


Seninle olmak için el ele, yürürüm mahşere,
Allah'a yalvarır, vuslata giderim meleklere,
Dua ol sen semada, seninle yayılırım göklere,
Göğe açık avuç bulurum, gözüne nur gelirim.
Aramızda dağlar olsa, zincir vuramam gönlüme,
Göklere fışkırırım, yanan ayrılık ateşinle,
Alev topu gibi püskürürüm, akarım lüle , lüle,
Toprağı yeşile bürüyen tohum olur gelirim.
Koza ören böcekten, ipek örülürüm tenine,
Dut ağacından, inleyen sazın olurum eline,
Mızrap gibi perdede, dokunurum sazın teline,
Gönüle düşerim sevdayla, nağme bulur gelirim

Hangi zamanlarda gece olduğuna inandım biliyormusun
Nasıl bir karanlık verdim kendime boş günlerde
Ağlamak böyle kolay değildi hiçbir zaman
Seni beklemek günlerinde

Sokağın başına doğru eğilir gölgeler
Yokluğun baştan başa alıp götürür silüetleri
Saklan şimdi üzerine düşmeden öfkem
Kaldı ki yarım bir ağaç karartısı üzerime düşen



Mutluluk istedim hakkım değilmiş
Aşkımı sır bilirdim saklım değilmiş
O zalimde bir vefasız uğruna eğilmiş
Zalim olan senmişsin şansım değilmiş

Verdiğim kıymeti bilmedin bilemessin
Kurşunda sıksan bana aşkımı silemessin
Aşkın sevdanın değerini isteme bilemessin
İstesende sen benim gibi sevemessin

Aşkın ticaretini sende bildim ve gördüm
Sevmiyorum derken bana gizliden gizliye öldüm
Bir zamanlar yangındım gözyaşlarımla söndüm
Senden geldim ben toprak bak yine sana döndüm
Gül diye kokla güz dalgınlıklarını
Umut tacirlerine yüz verme sakın
Yenilirsen dövüşerek yenilmelisin
Hiç kimseye vereceğin hesap kalmamalı
Geçer buralardan bir kar tanesi
Senin rüzgarında,
Ağlar doymak bilmeyen bu beden
Sana yokluğuna,
Vurulur yok olur,
Beş para etmez düşler,
Çılgın rüyalar.
Umurunda olmadığım gelir aklıma
Karamsarlık ışığını görürüm az ilerde
Elimi uzatırım sen diye
Mağmum bir karamsarlık ve
Yansıması kocaman bir şua
Bir koku alırım senden
Ellerine dokunamadım ya

Artık yoksun yaşamımda,
Hayallerimde kaldın sadece,
Bir anı, küçük bir parça,
Mutluluklarım bol olduğu hüzünlerin olmadığı,
Küçük ve anlamlı,
Yaşamımın en güzel hediyesi,
Artık yoksun yaşamımda,
Kim bilir olsaydın ne olurdu?
Düşünmek istemiyorum artık bunları,
Yorgunum bitkinim.
Artık yoksun yaşamımda,
Her şey tanımlanmak mı zorunda,
Yaşamda tanımlanmaması gereken,
Tanımlanamayacak güzellikler olduğunun farkındaysak eğer,
Şiirler insanı anlatabilir mi?
Duygular yüzeye çıkartılabilir mi?
Sadece küçük bir parça duygulardan bahseden,
Ama asıl anlatılmak istenenler,
Kalbin içinde çıkmamacasına,
Boğazı düğümleyen acı veren,
Artık yoksun yaşamımda.



