Gebermeyenlerin Yeni Cumhuriyeti Ve Dershaneler Mersin İçel Burak Canlı

0 views
Skip to first unread message

SEVGİ YEŞİLMEN

unread,
Dec 5, 2013, 1:43:37 AM12/5/13
to

GEBERMEYENLERİN YENİ CUMHURİYETİ VE DERSHANELER

Coğrafya da uzunca bir süredir varlığını sürdüren yok edici siyasetten şikâyetçiyim.

Bu siyaset şekli bizi birbirimize düşman etti. İtiraf edelim birbirimizden oldukça nefret etmekteyiz. Nefretimiz samimiyetsizliğimiz doruk noktasında.

Hep birlikte coğrafyanın altını üstüne getirmek üzereyiz. Güzel olan ne varsa iktidarın insan tanımaz ve kutuplaştırıcı hamleleri sebebiyle sıfır noktasına gelen ekonomik durumumuzdan dolayı bitireceğiz.

Çünkü ekonomi yok hükmünde. Ve açız. İhtiyaçlarımızı karşılayamamakla beraber gelecek güvencesi ile insanca yaşama dair hiçbir garantimiz bulunmamakta.

Birisi çıkıp Türk diye bir ırk yok demekte. Diğeri Dershaneler kapatılmalı diye insanları fişlemekte. Bir diğeri Zaza’lar Kürt’tür demekte.

Zalimiz. Anlayışımız sıfır noktasında.

Mutsuzum. Umutlarımı yitirdim. Devlete bakışımda depremsel değişiklikler oluştu. Gebersinler kelimesini çok kullanır oldum.

Gebersinler demenin de ötesinde gebermelerini, gebermemizi, yok olmayı diler haline geldim. Beni adeta geberenler mutlu eder oldu. Veya geberme ihtimali olanlar.

Kendimi tanıyamaz oldum. İnsandım oysaki. Savaşların bitmesini isteyen! Hak ve eşitlikleri savunan!

Uzun çok uzun cümleler kurmaya gerek bulunmamakta. Sonuç önemli ne depremin büyüklüğü ne de tsunaminin şiddeti. Gebermeyen kalmayana kadar gebertmek gerekmekte diye bir düşüncenin içerisine bizleri kim veya kimler soktu?

Benim gibiler oldukça fazla. Fazlalaştırmaya çalıştım. Taksim Gezi Parkı olayları ve kafaya sıkılan üç kurşun. O kurşunlar hepimize.

İnsanların ilkeleri ve ahlakları birbirinden farklılıklar gösterir. Bu farklılıklar çerçevesinde geberen geberene… Coğrafyada ki siyaset çözümsüzlük üzerine kurgulanmıştır. Kurgu da geberenler gerekmektedir ki çözümsüzlük büyüsün.

Taksim Gezi Parkı olaylarında ki gerçek terörün örgütlü olan coğrafya yetkililerinden geldiğini de gördük o olaylarda umut satmaya kalkanları da…

Oysaki umutsuzluğun en büyük umut olduğunu bilecek kadar geberen görmemiş miydik?

Geberenlere karşı tatminsiz oluşumuz, yeni gebereceklerin habercisi miydi? Yoksa Umutsuzluktan yok olan bir koca coğrafyanın içerisinden doğacak yeni bir Cumhuriyetin mi? Yeni ve Sağlam hakiki gebermeyenlerin coğrafyasında bir gün uyanmak dileğiyle… Mersin İçel Burak Canlı

 

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages