Cumhuriyet Tarihi Yalanları [Sinan Meydan]

43 views
Skip to first unread message

Kemal Simsek

unread,
Oct 9, 2010, 4:42:42 AM10/9/10
to aydinlik-gelecek-hareketi, Sinanm...@mynet.com


Cumhuriyet Tarihi Yalanları

Sinan Meydan

· İnkılap Kitabevi
· Basım Tarihi : 10 - 2010
· ISBN : 9789751030542
· Sayfa Sayısı : 528
· Etiket Fiyatı : 23.00 TL







Cumhuriyet Tarihi Yalanları

Cumhuriyet tarihi yalancılarına belgelerle MEYDAN okuma!

Elinizdeki kitap, “Resmi tarih yalan söylüyor!...” diyerek Cumhuriyet tarihine ve Atatürk'e saldırmanın moda haline geldiği bu günlerde, tarihsel belge ve bilgilerle “gerçekte kimin neden ve nasıl yalan söylediğini” gözler önüne sermek için kaleme alınmıştır. İşte kitapta belgelerle cevap verilen Cumhuriyet tarihi yalanlarından bazıları:

Kurtuluş Savaşı'nın başlamasında Atatürk'ün herhangi bir etkisi yoktur! 
Atatürk Kurtuluş Savaşı'na sonradan katılmıştır!
Vahdettin hain değil kahramandır!
Kurtuluş Savaşı önemsizdir!
Kurtuluş Savaşı antiemperyalist bir mücadele değildir! 
İngilizlerle savaşılmamıştır!
Güney Anadolu'nun kurtarılmasında Atatürk'ün hiçbir etkisi yoktur!
Çerkez Ethem hain değil kahramandır!
İnönü Savaşı olmamıştır, sonradan uydurulmuştur!
Yazı ve dil devrimi Türkiye'yi tarihinden koparmış, insanları bir gecede cahil bırakmıştır!


Türkiye'nin içeriden ve dışarıdan emperyalist bir kuşatmayla çevrildiği bu günlerde Cumhuriyet tarihi yalanlarını öğrenmek ve bu yalanlara belgelerle cevap vermek çok büyük bir önem taşımaktadır.

Amacım, Atatürk'ün “Tarih yazmak tarih yapmak kadar mühimdir (önemlidir); yazan yapana sadık (bağlı) kalmazsa değişmeyen hakikat (gerçek) insanlığı şaşırtan bir hal alır” sözü doğrultusunda, “tarih yapana” sadık kalmayan “tarih yazanları” göstermek ve böylece “değişmeyen gerçeğin insanlığı şaşırtan bir hal almasını” engellemektir. Dileğim, bu kitabın, yalancının mumunu söndürüp gerçeğin aydınlığına çıkmak isteyenlere biraz olsun kılavuzluk etmesidir.

Değişik kaygılarla ”Cumhuriyet tarihini çarpıtan; Mevlanzade Rıfat, Rıza Nur, Said-i Nursi, Kazım Karabekir, Necip Fazıl Kısakürek, Nihal Atsız, Kadir Mısıroğlu, Sevan Nişanyan, Yalçın Küçük, Fikret Başkaya, İdris Küçükömer, Eric Jan Zürcher, Mehmet Altan, Burhan Bozgeyik, Mustafa Müftüoğlu, Cemal Kutay, Emre Aköz, Atilla Yayla, Halil Berktay, Taner Akçam, Cemil Koçak, Mümtazer Türköne, Engin Ardıç, Mustafa Armağan, Abdurrahman Dilipak v.b. isimlere belgelerle MEYDAN okuyoruz…



09 Ekim 2010 11:10 tarihinde Kemal Simsek <kemalsi...@gmail.com> yazdı:

 

 

 Sinan MEYDAN    

  
http://www.sinanmeydancom.tr.gg/ANA-SAYFA.htm

1975 yılında Artvin Şavşat'ta doğdu. İlk ve Ortaöğrenimini Şavşat’ta tamamladı. 1997 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nü bitirdi. İ.Ü.Sosyalbilimler Enstitüsü Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Anabilim Dalı 'nda master yaptı. Bu sırada İ.Ü. Türkiye Cumhuriyeti Anabilim Dalı'ndaki "cemaatçi yapılanmayı" farketti; buna karşı direniş gösterdiği için üniversiteyle bağlantısı kesildi. (2006).
"Vatani görevini" Ankara'da, Türk Hava Kuvvetleri’nde tamamladı. 
1997′den beri Eski Türk Tarihi, Atatürk ve Cumhuriyet Tarihi üzerine araştırmalar yapmaktadır. Bir süre tarih öğretmenliği de yapan Sinan Meydan, şimdilerde bir taraftan tarih araştırmalarına devam ederken diğer taraftan BÜTÜN DÜNYA DERGİSİ'nde, ODA TV, İLKKURŞUN, GÜNCELMEYDAN, HAKİMİYET-İ MİLLİYE gibi internet sitelerinde yazmaktadır. 
Sinan Meydan, yaklaşık 13 yıldır özellikle Atatürk’ün "tarih ve dil çalışmalarının" izini sürerek  ATATÜRK'ÜN DÜŞÜNCE ZENGİNLİKLERİNİ ve saklı kalmış "Ön-Türk tarihini "açığa çıkarmaya çalışmaktadır. 
Çok sayıda tv programına konuk olan Sinan Meydan, ülke genelinde "Atatürk" konulu çok sayıda söyleşi yapmış ve konferans vermiştir.
Atatürk ve din konusundaki en kapsamlı çalışmalardan biri (BİR ÖMRÜN ÖTEKİ HİKAYESİ, ATATÜRK İLE ALLAH ARASINDA) adıyla Sinan Meydan’a aittir. 
      

Yayımlanmış Kitapları


· İnkılap Kitabevi
· Basım Tarihi : 04 - 2009
· ISBN : 9789751028143
· Sayfa Sayısı : 1168

'Atatürk ve din' konusundaki en kapsamlı çalışma 'Atatürk ile Allah Arasında', Atatürk ve Din konusunda akla gelen tüm sorulara yanıt vermeye çalışan, Atatürk'ün düşünsel gelişimini ve değişimini hazırlayan tüm etkenleri doğumundan ölümüne kadar ayrıntılı olarak inceleyen çok kapsamlı bir çalışmadır.

Atatürk ve din konusundaki tabular yıkılıyor… Bu kitap, Atatürk'ün pek bilinmeyen hayat hikâyesini, bu hikâyede gizli kalmış 'Allah ve Din' algısını, dağılma dönemini yaşayan Osmanlı Devleti'nin değişim sancılarıyla birlikte ele alan, Türkiye'nin 200 yıllık modernleşme tarihinin de bir bilançosudur.

• Atatürk'ün İslami bilgilerinin açıklanmamış kaynakları nelerdir?
• Atatürk'ün materyalizm, pozitivizm, sosyalizm ve Darvinizmle nasıl bir ilişkisi vardır?
• Atatürk'ün Alevilik ve Mevlevilikle bağlantısı nedir?
• Atatürk'ün daha önce yayımlanmamış 'Din ve İslam eleştirileri' nelerdir?
• Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı sırasındaki 'İslam Politikası'nın bilinmeyen özellikleri nelerdir?
• Atatürk devrimi ile Osmanlı modernleşmesi arasında nasıl bir ilişki vardır?
• Atatürk'ün hiç söz edilmeyen 'Dinde Öze Dönüş Projesi' nedir?
• Atatürk'ün manevi dünyasıyla ilgili gizli gerçekler nelerdir?
• Atatürk'ün 'ilk din', 'namaz' ve 'cami' konusundaki bilinmeyen araştırmaları nelerdir?
• Atatürk'e yönelik 'dinsiz' suçlamalarının kaynakları ve gerçekler nelerdir?
Ve daha pek çok sorunun yanıtı 'Atatürk ile Allah Arasında' da.
'Atatürk konusunda yazılmış en güzel kitaplardan biri…'
Prof. Dr. Yaşar Nuri ÖZTÜRK

 

 



· İnkılap Kitabevi
· Basım Tarihi : 01 - 2009
· ISBN : 9789751028006

Her şey 1930'lu yıllarda Atatürk'ün ileri sürdüğü Türk Tarih Tezi'yle başladı. Atatürk, 1932'den sonra Türk Tarih Tezi'nin kayıp parçasının peşine düştü. Türklerin Orta Asya'dan önceki ilk yurtlarını arıyordu. Bu amaçla 1934 yılında Tahsin Bey'i Meksika Büyükelçiliği'ne atadı. Tahsin Bey'in gizli görevi Türklerle eski Amerikan halkları arasındaki ilişkiyi araştırmaktı. Tahsin Bey, Meksika'daki araştırmalarının sonucunda şaşırtıcı bir bilgiyle karşılaştı. Bu bilgiye göre Türkler, MÖ 12.000'lerde bir doğal afet sonunda Pasifik Okyanusu'nda sulara gömülen Kayıp Kıta 

Mu'dan Orta Asya'ya göç etmişlerdi.
Atatürk Kayıp Kıta Mu'da ne aradı?
Tahsin Bey'in Meksika'dan Atatürk'e gönderdiği raporlarda hangi bilgiler vardı?
Atatürk, J. Churchward'ın Mu konulu kitaplarını neden Türkçeye tercüme ettirdi?
Atatürk, Tahsin Bey'in bazı raporlarını neden eleştirdi?
Kayıp Kıta Mu nasıl bir yerdi?
Türkçe ile eski Amerikan halklarının dilleri arasındaki şaşırtıcı benzerlikler neyin işaretiydi?


Ve daha pek çok bilinmeyenin yanıtını Atatürk ve Kayıp Kıta Mu’da bulacaksınız. Elinizdeki kitap Atatürk'ün daha önce hiç bilinmeyen bir özelliğini ilk kez tüm boyutlarıyla ortaya koymakta ve Atatürk'ün ömrünün son yıllarındaki büyük arayışına ışık tutmaktadır. Bu kitapta okuyacaklarınız sizi hem çok şaşırtacak, hem çok düşündürecek, hem de Atatürk'le ilgili bilgilerinize çok özgün katkılar yapacaktır. Atatürk, Türklerin Orta Asya'ya gelmeden önce Mu kıtasında yaşadıklarına çok emin bir şekilde inanırdı, ama bu konudaki yoğun araştırmaları 1938'de son nefesini vermesiyle bitiverdi. Atatürk'ün Kütüphanecisi Nuri Ulusu

· İnkılap Kitabevi
· Basım Tarihi : 11 - 2008
· ISBN : 9789751027764

UYGARLIK TARİHİNİN SAKLANAN GERÇEKLERİYLE VE ATATÜRK'ÜN BÜYÜK ARAYIŞIYLA YÜZLEŞMEYE HAZIR MISINIZ? 1936 Türkiye-Ankara: Atatürk, J.Churchward'ın 50 yıllık araştırmalarına dayanan Kayıp Kıta Mu kuramının izini sürmeye başladı. 

Churchward, Mayalar, Mısırlılar, Sümerler ve Uygur Türklerinin MÖ 12.000'lerde bir doğal afet sonunda Pasifik Okyanusu'nda sulara gömülen Mu kıtasından dünyaya yayıldıklarını iddia ediyordu. Atatürk, yaklaşık 3 yıl süren araştırmaları sonunda, ölmeden önce, Türklerin Orta Asya'dan önceki anavatanlarının Mu kıtası olabileceğini düşünmeye başlamıştı... 

Atatürk'ün ölümünden sonra bu çalışmaları kamuoyundan saklandı!1986 Japonya-Okinava: Yerel bir dalgıç Japonya'nın Okinava Adası yakınlarındaki Yonaguni'nin açıklarında hiç beklemediği bir görüntüyle karşılaştı. Suyun metrelerce altında, dipte, derinlere doğru alçalan basamaklarıyla garip bir antik kalıntı uzanıyordu önünde. 

Önce göz yanılması sandı, basamaklara yaklaşıp inceledi. Yapının çevresini dolaştıkça şaşkınlığı daha da artıyordu. Çok eski bir zamandan beri suyun altında yattığı belli olan bu basamaklı yapı düzenli kıvrımlara ve son derece hassas açılara sahip bir piramitti... Bilim dünyası şaşkındı... Yonaguni-Okinava kalıntıları günümüzden 10.000 yıl önce Pasifik'te sulara gömülmüş bir batık uygarlığa aitti...


  

· Truva Yayınları
· Basım Tarihi : 03 - 2006
· ISBN : 9944-975-06-0

Bir aşk Truva'yı yıkıma nasıl götürdü? - Truva Savaşı'nı anlatan Homeros'un Sümerlerle ve Türklerle olan şaşırtıcı ilişkisi neydi? - Truva'nın kökleri hangi kayıp uygarlıklara dayanıyordu? Atlantis'e mi Mu'ya mı? - Atlantis, Girit ve Truva'yı Orta Asya'ya bağlayan neydi? - Truva Savaşı tarihin ilk medeniyetler çatışması mıydı? - Truva Savaşı'yla Çanakkale Savaşı arasındaki düşündürücü benzerlikler nelerdi? - Batı neden Truva'ya sahip çıktı? - Hitler hangi Truva bulgusuna sahip çıktı? Nazi liderin gizli amacı neydi? - Truva'dan İtalya'ya göç ettikleri düşünülen Etrüskler Türk müydü? - Atatürk ve Fatih Truva'nın intikamını nasıl aldı? - TRUVALILAR TÜRK MÜYDÜ? Ve daha pek çok sorunun yanıtını Son Truvalılar'da bulacaksınız? Atatürk, Büyük Taarruz'dan sonra 1922 yılında, kan ve barut kokuları arasında, yanındaki bir subayın da duyabileceği biçimde Truva'nın intikamını aldım demişti. Fatih Sultan Mehmet de İstanbul'un fethinden sonra Truva'ya giderek Truvalı kahramanların anısına kurban kesmişti. O gün genç padişahın dudakları arasından şu sözler dökülmüştü: Truvalıların öcünü aldım. Son Truvalıların çıkış noktası, iki büyük devlet adamının Truva hakkında söyledikleri iddia edilen bu sözlerdir. Son Truvalılar tarihin derinliklerinde Truvalılarla Türkler arasındaki ilişkinin izlerini sürmektedir. Son Truvalılarda bugüne kadar duymadığınız öteki tarihle karşılaşacak ve çok şaşıracaksınız. Son Truvalılarda: - Homeros'un İlyada ve Odessa destanlarının kaynakları Doğu'da aranmakta, - Kayıp uygarlıklarla Truva arasındaki bilinmeyen ilişkiler açıklanmakta, - Truva Savaşı'nın tarihin ilk medeniyetler çatışması olduğu ileri sürülmekte, - Truva Savaşı ile Çanakkale Savaşı arasındaki düşündürücü benzerlikler ortaya konmakta. - Batı'nın bir zamanlar neden Truva'ya sahip çıktığı açıklanmakta, - Truvalılarla akraba olduklarına inanılan Roma'nın kurucusu Etrüsklerin Türk kökenli olduklarını ileri sürülmekte ve TRUVALILAR TÜRK MÜYDÜ? sorusuna son bulgular ışığında yanıt verilmektedir. Köklü uygarlığımızın derinliğini ortaya koyan SON TRUVALILAR tarihe bakışınızı değiştirecek özgün ve bilimsel bir çalışmadır...

 

 

· İnkılap Kitabevi
· Basım Tarihi : 02 - 2010

• ISBN : 9789751029218

• Sayfa Sayısı : 248

 

“Kurtuluş Savaşı'nda Fenerbahçe ve Atatürk” 

Futbolu yasaklayan Osmanlı Padişahı kimdir? 
İttihat ve Terakki'nin futbol merakının ve Fenerbahçe “sevdasının” arkasında ne vardır? 
Osmanlı dönemindeki Fenerbahçe-Galatasaray derbilerinin bilinmeyenleri nelerdir? 
Atatürk'ün Fenerbahçe'yi ziyaretinin “gizli amacı” nedir? 
Fenerbahçe'nin Kuruluş Tüzüğü'ndeki 2. Madde'nin sırrı nedir? 
Fenerbahçe Kurtuluş Savaşı'nda Anadolu'ya nasıl gizlice silah kaçırmıştır? 
Anadolu'ya geçerek Kurtuluş Savaşı'na katılmak isteyen Fenerbahçeli şehzade kimdir? 
İngiliz İşgal Kuvvetleri Komutanı General Harrington, Fenerbahçe'yi neden kapatmıştır? 
Atatürk'ün Büyük Taarruz öncesindeki “futbol planı” nedir? 
Fenerbahçe, Harrington Kupası'nı nasıl kazanmıştır? 
Atatürk futbolla ne kadar ilgilenmiştir? Hiç futbol maçı izlemiş midir? 
Atatürk Altay, Karşıyaka, Galatasaray ve Beşiktaş'la neden ve nasıl ilgilenmiştir? 
Atatürk'ün Fenerbahçeli olduğunun bilinmeyen 12 kanıtı nedir?

