HOŞ GELDİN KAKA… BİZ SENİ IRAKTA ZANNETMEKTEYDİK…
Bizim küçük Berat Burak’ımızın altına bez takmamaya başladık… Çiş başka bir sorunken kaka diğer başka bir sorundu…
Dikkat ettik ki küçük bebişimiz kakasını iki gün boyunca yapmamakta… Kakam yok deyip duruyor…
Aklımdan hemen ambulanslar, hastaneler, doktorlar geçirmekteyim. Zannedersiniz Matrix Filmi…
Soluğu Ankara’da almam an meselesi… Acaba diyorum bağırsaklar mı kitlendi? Acaba ve acaba…
Sonunda dedik ki yere yap… Baba kızar diyor… Oğlum ben kızar mıyım hiç…
Hadi bakalım dedik… Hoş geldin kaka… Hoş geldik çiş… Derken yapı verdi… Şöyle kakayla iyice bir sohbet ettik… Tanıştık… Seviştik…
Meğer ne özlemişiz kakayı… Meğer ne severmişiz kakayı…
Kakayla kankalığımız başladı muhabbetimiz bitmedi… Çocuğum kakaya merhaba demem için beni yapınca telefonla aratmaya başladı… Yanımda koca koca adamlar bayanlar ben telefonda kakayla sohbette…
O an yani kakayla sohbet anında ne şan ne şöhret ne mevki illa kakayla buluşma anımızda dünya durmakta…
Hoş geldin kaka… İyiki geldin… Nerelerdeydin… Biz seni Irak’ta rehine alındın sanmaktaydık diye cümleleri devam ettirmek istesem de içimden gelmemekte… Keza artık ben kaka peşinde… Keza artık ben kakaları sevmekte… Özlemekte… Ve devamlı olarak beklemekte… Mersin İçel Burak Canlı