Seviyorum Seni
Kalemin kâğıdı çektiği gibi
İnsanın ölümü tatması gibi
Annenin çocuğa bakması gibi
Seviyorum seni
Karanlıkta ışık arayanlar gibi
İnsanın suya kanması gibi
Allah'a yalvardığım gibi
Seviyorum seni 
Aşka dair ne varsa aldın benden
Kurşun gibi delip geçtin kalbimden.
Şüphen mi vardı ki benim sevgimden
Hiç bir zaman vazgeçemem ben senden
Sana susamışım çöller misali
Kalmamış gönlümün aşktan mecali
Aklımda güzelliğinin hayali
Sevenler anlar düştüğüm bu hali.
Bir gün olur geri dönmek istersen
Seni yine çok seveceğim dersen.
Ömrüme ömür katmayı dilersen
Gönül kapım açık eğer gelirsen.
kalbimin bahçesinde her gül sendin bu sevgidir
biri solsa eririm kıskanırım içimden bir şey silinir
yum gözlerini yanalım bu kalp mezarda dinlenir
prangalarca boynuma takılan bu aşk senden çekilir
geçen tatlı anılar hayal oldu yarım kalan aşkıma
ölmeyince kapanmazsın sen incinme sen gül bahtına
hatayı kendim de aramıyorum küstüm artık şansıma
anılarla yaşıyorum yorgun çilekeş dolu hüsranlarımla
yanık şiirler dilimdeyken yıktın aşka inancımı oldukça
tanrım gör halimi taş bastım bağrıma taş-taş doldukça
bir gün karşılaşırsak mahşerde soracaklar size niye ayrıldınız
belli ki burda maziye gömdün anıları orda boş bakacaksınız
dudağım da hıçkırık gözlerimde figansın kimseye anlatamam
ne zalim yar sevmişim karalasan da mazimi seni unutamam
herşeyin sonu yok mu zamanla azalmadın başkasınla avutamam
merhametin yokmuş seni dilenirken ağlamalarımı kurutamam









Kırıp yılların esaret zincirini
Savurup rüzgara yüreğimin paslı kilidini
Yarım asırlık ateşi sevgiyi
Hasretimi bohçaladım
Sana geliyorum
Papatyalar açıyor avuçlarımda
Papatyalardan fallar tutmuyorum
Beni sevdiğini biliyorum
Yorgun başım dizlerinde dingin
Yüreğimle seninleyim
Saçlarımı okşuyorsun usulca
Usulca bir rüyadan uyanır korkusuyla
Deniz gözlerindeyim
İçimde şelaleler, devleşiyorum
Yangın savaşları almış gidiyor başını
Ellerini öpüyorum
Tek tek parmaklarını
Başım omzunda ise bulutlardayım
Gözlerin deniz gözlüm
Yüreğime daha yakın
Nefesin yüreğimde yangın
Tenin deniz kokuyor biliyor musun
Dudaklarında tuz taşlarının lezzeti
Başım dönüyor beni deniz tutuyor
Beni deniz tutuyor da
Tutuyor da bir denizatına fırlatıyor
Kanatlanıyor denizatları Huzur' a
Yorgun bir savaşçının mutluluğuyla
Geliyorum
Ne yarının korkusu ayaklarımda tökez
Ne bir tabunun tutsağıyım bu kez
Geliyorum
Nefes nefes
Avuçlarımda papatyalar açıyor
Papatyalardan fallar tut /u (mu) yorum
Seviyor seviyorum seviyor seviyorum
En azından ben
Öyle olsun istiyorum...

