Yahudi Sabetayist Birlikteliği - Re: The Dönme - Jewish Converts, Muslim Revolutionaries, and Secular Turks [Marc David Baer]

188 views
Skip to first unread message

Kemal Simsek

unread,
Oct 12, 2010, 2:29:41 AM10/12/10
to aydinlik-gelecek-hareketi
Değerli Dostlarım

CHP'li Mustafa Özyürek'in kızı Esra Özyürek, Marc David Baer'in hayat arkadaşı.

Baer, Yahudidir. OzYurek de "sabetayist", diğer deyişle "dönme".

Değerli Yalçın Küçük Hocamız, dün akşam saat 21:00'de Ulusal Kanal'da "Kalemler ve Kılıçlar" programına, Halil Nebiler'in sunduğu, başladı. Artık ULUSAL KANAL'da her pazartesi saat 21:00'de programı zevkle izleyebileceğiz.

Bu veriler Yalçın Küçük Hocamız tarafından sağlanmıştır, ben yazılı olarak ek bilgilerle paylaşıyorum. Özyürek, Baer'in çalışmalarını Türkçe'ye kazandırıyor.


  



İçten sevgilerimle
Kemal Şimşek




2010/10/12 Kemal Simsek <kemalsi...@gmail.com>

 

The Dönme
Jewish Converts, Muslim Revolutionaries, and Secular Turks

Marc David Baer

 

This book tells the story of the Dönme, the descendents of Jews who resided in the Ottoman Empire and converted to Islam along with their messiah, Rabbi Shabbatai Tzevi, in the seventeenth century. For two centuries following their conversion, the Dönme were accepted as Muslims, and by the end of the nineteenth century rose to the top of Salonikan society. The Dönme helped transform Salonika into a cosmopolitan city, promoting the newest innovation in trade and finance, urban reform, and modern education. They eventually became the driving force behind the 1908 revolution that led to the overthrow of the Ottoman sultan and the establishment of a secular republic.

To their proponents, the Dönme are enlightened secularists and Turkish nationalists who fought against the dark forces of superstition and religious obscurantism. To their opponents, they were simply crypto-Jews engaged in a plot to dissolve the Islamic empire. Both points of view assume the Dönme were anti-religious, whether couched as critique or praise.

But it is time that we take these religious people seriously on their own terms. In the Ottoman Empire, the Dönme promoted morality, ethics, spirituality, and a syncretistic religion that reflected their origins at the intersection of Jewish Kabbalah and Islamic Sufism. This is the first book to tell their story, from their origins to their near total dissolution as they became secular Turks in the mid-twentieth century.

Stanford University Press2010

cover for The Dönme

AUTHOR

 

Marc David Baer is Associate Professor of History at the University of California, Irvine. His first book, Honored by the Glory of Islam: Conversion and Conquest in Ottoman Europe (2008), won the Albert Hourani Prize from the Middle East Studies Association.

 

 

REVIEWS

 

"The book is clearly written and provides much data and analysis on the cultural, social, economic, and political life of the Dönme .... This is a major study of a community that contributed greatly to the growth of Salonika and to the emergence of modern Turkey."—Rachel Simon, AJL

"In Baer's hands, the story of the Dönme becomes ... a rather familiar modern morality play—a story of strangeness annihilated by the pressure of sameness."—Adam Kirsch, The New Republic 

"Baer is dealing with an extremely important and sensitive topic. That the followers of Rabbi Shabbattai Tzevi did not really convert, but continued to practice their religion in secret, continues to be a widespread belief in Turkey. This unique book is of great relevance and significance to modern Turkey in understanding the fate of the many communities that were caught in between the transition from empire to nation state in the Middle East." —Resat Kasaba, University of Washington, editor of Cambridge History of Modern Turkey, Vol. 4

"At last, an engaging yet non-sensationalized history of the Dönme that places their history in the broader context of the later Ottoman empire and emergent Turkish Republic, showing how this group—so vital to the Empire's many later gains, its transition to a republic, and its 'cosmopolitan' character—ended up largely erased from the historical record." —K. E. Fleming, author of Greece—a Jewish History