 

· İnkılap Kitabevi
· Basım Tarihi : 04 - 2010
· ISBN : 9789751029591
· Sayfa Sayısı : 464

Sarı Paşam, yirminci yüzyılın en büyük lideri Mustafa Kemal Atatürk'ün çocukluğuna, gençliğine, psikolojik ve düşünsel köklerine yapılan derin ve büyülü bir yolculuğun gerçek hikâyesidir. 

1800'lü yılların sonudur... Osmanlı İmparatorluğu, emperyalist bir kuşatmayla çevrilmiştir. İstanbul'da Sultan II. Abdülhamit nefes aldırmayan bir istibdat düzeniyle tüm dizginleri ele geçirmeye çalışmaktadır. Selanik'te vatansever, özgürlükçü subaylar gizli bir cemiyet kurmuş, ihtilal hazırlığı yapmaktadırlar. Jön Türkler Avrupa'da çalışmalarını sürdürmekte, İttihatçı fedailer içeride kan dökmeye devam etmektedirler. 

Mustafa Kemal, bir taraftan geleceğini hazırlarken diğer taraftan vatan ve hürriyet mücadelesi vermekte, bazen de aşk acısıyla yanmaktadır. 

Bu kitap sizi geçmişte bir yolculuğa çıkaracak: Önce Mustafa Kemal'i tanıyacaksınız bu yolculukta; hiç bilinmeyen özelliklerini öğreneceksiniz; gerçekleşecek çocukluk düşlerine tanık olacaksınız. Onunla Manastır, Selanik, Şam ve İstanbul arasında gidip geleceksiniz. Sonra, Jön Türklerle ve İttihatçılarla tanışacaksınız: Enver, Talat ve Mithat Şükrü'yle Selanik'in arka sokaklarında bir evde yapılan vatan ve hürriyet konulu gizli toplantılara kulak misafiri olacaksınız. Teğmen Atıf ve Yakup Cemil'le silahların gölgesinde çatışmaya girecek, icabında “yarıp çıkacaksınız!” 

Ve sonra Sultan II.Abdülhamit'i tanıyacaksınız; Padişah'ın gizli dünyasının kapılarını ardına kadar aralayacak; duygularını, düşüncelerini, kaygılarını, korkularını, doğrularını ve yanlışlarını öğreneceksiniz. Yıldız Sarayı'nın büyük salonunda Padişah'la diz dize oturup konuşacaksınız!

 

· İnkılap Kitabevi
· Basım Tarihi : 10 - 2009
· ISBN : 978- 975 -10-28785
· Sayfa Sayısı : 536

Cumhuriyet tarihinin şifreleri çözülüyor... Nutuk'taki Atatürk yeniden ete ve kemiğe bürünüyor… Nutuk'un Deşifresi, Atatürk'ü, Kurtuluş Savaşı'nı ve sonrasındaki uluslaşma ve çağdaşlaşma hareketlerini, Nutuk'a dayalı olarak anlatan; Nutuk'un yazılışını, okunuşunu, içeriğini ve bilinmeyen özelliklerini 'açıkça' ortaya koyan ve Atatürk'ün Nutuk'taki değerlendirmelerinin bugünün Türkiye'sine ışık tuttuğunu gösteren 'resmi tarih dışı' bilimsel bir araştırmadır.