--

























An olur, deli sevdamın suskunluğunu yüklenirim bir başıma.
An olur, buluşur yüreklerimiz en masum sevda yollarında.
Umut ki, bitivermiş daha yolun en başında...
Ne yolumdasın ne yolsun sen bana...
Bilmezdim ışıksız yollarda umuda kavuşmanın yorgunluğunu,
Bilmezdim, umudun bir rengininde siyah olduğunu.
Gece olur, en parlak yıldıza takılır dalar gözlerim...
Gece olur, aniden kayar gider yokluğuna yıldızım.
Gölgen ki, düşüvermiş kalbime..
Ne yakınsın ne uzaksın sen bana.
Bilmezdim hayalinin aynalarda da konuştuğunu...
Bilmezdim, gözlerinin gökyüzünde de durduğunu.
Gün olur, buz dağından kopan bir buz parçası kadar soğuk,
Gün olur, ısıtır evrenimi güneşimin içime çizdiği ufuk...
Sevgin ki, yakıvermiş ateşiyle,
Ne sıcaksın ne soğuksun sen bana..
Bilmezdim sevginin de ateşten bir gül olduğunu..
Bilmezdim, gökkuşağınında çiçek gibi solduğunu.
Mevsim olur, damarlarımda dolaşan kan cehennem sıcağında kavrulur.
Mevsim olur, yüreğimde kopan fırtınalar kızgın çöllere savrulur.
Şefkatin ki, sarıvermiş ruhumu...
Ne ellerindeyim ne ellerimdesin sen bana
Bilmezdim yağmurun suyuda hasretiyle kuruttuğunu,
Bilmezdim, çölde gezinen yaralı bir ceylanı yüreğinden vurduğunu...
Neşe olur kahkahalarla ağladığıma güler geçerim...
Neşe olur, mutluluğu martıların sesinden dinlerim.
Gülümseyiş ki, dönüvermiş hıçkırığa içimde...
Ne yalansın ne doğrusun sen bana...
Bilmezdim bir gülümseyişin kadehlerde gözyaşı sunduğunu.
Bilmezdim, dudaklar gülümserken yüreğe kan dolduğunu.
Son olur, ayrılık heceleri bir bir kıyıya vurur...
Son olur, sözler biter şiirler nağme nağme konuşur.
Adın ki şiir oluvermiş dudaklarımda,
Ne aşkımsın ne canımsın sen bana.
Bilmezdim her aldığım nefeste ölümü soluduğumu,
Bilmezdim, canımsın dediğim minik kuşumun kafesinden kanatsız uçtuğunu...

Ben senin gibi olamam goz yaslarim derinden akar,
ben gizlemem goz yaslarimi,
birileri ne dusunur diye saklamam guluslerimi,
sevdigim icin herseye katlanirim
senin gibi sorunlardan asktan sevgiden kacmam
senin gibi baskalarinin fikirleriyle yasamam,
kendi hayatimi yasarim insanlar ne dusunur diye takmam kafama
gizli gizli aglamam gecer karsinda da aglarim
yurekten aglarim yurekten severim iki gunluk degildir benim sevgim.
senin icinde aglamistim gormussun gulmussun
sanma yuregin burkulsun diye aglamadim
nasil senin gibi birini sevdim diye
insanlar neden bu kadar yalanci diye
sen neden bu kadar umursamazsin diye agladim
biliyor musun?
yinede seninle yasadigim hersey cok guzeldi
ki hala eski gunlere donecekmisim gibi uyaniyorum
bir heyecan sariyor sonra anliyorum
yok yok oyle bir sey farzet ruya gordun!diyorum kendi kendime
kendimi kandirmisim hayal dunyasinda dolanmis durmusum...
aslinda senin bir sucun yok hepsi benim sucum
her soze her bakisa aldanmisim
benim yuzumden rahat olamadin
doya doya gulemedin
yine ben yanlis anlarim diye
olsun haklisin sen zaten baskalari icin gelmissin dunyaya
bazi seyler icin pisman olsamda hersey guzeldi
korkma birdaha gelmem senin oldugun yere
gelsemde sana gorunmem
rahat ol istedigin gibi gul,
oyna,
gez,
dolas,
istediginle konus
ne yaparsan yap.
beni zaten umursamiyordun
bundan sonra pismanda olsan oldurdun zaten olmus say....
yuzume bakma!

ne de biLirim yar üstüne siirLer yazmayi...
bir siirdir yar üstüne.
"Geri dön" diyebiLmek agir geLir insana.
"Geri dön
çünkü Seni Seviyorum" diyememenin acisi çökünce yürege...
ve sonra geri dönüp "O"nu nasiL aradigimizdan...
O nu ararken...
kisacik o iki sözcük yeter;
"Seni Seviyorum" diyebiLmenin gururu varken... 

