Umumî Açıklama:
Hul´ ve hal´ giyilmiş bir elbiseyi
çıkarmak mânasındadır. Ancak hul´, bir nevi boşanmayı ifadede ıstılah
olmuştur. Muhâlaa kelimesi de aynı mânada kullanılır. Karı ile koca,
aralarındaki ilginin fazlalığı sebebiyle, bizzat âyet-i kerimenin
nassıyla (Bakara 187) birbirlerine libas (giysi) olarak tavsif ve
telâkki edilmişlerdir. Şu hâlde boşanma, bu elbisenin çıkarılmasına
teşbih edilerek hul´ denmiştir.
( Açıklamanın uzun olması sebebiyle alıntı yapılmamıştır isteyen kardeşlerime açıklamanın devamı gönderilir..)
عن ثوبان رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: ]قال رسولُ اللّه #: أيُّمَا امْرَأةٍ
اخْتَلَعَتْ مِنْ زَوْجِهَا مِنْ غَيْرِ مَا بَأسٍ لَمْ تُرَحْ رَائحَةَ
الجَنَّةِ[. أخرجه الترمذى.وفي أخرى ‘بى داود: ]أيُّمَا امْرَأةٍ سَألَتْ
مِنْ زَوْجِهَا طََقَهَا، وَذَكَرَ نَحْوَهُ[.وفي أخرى للنسائى عن أبى
هريرة رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ: ]إنَّ المُخْتَلِعَاتِ هُنَّ المُنَافِقَاتُ[.
1. (1747)- Sevbân (Radıyallâhu Anh) anlatıyor: "Resûlullah (Aleyhissalâtu Vesselâm) buyurdular ki:
"Ciddi
bir sebep olmadan, kocasından hul´ yoluyla boşanan kadın, cennetin
kokusunu alamaz."
[Tirmizî,Talâk 11, (1186, 1187); Ebû Dâvud, Talâk 18,
(2226); Nesâî, Talâk 34, (6, 168). Ebû Dâvud´un bir rivayetinde şöyle
denmiştir: "Hangi kadın zevcesinden boşanma taleb ederse..." Ebû
Hüreyre´nin Nesâî´de gelen bir rivayetinde: "Kocasından hul´ suretiyle
boşanan kadınlar (günahça) münâfıklar gibidir" buyurulmuştur.][
وعن ابن عباس رَضِىَ اللّهُ عَنْهُما: ]أنَّ امْرَأةَ)ـ1( ثَابِتِ بْنِ
قَيْسِ بْن شَمَّاسٍ أتَتْ رسولَ اللّهِ #، فَقَالَتْ لَهُ: مَا أعْتِبُ
عَلَى ثَابِتٍ في خُلقٍ وََ دِينٍ، وَلكِنِّى أكْرَهُ الْكُفْرَ في
ا“سَْمِ: تَعْنِى تَبْغَضُهُ، فقَالَ #: أتَرُدِّينَ عَلَيْهِ
حَدِيقَتَهُ؟ قالَتْ نَعَمْ، فقَالَ #: اقْبَلِ الحَدِيقَةَ وَطَلِّقْهَا
تَطْلِيقَةً[. أخرجه البخارى والنسائى.»الحَدِيقَةُ«: البستان من النخل
إذا كان عليه حائط.
2. (1748)- İbnu Abbâs (Radıyallâhu Anh) anlatıyor: "Sâbit İbnu Kays İbni Şemmâs (Radıyallâhu Anh)´ın
hanımı Hz. Peygamber (Aleyhissalâtu Vesselâm)´e gelerek:
"Ben
Sâbit´i ahlâk ve diyanetinden dolayı itab etmiyorum. Ancak İslâm´da
küfre düşmekten korkuyorum -bu sözüyle nefret ettiğini söylemek
istedi-" dedi. Resûlullah (Aleyhissalâtu Vesselâm):
"(Mehir olarak aldığın) bahçesini iade eder misin?" diye sordu. Kadın:
"Evet!" deyince, Sâbit´e:
"Bahçeyi al ve onu boşa!" dedi.
[Buhârî, Talak 12; Nesâî, Talâk 34, (6, 169); İbnu Mâce, Talak 22, (2056).]
وعن نافع عن موة لصفية)ـ1( رَضِىَ اللّهُ عَنْها: ]أنَّهَا اخْتَلَعَتْ
مِنْ زَوْجِهَا بِكلِّ شَئٍ لَهَا فَلَمْ يُنْكِرْ ذَلِكَ ابْنُ عُمَرَ
رَضِىَ اللّهُ عَنْهما[. أخرجه مالك .
3. (1749)- Nâfi,
Safiyye (Radıyallâhu Anhâ)´nin bir azadlısından rivayet etmiştir:
"Safiyye, kendine ait ne varsa hepsini vermek karşılığında kocasından
ayrılmıştır da İbnu Ömer (Radıyallâhu Anhümâ) bunu yadırgamamıştır."
[Muvatta, Talak 32, (2, 565).]
Kaynaklar..: KUTUB-İ SİTTE
[1] İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları:6/505.
[2] İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları:6/506.
[3] İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları:6/506.