• Nutuk nedir, ne değildir? Atatürk, Nutuk'u neden ve nasıl kaleme almıştır?
• Nutuk'un 'Dünya Rekorlar Kitabı'na' girecek çok önemli özelliği nedir?
• Atatürk'ün Nutuk'taki 'devrim stratejisi' ve 'liderlik sırları' nelerdir?
• Nutuk'un gözden kaçan 'iki büyük sırrı' nedir?
• Atatürk'ün 'bağımsızlık ve demokrasi anlayışı' Nutuk'a nasıl yansımıştır?
• Nutuk'taki 'mandacılar' ve 'cumhuriyet düşmanları' kimlerdir?
• Cumhuriyetin ilanı Nutuk'ta nasıl şifrelenmiştir?
• Atatürk'ün 'düşünsel yalnızlığı' Nutuk'a nasıl yansımıştır?
• Atatürk Nutuk'ta kimleri, 'fikir ve ruhlarının kavrama sınırları bitenler' diye adlandırmıştır?
• Atatürk'ün Nutuk'ta, silah arkadaşlarına yönelik 'ağır eleştirileri' nelerdir?
• Atatürk'ten sonra Nutuk'taki bazı bölümler neden 'unutturulmaya' çalışılmıştır?

'İnsan bütün bunları okurken, insan kümelerini ve insan fertlerini avucunun içinde istediği gibi kullanabilen, ölçülmez bir kuvvete sahip bir ruhlar hükümdarının huzurunda bulunduğunu hayraniyet ve tebcil ile duyuyor.' - Yusuf AKÇURA

 

· İnkılap Kitabevi
· Basım Tarihi : 08 - 2010
· ISBN : 9789751030344
· Sayfa Sayısı : 672

Bildiklerinizi unutmaya ve geçmişi “özgürce” yeniden düşünmeye hazır mısınız?

• Atatürk'ün “şaşırtan” tarih bilgisinin “sırrı” nedir?
• Atatürk, Türk Tarih Tezi'ni neden ve nasıl geliştirmiştir?
• Türk Tarih Tezi'nin “gizlenen” kaynakları nelerdir?
• Türk Tarih Tezi, “ırkçı mıdır?” “antidemokratik midir?” “bilim dışı mıdır?”
• Türk Tarih Tezi'yle Atatürk Milliyetçiliği arasında nasıl bir ilişki vardır?
• Orta Asya Türkleri gerçekten de “göçebe” ve “yağmacı” topluluklar mıdır?
• Türkler Anadolu'ya 1071'de mi gelmiştir?
• Hattiler, Hititler, Frigler, Hurriler ve Urartular, Türk müdür?
• Hakkâri Taşları'nın Sırrı Nedir?
• Tarih kitaplarında neden Turukku Devleti ve Turki Krallığı'ndan hiç söz edilmez?
• Sümerler Türk müdür? Bu tezin bilinmeyen kaynakları nelerdir?
• Antik kaynaklarda ve kutsal kitaplarda “Türk” adı geçer mi?
• Emperyalizm, ırkçılık ve Batı merkezli tarih arasında nasıl bir ilişki vardır?
• Atatürk, Batı merkezli tarihe neden ve nasıl başkaldırmıştır?
• Güneş Dil Teorisi'nin bilinmeyenleri nelerdir?
• Atatürk, “kafatası ölçümleri”, “kan grubu” ve “parmak izi” tahlilleri yaptırmış mıdır?
• Mimar Sinan'ın mezarı neden açılmıştır?
• Türk Tarih Tezi, neden ve nasıl ortadan kaldırılmıştır?

Ve daha pek çok sorunun cevabı Atatürk ve Türklerin Saklı Tarihi'nde...
“Türk milleti! Sen Anadolu denilen yurda sonradan gelme değil, ilk
yerleşip medeniyet kuranların çocuklarısın.”
- Mustafa Kemal ATATÜRK


· İnkılap Kitabevi
· Basım Tarihi : 10 - 2009
· ISBN : 978-97510-2883-9
· Sayfa Sayısı : 536

Atatürk'ün 19 Mayıs öncesi kurtuluş hazırlıkları ve planları… Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşı'nın altyapısını, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkmadan çok önce hazırlamıştır. Kurtuluş Savaşı, Atatürk'ün, 13 Kasım 1918 ile 16 Mayıs 1919 tarihleri arasında İstanbul'da yaptığı çalışmalar sonunda Şişli'deki evinde hazırladığı 'gizli kurtuluş planları' doğrultusunda yürütülmüş ve başarıya ulaştırılmıştır. 