"Part detective novel, part historical account, Baer's illuminating study wades through centuries of myth, an ingenious array of sources (archival, oral, architectural, literary, and epigraphic), across the boundaries of nations, and through the life and death of the Ottoman empire in order to reconstruct the history of a misunderstood group-the descendents of the sect of Shabbatai Tzevi, the seventeenth century false messiah and Jewish-to-Muslim apostate. More than the history of a single ethno-religious group, this vivid book meditates on how modern boundaries (those that divide Muslim from Jew, Greek from Turk, secular from pious, nationalist from traitor) are constructed, maintained, and mythologized." —Sarah Abrevaya Stein, University of California, Los Angeles

 

 


cengiz çıkın

unread,
Oct 14, 2010, 12:31:55 AM10/14/10
to aydinlik-gel...@googlegroups.com
     Sn.Kemal Şimşek bey,Yalçın Küçük'ün bir yahudi avcısı olduğunu biliyorum.Hocanın elinden gelse yahudilerin boynuna yafta asacak.Türkiye'de ona kalırsa herkes yahudi.Ancak o,bu yahudi veya dönme açıklaması kime ne kazandırıyor.Bakın sizde onun haberini yazmaktan zevk alıyorsunuz.Herhalde siz Yahudi değilsiniz.Olsanızda bu bir suçmudur,Hatamıdır. Bana cevap yazarken kendinizdende bahsedermisiniz.Anneniz Bababanız nereli,nereden gelmişler.Ben de sizi merak ediyorum.Sayın değerli dostum. 

12 Ekim 2010 09:29 tarihinde Kemal Simsek <kemalsi...@gmail.com> yazdı:

--
Bu e-postayı Google Grupları'ndaki "VATAN ve EMEK" adlı gruba abone olduğunuz için aldınız.
Bu gruba kayıt göndermek için aydinlik-gel...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu gruba olan aboneliğinizi iptal etmek için aydinlik-gelecek-h...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Diğer seçenekler için http://groups.google.com/group/aydinlik-gelecek-hareketi?hl=tr adresinden grubu ziyaret edin.

Kemal Simsek

unread,
Oct 14, 2010, 1:58:13 AM10/14/10
to aydinlik-gel...@googlegroups.com

Değerli Cengiz Çıkın

 

Sizi anımsıyorum. Kenan Evren, kızı ve damadı ve de MİT hakkında yazdıklarım üzerine, Kenan Evren ile çalıştığınızı belirtmiştiniz ve size verdiğim yanıta karşı yanıt vermemiş idiniz.

 

Ne demişim o yanıtımın bir yerinde:

 

Irkçı olan Kenan Evren ve onun gibilerdir. Bu İbrani Şebekenin düzeni sürsün gelişsin diye çekildi çekiliyor onca acı. Biz bu topraklar üzerinde yaşayan her kökenden insanın ayrımcılığın dışlandığı eşitlikçi bir düzen içinde yaşamasından yanayız. İnsanlarımızda moda oldu: Kürt, Gürcü, Çerkez, Arnavut, vb. kökenli diyorsunuz da zan altında kalınmıyor, İbrani kökenli denince durum neden değişiyor. İbrani kimliğin açıklanmasına bu tepki neden? Yoksa açıklama yasağı mı var?

 

Değerli ÇIKIN, bakın amacınız gerçeği aramak ve onu savunmak değil, verili durumunuzu ve şebekeyi savunmak olduğu çok açık.

 

Ben 47 yaşındayım. Ülkemizde sabetayistlerin, kripto Yahudilerin varlığını öğrenmem sanırım 6-7 sene öncesine gidiyor. Ancak, onun birçok alandaki görüntülerini yansımalarını çok önceden beri hayat içinde tespit edebilmiş ve ona göre tavır geliştirebilmiştim. Yalçın Küçük Hocam o tespitlerimin adını koymamı ve daha yerli yerine oturtmamı sağladı.

 

Bunu defalarca tekrar ettim. Benim sülalemde İbrani bir köken var mıdır yok mudur bilmiyorum. Böyle bir şey var ise öğrendiğimde bakışımda düşüncelerimde değişecek hiçbir şey yoktur. Bu yaşa kadarki hayat mücadelem ortadadır.

 

Yazdıklarımı okuyup okumamak size kalmış bir durumdur ama okumadan belli çıkarsamalar içeren soruları yöneltmek doğru değildir. Buradan bir verim ortaya çıkmaz.

