sezai sarıoğlu ile nehirmuhabbetler
Seyyah Özcan Yurdalan: “Yolcular İçin El Aynası”
Üç yolcu gördüm,
Bir kavşakta karşılaşmışlardı. Her biri kendi yolundan gelmiş, uzun bir mola vermişlerdi.
Ayrılacakları akşam, ilk kez bir araya gelip konuştular.
Birinci yolcu,
“Ben anlatırım,” dedi. “Hiç yazmam sadece anlatırım. Çünkü her anlatışta bir başka yer olur gördüklerim. Bu çokluğu tek metnin içine nasıl hapsedebilirim. Anlattıklarımı insan nefesinin sıcaklığıyla uçurmak yerine, mürekkeple soğumuş kağıt üstüne tespit etmek ne büyük haksızlıktır.”
İkinci yolcu,
“Ben yazarım,” dedi. “benim yazdıklarım uzun uzadıya düşünüp, gördüklerimden ve yaşadıklarımdan çıkardıklarımdır. Tıpkı bir piramit kurar gibi sapasağlam bırakırım kağıdın üstüne.”
Üçüncü yolcu,
“Ben hem anlatırım hem yazarım,” dedi. “Ama ne anlattıklarım ne de yazdıklarım gezip gördüklerimle alakalıdır. Kağıdın soğukluğunda düşlerim, nefesin sıcaklığında yalanlarım vardır.
Yola çıkmaya hazırlanıyorduk. Veda edip ayrılırken, bir huzursuzluk vardı herkeste. Eksik kalmış bir şey. İmdat ister gibi bakıyorlardı yüzüme. Anladım.
“Ben unuturum,” dedim. “Elimden gelen en iyi şey, gördüklerimi, yaşadıklarımı, dinlediklerimi ve okuduklarımı unutmaktır.”
Çember tamamlanmıştı.
Yola çıkma zamanıydı…
Özcan YURDALAN
Tarih: 5 ARALIK PAZAR (2010)
Saat: 18.00
Mekân: LİVANE
(Osmanağa Mahallesi, Osmancık Sokak, No: 11, Kadıköy/İstanbul)
(0216 414 40 96)
http://nehirmuhabbetler.blogcu.com