Kurtuluş Savaşı'nı kim başlatmıştır? • Atatürk'ün Samsun öncesindeki 'kurtuluş hazırlıkları' nelerdir? 
• Kurtuluş Savaşı, sadece bir Türk-Yunan savaşı mıdır? 
• Kurtuluş Savaşı'nın başlamasında Atatürk'ün silah arkadaşlarının rolü ne kadardır? • Padişah Vahdettin, hain midir, kahraman mıdır? 

'Parola, 'Nuh' idi…Nuh,Mustafa Kemal'in gizli adıydı. Üzerine mühür basılı bir kuruş büyüklüğünde bir kağıt verdiler, bu gizli görev belgesiydi. Yakalanırsam ilk işim onu ağzıma atıp yutmak olacaktı…' - Enver Behnan Şapolyo 

Dinsel metinlere göre Nuh Peygamber, 'büyük tufan' öncesinde bir gemi inşa ederek Dünya'daki canlı türlerinden birer örnek alıp yeryüzünde hayatın devam etmesini sağlamıştır. Bu nedenle o, insanlık tarihinin en büyük kurtarıcısıdır. 20. yüzyılın başlarında Türkiye de büyük bir tufanla karşı karşıyadır. Türk ulusu yok oluşun eşiğindedir. 'Türkiye'nin tufanı' emperyalist güçler, Türk ulusunu tarihten silmenin hesaplarını yaparken, ortaya çıkan Mustafa Kemal Atatürk, Bandırma vapuruyla Anadolu'ya geçip Kurtuluş Savaşı'nı başlatmış ve Türk ulusunu bu 'emperyalist tufandan' kurtarmıştır. Bu nedenle Mustafa Kemal Atatürk'e verilebilecek en uygun parola, 'tufan ve kurtuluşun' simgesi 'NUH' olsa gerekir; çünkü 20. yüzyılın başlarında Türkiye'nin yaşadığı da 'tufan ve kurtuluş'tur…

 

E. posta: Sinanmeydan75@mynet.com

Msn: Sinan....@hotmail.com

 

 

 


Kemal Simsek

unread,
Oct 10, 2010, 3:25:23 AM10/10/10
to aydinlik-gelecek-hareketi, Sinanm...@mynet.com

 

Değerli Dostlarım

 

Değerli Sinan Meydan arkadaşımız bu kitabında “Cumhuriyet tarihi yalancılarına” MEIDAN okuduğunu söylüyor.

 

Değişik kaygılarla deyip o yalancılar arasına soktuğu kişiler oldukça farklı düşünce yelpazesinden oluşuyor.

 

Kimler yok ki arasında…

 

Kazım Karabekir, hemen gözüme çarpanı…

Rıza Nur

ve Yalçın Küçük

 

Arkadaşımızın deyişi ile değişik kaygılarla “Cumhuriyet tarihi yalancılığı yapanların” bu konuda söylediklerini de arkadaşımız aşağıdaki başlıklarda toplamış:

Bu arada "tarihçi” sıfatını taşıdığını ilan eden bir arkadaşımıza “Cumhuriyet tarihi yalancılığı yapanlar” ifadesini yakıştıramadığımı söylemek zorundayım. Sanki bir din var ve ondan aforoz edilenlerden söz ediyoruz.

 

Kurtuluş Savaşı'nın başlamasında Atatürk'ün herhangi bir etkisi yoktur!

Atatürk Kurtuluş Savaşı'na sonradan katılmıştır!

Kurtuluş Savaşının başlangıcını Atatürk’ün Samsuna ayak basmasından sonra diye düşünüyorsak, bunu kim söylüyor anlaşılır değildir. Burada kastedilen Milli Direniş hareketlerinin önceden başladığı (işgal ile birlikte, 1918 sonunda) ve o aşamada Mustafa Kemal'in etkin olmadığı ise bu zaten tarihsel gerçekliktir. Ama yine bu, anılan 6 aylık dönemde, Mustafa Kemal'in hiçbir şey yapmadan oturduğu anlamına gelmez.

 

 

Vahdettin hain değil kahramandır!