Düşünme hiç başka şeyi
Sevmeyi bil sevilmeyi
İşte gördün dünya bomboş
Sevmek için durma koş
Sevelim hep sevilelim
Dertleri terk eyleyelim
Sevelim hep sevilellim
Mutluluğa yönelelim
Gülüp oyna gel bana haydi gel bana
Haydi gel gel kolları boynuma dola
Gülüp oyna gel bana haydi gel bana
Haydi gel gel kolları boynuma dola
Hayat zor hayat yokuş
Ölümden öte herşey bomboş
Sevgimiz herşeyden uzak
Mutluluğa durma koş
Gülüp oyna gel bana haydi gel bana
Haydi gel gel kolları boynuma dola










|
|
Yolu yarılayan kadın ,
Sevgisinde ve öfkesinde cömerttir.
Onunla olan erkeğin her şeye hazır olması gerekir.
" Y aş otuz beş, yolun yarısı eder" deyince şair,
Yolu yarılayan kadınlar aklıma gelir.
Ne aradığını ya da ne aramadığını bilen kadınlar.
Aşkı, sevdayı mutlaka tatmış olurlar.
Bu nedenle onları,
Yüzeysel duygularla kandırmak mümkün değildir.
Aşkın da aşksızlığın da kokusu ,
Bu kadınlara sizden önce gelir.
Ömrünün diğer yarısını kendini geliştirmeye adayacağından,
Bilinçleri doruğa yükselir.
Akıl ve bedenle birlikte girdiği ortama renk ve ışık verir.
Yolu yarılayan kadınlarla kolay ve zor bir hayat iç içedir.
Sevgisinde de , öfkesinde de cömerttir.
Evet anlamına gelen kadınsı hayırlarla ,
Kapris yapılmayacağını çoktan öğrenmiştir.
Erkeğin ne ardından gelir ,
Ne de ilerisinde olmak için didinir.
Yan yana ,can cana duruşlar tercihidir.
Bazen bir anne şefkati,
Bazen de bir aslan kükremesi ile şaşkınlığa çevirir.
Onunla birlikte olan erkeğin her şeye hazır olması gerekir.
Yolu yarılayan kadınlar duygularını yaşamasını bilir.
Davranışları sebepsiz değildir.
Kalbi kırıldıysa ağlar,
Ağlayışının sebebi erkeğin ona sunacağı sevgi değildir.
Mutluysa kahkahalar atar,
Gülüşünün sebebi dikkat çekmek değildir.
Seviyorsa kıskanır,
Kıskanç oluşunun sebebi kendine güvensizlik değildir.
Üzgünse omuz arar, destek istemesi çaresizliğinden değildir.
Suskunsa sebebi vardır, kendi haline bırakılması gerekir.
Yolu yarılayan kadınların hissiyatı kuvvetlidir.
Aldatıldığını sezgilerini kullanarak gün ışığına çıkarır.
Veda vakti geldi demenize bile gerek yoktur.
O verdiğiniz mesajı çoktan anlayıp kendi yolunu tutmuştur.
Her gidiş kadını daha da kadınlaştırır.
Gidenin ardından bakacak kadar ,

