Türkiye’den Rusya’ya ikinci özür hamlesi ekonomiyi kurtarır
mı?
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin 24 Kasım 2015’te Türk savaş
uçaklarının Suriye’de bir Rus savaş uçağını düşürmesi üzerine yaptığı açıklamada
“Bu olayın Türkiye-Rusya ilişkilerinde çok ciddi sonuçları olacak (...)
Sırtımızdan hançerlendik” demişti, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da
“ihanete uğradım” mesajı vermişti.
Summary⎙ YAZDIR Savaş uçağı krizinde
Rusya’nın uyguladığı yaptırımlarla ağır darbe alan Türkiye ekonomisini
Erdoğan’ın özür mektubu da kurtaramadı. Yaptırımların önemli bölümü sürerken
Rusya ve Putin işi ağırdan alıyor.
AuthorZülfikar DoğanPosted Kasım 16, 2016
Click here to read the original article from
Rusya bunun ardından
ekonomik yaptırımları devreye koydu. Yıllık 38 milyar doları bulan ikili ticaret
hacminin bıçak gibi kesilmesi Türkiye’ye ağır darbe oldu, pek çok sektörü
darboğaza soktu.
Yedi ay sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 27 Haziran’da Putin’e
gönderdiği “özür mektubu” ile başlayan ilişkilerin normalleştirilmesi süreci 9
Ağustos’ta St. Petersburg’daki Putin-Erdoğan buluşmasıyla yeni bir dönemi
başlattı. Burada dikkat çeken unsurlardan biri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Putin’e
defalarca “değerli dostum, kıymetli dostum, saygıdeğer devlet adamı” sözleriyle
hitap etmesine karşılık Putin’in sadece “Sayın Erdoğan” hitabını tercih
etmesiydi. Erdoğan “İlişkileri hızla 24 Kasım 2015 öncesine ve daha ileriye
taşıyacağız” derken, Putin “İlişkilerin 24 Kasım öncesine dönmesi zaman alacak”
karşılığını verdi.
Rusya eski istihbarat başkanı ve Putin’in en yakınındaki
isimlerden Sergey Stepaşin Alman ARD televizyonuna yaptığı açıklamada Putin’i
“O, kendisini — bir kere olsun -- kandıran, ihanet eden veya hakaret edenleri
asla affetmez.” sözleriyle tanımlıyor.
Eski Deniz Harp Okulu Komutanı emekli
Amiral Türker Ertürk’e göre ise Putin Erdoğan’a hâlâ güvenmiyor. Kişisel
blogunda siyasi ve askeri analizler kaleme alan Ertürk “Kolay özür dileyen kolay
ihanet eder. Putin bunu biliyor” değerlendirmesini yapıyor.
Özür mektubundan
bu yana Erdoğan ve Putin üç kez bir araya geldi. Ekonomik ilişkilerin eskiye
dönmesi için anlaşmalar imzalandı. Ancak hazirandan bu yana değişen fazla bir
şey olmadı.
Türkiye milyarlarca dolarlık yeni ayrıcalıklar sağlayarak
Rusya’nın üstlendiği 22 milyar dolarlık Akkuyu nükleer santraline stratejik
yatırım statüsü tanıdı.
12.5 milyar dolarlık Türk Akımı Doğal Gaz Boru Hattı
anlaşması İstanbul’daki Dünya Enerji Konferansı sırasında Putin ve Erdoğan’ın da
katılımıyla iki ülkenin enerji bakanları tarafından imzalandı. Türkiye boru
hattı için işlemleri hızlandırıp tüm resmi izinleri verirken Gazprom projenin
Türkiye’ye doğal gaz sağlayacak ilk ayağının 2019’da devreye girebileceğini
açıkladı. Türkiye’nin asıl para kazanacağı doğal gazı Avrupa’ya taşıyacak ikinci
hattın geleceği ise belirsiz. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov AB doğal gaz
alım garantisi vermeden ikinci hattın yapımına başlanmayacağını
duyurdu.
Türkiye ağır ekonomik kayıplar nedeniyle ilişkilerin hızla
düzelmesini umarken Rusya adımlarını zamana yayıyor,
geciktiriyor.
Yaptırımlardan dolayı en ağır kayıp yaşayanların başında gelen
Türk müteahhitleri 2 milyar dolarlık kontratın imzaya hazır olduğunu
açıklamalarına karşın fazla bir gelişme olmadı.
Rusya’ya en büyük ihraç
kalemlerinden yaş-sebze meyvede şu ana kadar sadece narenciye ürünlerine izin
verildi. Yaş Sebze Meyve İhracatçıları Birliği’nin verilerine göre 2015’te bu
alanda ilk sırada yer alan Rusya, 2016 ekiminde en çok ihracat yapılan ilk 20
ülke arasında yüzde 99 düşüşle 18’inciliğe indi.
Türkiye İhracatçılar
Meclisi’nin (TİM) ekim 2016 verilerine göre Türkiye’nin toplam ihracatı 2015’e
göre yüzde beş düştü. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi Rusya ile beş aydan bu yana
düzelen ilişkilerin henüz ihracata yansımadığını söyledi.
Ağustosta
Erdoğan-Putin buluşmasıyla umutlanan turizmciler de düş kırıklığı yaşıyor. Rusya
charter seferleri iznini geciktirince uçuşlar ekim ayında başlayabildi ve sezon
bitti. Ekim verileriyle turizmde en büyük kayıp Rus turistlerden. Antalya’ya
gelen Rus turist sayısı 2015’e göre yüzde 60’ın üzerinde gerilerken gelir kaybı
5 milyar doları aştı.
2017 için erken rezervasyon yok denecek düzeyde.
Bugünden 2017’nin de “kayıp yıl” olacağı ifade ediliyor. CHP Genel Başkan
Yardımcısı Osman Çetin Budak OHAL uygulaması, gazeteci ve siyasetçilerin
tutuklanması, askeri ve siyasi operasyonlardan ötürü dışarıda oluşan Türkiye
algısının sadece Rusları değil Batılı turistleri de kaçırdığını, 2017’nin
kaybedildiğini söylüyor.
Şimdi Türkiye ikinci bir “özür hamlesi” ile süreci
hızlandırmaya çalışıyor. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu 2 Kasım’da Rusya
devlet televizyonuna verdiği mülakatta düşürülen Rus uçağın pilotu Oleg
Peşkov’un eşinden bizzat özür dilemeye ve aileye maddi yardım sağlamaya hazır
olduğunu belirtti. Rus pilotun eşi Yelena Peşkova da Dışişleri Bakanı’nın özrünü
kabul etmek üzere kendisiyle Moskova’da buluşabileceğini
açıkladı.
Türkiye’nin Rusya ile ilişkileri düzeltme çabalarına rağmen
ekonomik gelişmelerin beklentilerin çok uzağında kalmasına en büyük tepki
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’den geldi. Zeybekci Rus bakanlarla defalarca
telefonda görüştüğünü belirterek “Bu şekilde sürerse Rusya ile ilişkilerde her
şey çok güzel diyemeyiz. O zaman ekonomik anlamda birbirimize karşı tedbir
almalar başlar. Biz de gereğini yaparız.” dedi.
Rusya ile ekonomik
ilişkilerde gelinen duruma yönelik bir raporu milletvekillerine sunan Zeybekci
kısıtlamaları şöyle sıraladı: Vize muafiyeti askıda, yaş-sebze meyve ihracatına
kısıtlamalar sürüyor, altı sektörde Türk firmalarına yasak devam ediyor, Türk
işçi çalıştırma yasağı sürüyor, Türk tırlarının geçiş belgesi sayısı 9 binden 2
bine düşürüldü.
Erdoğan’ın özrüyle başlayan süreçte Türkiye daha istekli ve
hızlı adımlar atarken Rusya ağırdan almayı, temkinli davranmayı sürdürüyor.
Kaldıracağı her yaptırım için Türkiye’den siyasi, askeri ve ekonomik ödünler
bekliyor. 24 Kasım krizinin birinci yıl dönümü yaklaşırken göründüğü kadarıyla
hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.