Tarihsel kişilikleri o tarihi ortamın koşullarına göre değerlendiririz. Atatürk’ün değişik zamanlarda ettiği sözler için de böyle yapıyoruz.

Vahdettin ya da başkası ya “hain” ya da “kahraman” diye tanımlanmak mı zorundadır? Bunların arası yok mudur?

19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal, Padişah ve işgal kuvvetlerinin onayı ile Samsun için yola çıkmadı mı?

Burada Vahdettin’in Mustafa Kemal’i Anadolu’ya Cumhuriyet ilanına varan sürecini öngörerek ve dileyerek yolladığını söylemek imkansızdır.

Ama ona “hain” dersek, şu anda ülkemizi yöneten herkesi, Ordu Yüksek Komuta Kademesinde olanlar dahil olmak üzere, öyle anılmalıdır.

 

 

Kurtuluş Savaşı önemsizdir!

Kurtuluş Savaşı antiemperyalist bir mücadele değildir!

İngilizlerle savaşılmamıştır!

Güney Anadolu'nun kurtarılmasında Atatürk'ün hiçbir etkisi yoktur!

19 Mayıs 1919’dan sonra başlayan süreci, çok abartmak ile önemsiz görmek arası da yok mudur?

Bağımsızlık/Kurtuluş süreci, benim düşünceme göre 1914’ten itibaren başlamıştır.

 

 

Çerkez Ethem hain değil kahramandır!

30 senedir bu düşüncedeyim. Çerkez Ethem büyük kahramanlarımızdan biridir. Tasfiye edilmiştir. Yunan kuvvetleri ile savaşırken, düzenli ordumuz tarafından tasfiye edilmiştir. Düzenli orduya karşı da savaşmamıştır. O koşullarda bu tasfiyeyi gerçekleştirenler gerçekte eleştiri konusu olmalıdır.

 

 

İnönü Savaşı olmamıştır, sonradan uydurulmuştur!

Bu konuda Yalçın Küçük’ün Gizli Tarih kitabına (elektronik kopyasını paylaştım) bakılmalıdır.

 

Yazı ve dil devrimi Türkiye'yi tarihinden koparmış, insanları bir gecede cahil bırakmıştır!

Dil devrimi ile ilgili konu çok ayrıntıda incelenmelidir. Kitabı okumadığım için bilmiyorum, bu konuda Sinan Meydan arkadaşımız "dil" konusunda umarım uzman kişilerin desteğini almıştır. Bugün kullandığımız Türkçe üzerinde köklü bir reform yapılması gerektiği düşüncesindeyim.

 

 

Türkiye'nin içeriden ve dışarıdan emperyalist bir kuşatmayla çevrildiği bu günlerde Cumhuriyet tarihi yalanlarını öğrenmek ve bu yalanlara belgelerle cevap vermek çok büyük bir önem taşımaktadır.

Bakınız. Örneğin Kurtuluş Savaşı’nın anti-emperyalist niteliğini şu ya da bu ölçüde yetersiz bulan birisi, emperyalistlere mi çalışıyor olur. Bundan tam 30 sene önce, 12 Eylül 1980 faşizmi döneminde, ilgili yazım üzerinden askeri Deniz Lisesi'nin komutanı tarafından sorgulanırken, bana "nereden çıkarıyorsun anti-emperyalizmi, anti-kapitalizmi, düşman yurdumuza girmiş, biz de kovmuşuz, hepsi bu” gibi sözler etmişti.  Onunla aynı düşüncedeki kişiler hep çok Atatürkçü geçindi. Bugün de ülkemizdeki bu düzenin köklü bir şekilde ŞEBEKE dışındaki halk lehine değişmesini, ŞEBEKE'nin tepelenmesini önermeyen bir anti-emperyalizm söyleminin “sözde” kalacağını söylüyorum.

 

 

Bu aşamada söyleyeceklerim bunlarla sınırlı. Kitabın tam içeriğini bilmiyorum. Okuyan arkadaşlarımız, o içerikten de yararlanarak karşı yanıtları ile tartışmaya katılırlar ise hepimiz için verimli olur.

 

İçten sevgilerimle

Kemal Şimşek

09 Ekim 2010 11:42 tarihinde Kemal Simsek <kemalsi...@gmail.com> yazdı:
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages