılamıyacağı gerçektir... Aynı şeyler ama sizin ülkenizde yaşansaydı ?
Türkiye, oldukca karanlık bir dönemden geçmektedir...
2003 de "Yapılmamış" bir askeri darbenin, "darbe yapmamış" askerleri, generalleri tutuklanmaktadır...
"Darbe plancıları" adı altında...
Buraya kadar olanına da kendi memleketinizde göz yummazdınız...
çünkü, Türkiye'deki 'evrensel hukuk' tehdit altındadır... bu 'tehdit' karşısında evet; ordu hazırlıklı olabilir, bu ordu'nun kendi bileceği bir şeydir...
Gerçek şu ki 2003 de bir darbe yapmışlığı zaten yoktur...
Bakın; eğitim, sanat, bilim, universiteler...
herkes korku içinde yaşıyor...
Herkes 'ergenekon' kapsamında göz altına alınmaktan çekiniyor...
AKP'nin iyi anlaşamadığı çevreler zaten, sanatçılar, bilim adamları, üniversiteler, laikler, Atatürk Cumhuriyeti’nin savunucuları...
Bu niye sizce??
Türkiye'de en son darbe 1980 yılında olmustur... Ve bu darbe ile hiç kimse hesaplaşmıyorken, 2003 de 'yapılmamış bir darbe' ile bu kadar agresif hesaplaşılması da tuhaf değil mi?
AKP uyarılmalıdır...
Geçen yıl, Olli Rehn ve Lagendjiink çok sert bir dille Türk demokrasisini uyarmıştı. AKP'nin kapatılmaması konusunda...
Şimdi de, yapılan haksızlıklar konusunda uyarmalıdırlar...
Bir büyükelçi olarak bu kadarını iletme hakkını görüyorum kendimde...
Bir sade vatandaş, bir sanatçı olarak da, gerçek anlamda kaygı duyuyorum...
Çok karanlık bir dönemden geçmenin kaygıları...
Bu makale Türkçe harfleri olmayan bir klavyede Tokyo da yazıldı... Henüz edit edilmemiş halidir..
Uyarı; buradan kopyalanacaksa kesin suretle edit edilmesi gerekir..."
Fazıl SAY