Ekonomide yangın var
Rekorlar kıran dolar,
TL’den kaçış paniği yarattı. Yabancı yatırımcıların Türkiye’den çıkması
ekonomiye ilişkin endişeleri artırırken, siyasi belirsizlik de ticari hayatı
vurdu
Recep GENEL
06:4817 Kasım 2016
Ekonomi
Ekonomide yangın
var
•
•
•
•
1- Türkiye aşırı borçlandı krize
sürükleniyoruz
Başarısız darbe girişiminden sonra yavaşlayan ekonomi alınan
tüm tedbirlere karşın durma noktasına geldi. Yatırımlar bıçak gibi kesilirken,
faiz indirimleri bile kredi iştahının canlanması için yeterli olmadı.
Son
dönemde tartışmaların merkezine oturan başkanlık sistemi ve ne zaman sona
ereceğine ilişikin belirsizliklerin uyandırdığı endişe Olağanüstü Hal (OHAL),
yabancı yatırımcıyı kaçırırken, Avrupa Birliği ile bozulan ilişkilerin
ihracattan, turizme kadar tüm sektörleri vurmasından endişe ediliyor.
MİLLİ
SERVET YABANCIDA
Birkaç gün önce sosyal medya hesabı üzerinden ekonomide
yaşanan çöküş sürecini özetleyen CHP İstanbul Milletvekili ve Ekonomist Aykut
Erdoğdu, ülkenin AKP eliyle ekonomik krize doğru sürüklendiğine dikkat çekti.
Vatandaştan devlete kadar her alanda ülkenin borç batağına düştüğünü vurgulayan
Erdoğdu, “Ürettiğimizden daha fazlasını tükettik. Dış kaynakla harcamalarımızı
finanse ettik. Aşırı borçlandık. Borçlanmayla yetinmedik stratejik kurumlar
(Banka ve sigorta, Telekom, tekel, havalimanları) yabancılara satıldı. Satış ve
borçlanmayla sağlanan kaynak ise vatandaşa kredi olarak verildi. Harcamalar ve
fiyatlar arttı. Harcama artışıyla gelen fiyat ya da değer artışı ‘köpük' denilen
tehlikeyi köpük de karşılıksız kredi riskini artırdı. Halk borçlanmayla harcama
yaparken sürekli vergi ödedi. Hazine rahatladı. Kamu borcu çok artmadı” diye
konuştu.
TÜRKİYE YALNIZ KALDI
Erdoğdu, Türkiye ekonomisinin bu döngü
içinde 2009 yılına kadar halkın memnun olacağı bir performansta devam ettiğini
daha sonrasında ise global krizin etkisi ile kaynak sıkıntısının ortaya
çıktığını anlattı. Erdoğdu, yaşanacak bir ekonomik krizde iktidarı kaybetme
korkusu yaşayan hükümetin önce uluslararası “gri para” sonra “kara para” işine
girdiğini de öne sürdü. Erdoğdu, hükümetin Ortadoğu'nun kara parasıyla birlikte
Ortadoğu'nun kara siyasetine girdiğine dikkat çekti.
Erdoğdu, yandaş
müteahhitlere paranın bol olduğu dönemde Hazine garantili Yap-İşlet-Devret (YİD)
projelerle ülkenin geleceği de ipotek altına alındığını belirtti.
Böylece,
yandaşların yolsuz ve batık YİD projelerinin kısıtlı kaynakları da kuruttuğunu
söyleyen Erdoğdu, “Ağırlaşan baskı, turistle birlikte yabancı sermayeyi de
korkuttu. Kaçmaya başladılar. Fon açığı hızla arttı. Türkiye nihai olarak milli
serveti yabancıların eline geçmiş ve aşırı borçlu olarak tarihinin en ağır
krizine sürükleniyor” dedi.
‘MERKEZ BANKASI'NIN FAİZ İNDİRMESİ İÇİN ZEMİN
VAR'
Dolardaki hızlı yükselişe karşın 24 Kasım'da toplanacak Merkez Bankası
Para Politikası Kurulu'nun faiz indirimine gidebileceği belirtiliyor.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Bülent Gedikli, Türk Lirası'nın bu dönemde en büyük
kaybedenler arasında olmadığını ve vatandaşların döviz kuru tahminlerine kulak
asmaması gerektiğini ifade etti. Merkez Bankası'nın faiz indirimlerinin döviz
kurunu etkilemediğini belirten Gedikli, Türkiye'de enflasyonun yavaşlamaya devam
edeceğini ve faiz indirimleri için hâlâ alan olduğunu kaydetti.
PANİĞE
KAPILMAYIN
Dolardaki yükselişi değerlendiren Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent
Tüfenkci ise “Kurun belli noktada dengeleneceğine inanıyoruz.Kurdaki yükselme
biraz da yurtdışı piyasalara özellikle ABD'de seçimden sonra gelişen
piyasalardaki algı ve FED'in faiz artışında harekete geçeceği endişesinden
kaynaklanıyor” dedi.
2- Kredi iştahı kesildi batıklar tavan yaptı
DOLAR
3.3273
Donald Trump'ın ABD'de yapılan başkanlık yarışını
kazanmasının ardından global piyasalarda yükselişe geçen dolar, FED'in aralık
ayında faiz artırımına gideceği yönünde sinyaller vermesiyle kontrolden çıktı.
Trump'ın uygulayacağı ekonomik modelin ABD'de enflasyonu yükselteceği,
harcamaları artıracağı dolayısıyla FED'in faiz politikasının agresifleşeceği
algısı güç kazandı. Yatırımcıların, ABD Merkez Bankası'nın (FED) 13-14 Aralık'ta
yapacağı Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında faiz artırımına gitme
beklentisi ise yüzde 94 seviyesine çıktı. FED başkanlarından gelen açıklamalar
ise doların yeni zirveler test etmesine neden oldu.
DOLAR 8 KEZ ZİRVE
YAPTI
Serbest piyasada dolar güne 3.2856 liradan, Euro ise 3.5238 liradan
başladı. Gün içinde 8 kez rekor kıran doların son rekoru 3.3273 ira oldu. Euro
ise 3.5630 lirayı test etti. Yatırımcılar ABD'de yapılan seçimlerden önce
Trump'ın faiz artırımına karşı sözleri dolayısıyla seçilmesi durumunda FED'in
faiz artırımına gitmesini beklemiyordu. Dolar günü 3.3230 liradan tamamlarken,
Euro ise 3.5590 liraya yerleşti.
Doların önceki dönemlerde yükselişe geçmesi
ile önce bireysel yatırımcının mevduatlarında önemli azalma görüldüğünü
hatırlatan AHL Forex Kaldıraçlı Alım Satım Müdürü Veli Kocatürk, “Ancak bu sefer
bireysel yatırımcı da maalesef Türk Lirası'na sahip çıkmıyor. Aksine alımlarını
artırmaya devam ediyor” diye konuştu.
Doların gelecek yıl 3.70 lira
seviyelerine tırmana bileceğini dile getiren Kocatürk, “Merkez Bankası'nın TL'ye
sahip çıkmadığını düşünürsek TL'yi daha da zor günlerin beklediğini
söyleyebiliriz” diye konuştu.
Kur baskısı altında kalan borsa günü yüzde
0.52 kayıpla 74.759 puandan tamamladı.
SİYASİ RİSKLER TL'Yİ AŞAĞI
ÇEKİYOR
TL'nin hızla değer kaybetmesinde son dönemde siyasi arenada yaşanan
gelişmelerin yarattığı riskler de etkili oluyor.
Yılbaşından bu yana gelişen
ülke para birimleri arasında en kötü performansı yüzde 20.2 kayıpla Arjantin
Pesosu sergiledi. İkinci sıradaki Meksika Pesosu yüzde 18.41, üçüncü sıradaki
Türk Lirası ise yılbaşından bu yana dolar karşısında yüzde 17.7 değer kaybetti.
TL yılbaşından itibaren 14 Temmuz'a kadar geçen sürede sadece yüzde 3.6 değer
kaybetmişti. 2015'te TL'nin dolar karşısındaki yıllık kaybı yüzde 25
olmuştu.
Güney Afrika Randı ise dolar karşısında yüzde 14.8, Brezilya Reali
yüzde 13.7, Rus Rublesi yüzde 10.29 değer kazanmayı başardı.
YATIRIMCI
KAÇIYOR
Vergi Uzmanı ve Sözcü Gazetesi Yazarı Nedim Türkmen, kaybolan güven
ortamı ile birlikte, sermayenin de Türkiye'den kaçtığını ve yeni yatırımlar için
kaynak sıkıntısı çekildiğini dile getirdi. Açıklanan bütçe rakamlarında Katma
Değer Vergisi (KDV) ve vergi gelirlerinde ciddi düşüşlerin göze çarptığını
aktaran Türkmen, turizmin 32 milyar dolarlık bir sektör olduğunu ancak
gelirlerde yarıya yakın bir düşüş yaşandığını söyledi.
İHRACATIN KATKISI
YOK
Türkmen, “Onun dışında yaptığımız ihracatların yüzde 74'ü ara malı
ithalatına dayandığı için ve katma değer yaratan bir ihracat söz konusu olmadığı
için oradan da para kazanamıyoruz. İhracatın büyümeye katkısı sıfır. Şu anda
güven ortamı yok. Türkiye'de müteşebbislerin sermayeleri ise yeterli değil.
Dolayısıyla yabancı banka kaynağına ihtiyaç duyuluyor. FETÖ operasyonu
kapsamında el konulan şirketler var. Bu şirketlerden alacakları olanlar çok zor
durumda kaldı. Bu bir sarmala dönüştü. Dolayısıyla her olumsuz gelişme bir
başkasını etkiliyor” diye konuştu.
Türkmen, Türkiye'de artık gündemin ekonomi
olması gerektiğini ve yaşanan sorunların yüzde 75'inin psikolojik olduğunu
aktardı. Bu noktada hükümetin kamu bankaları ile kredi musluklarını açması ve
bir an önce güven ortamını sağlaması gerektiğini anlatan Türkmen, şu
değerlendirmeyi yaptı:
“Bankalar ne derseniz deyin çoğu özel yabancı banka
olduğu için kredi vermeye yanaşmıyor. Öyle faizi indir demekle olmuyor,
olmadığını gördük. Önümüzdeki dönemlerde ekonomide hem bütçe hem de cari açığın
birlikte olduğu bir yapıya geçilecek. Katma değer yaratan ihracata dönük
teşvikler verilmeli.”
İNŞAAT FRENE BASTI
Gayrimenkulde oluşan balonun
yavaş yavaş sönmeye başladığını belirten Türkmen, “İnsanlar ev alamıyor. Çok
ciddi bir gayrimenkul stoğu var, ancak 2017'nin nasıl geçeceği belli değil.
Herkes nakitte kalmak istiyor. Paranın kendisini kurtaracağını düşünüyor. Bu
nedenle bütün toplum kesimleri ile bir araya gelip yeniden büyümeyi yukarı
çekerek insanları teşvik edecek yeni bir yola çıkmak gerekecek. Bu kötü havanın
dağılması gerekiyor güven ortamı sağlanmalı” değerlendirmesinde bulundu.
3-
Güven azalıyor, ticari hayat durmak üzere
TÜRKİYE İÇİN 4 KİLİT PROBLEM
ABD
merkezli yatırım bankası Morgan Stanley ise önümüzdeki dönemde yatırımcıların
Türkiye'ye ilişkin 4 önemli gelişmeyi takip edeceğini belirtti.
ABD'li
yatırım bankası önümüzdeki dönemde Fitch'in Türkiye'ye yönelik yapacağı kredi
notu gözden geçirmesi, başkanlık referandumu, Avrupa Birliği ile ilişkilerinde
yaşanacak gelişmeler ve Olağanüstü Hal'in (OHAL) Ocak 2017'de uzatılıp
uzatılmayacağının yakından izleneceğini açıkladı.
Bankanın yaptığı
değerlendirmede “Dirençli büyüme ve mali disiplin Türkiye için büyük bir tampon
olarak hareket etti” sözlerine yer verildi. Analizde Türkiye'nin son birkaç
yıldır hem ekonomik hem de finansal açıdan göreceli olarak iyi performans
gösterdiği belirtilerek Moodys'in kredi notunu indirmesine rağmen iyi bir
performans sergilediği vurgulandı. Analizde “Ancak bu performansın
sürdürülebilirliği konusunda endişeler artıyor” değerlendirmesi
yapıldı.
2017'DE 3.60 LİRA OLUR
HSBC stratejistlerinin dün yayınladığı
raporda ise Türk Lirası'nda piyasa hareketlerinin artan siyasi gerilimleri de
yansıttığı belirtildi. Raporda, “Piyasalar cari açıkta yeniden artış eğilimi,
özel sektörün büyük döviz ihtiyacı ve Merkez Bankası'nın politika duruşu ile
elindeki cephaneyi daha dikkatle takip etmeye başladı” değerlendirmesi
yapıldı.
HSBC, yılsonu için dolar tahminini 3.25 liraya taşırken, 2017 için
dolar beklentisini ise 3.60 liraya yükseltti.
------“Allah benim ömrümden alıp Mustafa Kemal'e
versin…”
Mehmet Akif
1936
Keşke ilave etseydi:
“Allah benim aklımdan
da bir miktar alıp şu yobazlara versin…”