![]()
Güneşi sevdiğini söylüyorsun ama güneş açınca gölgeye kaçıyorsun... Rüzgarı sevdiğini söylüyorsun, rüzgar çıkınca pencereni örtüyorsun... İşte bundan korkuyorum, çünkü beni de sevdiğini söylüyorsun!"
![]() |
son satirlar son kelimeler bazen ne cok seyler anlatirmis meger ..Bazen bir baslangictir bazende buyuk sonlardir ...
Son sozcukler her zaman ...
senin son sozlerini dusunurken ardindan aslinda ne cok seyler anlatmistin o kisacik kelimelere neler sigdirmistin ... Yureginin icinde neler oldugunu o buyulu sozlerin ardinda binlerce kitap olsa binlerce yazari olsa yine bukadar gercek anlatamazdi
Bir kucuk yurege sigan o kocam sevdanim agirligini ve bu sevdanin agirligindan hic ama hic sikayet etmeden ve sevgiyle neseyle gulumsemeyle tasiyabilen o yuregine hayran olmamak mumkunmu acaba ...
Son cumlelerin beni olmadik duygular diyarina hatta bilinmezlere tasirken gozlerimden birdamlayasin aktigini gecte olsa fark etmistim ....
Belkide hayatim boyunce duymak istedigim o sozcuklerin her harfi her satiri yuregime ince bir namenin tatli sadese gibi geliyordu ..
Seni dinlerken soyle dusunuyordum ...Necok sey kaybetmisim hayatan neleri avuclarimin icin den yok olusunu senelerce uzaktan izlemisim .... Nelerden odun vermisin... Degmeyen insanlar icin kendimi feda etmisim bir hara beye cavirmisim...Ve kendime isyan etim kaybetiklerim icin geride biraktigim yilarim icin ve birkez olsun gercegi bulamadigim icin neleri kaybetmistim ... Senin son sozlerin benim yeniden dogusun isigim olmustu.... Gozlerimde gordugun o huzun benim gecmisimdi.... Gulmeyen yuzum sevilmeyen yuregimdi ...Daha sida acilarim ve yanlizligim..... Gizlenmisti o bugulu gozlerin ardina ..
Bunlari seni o kicasik sozlerinle ifade ederken oysa beni ne kadar da az taniyordun.. ama sanki benimle birlikte o acilari sende yasamiscasina anlatisin beni istemesemde hayretlere dusurmustu .... Senin yureginden dokulen sozcukler beni yeni bir hayala ve o masmavi yolculuklara yelken acmamin zamanin geldigini soylemisti....Ozgurce dusunmeden bana sundugun o kalbi son suza kadar uzatigin ellirini tutmamak icin oysa nelerimi vermezdimki
Imkanlarim sinirli yollarim uzak gecit vermeyen daglarim coktu ...
Sende butun masumiyetinle ve yureginle bana actigin o muhtesem yoldan sana gelmemi istiyordun ...
Senin dunyana senin sevdana senin yuregine ve senin gozlerine ..
Belkide benim yerimde bir baskasi olsa senin uzatigin o gulu alip hic dusunmeden kosabilirdi senin kolarina ...
Oysa benim icin sanki bu bir mucize gibi birseydi .... hayaldi belkide ruyaydi .....
Nasir turmus yuregim kaybolusum huzunlerim korkularim sana ellerimi uzatmama izin vermiyordu ...
Korkuyordum ...
Oylesine korkuyordumki birkez daha yikilmaktan birkez daha yanilmaktan ve birkez daha yasarken olmekten.....
Korkularimi alabilirmisin ...
Bana beni verebilirmisin?
Bana o son sozcuklerin dogrulugunu istap edebilirmisin ..
Beni gercekten yureginle sarabilirmisin ...
Bir yemin gibi bir ask gibi ve en buyuk sevdala rgibi sonsuza kadar benimle olabilirmisin .
Geldigim yolar kis karli soguk gecelerim ayaz gunduzlerim karanlik ve yuregim yarali
Beni ben oldugum icin seve bilirmisin..
Kimse Bilemez Yüregimi Kimse Giremez Benim Deli dolu Bedenime Gizemliyim Her Satırda Her Sözde Yürek İster Beni Sevmek Kendinden Vermeli Beni Seven....
son satirlar son kelimeler bazen ne cok seyler anlatirmis meger ..Bazen bir baslangictir bazende buyuk sonlardir ...
Son sozcukler her zaman ...
senin son sozlerini dusunurken ardindan aslinda ne cok seyler anlatmistin o kisacik kelimelere neler sigdirmistin ... Yureginin icinde neler oldugunu o buyulu sozlerin ardinda binlerce kitap olsa binlerce yazari olsa yine bukadar gercek anlatamazdi
Bir kucuk yurege sigan o kocam sevdanim agirligini ve bu sevdanin agirligindan hic ama hic sikayet etmeden ve sevgiyle neseyle gulumsemeyle tasiyabilen o yuregine hayran olmamak mumkunmu acaba ...
Son cumlelerin beni olmadik duygular diyarina hatta bilinmezlere tasirken gozlerimden birdamlayasin aktigini gecte olsa fark etmistim ....
Belkide hayatim boyunce duymak istedigim o sozcuklerin her harfi her satiri yuregime ince bir namenin tatli sadese gibi geliyordu ..
Seni dinlerken soyle dusunuyordum ...Necok sey kaybetmisim hayatan neleri avuclarimin icin den yok olusunu senelerce uzaktan izlemisim .... Nelerden odun vermisin... Degmeyen insanlar icin kendimi feda etmisim bir hara beye cavirmisim...Ve kendime isyan etim kaybetiklerim icin geride biraktigim yilarim icin ve birkez olsun gercegi bulamadigim icin neleri kaybetmistim ... Senin son sozlerin benim yeniden dogusun isigim olmustu.... Gozlerimde gordugun o huzun benim gecmisimdi.... Gulmeyen yuzum sevilmeyen yuregimdi ...Daha sida acilarim ve yanlizligim..... Gizlenmisti o bugulu gozlerin ardina ..
Bunlari seni o kicasik sozlerinle ifade ederken oysa beni ne kadar da az taniyordun.. ama sanki benimle birlikte o acilari sende yasamiscasina anlatisin beni istemesemde hayretlere dusurmustu .... Senin yureginden dokulen sozcukler beni yeni bir hayala ve o masmavi yolculuklara yelken acmamin zamanin geldigini soylemisti....Ozgurce dusunmeden bana sundugun o kalbi son suza kadar uzatigin ellirini tutmamak icin oysa nelerimi vermezdimki
Imkanlarim sinirli yollarim uzak gecit vermeyen daglarim coktu ...
Sende butun masumiyetinle ve yureginle bana actigin o muhtesem yoldan sana gelmemi istiyordun ...
Senin dunyana senin sevdana senin yuregine ve senin gozlerine ..
Belkide benim yerimde bir baskasi olsa senin uzatigin o gulu alip hic dusunmeden kosabilirdi senin kolarina ...
Oysa benim icin sanki bu bir mucize gibi birseydi .... hayaldi belkide ruyaydi .....
Nasir turmus yuregim kaybolusum huzunlerim korkularim sana ellerimi uzatmama izin vermiyordu ...
Korkuyordum ...
Oylesine korkuyordumki birkez daha yikilmaktan birkez daha yanilmaktan ve birkez daha yasarken olmekten.....
Korkularimi alabilirmisin ...
Bana beni verebilirmisin?
Bana o son sozcuklerin dogrulugunu istap edebilirmisin ..
Beni gercekten yureginle sarabilirmisin ...
Bir yemin gibi bir ask gibi ve en buyuk sevdala rgibi sonsuza kadar benimle olabilirmisin .
Geldigim yolar kis karli soguk gecelerim ayaz gunduzlerim karanlik ve yuregim yarali
Beni ben oldugum icin seve bilirmisin..
2
Hani insanlar deniz aşırı seferlere çıkarlar ya
Benim seferimse sana bu son yolculukta.
Yüreğim bir güvercin gibi titrek
Hasret prangasına vurulmuş bir aşk mahkûmu.
Ve ben hayal denizinde yüzerken rotasını kaybetmiş
Bir mülteci yüreğin esiriyim
Dalgaların bozguna uğrattığı
Ve fırtınalı bir denizin vurduğu bir divane gemiyim.
Ve her vuruş da bedenimde açılan derin yaralar var
Aldırmadığım bu yaralarımdan sızan kanlar
Sana olan tutkumun tetikleyicisi mi?
Yoksa divaneliğimin safça bir tutkusu mu bu kölesi ye bağlanış?
Senin ASİ güzelliğine benzettiğim
Ve onunla senin uğrunda savaştığım biri var.
Ve bu denizin üzerine senin ismini yazıyor ve hala seni arıyorum
Gece karanlığını çok seviyorum hani ay gökte dolunay olur ya
Ve kapkara karanlık onu çevreler ya
Tıpkı senin bir çift siyah gözlerin gibi
İşte sevincim özlemle beklediğim, seni bana getiren
Zaman dilimi olduğu için geceyi çok seviyorum
Dedim ya ben kalbi yarlı gözü yaşlı bir gemiyim
Yıllarca seyyahlara sordum dedim ki "aşk ülkesi nerdedir? "
Dediler ki "daha çok hasret yükü çekmen gerekir
Hani sen başını göğsüme koyardın da
Ben saçlarının kokusunu içime çekerdim
Anladım ki ne içime çektiğim kokundu
Nede başını koyduğun göğüsüm
Ne öptüğüm dudaklarındı
Nede okşadığım saçlarındı
Ruhunu çekmişim içime kokun diye
Kaskatı kalbim yumuşasında
Bağrım başına layık olsun diye
Başını koymuşum göğsüme
Yüreğimin haykırışlarını duy diye
Saçlarını okşamıştım
Bende bir ömür izi kalsın diye
Sana şiir yazmayı hiç istemezdim
Ben hep gidenlere yazardım şiirleri
Ve korkardım sende onlardan olacaksın diye
Hala da istemiyorum ya
Sana içimi dökmem lazımdı
Fakat gözlerine bakıpta anlatamam
O kadar güvenemiyorum kendime
Yazıyorum işte
Birazda sen şiirleri seviyorsun diye
Şöyle dönüp bakınca geriye
Hep hayallerimi giydirmişim birilerine
Ama sen sanki rüyalarımdan kaçmış
Başını göğsüme koymuşsun
Hiç birşey giydirememişim sana
Çünkü sen bendin
Ve öyle sinmişsinki içime
Bu ruh bedenimin değil artık
Soracaksın peki niye elini taşın altına koymadın?
Aslında elim hep oradaydı ama sen hiç göremedin!
Çok iyi bilirim birine inanmadan bir sevgiyi yaşamayı da
Bunu sana öğretmeyi göze alamazdım
Aslında birazda bencillik ettim
Çünkü daha hafif böylesi bir işkence
Tanıdığım en güzel insana bunu yapamaktansa
Bir daha bulamıyacağım birşeyleri kaybetmek daha kolay geldi bana
Bugünse bilmeni istediğim tek bir şey var
Oda eğer kokunsa içime çektiğim
O hala benimle
Ve bir umuda tutunmuş yüreğim
Belki bir gün diye
Hiç bir zaman inanmam
Başka bir yerde daha mutluyum deme
Bir gün bu umuda sahip çıkamasam bile
Bilki yinede seni bulamamışımdır
Birgün bir araya gelemesekde
Başka yerlerde gezinsikte
Yinede unutmanı sidiremem içime
Çünkü hayatımdaki en saf varlıksın sen
En acı olan ise
Giden sen değildin
Seni kaybeden bendim aslında
Bir iz bırak bana bir koku
Bir gün seni bulabilme umudu
Hep ben derdim ya bana aşıksın diye
Adını sen koy, peki bu bendeki ne ?
" DünYaDa Hiç KimSeYe GüVenMe CünKü BeYaZ GüLüN BiLe GöLGeSi SiYahTir."
Bilmelisin ki... 



Duvarda asılı diplomalar insani insan yapmaya yetmez.
Bilmelisin ki...
Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa, anlam yükü o kadar azalır.
Bilmelisin ki...
Karşındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında çizginin nereden geçtiğini bulmak zor.
Bilmelisin ki...
Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez. Gerçek aşkların da!
Bilmelisin ki...
Tecrübenin kaç yaşgünü partisi yaşadığınızla ilgisi yok, ne tür deneyimler yaşadığınızla var.
Bilmelisin ki...
Aile hep insanın yanında olmuyor. Akrabanız olmayan insanlardan ilgi, sevgi ve güven öğrenebiliyorsunuz.
Aile her zaman biyolojik değil.
Bilmelisin ki...
Ne kadar yakın olursa olsunlar en iyi arkadaşlar da ara sıra üzebilir. Onları affetmek gerekir.
Bilmelisin ki...
Bazen başkalarını affetmek yetmiyor. Bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor.
Bilmelisin ki...
Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın dünya sizin için dönmesini durdurmuyor.
Bilmelisin ki...
Şartlar ve olaylar, kim olduğumuzu etkilemiş olabilir. Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz
Bilmelisin ki...
İki kişi münakaşa ediyorsa, bu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez. Etmemeleri de sevdikleri anlamına gelmez.
Bilmelisin ki...
Her problem kendi içinde bir firsat saklar. Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır.
Bilmelisin ki...
Sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun yıllar sürüyor.