KÖSTEBEK
Necip HABLEMİTOĞLU
Yazar : Necip HABLEMİTOĞLU
Yayınevi : Pozitif Yayınları
ISBN : 978-975-6461-68-6
Baskı Tarihi : 01.04.2008
Sayfa Sayısı : 312
Düzenleyen : S.Dursun ÇİMEN
Kapak Dizaynı : Yunus KARAASLAN
Kapak Cinsi : Sert Kapak
Kağıt Cinsi : Kitap Kağıdı
Boyutlar (mm) : 135x18x210

'Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olamaz; en doğru, en hakiki tarihat, tarikat-ı medeniyedir; medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak, insan olmak için kafidir...'
Mustafa Kemal Atatürk
Yıl 2002, Dr. Necip Hablemitoğlu, 'Türkiye Cumhuriyeti, şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olma yolunda, devrimlerden dönüş sürecin sancılarını yaşıyor' diyerek endişelerini dile getiriyor, bulgularını ortaya koyuyor: 'Yeni bin yılın şeyhlerinin, dervişlerinin, müritlerinin ve meczuplarının amaçlarının da değiştiği gözlemleniyor. Artık amaç, bir şeriat devleti kurmak değil. Şeriat, iktidarı, parayı, her türlü gücü ele geçirmenin sadece simgesel klişeleşmiş adı. Mürtecilik yani gerilik de artık salt dinsel anlamda kullanılmıyor.'
'Bunlara karşı olmak, onaylamamak artık yetmiyor...
Her gerçek kamu görevlisinin mağdur olma pahasına, elini taşın altına koyması; devletimizin, tam bağımsızlığımızın geleceği açısından inisyatif kullanırken canının yanmasını, bedel ödemesini göze alması gerekiyor.
'Ben Türküm ve Başka Türkiye yok' diyerek yola çıkmış ve bunun bedelini canıyla ödemiş gerçek bir aydın olan Necip Hablemitoğlu, 'Köstebek' kitabında irtica tehdidini, devlet kademelerindeki örgütlenmelerini kuşkuya yer bırakmadan belgelerle ispatlıyor.
KÖSTEBEK - Necip Hablemitoğlu
Yıl 1925. Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk, “Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olamaz…” diyor.
Yıl 2002. Dr. Necip Hablemitoğlu, “Türkiye Cumhuriyeti, şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olma yolunda, devrimlerden dönüş sürecinin sancılarını yaşıyor…” diyerek endişelerini dile getiriyor, bulgularını ortaya koyuyor:
“Yeni binyılın şeyhlerinin, dervişlerinin, müritlerinin ve meczuplarının amaçlarının da değiştiği gözlemleniyor. Artık amaç, bir şeriat devleti kurmak değil. Şeriat, iktidarı, parayı, her türlü gücü ele geçirmenin sadece simgesel, klişeleşmiş adı. Mürtecilik yani gericilik de artık salt dinsel anlamda kullanılmıyor.”
“Bunlara karşı olmak, onaylamamak artık yetmiyor… Her gerçek kamu görevlisinin mağdur olma pahasına, elini taşın altına koyması; devletimizin, tam bağımsızlığımızın geleceği açısından inisiyatif kullanırken canının yanmasını, bedel ödemesini göze alması gerekiyor. Çoğunluk seyrettikçe, mücadele etmek yerine mücadele eder gibi yaptıkça, faraza Fethulllah Gülen’den, Müslüm Gündüz’den, Metin Kaplan’dan daha çok cesur ve namuslu olmadıkça, bilelim daha çok Asteğmen Kubilaylar, Uğur Mumcular, Ahmet Taner Kışlalılar, Bahriye Üçoklar, Muammer Aksoylar, aramızdan yitip gidecekler.”
“Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olamaz; en doğru, en hakiki tarikat, tarikat-ı medeniyedir; medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak, insan olmak için kâfidir…”
- Mustafa Kemal Atatürk
“Necip Habletimoğlu ne yaptı? Bize yabancıların oyunlarını anlattı. Yabancılarla işbirliği yapan yerli hainleri tanıttı. Tek ışıklı yolun Atatürk yolu olduğunu gösterdi. (…) Bizlere düşen görev Hablemitoğlu’nun yolundan yürümek, bayrağını daha ilerilere götürmek ve hainlere fırsat vermemektir.”
-Nuh Mete Yüksel
(Arka Kapak)
Necip Hablemitoğlu
Bir Harf Yayınları
İstanbul, Mart 2006, 1. Basım
334 sayfa