 

Yalçın Küçük, Büyükanıt ile akraba ve melez olabileceğini söylüyordu, sabetayist ve Yahudi anlayışlarına göre soyca nereye düşer bilemem.

 

Onun değerlendirmelerini okuyup da “Yahudi Avcısı” ve “Herkesi Yahudi ilan eden” çıkarsamalarına ulaşmayı sabetayist şebekeyi savunmak üzere kaba karalama ve yanıltma çabaları olarak görürüm. Avukatlığını yaptığınız sabetayist şebekedir. Kenan Evren orada önemli bir yerdedir, paylaştık.

 

Böyle olup da sözcüklerin gerçek anlamı ile nasıl “demokratik solcu” olunur, onu da okuyanların takdirine bırakıyorum. Bu arada sivil hayatta ilk aktif siyaset deneyimim, Demokratik Sol Parti'de değerli rahmetli Bülent Ecevit'in genel çağrısı üzerinedir. 1990 yılında. Kısa ama karşılıklı oldukça verimli bir deneyimdi. O deneyimden o zaman yaptığım çıkarsamalar da şimdiki düşüncelerimle tamamen uyumludur. Halksızlık, vasatlık, verimsizlik, dar bakış açısı, o zaman adını koyamadığım şebekenin sözde solcularının ancak partide bir yerlere getirilmesi... Bunları yaşayarak biliyorum. Bu durum sadece bu partimize özgü de değil.

 

Bu ülke bu halk, varolabilmek için şebekenin solcularının dar, halksız bakış açısını, vasatlığını verimsizliğini, bencilliğini aşmak zorundadır. Karşı olduğumuz budur. Yoksa tek başına şu ya da bu kökenden olmak bizim için gerçekten nötr durumdur. Ama sizler için durum farklı, görüyor ve biliyoruz.

 

Yalçın Küçük Hocamın yerinde söylediği üzere artık perde inmiştir. Bu basit karalama ve çarpıtma çabalarınızı sürdürmek sadece sizleri küçültür, küçültüyor.

 

Ülkemizdeki siyasetin verili oyuncularında ve kavramlarında İBRANİYET ve İBRANİCE baskındır. Çubuğu tersine büküyoruz.

 

Biz ise TÜRKÇE konuşuyoruz, daha doğrusu buna çalışıyoruz.

 

Bugün bir çöküşü yaşıyoruz, buradan daha büyüyerek ve arınarak çıkacağız. Bu da ancak DEVRİM ile olur.

 

AYDINLIK GELECEK HAREKETİ, bu DEVRİM sürecinin ortak aklına katkıda bulunuyor.

 

GELECEK BİZİM…

 

İçten Sevgilerimle

Kemal Şimşek



14 Ekim 2010 07:31 tarihinde cengiz çıkın <dshp....@gmail.com> yazdı:

BURHAN SAVAŞ

unread,
Oct 14, 2010, 7:48:42 AM10/14/10
to aydinlik-gel...@googlegroups.com
Ben Yalçın Küçük ile birçok konuda tersim.
 
Ama, Yalçın Küçük bir konuda hep sağlamdır.
Belge konuşturur.
Onun yaşamı arşiv üzerine kurulu gibi.
 
Yorum başka, belgeyle ilişki ve sonuç ortaya koyma başkadır.
 
Yalçın küçükle yorum konusunda birçok konuda uyuşmaz benim düşüncelerim..
 
Ama, salt yorum değil,  belgeyle ilişki bağlamak sözkonusu olunca iş değişiyor.
 
Son Ulusal Kanal ''kılıçlar-kalemler'inde Yalçın Küçük  çok usta hamlelerle olayı bağladı.
Mustafa Özyürek deşifresiyle CHPnin tepelerinin herzaman dönmelerle fethedilmesi olayını
en gözübağlıların bile gözünü açacak şekilde kanıtladı.
 
Yalçın Küçük fetullah istilasını da Gürsel Tekin üstünden çarpıcı biçimde ortaya koydu..
 
Yani Yalçın Küçük 2 ÇETEYİ net biçimde açığa düşürdü.
 
Silivri konusunda da, ilk gününden beri , Doğu Perinçek dahil, herkesten bir adım önde ..
Davaların uzatılacağını hep öngördü..
 
