Ali Yurtaslan
İTİRAFLAR
MHP Merkezindeki Adam Abdullah Çatlı'yı Anlatıyor
Bu kitabın
yayın hakları Analiz Basım Yayın Tasarım Uygulama Ltd. Şti.nindir.
Birinci Basım: Eylül 1980, Aydınlık Yayınları
İkinci Basım: Ocak 1997, Kaynak Yayınları
Üçüncü Basım: Kasım 1999
Kapak: Sinan Soral
Teknik Hazırlık: Analiz Basım Yayın
Baskı: Sistem Ofset
ISBN: 975-343-147-3
KAYNAK YAYINLARI: 203
ANALİZ BASIM YAYIN TASARIM UYGULAMA LTD. ŞTİ.
İstiklal Caddesi , 184/4 80070 Beyoğlu-İstanbul
Tel: (0212) 252 21 56-25221 99 Faks: (0212) 249 28 92
İÇİNDEKİLER
TİKP GENEL BAŞKANI DOĞU
PERİNÇEK'İN
MAMAK'TAN İKİ İDAMLIĞIN FİRARINDAN HEMEN SONRA
YAPTIĞI BASIN TOPLANTISI:
"KAÇIŞ OLAYINI ORGANİZE EDENLERİ
AÇIKLIYORUZ" 15
İTİRAFLAR : 17
BİRİNCİ BÖLÜM: NASIL ÜLKÜCÜ OLMUŞTUM? 19
İKİNCİ BÖLÜM: GAZİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ'NDEKİ
FAALİYET VE OLAYLAR 21
Kayıtları Fiilen Ülkücüler Yapıyordu 21
Okuldaki Vurucu Timde Kimler Vardı? 22
Akıncıları Sindirme Faaliyeti 23
Bombalı Saldın ve Bir Ölü 24
Bombalı Eylemi Yönetenler ve Bombayı Atan Kişi 24
Polis Kordonunu Yarma Grubu 25
Polis Desteği 26
Sınıfı Geçeceklerin ve Kalacakların Listesini
İdareye Biz Veriyorduk 26
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: ODTÜ'DEKİ FAALİYET VE OLAYLAR 27
ODTÜ'ye Girişimiz 27
ODTÜ'de İdareciler Silahımızı İçeri Sokuyordu 27
ODTÜ'de Oba ve Oymaklar 28
İskender Karyağdı Bomba Yapımında Uzmandı 28
ODTÜ'de Sendikal Faaliyet 29
Sahte İşçi Kartları 29
IBM Kısmını Denetim Altına Aldık 29
2 Aralık Olayları 30
Kızılcahamam Kampında Her Türlü Silah Vardı 31
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: 1978 BAŞINDAKİ NİĞDE OLAYLARI 32
Mustafa Mit'ten Silah ve Dinamitleri Alıyoruz 32
Yarım Kalan Eylem 33
Niğde'deki Bombalamalar 33
BEŞİNCİ BÖLÜM: ÜLKÜCÜLERİN ELİNDEKİ
YURTLAR VE BAZI
OLAYLAR 35
Sadi Somuncuoğlu'nun Kardeşi Birçok Yeri Bombalattı 35
Evler Bombalanıyor 36
SBF'nin Karşısındaki Kahvenin Taranması 36
Nenehatun Yurdu ve Bahçelievler'deki Cinayet Şebekesi 37
Zorla Yerleşilen Evlerin Kirasını ÜGD Ödüyor 38
İbrahim Bozkurt'un Gerçek Katilleri Kimdi? 39
Zafer Boz'un Öldürülmesi 40
Cinayet Emrini Veren İsmet Mirzaoğlu 40
Gasp İçin Girdikleri Evin Kızlarına Tecavüz Ettiler 41
Eczacılık Fakültesi'ne Bomba Atanlar 41
Nenehatun Yurdu'nun Kapatılması İçin İmza Toplayan
Emek Muhtarının Evi Bombalandı 42
Yurtlardan Ülkücülerin Gazi Eğitim'e Götürülmesi 42
Silahlar Necati Gültekin'in Odasında Saklanırdı 42
ALTINCI BÖLÜM: HUKUK
(!) MASASI VE
ÜLKÜCÜLERE YARDIM EDEN
AVUKATLAR 44
Hukuk Masası'na Girişim 44
Hukuk Masası Genişliyor 45
Ali Kaçar'ı Ekarte Etmemiz ve
Şevkat Çetin'in ÜGD Genel Başkanı Olması 45
Genel Merkez Hukuk Masası Başkanlığı'na Getirilişim 47
Şevkat Çetin, Sıkıyönetim'den Korkarak
Genel Başkanlığı Bırakıyor 47
Hukuk Masası'nın Yeri Değişiyor 49
Hukuk Masası'nın Geliri 49
Ülkücülere Yardım Eden Avukatlar 51
YEDİNCİ BÖLÜM: HAKİMLERİ ELDE ETMEK İÇİN
RÜŞVET, ŞANTAJ VE
BASKI YOLLARINI KULLANDIK 53
MHP'li Hakim ve Savcılar Ülkücülere Yardım Ediyordu 53
Tehdit Ettiğimiz Hakimler 55
Kıbrıs'tan Gelen Silahlar Avukat Yazıhanesindeydi 55
Silahları MHP Genel Merkezi'ne Taşıdık
Tehditle Sindiremediğimiz Hakimleri
Rüşvetle Elde Etmeye Çalıştık
Hakim ve Savcılar İçin Kulüp-Gazino Projesi
Hakimleri Tuzağa Düşürmek İçin Kızları Devreye Soktuk
Hakim ve Adliye Görevlilerinin Kızlarla
Yatakta Fotoğraflarını Çekerek Şantaj Yaptık
Adam Tarayan Ülkücünün Dosyadaki İfadesini Kâtibe Yırttırdık
SEKİZİNCİ BÖLÜM: KATİLLERİ KURTARMANIN
DİĞER BİR YOLU:
ŞAHİTLERİN YILDIRILMASI
Şahitleri Yıldırma Timi
Aydın Efetürk Cinayetinin Şahitleri Tehditle İfade Değiştirdiler
Avukat Mikail Erk'in Bürosunda Şahit Tehdit Ediliyor
İki Ülkücünün Öldürülmesi İlgisiz İki Kişinin Üzerine Yıkıldı
Suçu Üstlenmeyen Şahsın Karısına Tecavüz Ettiler
DOKUZUNCU BÖLÜM: CEZAEVİNDEN KAÇANLAR VE
KAÇAKLARIN SAKLANMASI
Cezaevinden Adam Kaçırma Konusunda Karar Alınıyor
Sahtekârların Harekete Geçirilmesi
Cezaevinden Kaçanlar Direkt ÜGD Genel Merkezi'ne Geliyordu
Ali Bülent Orkan'ın Kaçırılması
Erdal Kabakum'un Kaçırılması
Muhsin Yazıcıoğlu'nun Emriyle
Balıkesir Cezaevi'nde Cinayet İşlendi
Hüseyin Kocabaş Kafayı Bozmak Üzereydi
İzmir Buca Cezaevi'ne ve Adapazan'na Çekilen Telgraflar
Sahtekârlığı MİT Öğreniyor
Esrarengiz Yüzbaşı İçin Hazırlanan Sahte Tahliye Evrakı
Mehmet Şahbaz İçin Hazırlanan Sahte Evrak
Çeviker İçin Yeni Girişimimiz
Burhan Emiştekin'i Naylon Şahitlerle Tahliye Ettirdik
Kaçakların Yerleştirilmesi
Mikdat Şimşek'in Saklanması
ETKO Sanıkları Cemal Çelen, Yaşar Astek ve
Erdal Solak'ın Hikâyesi
Yaşar Astek Ağlıyordu
Yaşar Astek'in Babası Bize Beddua Ediyordu
Ferhat Tüysüz ve Veli Can Oduncu 80
Taşova Savcısı'nın Katili Erzurum'da Saklanıyor 80
Vedat Kasımlar Malatya'da Yakalandı 81
İstanbul Sağmalcılar Cezaevi'nden Firarı
Abdullah Çatlı Organize Etti 81
Edirne Cezaevi'nden Kaçışlar 81
Tünel İhbar Ediliyor ve İhbar Mektubu Elimize Geçiyor 82
Alpaslan Alpaslan'ın Kaçışını da Şevkat Çetin Sağladı 82
Teşkilatın Onayı Dışında Kaçmaya Çalışanlar
İdareye İhbar Edildi 83
Adalet Bakanlığı'ndaki MHP'li Müşavir 83
ONUNCU BÖLÜM: TEŞKİLAT 85
Genel Bilgi 85
Türkeş Ülkücü Teşkilatların Başkanlarıyla
Her Hafta Toplantı Yapar 87
Türkeş Teşkilatta Tek Liderdir 87
Ülkücü Gençlik Dernekleri Teşkilatlanma Sekreterliği
Cinayetleri Yönetiyor 88
Teşkilat 1975'lerde Dağınıktı 89
Muhsin Yazıcıoğlu Dönemi 89
Çatlı'nın Kahve Tarama Ekibi 90
Yazıcıoğlu Ankara Emniyetini Tehdit Etti 90
Şevkat Çetin'in Genel Başkanlığı Dönemi 91
Cinayet Şebekelerini Yönetenler 93
Salih Dayan'ın Ankara Şubesi Başkanlığı 95
Doğan Öz ve Zafer Üstünel'i Öldüren Silahlan
Yamtarçelik Sakladı 95
Sıkıyönetimin İlanından Sonra
ÜGD Faaliyetine İllegal Olarak Devam Etti 99
Türkeş: "Sıkıyönetim Bize Karşı İlan Edildi Silahlan Gömün" 99
Mart 1979 Kongresi ve Hasan Çağlayan Dönemi 100
Silahlar Gömüldükleri Yerlerden Çıkarılıyor 101
ETKO'nun Kurulması 102
Necmi İşgören Hain İlan Edildi 103
Bazı Semt Başkanları 104
ÜOD, ÜGD VE ÜYD Hikâyesi 104
Türkeş'le Yaptığımız Toplantılar 105
MİSK ve ÜİD 107
ÜGD'ye Bağlı Ticari Kurmuşlar 108
Almanya MHP İçin Büyük Maddi Kaynak 108
ON BİRİNCİ BÖLÜM:
POLİSE DÜŞÜŞ VE
CEZAEVİNDEKİ ÜLKÜCÜLER
110
1979'da İki Kez Polise Düştüm 110
1979'da Mamak Cezaevi'nde Ülkücülerin Durumu 111
Avukatların Rolü 112
Cezaevine Silah Sokulması 113
Cezaevinde Eğitim 113
Cezaevinde Hizip Faaliyeti ve MHP'ye Tepkiler 114
ON İKİNCİ BÖLÜM:
TEŞKİLAT İÇİNDE MUHALEFET 117
Hapisten Çıktıktan Sonraki Dönem 118
Ajan Olarak İlan Edilenler 118
ON ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: MHP'NİN
ADANA'DAKİ
FAALİYETLERİ 120
Adana'daki Cinayetlerin Ardındaki İsimler 120
Adana Yöneticileri ve Kaçaklar 121
Cevat Yurdakul'un Öldürülmesi 121
15 Cinayet Silahı 122
Adana Cezaevi'nden Adam Kaçırma 122
ON DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: BİLİNMEYEN YÖNLERİYLE
CİNAYET, SOYGUN VE
TERÖR OLAYLARI 124
MHP'nin Esrarengiz Yüzbaşıyla İlişkisi 124
TNT'lerin Esran 125
İstanbul'daki TNT'ler 125
Necati Gültekin, Baki Tuğ ve Ordu İçindeki Gizli Teşkilat 126
MHP ve Varna'dan Silah Kaçakçılığı 128
Esrarengiz Yüzbaşı, Ökkeş, Gabriyel ve Ejder Dörtlüsü 128
Gabriyeî'in Döviz ve Elmas Kaçakçılığı 129
Abdullah Çatlı'nın İstanbul'da Yaptırdığı Soygunlar 131
Mustafa Mit ve Muhsin Yazıcıoğlu'nun
Sivaslılara Kurdurdukları Soygun Çetesi 131
Pavyonlardan Haraç Toplayanlar 133
CHP'li Bakanlara İstifa Etmeleri İçin Ağırlığınca
Altın Teklif Eden Kuyumcu Hasip 133
Silahlar Nereden Geliyor ve Nasıl Saklanıyor 134
Anayasa Mahkemesi ve Danıştay'ın Bombalanmasını
Mehmet Yamtarçelik Planladı 135
Albayrak Kıraathanesi Muhsin Yazıcıoğlu'nun
Emriyle Bombalandı 136
İskender Karyağdı MİSK'te Bomba Yaparken Parçalandı 137
Yedi TİP'linin Öldürülmesi 138
Balgat Katliamını Şevkat Çetin Planladı 139
Mamak Katliamı
Piyangotepe Katliamı Sanıklarını Ertuğrul Sakladı 140
Niğde Pol-Der'in İkinci Kez Bombalanması 140
İsparta'da 1978 Yazındaki Olayları Ali Batman ve
Sami Bal Tertipledi 141
1978'de Aksaray'daki Olayların Elebaşısı Sadi Somuncuoğlu'dur 141
Kırıkhan'da Ölen Ülkücüler
Ellerindeki Bombanın Patlamasıyla Öldüler 141
Kirli Silahlar Ordu Depolarındaki Temiz Silahlarla Değiştirildi 142
Enver Akova Öldürülecekler Listesini Polisin Elinden Kurtardı 142
Portakal Sandığında Kaçırılan Silahlar 142
Atom Araştırma Merkezi'nde Bomba Yapıldığını
Muharrem Şemsek'in Konuşmalarından Anladım 143
Maraş Katliamında Telefon Görüşmesi 143
Karakol ve Emniyetle İlişkiler 143
MHP İçinde İşlenen Bazı Cinayetler 144
Baki Tuğ'un Yardımları 144
MHP'ye Yabancı Faşist Partilerden Destek 145
MHP ve Şamanistler 145
ON BEŞİNCİ BÖLÜM: BAZI ŞAHISLAR HAKKINDA
EK BİLGİ 146
İTİRAFLARA EK BİLGİ .49
ON ALTINCI BÖLÜM: BAZI
ŞAHISLAR HAKKINDA
TANITICI BİLGİ
150
ALİ YURTASLANTN SADİ SOMUNCUOĞLU'NUN İDDİALARINA CEVABI:
"NİĞDE'DE HÜCUM EMRİNİ SEN VERDİN" 153
Niçin 27 Gün Beklendi 153
Gelelim Noterdeki Belgeye 154
Bu Noterler Benim İş Yaptırdıklarım Olmasın 154
Beni Cezaevinden MHP Avukatları Çıkarttı
En İyisi Bütün Kirli İşlerinizi Açıklayın
Hücum Emrini Sen Verdin
Daha Birçok Kişi Açıklama Yapacak
ESKİ ARKADAŞLARIMA
SESLENİYORUM
İbrahim Çiftçi Selim Elidemir Hanifı Tokgöz Arif Görünmez
DOĞU PERİNÇEK'İN
İTİRAFLAR ÜZERİNE AYDINLIK GAZETESİNDE ÇIKAN BAŞYAZILARI
Karakol Kafası ve Demokratik Anlayış Niçin TİKP'ye Geliyorlar?
Kendi Kendini Sansür Kıllarına Bile Dokunamazsınız
İTİRAFLARIN YANKILARI
Ali Yurtaslan'ın İtirafları Üzerine Açılan Soruşturmalar
İtiraflar İçin Ne Dediler?
CHP Genel Başkanı Bülent
Ecevit
MSP Genel Başkanı
Necmettin Erbakan
Başbakan Süleyman Demirel
Eski İçişleri Bakanı Hasan
Fehmi Güneş
MSP Genel Başkan
Yardımcısı Fehmi Cumalıoğlu
CHP Millet Meclisi Grup
Başkan Vekili
İstanbul Milletvekili
Metin Tuzun
CHP İzmir Milletvekili
Ferhat Aslantaş
CHP Milletvekili Ömer
Buyrukçu
CHP İstanbul Milletvekili
Hikmet Çetin
CHP Gaziantep Senatörü
Selahattin Çolakoğlu
Haber-İş Sendikası Genel
Başkanı ve
CHP Ankara Milletvekili
Kenan Durukan
CHP Tokat Milletvekili Ali
Kurt
CHP İstanbul Milletvekili
Doğan Onur
CHP Ankara Senatörü.
İbrahim Öztürk
Türkiye Barolar Birliği
Başkanı Atilla Sav
İlhami Soysal
Hacettepe Tıp Fakültesi Biyokimya Bölümü Başkanı
Prof. Nail Payza 182
CHP Genel Yönetim Kurulu Üyesi
ve
Oleyis Sendikası Genel
Başkanı Nusret Aydın 182
Çandır Kalkınma
Kooperatifi Başkanı M. Hadi İlbaş 183
CHP Çorum il Başkam Av.
Cemal Solmaz 183
Makine Mühendisleri Odası
Genel Başkanı Ömer Çiftçi 183
Oleyis Sendikası Eğitim
Dairesi Başkanı Ahmet Taş 183
YSE-İş Sendikası Çorum
Şube Başkanı Hüseyin Özkan 183
TRT Spikeri Mide Gülizar
184
Katledilen Adana Emniyet
Müdürü Cevat Yurdakul'un Eşi
Ülker Yurdakul 184
İtiraflar İçin Ne
Yazdılar? 185
Çetin Altan 185
Türkkaya Ataöv 185
Mustafa Ekmekçi '86
Oktay Ekşi 186
Muzaffer Erdost 186
Uğur Mumcu
Orsan Öymen 187
Emil Galip Sandalcı
Turhan Timuçin
İtirafların Yurtdışındaki
Yankıları 189
İTİRAFLARDA GEÇEN
OLAYLAR VE İSİMLER 191
İtiraflarda Geçen Olaylar 193
İtiraflarda Adı Geçen Kişiler 197
ÖNSÖZ
Ali Yurtaslan, Türkiye İşçi Köylü Partisi'nin Anadolu'daki bir il merkezine, bir genç göndererek, başvurdu. MHP tarafından izlendiğini ve ölüm tehdidi altında bulunduğunu bildirdi. Olay TİKP Genel Merkezi’ne bildirildi. Parti, bunun bir MHP tuzağı olabileceği ihtimalini de dikkate alarak gereken önlemleri aldı ve Ali Yurtaslan'la buluştu. Ali Yurtaslan, saklandığı yerden Ankara'ya getirildi.
Yurtaslan Ankara'da TİKP tarafından ağırlandı. Bilgisi dahilinde teybe alınmak suretiyle sohbetler yapıldı. Yurtaslan bildiklerini hem teybe anlattı, hem yazdı. Sonuçta ortaya 100 daktilo sayfalık bir açıklama çıktı.
Nasıl oldu da Aydınlık gazetesi böyle büyük bir gazetecilik olayını gerçekleştirebildi? Aydınlık'ın gücü nereden gelmektedir? Aydınlık'ın gücü, Türkiye İşçi Köylü Partisi'nin halka bağlılık ve cesaretinden gelmektedir. Parti olmasaydı, ne Ömer Tanlak, ne Adnan Özçiftçi, ne de Ali Yurtaslan bu itirafları yapamazlardı. MHP'den nefret eden ve onun suçlarını açıklamak isteyen bu gençleri cesaretlendiren, TİKP'nin faşizme karşı doğru mücadele çizgisidir. TİKP'nin, terörün iki kaynağı Sovyetler Birliği ve MHP'ye karşı kararlı tavrıdır... Nihayet TİKP'nin, bu gençlerin kılına dokunulmasına izin vermeyen ve onların can güvenliğini sağlayan tutumudur.
AYDINLIK YAYINLARI
Kaynak Yayınlarının Notu
İlk basımı 1980'de Aydınlık Yayınları tarafından MHP Merkezindeki Adam Ali Yurtaslan'ın itirafı adı ile yapılan elinizdeki kitabın ikinci basımını hiçbir değişiklik yapmadan okura sunuyoruz.
13-14
TİKP GENEL BAŞKANI DOĞU PERİNÇEK'İN
MAMAK'TAN İKİ İDAMLIĞIN FİRARINDAN HEMEN SONRA
YAPTIĞI BASIN TOPLANTISI:
"KAÇIŞ OLAYINI ORGANİZE EDENLERİ AÇIKLIYORUZ"
Mamak Cezaevi'nden iki idamlık MHP'linin firar etmesinden hemen sonra, 28 Temmuz günü bir basın toplantısı yapan TİKP Başkanı Doğu Perinçek, kamuoyuna ve basına kaçış olayını organize edenleri açıkladı ve itiraflarda bulunan MHP merkezindeki adam Ali Yurtaslan'ı ilk defa tanıttı. Doğu Perinçek'in, hapishaneden kaçışın organizesi ile ilgili olarak verdiği bilgiler, Ali Yurtaslan'ın itiraflarına dayanıyordu. Daha sonraki gelişmeler bu bilgileri olduğu gibi doğruladı. Doğu Perinçek basın toplantısında, verdiği bilgilerin yanı sıra şunları söyledi:
"MHP'nin ve ÜGD'nin işlediği tüm suçları açıklayacak onlarca insan var. Devlet bunların can güvenliğini sağlarsa hepsi açıklama yapacaktır. Türkiye'nin bu kanlı gidişini durdurmak, ülkede iç barışı sağlamak için hükümet ve sıkıyönetimin bu odakların üzerine kararlılıkla gitmesi gerekir. MHP'nin devlet içinde yuvalanmasına göz yumulmuştur. Hükümetin ah vah etmesi samimi bir davranış değildir. MHP'nin devlet içinde yuvalanmasına bu hükümet izin vermiştir.
"Bize gelen tüm bilgiler önce devlete gidiyor, fakat devletten ilgi görmeyince bize geliyor. Bu bilgilerin hepsi sıkıyönetimin elinde vardır.
15
"Bilgi verecek kişilerin can güvenliğini devlet sağlamalı, bu anarşi yuvalan kısa sürede yok edilmelidir...
.Ali Yurtaslan'ın can güvenliğini sağlayabilirseniz, kendisinin bizzat basın önünde bu açıklamayı yapacağından kuşkunuz olmasın.
"Sovyetler Birliği'nin beşinci kollarının ve MHP'nin terör örgütlerinin devlet içindeki yuvaları bir an önce temizlenmelidir. Yoksa 1980 yılı, caniler için gerçek bir af yılı olacaktır."
16
İTİRAFLAR
17-18
BİRİNCİ BÖLÜM NASIL ÜLKÜCÜ OLMUŞTUM?
Adım Ali Yurtaslan. Niğde'nin Bor kazası Bahçeli kasabasındanım. 22 yaşındayım. Ülkücülüğün ne olduğunu bildiğim için değil, komünizme karşı olduğum için ve çevremin de etkisiyle ülkücü oldum. Ailem dindar bir ailedir.
1972-1973'te Niğde Sanat Enstitüsü'nde ülkücü oldum. Okulda, bu davanın mücadelesini vermeye başladım. Okul açıldıktan bir ay sonra Hasan Dağdelen adlı bir genci yaraladım. Hasan da bizim okuldaydı. Bir gün defterlerimin arasına "faşist", "it", "köpek" diye yazmış. Kendisine küfrettim. Kavga ettik, bana bıçak çekti, ben de elindeki bıçağı alarak onu 4-5 yerinden yaraladım. Olay örtbas edildi. Adliyeye intikal etmedi. Okulda ülkücülerin lideri oldum. Bana Niğde'de "Gangster Ali" denmeye başlandı.
1973 yılında Niğde'de Ülkü Ocağını kurduk. Hepimiz lise talebesiydik. Yaşımız 18'den küçük olduğu için, derneği yaşı tutan büyüklere kurdurduk.
Bu yıllarda okulda, yolda devrimcilerle kavga ediyor, onları dövüyorduk. Okullarda ve semtlerde hâkimiyet mücadelesine giriştik. Niğde Lisesi'ni hâkimiyetimiz altına aldıktan sonra, lisenin pansiyonunda faaliyetlere başladık. Teşkilatlandık, seminerler verdik. O dönemde silah kullanmıyorduk. Olsa olsa zincir taşıyorduk.
1973-1974'te Sanat Enstitüsü hariç bütün okullarda hâkimiyet kurduk. Bizim okul solcuların hakimiyetindeydi. Ben okula gidemiyordum. Solculara karşı daha büyük bir hınç duymaya başladım. Sınıf öğretmenimiz Hasan Özen, ben derslere gelmediğim halde beni gelmiş gösteriyor ve idare ediyordu.
19
Kendisi de ülkücüydü. Derslerimizin çoğuna bu öğretmen geliyordu. Ben ise vaktimi kavga etmekle geçiriyordum. Bir dönem sınıfta kaldım. 1975-1976 yılında Sanat Enstitüsü'nden mezun oldum.
1976 yılında, Bahçeli kasabasında Büyük Ülkü Derneği'nin şubesini açtık. Daha doğrusu açılmasına önayak olduk. Maddi manevi yardımda bulunduk. O dönemde Ankara'da vergi kontrolörü olan Mehmet Eroğlu, yine Ankara'da Avukat İrfan Bakar ile Ankara Niğde Yurdu Müdürü Ali Işıklar ve Müdür Muavini Mustafa Şafak bizlere yardımcı oldular.
1976 yılında, üniversiteye ön kayıt yaptırmak için Ankara'ya geldim. Niğde Öğrenci Yurdu'na gittim. Beni çok iyi karşıladılar. Yurttan referans alarak Mustafa Şafak ile Ülkü Ocakları Ankara Şubesi'ne gittik. O dönemin Şube Başkanı Şahin Yıldırım ile konuştuk. Bana, "Teknik Öğretmen Okulu'na girme, orada ülkücüler zaten kuvvetli, Gazi Eğitim'e gir" dedi.
20
İKİNCİ BÖLÜM
GAZİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ'NDEKİ FAALİYET VE OLAYLAR
Ülkü Ocakları'nda Gazi'ye gireceklerin listesine ismimi yazdılar. Gazi'nin Sosyal Bilgiler Bölümü'ne ön kayıt yaptırdım. Burada imtihana girmek için, gireceklerin altı katı öğrenci müracaat etmişti. Benim puanım yetmediği için listeye giremedim.
O zaman Türe-Devlet Yayınevi'nin sahibi olan Sadi Somuncuoğlu’nun yanına gittim. Durumumu anlattım. Puanımın Türkçe bölümünü tuttuğunu söyledim. Sadi Somuncuoğlu, Gazi Eğitim İngilizce Bölümü Müdür Muavini olan İsmet Tuncel'e bir mektup yazdı ve benim okula girmeme yardımcı olunmasını istedi. Ön kayıt bittiği halde benim kaydımın yapılmasına yardımcı olunmasını istedi. İsmet, benim puan kartımı aldı. "Ben senin kaydını yaparım, imtihandan iki gün önce beni gör" dedi. Beni, o dönemde Gazi'deki ülkücülerin önde gelenlerinden olan Mustafa Özgümüş, Talip Gün ve Şevkat Çetin ile tanıştırdı.
Kompozisyon imtihanına girdim. İki gün sonra okuldaki ülkücülerin başkanı olan Taliple beraber mülakata girdik. Talip beni hocalarla tanıştırdı. "Ülküdaşımızdır, okula girmesinde fayda vardır" dedi. Hocalarla sohbet ettik, aralarında Mehmet Akif İnan da vardı. Kendisi komisyonun başkanıydı. Bu şahıs o dönem bize çok yardımcı oldu. Necip Fazıl Kısakürek'in talebelerindendir. Okulun Türkçe bölümüne girdim.
Kayıtları Fiilen Ülkücüler Yapıyordu
Aslında o yıllarda Gazi'ye kayıtlan fiilen ülkücüler yürütüyorlardı. Okula girdiğimin ikinci yılı ben de bu işte görev aldım. Ön kayıtlan fiilen ben, Erdem Şenocak ve Fatih Kirişçioğlu yapıyorduk.
21
Müdür muavinlerinin bu görevini biz üstlenmiştik. Puanlar yüksek açılmıştı. Bunu düşürebilmek için gelenlerin ön kayıtlarını yapmıyorduk. Bunu engelliyorduk. Daha sonra, kayıt yaptıran olmuyor diye bakanlığa bildirdik. Bazen, gelenlerin evrakları tam olduğu halde eksik gösteriyorduk. İlk gün üç, ikinci gün dokuz kişinin kayıtlarını yaptım. Oysa, neredeyse beş bin kişi müracaat etmişti. Ayrıca, Erdem ve Fatih'i kızlarla ilgili olarak görevlendirdim. Bunlar kız öğrencilere giderek, sanki yardım ediyormuş gibi, "Sıcakta beklemeyin" diyerek bunların puan kartlarını alıyorlardı. Fatihle Erdem kızlara belli bir saat veriyorlar ve bu saate kadar sahte mühür ve sahte numara vuruyorduk. Kızlar gelince, kaydınız yapıldı diyerek, puan kartlarını iade ediyorduk. Ülkücüleri en başa yazmaya çalıştık. Puanlan düşürmekteki esas amacımız, ülkücülerin kayıtlarını yapabilmekti. Çünkü bunların puanlan genellikle düşüktü. Ülkücüleri Site Yurdu'nda toplayarak imtihan konusunda kendilerine bilgi verdik. İsimlerini alarak öğretmenlere baskı yaptık ve bunların kazanmasını sağladık.
Okuldaki Vurucu Timde Kimler Vardı?
Türkçe bölümünde gece ve gündüz öğrencisi olarak Niğde Yurdu'nda kalan 30 kadar öğrenciydik. Sabah saat 6.00'da hep beraber okula giderdik. Biz gündüz bölümü ülkücülerini korurduk, onlar da bizim gece okuldan çıkmamızı beklerlerdi. Böylece, 30 kişi, sabah 6.00'dan 12.00'ye kadar okulda kalırdık. Devrimciler okula grup halinde geliyordu. Biz de onlara saldırıyorduk. Gece bölümü başkanı olan ve bundan önceki ÜGD Genel Başkanı olan Şevkat Çetin, beni okulun Türkçe bölümü başkanı yaptı. Biz beraberce okuldaki solcu öğrencilerin ileri gelenlerinin isimlerini yayıp, bunların okula gelmemesini, aksi halde öldürüleceklerinin propagandasını yapıyorduk. Saldırılarımız sonucunda devrimcilerin grubu dağılmaya başladı. En sonunda 5-10 kişi kaldılar. Bunları da tek tek dövmeye, sindirmeye başladık. Bunlar da teker teker okuldan çekildiler. Artık devrimciler okula gelemez olmuştu.
22
Kara listeye aldığımız ve haklarında propaganda yaptığımız bazı şahıslar şunlardı: O zamanki Gazi-Der'in başkanı İdris Köylü. Daha sonraki tevkiflerde Ankara'daki Dev-Yol'un bir hücresinin lideri olarak ortaya çıkarıldı. Ayrıca derneğin ikinci başkanı olan Adnan Çelik. Bunlar devrimcilerin liderleriydi. Baskı uygulamak için, okulda bir vurucu tim veya dayak atma ekibi kurmuştuk. Türkçe bölümü dayak atma ekibinde şu şahıslar vardı: Ferhat Günaydın, Erdem Şenocak, Fatih Kirişçioğlu, Halil Akgün, Ali Baz, İbrahim Ülger. Bu grup okulda çok sayıda adam dövdü. O dönem Genel Başkan olan Ali Batman bize olayları öğleden sonra, 12.00-13.00'ten sonra çıkarmamızı söyledi. Bu saatlerden sonra olan olaylar basına yansımıyordu.
Akıncıları Sindirme Faaliyeti
Bu sırada akıncıları da sindirme girişimlerinde bulunduk. Liderlerini dövdük. Zorla aidat aldık. İşte çalışanlardan 50 lira, çalışmayanlardan 20 lira alıyorduk. Paraları Ülkü Ocakları Ankara Şubesi'ne aktarıyorduk. Ayrıca kitap dergi satıyorduk. Bunların da paralarını oraya aktarıyorduk. Okulda, aylık 100 bin liradan aşağı para toplanmıyordu.
Akıncıların lideri Metin Türkmen idi. Ülkücüler tarafından dövüldü. Yeniden Milli Mücadele grubunun Başkanı ise Eyüp Yılmaz idi. Onu da dövdük. Eyüp'ün dövülmesinden dolayı, ben, Şafak Yılmaz, Suat Küçük, Halil Akgün, Ahmet Bilgin ve birkaç kişi Yenimahalle Karakolu'na götürülerek adliyeye sevk edildik. Oradan serbest bırakıldık. Mahkeme halen Yenimahalle l. Sulh Ceza'da devam ediyor.
Akıncılara yönelik saldırılarımızın sebebi hâkimiyet mücadelesiydi. Bunlar bizden ayrı hareket ediyordu. Cenaze törenlerimize gelmiyor ve aidat vermiyorlardı. Genellikle İslami konularda tartışmalarımız oluyordu. Akıncıların lideri Metin, kendisini dövmemizden sonra geldi, özür diledi. Biz de okula gelmesine müsaade ettik. Biz Metinin üzerinde bir liste bulmuştuk. Listede kendi örgütlerine üye diğer akıncıların adları vardı. Bu yüzden dövüldü, yani bizden ayrı teşkilatlandıkları için. Önce bize aidat vermiyorlar, "biz de kendi teşkilatımıza veriyoruz" diyorlardı. Dayaktan sonra Metin bütün akıncıların aidatlarını toplayıp getirdi.
23
Bombalı Saldırı ve Bir Ölü
Benim, okuldaki ikinci senemde, yani 1977-1978 öğrenim yılının başlarında, yine devrimcilerden okula gelmeye cesaret eden olmadı. Biz hemen eğitim çalışmalarına başladık. Yüksek Öğretmen Okulu spor salonunda ve Site Yurdu'nda seminer veriyorduk. Ayrıca, boş derslerde de veya bazen dersi keserek çeşitli şahıslara seminer verdiriyorduk. Ayrıca, Ankara'da ülkücülerden vurulan olduğu zaman bütün okulu toplayıp götürüyorduk. Okul Müdürü Mustafa Şen ve müdür muavinleri, her işlerinde Ankara Şubesi'nin tayin ettiği Yunus Dümen’e, danışıyorlardı. Yunus Dümen Gazi Eğitim Enstitüsü Öğrenci Birliği Başkanı'ydı.
Daha sonra CHP iktidara geldi. Okullar süresiz tatil edildi. Okul bir yıl kapalı kaldı. Devam edemeyen öğrencilere af çıkartıldı. Devrimciler okula gelmeye başladılar. Biz yine okulda azınlığa düştük ve devam edemez olduk.
Okul açıldıktan 10 gün sonra Şevkat Çetin beni buldu. Ankara Şubesindeki ve Genel Merkezi'ndeki Gazili öğrencilerin okula gitmesini istedi. Ben, o zaman Ankara Şubesi'nde resmi yöneticiydim.
Gazi Eğitim öğrencisi ve Genel Merkez Yönetim Kurulu üyesi Hüseyin Özcan’ın vurulması üzerine, ertesi gün için bir eylem planladık. Hüseyin Özcan'ı, EGO önünde toplanıp Gazi Eğitim'e gelen ve Dev-Yolun hâkim olduğu grup vurmuştu. Ankara'daki bütün ülkücülerin Beşevler'e gelmesi istendi. Devrimcilerin grubunu okula sokmayacaktık. Çok kalabalık toplandık. Güvenlik kuvvetleri bizim çekilmemizi istedi. Okul Müdürü ve görevli albay, devrimcileri gruplar halinde okula almaya başladı. Biz bombalı ve silahlı saldırıya geçtik, 1 kişi öldü, 10-15 kişi yaralandı.
Bombalı Eylemi Yönetenler ve Bombayı Atan Kişi
Bu eylemi, Genel Merkez'den Mehmet Güçlü, Ahmet Bilgin ve Ankara Şubesi Başkanı Salih Dayan ortaklaşa yönettiler. Grubun üzerine bombayı atan şahıs Pol-Zar'da (Maltepe'deki Polis Bakım ve Yardım Sandığı) çalışan ve Gazi 1. sınıfta okuyan Mehmet Toftar’dı. MİSK'te patlayan bomba sırasında ölen İskender Karyağdı, Pol-Zar'ın müdürüydü.
24
Burada müdürken devrimcileri işten attı ve yerlerine ülkücüleri doldurdu. MİSK'in buraya girmesini sağladı. Mehmet de onun zamanında buraya girmişti.
Öğrencilerin üzerine silah sıkan şahıslardan biri iktisadi Ticari İlimler Akademisi 2. sınıf öğrencisi Ender'di. Nenehatun Yurdu'nda kalan Ender aslen İzmirliydi, ancak ailesi Adapazarı'nda oturuyordu. Sarışın, kızıla çalan bir rengi vardı. Ülkücü örgütlerin şoförlüğünü yapıyordu.
Saldırıyı yönetenlerden Mehmet Güçlü ve Ahmet Bilgin bizim okuldaydılar. Mehmet Güçlü genç milli güreşçidir. Uzun boylu, esmer, halen Gazi Eğitim Beden Bölümü 2. sınıfta öğrencidir. Kayseri'nin Develi veya Pınarbaşı ilçesindendir. Ahmet Bilgin Türkçe 2. sınıfta okur, Ilgazlıdır. Aynı dönemde ÜGD Yönetim Kurulunda beraber görev yaptık.
Bu saldırı, okulda sevilen ve gözünü budaktan esirgemeyen Hüseyin Özcan'ın vurulmasının moral bozukluğu yaratacağı düşünüldüğü için tezgâhlandı. Saldın emri Şevkat Çetin'den geldi. Şevkat Çetin Yozgatlı'dır. Gazi'de öğrenci olduğu halde, okula hiç gelmedi. Sadece 4 ay okulda başkanlık yaptı. Sonra Genel Merkez'de teşkilatlanmada görev aldı.
Aynı gün, siyasi polis Zeki Kaman'ın arabasına da bomba atıldı. Ayrıca otobüsler durduruldu, vatandaşlara dayak atıldı.
Silah kullananlardan bir diğeri, Teknik Öğretmen Okulu Öğrenci Derneği Başkanı Hüseyin Yerli idi. Bu şahıs 5-6 ay sonra babasıyla beraber silah yakalattı, Mamak'ta yattı. Hüseyin, Ankara Doğumevi'nde teknisyen olarak çalışır. Halen bu görevdedir.
Saldırıda toplam 8-10 kişi silah kullandı. Diğerlerinin isimlerini bilmiyorum. Bu olay daha sonra kapandı. Bu isimler ortaya çıkmadı. Soruşturma kesildi. Ben bu olaydan sonra okulla ilişkimi tamamen kestim.
Polis Kordonunu Yarma Grubu
ÜGD eski Genel Başkanı Şevkat Çetin, Gazi'de bulunduğu sırada çeşitli gruplar örgütlemişti. Benim bu şahısla tanıştığım yıl olan 1976'da Şevkat Çetin’in kurduğu gruplardan bili de "Polis kordonunu yarma grubu" idi. Bu grup 20-30 kişiden meydana geliyordu. Polisler devrimcilerle bizim aramıza set çekiyordu.
25
Bu seti yarmak için, bu grup bir köşeden polislere saldırıyordu. Polisler o tarafa gidince biz de devrimcilere saldırıyorduk. Ayrıca vurucu timler, bombacılar da örgütlendi. Sevkat bu dönemde İbrahim Ülger, Ali Baz ve Yasar Özüdoğru'yu (sonradan gece bölümü başkanı oldu) dinamit vermişti. Dinamitleri öğrenci derneğinin kantininin arkasındaki odada verdi, ben de yanlarındaydım. Dinamit ve silahlar okulun kubbesinin olduğu yerde saklanıyordu. Şevkat'ın okulda güvendiği şahısların başında ben, Fatih Kirişçioğlu ve Erdem Şenocak geliyordu. Bu arada Taliple aralarında liderlik mücadelesi oldu. Biz Sevkat’ı destekledik. Talip okul başkanlığından ayrılmak zorunda kaldı. Sonra Sevkat ÜGD Gene! Yönetim Kurulu'na seçildi. 1978 yılı başlarına kadar pek irtibatımız olmadı.
Polis Desteği
Okulda, hâkim olduğumuz dönemde polisten büyük destek görüyorduk. Toplumdan bir birlik bizim okula gelirdi. Bizi kışkırtırlardı. Bir de siviller gelirdi ki, hepsi bize yardımcıydı. İskender Karyağdı ve Hamit Gündoğdu bunlarla irtibat kurarlardı. Hamit iki defa silah yakalatmıştı.
Sınıfı Geçeceklerin ve Kalacakların Listesini İdareye Biz Veriyorduk
Okulda, öğretmen ve idarecilerden çok destek görüyorduk. Okul idaresi neredeyse Ülkü Ocakları'nın ermindeydi. Ülkü Ocaktan ne derse o olurdu. Cezaevine gönderilmek üzere okuldan spor malzemeleri, futbol toplan vs. alındı. Fakir ülkücülere verilmek üzere okuldan 100 takım eşofman aldık. Okuldaki teksir ve fotokopi makinelerini dilediğimiz gibi kullandık. Okul Müdürü ve idareciler bir karar alacakları zaman bize sorarlardı. İstediğimiz derse girer, istemediğimize girmezdik. Mesela bir keresinde ben, sınıf geçeceklerin ve geçmeyeceklerin listesini hazırlayarak idareye verdim. Aynı bu şekilde, okulda bütün sınıflar için böyle listeler hazırlanırdı, İmtihan sorularını iki gün önce alarak ülkücü öğrencilere dağıttık.
26
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM ODTÜ'DEKİ FAALİYET VE OLAYLAR
ODTÜ'ye Girişimiz
1977 Nisan'ında, Gazi'de öğrenciyken, iş aramaya başladım. Para durumum pek iyi değildi. Ülkücü İşçiler Derneği Genel Sekreteri Mustafa Sami Barsan ile tanıştım. ODTÜ'ye 300 işçi sokacaklarını söyledi. Niğde Yurdu'ndan adam getirmemi istedi. Ben 10-15 kişi getirdim. Mustafa Sami Barsan, "10 bin komünist arasına 300 kişi ile dalacağız, burada ölmek de öldürmek de var. Amacımız çalışmak değil, ülkücü hareketin sesini duyurmaktır" şeklinde konuşmalar yaptı. Getirdiklerinden sadece üçü işi kabul etti.
Mustafa, ODTÜ'de evrak müdürü Baha'yı görmemizi söyledi. Bize Baha'ya verilmek üzere bir de yazı verdi. Baha ile görüştükten sonra göreve başladık.
ODTÜ'de İdareciler Silahımızı İçeri Sokuyordu
O zamanki mütevelli heyeti MC tarafından atanmıştı. Hemen hepsi bizi destekliyordu. En başta Rektör Hasan Tan, İdari İşler Genel Müdürü Ünal Bey, Sağlık İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Basoğlu (o zaman ODTÜ mütevelli heyetindeydi), Muhasebe Müdürü Özcan Bey, Personel Müdürü Sevim Tapan, IBM Başkanı Atilla Bey (sonradan ayrıldı), Evrak Müdürü Baha Bey (sonradan Tariş'e geçti), Bütçe Mali İşler Genel Müdürü Şeref Çağlayan 'dan (sonra ayrıldı) özellikle destek gördük. Bunlar, "Hoşgeldiniz, hepimiz aynı dava için çalışıyoruz" dediler. Bizim işe alınmamız öncelikle bunların sayesinde olmuştur.
27
Bunların çoğunun arabası vardı. Bu arabalarla okula silah sokuyorduk. Çünkü bunların arabası aranmıyordu. Bu şahıslar aynı zamanda bizi okula götürüp getiriyorlardı. Mesela Hasan Tan biri ruhsatlı, diğeri ruhsatsız iki silahla okula geliyordu. Bunları okulda bize veriyordu, biz kullanıyorduk. Yine Şeref ve Ünal Bey'ler de okula silah sokmamıza yardımcı oluyorlardı. Ayrıca, o dönemdeki jandarma komutanı da başımıza bir şey gelmeyeceğine dair teminat verdi Bir hafta içinde 100 kişi ile işe başladık.
ODTÜ'de Oba ve Oymaklar
Bir gün, Bedri isminde bir şahıs, Ülkü Ocakları Derneği'nin Çankaya Lokali'nde bizimle bir toplantı yapılacağını ve seminer verileceğini söyledi. Burada, Mustafa Sami Barsan, Bedri'nin ODTÜ'deki tüm ülkücülerin başkanı olduğunu açıkladı. Bedri, böylece oba başkanı oldu. Mustafa Sami, birbirine yakın çalışanlardan 10'ar kişilik gruplar oluşturmamızı istedi. Bu grupların bir oymak olduklarını, her oymağın bir başkan seçeceğini, oymak başkanlarının oba başkanına bağlı olacağını anlattı. Bizim oymağın adı Börtiçene idi. Ben oymak başkanı oldum. Artık talimatları Bedri'den alıyorduk.
İskender Karyağdı Bomba Yapımında Uzmandı
15 gün sonra, Gazi'de Öğrenci Demeği Başkanlığı'nı bırakan Talip Gün ve İskender Karyağdı ODTÜ'de işe başladılar. İskender bomba yapımı konusunda uzman olduğu için ODTÜ'ye getirilmişti. Talip oba başkanı, İskender de yardımcısı oldu. Bu arada Esat'taki Çankaya Şube Lokali'nde toplantı ve seminerler devam ediyordu. Seminerlere MHP ve Ülkücü İşçiler Derneği Genel Merkezi'nden şahıslar geliyordu. Bunlardan bazıları; Ülkü-Köy Genel Başkanı Lokman Abbasoğlu, 1977 seçimlerinde MHP Ankara Belediye Başkan adayı Süleyman Sürmen, Taha Akyol vb. idi.
28