| Ben
soğuk savaş yıllarında bir Rus bilim adamının
insan-şempanze melezi elde etmek için yaptığı deneyleri
anlatan bir belgesel izlemiştim. Sanırım 1920’li yıllarda Rus biyoloji doktoru İlya İvanov bu konuyla uğraşmıştı. Konu Karanlık Bilim adlı bir belgesel serisinde yer almıştı. Amaç şempanze kadar dayanıklı, insan gibi zeki yeni bir savaşçı tür elde etmekti. Bilim adamı gönülü erkek bulmakta hiç zorlanmamıştı. Kadınların deneylerde gönüllü olması için deneklerin devrimci ruhuna güvenmek gerekmişti. Sonuç: Deneyler başarısız olmuştu. Deneyleri destekleyen politik liderler bir süre sonra desteğini çekmişti. Ödenekleri ve imkanları tükenen bilim adamı kaybolup gitmişti. Muhtemelen Doktor Moro’nun adası adlı film tamamıyla bu olay üzerine kurgulanmıştı. Deneylerin başarısız olmasının nedeni TÜR BARİYERİ dediğimiz bir olgu. Bazı çok yakın akraba türlerde TÜR BARİYERİ yeteri kadar sağlam olmadığından türler arası çiftleşme olur. Aslan, kaplan, panter ve benzeri kedilerin böylesi çiftleşmeleri başarılı olmuştur. Saygılar. Oraj POYRAZ L2fSIJNoA0xfSNxA |
Stalin, maymundan ‘süper asker'
yaratmak istemiş Nerdun HACIOĞLU/MOSKOVA Josef Stalin'in Rusya'daki akla hayale gelmeyecek tuhaf projelerinden biri daha gün ışığına çıktı. Moskovski Novosti ile Moskovski Komsomolets gazeteleri, 80 yıl öncesi yapılan ‘maymun ve insandan süper asker yaratma' deneylerini yazdı. İki gazeteye göre, 1920 yılında Rus biyoloji doktoru İlya İvanov, Stalin'e hayvan-insan karışımından süper asker yaratılabileceğini söyledi. Kırım'da Karadeniz kıyısında ‘Askaniye Nova' adlı gizli araştırma merkezi kuruldu. Fransa deneyleri haber alınca İvanov'a Fransız kolonisi Yeni Gine'de araştırma merkezi kurma izni verdi. İNSAN VE ŞEMPANZE Projenin en ilginç safhası, şempanze ile insanın çiftleşmesi oldu. Birbirine yakın türlerin aralarında yeni nesil verebileceğine inanan İvanov, hedefe en süratli şempanze ile insanı birleştirerek erişebileceğini düşünüyordu. Maymun ve insanlarda farklı kromozom yapısı bulunduğunu 1926 yılında henüz bilmeyen çılgın doktor, Afrikalı kadınlara bilgileri dışında maymun spermiyle hamile bırakma deneylerine başladı. Rus doktorun Afrika'daki çalışmaları, ABD ile başka ülkelere de yayılınca laboratuvar, gemilerle yeniden Abhazya Özerk Cumhuriyeti'ne taşındı. Çalışmaları, 1930 yılına kadar başarısız bir şekilde sürdürüldü. Dr. İvanov, Stalin'in gizli polisi NKVD tarafından tutuklanarak 1932 yılında gönderildiği Sibirya kampında öldü. http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=3681578&tarih=2005-12-21 |
Evrimsel süreçte çeşitli izolasyon
mekanizmaları (zamansal, coğrafi, gametik, mekanik ve
davranışsal olmak üzere 5 kategoride incelenebilir), aynı
türden bireylerden oluşan popülasyonları 2 veya daha fazla
gruba bölebilir.
Bu izolasyonlar, farklı seçilim baskıları ve iç melezlenmeler
sonucunda birbirinden giderek farklılaşan 2 veya daha fazla
grubun oluşması demektir.
İşte türleşme, bu farklılıkların
nesiller boyu birikmesiyle oluşur.
Bu gruplar birbirinden o kadar farklılaşır ki, artık onları
aynı gruba koymak mümkün olmaz.
Türleşmenin tamamlandığını* (veya artık bariz türlerin
evrimleştiğini), genellikle söz konusu canlı gruplarının
birbiriyle çiftleşemeyecek kadar farklılaşmasından anlarız.
Çiftleşme, türleşmenin tek kriteri değildir ve modern
zamanlarda moleküler genetiğin verileri daha güçlü bilgiler
sunar.
Ancak yine de artık çiftleşemeyecek kadar farklılaşmak,
türleşmeyi gözlemek için başvurulan en güçlü ve en kolay
yollardan birisidir.
Fakat dediğimiz gibi, türleşmenin
tek göstergesi çiftleşebilmek değildir ve kimi zaman, genetik,
morfolojik, davranışsal, vb.
açılardan bariz bir şekilde farklılaşmış, dolayısıyla
türleşmenin tamamlandığı* türler, halen birbirleriyle
çiftleşebilirler.
Türleşmeyle ilgili yazı
dizimizde açıkladığımız gibi, bu yavrular her zaman
verimli ya da hayatta kalabilir değildir.
Fakat yine de, eğer ki üreme organları, sperm/yumurta yapısı,
kromozom sayısı gibi nitelikler aşırı miktarda değişmediyse,
yavru üretmek mümkün olabilir.
Buna rağmen, bu canlılar birbirlerinden o kadar
farklılaşmıştır ki, vahşi hayatta bir arada bulunsalar bile
çiftleşmeyi tercih etmezler.
Fakat laboratuvar koşullarında veya koruma altındayken bu
yavrular elde edilebilir.
Türleşme ve farklı türlerin
çiftleşmesine yönelik en güzel örneklerinden birini insan (Homo
sapiens), şempanze (Pan troglodytes) ve bonobo (Pan
paniscus) türlerinde görmekteyiz.
6-7 milyon yıl kadar önce yaşamış olan Orrorin tugenensis
türü
(veya onunla çok yakın akraba bir başka tür), saydığımız bu 3
türün ve o türler evrimleşene kadar var olup yok olan tüm ara
basamak türlerin ortak atasıdır.
Bu canlının popülasyonu, farklı evrimsel izolasyonlar
nedeniyle birçok alt dala ayrılmış, birçok yeni tür
evrimleşmiş, bu torun türlerin birçoğu yok olmuştur.
Eğer ki Evrim Ağacı'nın bu ortak atadan başlayıp şempanze ve
bonoboya gidecek olan dalını inceleyecek olursak, bu dal
ayrılmadan hemen önce, insana kadar gelecek dalı başlatan ilk
canlı (dış grup), türümüzün en erken atalarından olan Ardipithecus
cinsi olacaktır.
Ondan sonra Australopithecus, Kenyanthropus ve
nihayetinde, günümüzden 2 milyon yıl kadar önce Homo cinsleri
evrimleşmiştir.
Sadece Homo cinsi içerisinde bile 12 civarında farklı
insan türü evrimleşmiş, bunlardan sadece Homo sapiens günümüze
kadar gelebilmiştir.
Şempanzelere giden kolda da ara türlerden geçildikten sonra, 2
milyon yıl kadar önce şempanzeler ve bonobolar birbirinden
ayrılmışlardır.
Bu türleşmeye, Kongo Nehri'nin yatağında meydana gelen ciddi
bir değişim sonucu, şempanze ve bonobo popülasyonlarının ortak
atasının popülasyonunun birçok alt gruba ayrılmasının neden
olduğu düşünülmektedir.
Yani insanların şempanze ve
bonobolardan ayrımı çok daha önce, 6 milyon yıl önceki bir
ortak ataya dayanır.
Şempanze ve bonobonunki ise çok daha yakın, 2 milyon yıl önce
yaşamış bir türe dayanır.
Bu nedenle şempanze ve bonobonun birbirine yakınlığı, bu
ikisinden herhangi birinin insana olan yakınlığından çok daha
fazladır.
Ki bunu, üreme kapasitesinde de görebiliriz:
Her ne kadar bilinen, resmi bir
araştırma olmasa da, insan ile ne şempanzenin, ne de bonobonun
çiftleşemediği düşünülmektedir.
Çünkü en basitinden, insanda 46, şempanze ve bonoboda ise 48
kromozom vardır.
Tıpkı at ve eşekte olduğu gibi, insan ile şempanze/bonobo
çiftleşmesinden doğacak canlı da tek sayılı kromozoma sahip
olabilecektir.
Çünkü insan sperm/yumurtası 23 kromozom, şempanze/bonobo
sperm/yumurtası 24 kromozom taşıyacaktır.
Bunların birleşimi, 47 kromozom verir.
Bu, canlının yaşayamayacağı anlamına gelmese de, verimli
döller verebilmesini çoğu zaman imkansız hale getirmektedir.
Ancak ve ancak çok sayıda 47 kromozomlu olarak bir arada
bulunursa ve sperm/yumurta üretiminde sıkıntı olmazsa, kimi
zaman bu sperm ve yumurtalar 23 veya 24 kromozomlu
olabilmektedir ve böylece iki melez birbiriyle çiftleşip
verimli döller verebilecek şekilde çift sayılı kromozomlu
bireylerin doğmasına neden olabilmektedir.
Kimi zaman da melezler, kendilerini oluşturan atalarla (bu
örnekte insan veya şempanze/bonobo ile) çiftleşerek de verimli
döller verebilmektedir.
Fakat bunlar, oldukça nadir görülen durumlardır.
Çoğu zaman kısırlığa neden olsa da, benzer verimli döllere,
at-eşek-katır durumunda da rastlamaktayız.
Şempanze ile bonoboda ise durum
farklıdır.
1979 senesinde Fransa'daki bir sirk yöneticisi erkek şempanze
olduğunu sandığı bir hayvan satın aldı; ancak aslında erkek
bir bonoboydu.
Bu bonobo, sirkteki 2 dişi şempanze ile çiftleşti.
Bu çiftleşmelerden 1991-2000 yılları arasında 7 yavru doğdu.
Bunların hepsi de, sağlıklı bir şekilde hayatta kaldı.
Dolayısıyla böyle bir melezin mümkün olabileceğini biliyoruz.
Fakat bu tür bir meleze doğal ortamda hiçbir zaman
rastlanmamıştır.
Çünkü doğada türler, kendi türlerinden bireylerle çiftleşmeyi
tercih ederler.
Nasıl ki (neredeyse hiçbir zaman) bir aslanla çiftleşmeye
yönelik bir dürtüyü içimizde hissetmiyorsak, şempanzeler de
bir bonobo ile çiftleşmeyi istememektedirler.
Buna neden olan, türlerin kendi türünden bireylere yönelmesini
kontrol eden genlerin güçlü bir seçilim baskısı altında
olmasıdır.
Çünkü rastgele herhangi bir türle çiftleşmeye çalışacak bir
birey, üreyemeyeceği ve hatta bunu denerken muhtemelen öleceği
için popülasyondan hemen elenir.
Şempanzeler ile bonoboların vahşi
yaşamda çiftleşememesinin bir diğer nedeni ise, sözünü
ettiğimiz gibi Kongo Nehri'nin akışındaki değişim sonucu bir
türün nehrin bir tarafında, diğerinin diğer tarafında kalarak
bu bölgelerde evrimleşmesidir.
İki tür de sudan korkarlar ve yüzme bilmezler.
Bu yüzden birbirleriyle neredeyse asla temas kuramazlar (ki 2
milyon yıldır aralarında bulunan izolasyon budur).
Ayrıca Kongo Nehri, bol miktarda timsahla kaplıdır, bu sebeple
yüzmeye meyilli olanlar bile karşı tarafa ulaşmayı pek
beceremez.
* Türleşme aslında "tamamlanan"
veya sıklıkla "matematiksel olarak ölçülebilen"
bir şey değildir.
Artık tek bir tür yerine, iki veya daha fazla türden
bahsedebileceğimiz kadar türleşme/evrim sürecinin ileri
evrelerinden bahsetmek için bu şekilde kullanılır.
Hazırlayan: ÇMB (Evrim Ağacı)
Görsel: Şempanze, bonobo,
insan.
Kaynak: MacroEvolution
http://www.evrimagaci.org/fotograf/54/6672

| Gecmisin tehlikesi esir
olmakti, gelecegin tehlikesi ise robot olmak. Erich Fromm - Aforizmalar |
| BAKARA - 256 dinde zorlama
yoktur... MUZEMMIL- 19 Suphe yok ki bu (Kur an) bir oguttur. O halde dileyen Rabbine goturen yolu tutsun... MUDESSIR - 54 - 55 Suphesiz ki, gercekten de Kuran bir oguttur. Dileyen ondan ogut alir. |
|
Ummu Seleme anlatiyor: Ben Resulullah in yaninda idim. Yanimda Meymune bint Haris de vardi. O esnada Ibn Ummu Mektum bize dogru geliyordu. (Bu vaka tesetturle emredilmemizden sonra idi) ve yanimiza geldi. Resulullah bize: Ona karsi ortunun. diye emretti. Biz: Ey Allah in Resulu! O, ama ve bizi gormeyen, varligimizi tanimayan bir kimse degil mi? dedik. Bunun uzerine Resulullah: Siz de mi korlersiniz, siz onu gormuyor musunuz? Buyurdu. Ebu Davud, Libas 37, 4112; Tirmizi, Edeb 29, 2779; Kutub-i Sitte, 10.cilt, s.233 |
| Gazze de oruclu
Muslumanlarin basina gokten ates yagarken, biz burada luks
ve israfli iftar ziyafetleri veriyoruz. Bu Ramazan da iman ve Kur an hizmetleri acisindan bosa gecti. Mehmet Sevket Eygi Murtecilerin cok sevdigi ve onemsedigi fikir adami. |
| Yunan kuvvetlerinin ozel
bir toren ve saygi ile karsilanmasi.... Izmir Valisi Kambur Izzettin'in genelgesinden - 26.05.1919 |
| Ermenileri geri cekerek,
Islamlar aleyhindeki zulme nihayet vereceklerini soyleyen
Fransizlarin bu defa birlikte Islam halki katliam
eyledikleri son derece dikkate degerdir. (11 Ocak 1920) K.ATATURK |
| Marx hataliydi. Din insanligin afyonu degildir. Afyon;uyusturucu, hissizlestirici,$ikici seyleri akla getiriyor. Ama din,$iklikla korkunun afrodizyagi,gaddarligin anfetamini olmustur. En iyi oldugu durumda ruhlari ayaga kaldirmis,can kuleleri dikmistir. En kotu oldugu durumdaysa butun uygarliklari mezarliga cevirmistir. PHILLIP ADAMS |
| PEZEVENK . . . . . . Dunya ahvalinden haberi yoktur Sohbeti din ile acar pezevenk Komsusu ac iken kendisi toktur Sanki melek olmus ucar pezevenk . . . . . . Karanlik islerde ziplama ister Evine granit * kaplama ister Dunya mektebinden diploma * ister Insanlik dersinden kacar pezevenk . . . . . . Herkesin kabina cesmesi akmaz Erkek sinekleri hareme sokmaz Fakir komsusunun yuzune bakmaz Selamsiz sabahsiz gecer pezevenk . . . . . . Sanirsin Allah'la akde oturmus Cennete giderken macun goturmus Huriler'i dizip isi bitirmis Simdi gilmanlari secer pezevenk . . . . . . Aydinliga dusman yobazin dolu Hu cekerken sismis agzinda dili Erbabi, ulkede bunlardan dolu Durmadan zehrini sacar pezevenk Asik ERBABI |
| Zaman icinde Filistin in
tamamina yayilacagiz Prof.Dr.Haim Weizmann, Israil Devlet Baskani Yilmaz Dikbas-EFENDI TERORISTLER 0532 233 31 52 |
| Kurmus
oldugum gruba uye olun Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur: Ozgur_Gunde...@yahoogroups.com |
Ayrilmak
isterseniz de : Ozgur_Gundem...@yahoogroups.com |
Grup
Sayfamız
: http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/ |
Arzu
ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz. http://orajpoyraz.blogspot.com/ |