Ayrıca, Yalçın Küçük bir konuda çok zayıf kaldı hep !
 
Ekonomiyi okuyamıyor Yalçın Küçük..
Para işlerine bakmıyor veya bakamıyor !
 
Okuyabilse, benim sürekli vurguladığım, ABD-İSRAİL-AB 'nin Silivri Operasyonu sürdükçe
İST.İKMB'si Borsa'yı davul gibi şişirmeyi sürdüreceğiydi..
 
Türkiye'de istenmeyen iktidarlar EKONOMİK OPERASYONLARLA DEĞİŞTİRİLİR.
Türkiye'de Halk ÇOĞUNLUĞU, vatanseverlere değil, ekonomik operasyonlara ( hem de bile, bile ) OY VERİR.
 
Bu operasyonlar için  TÜRK EKONOMİSİ HERZAMAN CARİ AÇIKLI-İTHALAT BAĞIMLI-REKABETE
GÜÇSÜZ ve KIRILGAN tutulur..
 
Öyle de olur hep, çocuk gibi oynarlar TÜRK OLMASINDAN KÖPEK GİBİ KORKTUKLARI
TÜRKİYE YÖNETİMİYLE !!
 
Çocuk oyuncağıdır abd-ab-israil ekonomik operasyonları Türkiye'de.
Bu yolla TSK'nın da tüm ipleri bağlanır.
TSK kendine bağlı çok güçlü bir TÜRK SANAYİSİ yaratamadıkça, operasyon
üzerine operasyon yemekekten asla kurtulamıyacaktır.
 
 
 
Burhan

cengiz çıkın

unread,
Oct 14, 2010, 9:08:15 AM10/14/10
to aydinlik-gel...@googlegroups.com
     Sn.Kemal Bey, seviyeli eleştiriniz için teşekkür ederim.Ancak,Demokratik Solu ve hele
Rahmetli Ecevit'i bu konuların dışında tutalım.Bakınız sizde Ecevit'le çalıştığınızı söylüyorsunuz.
Demokratik Sol Programında Laikliği tarif ederken,inançlara saygılı laiklik der.Irkçı anlayışı zaten kabul etmez.Ben Demokratik Sol kadrolarında,kula kulluk yapmadığım için kısa süreler İl ve İlçe bazında görev yaptım.Dolayısiyle ben şebeke solcusu hiç olmadım.O Kimselerin Avukatlığını yapacak bir düşüncemde yok.Benim aklımın almak istemediği şudur.Türkiye'de bildik Müsevi vatandaşlarımız mevcuttur.Bunların çoğu işadamıdır ve binlerce Türk personelleri vardır.Bunlara iş ve aş verirler.Zannediyorum bu vatandaşlarımızın dışında olup kendilerini gizleyen veya öyle oldukları düşünülen kişilerlemi  sorun var.Mesela Bir İbrani şebeke var. Kenan EVREN bu şebekenin içinde.Abdullah GÜL, Tayyip Erdoğan bu şebekenin içinde, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Cumhurbaşkanı,Başbakanı,Bakanı,Milletvekili,Müsteşarı,Mit,Asker,Polis,İş adamı bu
ibrani şebekenin içinde.Vallahi pes.Demekki bu durumda TC.Devletini İbrani şebekesi yönetiyor.Bende Memuriyetimde bu şebekeye hizmet etmişim.Fakat bir gerçek var.Migros İngilizin,Dia İspanyolun, Finansbank Yunanlının,bunun gibi bir çok iletişim,Sanayi,Hizmet,Bankacılık  alanı yabancıların elinde.Lütfen Ekonomist Yalçın  Küçük Hocanızla beraber bu konulara değinip  Türk Ekonomisi nasıl kalkınır,bu değerler tekrar yerli sermayeye nasıl kazandırılır.Bunun çalışmasını yaparmısınız.Bu çalışmaları yaparken aman sakın aranıza ibrani şebekesi sızmasın.Size yazarken içime kurt düştü acaba bende de ibranilik varmı,Zira eski Hasköylüyüm. Saygılar.    
 
 
14 Ekim 2010 08:58 tarihinde Kemal Simsek <kemalsi...@gmail.com> yazdı:
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages