JULIUS CAESAR (JÜL SEZAR)
Yazan: William Shakespeare (Çev. Sabahattin Eyüboğlu)
Kitap: Remzi Kitabevi, Julius Caesar, 1999.
Özet:
Sezar, Pompeius'u yenilgiye uğrattıktan sonra halk tarafından kutlanmaktadır.
Sezar'ın gücünden korkan kayınbiraderi Cassius, Casca ve Cinna gibi kişileri çevresinde toplayarak, Sezar'ı öldürmeyi tasarlar.
Sezar'ı öldürmeye sözleşenler arasında, bir idealist olan Brutus de vardır; Brutus, Sezar'ın yetiştirmesi ve en yakın dostu olmakla birlikte, Cumhuriyetin yıkılarak monarşinin kurulmasından kaygı duymaktadır.
Brutus, Cassius'un Marcus Antonius'u da öldürme önerisini geri çevirir.
Bu arada, bir kâhin, Sezar'a Mart'ın 15'inden sakınmasını söyler.
Karısı Calpumia da kötü bir düş görmüştür; Sezar'a o gün evde kalmasını söylerse de, Sezar'ı öldürmek için sözleşenlerden biri olan Brutus, Calpumia'nın düşünü iyiye yorduğu gibi, Senato'nun da o gün Sezar'a krallık tacını sunacağını söyleyerek, Sezar'ı evden çıkmaya inandırır.
Sezar, Senato'ya giderken yolda pusu kuran düşmanlarınca öldürülür; ilk bıçak darbesi Casca'dan gelirken, onu Brutus izler.
Daha sonra, Cassius'un uyarısına karşın, Brutus, Marcus Antonius'un Sezar'ın cenaze töreninde halka konuşma yapmasına izin verir.
Törende halka ilk konuşmayı yapan Brutus, Sezar'm yakın dostu olmakla birlikte, devletin esenliğini her şeyin üstünde tuttuğunu söyleyerek, halkın sevgi tepkisini kazanır.
Kendisinden sonra bütün bütüne demagojik bir konuşma yapan Marcus Antonius ise, Sezar'ın halka olan sevgisini kanıtlayarak, halkı Sezar'ın öldürülmesine karşı coşturur.
Cassius ile Brutus kaçarak kenti terk etmek zorunda kalırlar.
Marcus Antonius, Sezar'ın yeğeni Octavius ve Lepidus'la üçlü yönetimi kurarken, Brutus ile Cassius da, Sardis'te biraraya gelirler; aralarındaki görüş ayrılıklara karşın, askeri bir eylem tasarlarlar ve Brutus'un diretmesiyle, Philippi'de Marcus Antonius ile Octavius'un üstüne yürümeyi kararlaştırırlar. Çatışma öncesi gecesi Sezar, Brutus'un düşüne girerek, Philippi'de kendilerine görüneceğini söyler. Savaşta, Cassius, birliklerinin yenilgiye uğradığı kanısına kapılarak kendi canına kıyarken, ordusu yenilgiye uğrayan Brutus de kendi kılıcıyla yaşamına son verir.
Antonius ile Octavius, Brutus'un ölü bedeninin yanı başında kendisini 'Romalıların en soylusu' olarak saygıyla anarlar.
Shakespeare'in İngiliz siyasal tarihinin iktidar çatışmalarını gösteren ve “Roma tragedyaları”ndan en önemlisi sayılan Jul Sezar'da, siyasal çelişki, tragedyanın nedeni olarak alınırken, siyasette etik idealizm (Brutus) ile pragmatizm (Antonius) arasındaki karşıtlık da ortaya konmakta; bu arada, halk kitlelerinin siyasetteki (güdülmeye bağlı) çelişkili davranışı da açığa serilerek, iktidar mücadelesindeki trajik rolü verilmektedir.
68
Parça 1 (E)
Forum Meydanında Brutus kürsüye çıkmış halka hitap etmektedir. Bu sırada Cassius, arkasında bir halk kalabalığı ile meydana girmiştir. (S. 78)
BRUTUS
Gelin öyleyse, dinleyin beni dostlar.
Cassius, sen öbür yola git,
İkiye böl kalabalığı.
Beni dinleyecekler burada kalsın,
Cassius'un ardından gidecekler gitsin.
Bütün halka açıklanacak
Niçin öldüğü Caesar'ın.
Sabırlı olun sözüm bitinceye kadar.
Romalılar, yurttaşlarım, dostlarım, dinleyin anlatacaklarımı ve ses çıkarmayın ki duyasınız beni.
Şerefim adına inanın bana; şerefime saygınız olmalı ki inanasınız bana.
Aklınızla yargılayın beni; can kulağınızı da açın ki iyi bir yargıç olasınız.
Bu toplulukta Caesar'ı çok sevmiş biri varsa derim ki ona, Brutus'un Caesar'a sevgisi daha az değildi onunkinden.
Öyleyse neden Caesar'a karşı ayaklandın derse bu dost bana şu karşılığı veririm:
Caesar'ı daha az sevdiğim için değil, Roma'yı daha çok sevdiğimden.
Caesar yaşayıp da hepinizin köle olarak ölmeniz mi daha iyi, yoksa Caesar ölüp de hepinizin hür insanlar olarak yaşamanız mı?
Caesar beni severdi, ağlarım onun için; mutluluğa ermişti, sevinirim; bir kahramandı, saygı duyarım; ama tutkuya kapıldı, öldürürüm.
Sevgisine gözyaşı, mutluluğuna sevinç, yiğitliğine saygı, tutkusuna ölüm.
Köle olmayı isteyecek kadar aşağılık biri var mı burada?
Varsa söylesin: Ona kötülük ettim.
Romalı olmayı istemeyecek bir odun kafalı var mı içinizde?
Varsa söylesin: Ona kötülük ettim.
Yurdunu sevmeyecek kadar alçak biri var mı burda?
Varsa söylesin: Ona kötülük ettim. Var mı öylesi, soruyorum?
Kötülük etmedim kimseye.
Ben Caesar'a, sizin Brutus'a yapabileceğinizden fazlasını yapmış değilim.
Ölümünün hesabı Kapitol'da yazılıp durulmuştur.
Ne hakkettiği yerde şanı şerefi küçültülüş, ne de ölmesini gerektiren suçları büyütülmüştür.
(Antonius ve başkaları Caesar'ın ölüsüyle girerler)
69
İşte getiriyor ölüsünü Marcus Antonius.
Onun eli yoktu bu işte, ama o da yararlanacak Caesar'n ölümünden, bir yeri olacak devlet işlerinde. Hanginizin olmayacak zaten?
Son sözüm şu size:
Beni bu kadar çok seven insan nasıl Roma uğruna vurdumsa, aynı hançeri kendime saklıyorum, yurdum için ölmem ne zaman gerekirse.
Parça 2(E)
Antonius, Brutus'un Forum Meydanında halka hitap etmesinden sonra kürsüye çıkmış, Caesar'ı övmeye gelmediğini söyleyerek söze başlamışsa da, onun Roma'ya yaptıklarını anlatarak, halkın Caesar'dan yana olmasına çalışmakta ve halkı Brutus'a karşı kışkırtmak için ünlü demagojik konuşmasını yapmaktadır. (S. 82)
ANTONİUS
Dostlar, Romalılar, yurttaşlar, dinleyin;
Ben Caesar'ı gömmeye geldim, övmeye değil.
İnsanın ettiği kötülük yaşar ardından,
İyilikleriyse toprağa gider kemikleriyle.
Bırakın, öyle olsun Caesar için de.
Soylu Brutus muhteris dedi Caesar için:
Öyle idiyse, ağır bir suç bu,
Ve Caesar bütün ağırlığıyla ödedi suçunu.
Burada Brutus ve ötekilerin izniyle
(Çünkü Brutus şerefli bir insandır,
Ötekiler de öyle, hep şerefli insanlardır)
Konuşmaya geldim Caesar'ın cenazesinde.
Dostumdu; vefalı ve dürüsttü bana karşı,
Ama Brutus muhteristi diyor:
Brutus şerefli bir insandır.
Caesar nice esirler getirdi Roma'ya,
Fidyeleriyle devlet hazineleri doldu:
Bundan ötürü mü muhteris göründü Caesar?
Fakirler ağlayınca gözleri yaşarırdı;
Bir muhteris daha kat yürekli olsa gerek,
Ama Brutus muhteristi diyor;
Brutus'sa şerefli bir insandır.
70
Geçen bayram hepiniz gördünüz,
Krallık tacını üç kez sundum ona,
Üçünde de almadı. İhtiras denir mi buna?
Ama Brutus muhteristi, diyor;
Brutus'sa şerefli bir insandır, şüphesiz.
Ben Brutus'a karşı konuşmuyorum, hayır;
Bildiğim kadarım söylüyorum yalnız.
Hep sevdiniz onu bir zamanlar,
Boşuna da değildi elbet sevginiz;
Sonra ne oldu da yanmıyorsunuz ölümüne?
Ey düşünce, yırtıcı hayvanlar arasına kaçmışsın;
İnsanlar yitirmiş akıllarını... Bağışlayın beni;
Yüreğim şurada şimdi, Caesar'ın tabutunda:
Konuşamam dönünceye kadar bana.
Daha dün Caesar'ın bir sözü
Dünyadan daha ağır basardı.
Şimdiyse serilmiş yatıyor şurada,
Bir dilenci bile eğilmez olmuş önünde.
Ah kardeşler! Ben yüreklerinizi, kafalarınızı
Azdıracak, ayaklandıracak bir insan olsaydım,
Brutus'a da, Cassius'a da kötülük edebilirdim;
Ama, bilirsiniz, şerefli insanlardır onlar.
Onlara kötülük etmek istemem. Bir ölüye,
Kendime ve sizlere zararlı olmam daha doğru
O şerefli insanlara kötülük etmekten.
Ama bir yazı var, Caesar'ın mührü basılmış;
Çekmecesinde buldum; vasiyetnamesi Caesar'ın
Bunları halka okusam, ki hoş görün,
Hiç okumak niyetinde değilim,
Bir okusam bunları, halk doğru gider,
Yaralarını öperdi ölmüş Caesar'ın;
Mendillerini boyardı, kutsal kanına.
Ne kanı, tek kılını dilenirdi saçlarının,
Anmak için Caesar'ı ve ölürken de
Değerli bir miras diye bırakmak için
Çocuklarına.
71
