“Paralelin Kökenleri”
Sevgili okuyucum;
Türklüğün kutsal yurdunda, anlamsız bir din algısıyla beyinleri kuşatan, aklı
devre dışı bıraktıran hainleri, çok iyi tanımamız gerekiyor. Fetullah canisinin
nasıl doğduğunu, bilmek zorundayız. Bu konu sadece öfkeyle geçiştirilecek bir
konu değil. 15 Temmuz ihanetinden sonra, bu konuda yazılan kitaplara saygı
duyuyorum; ama açıkça ifade etmem gerekirse, hiçbirisi gerçeğin temelini bize
sunamıyor! Sadece, evet sadece bir yazar bu hainin nasıl doğduğunu açıkça ifade
ediyor. Saygıdeğer bir hukukçu olan o yiğit yazarın adı; Hayri Yıldırım!
Kitabının adı da Paralelin Kökenleri! İhanet sarmalını yaşayan bu ülkedeki tüm
yurttaşların evine bu kitap girmediği sürece -açıkçası- yeni Fetullah’ların
doğmasını kimse engelleyemez! Özellikle, sahte bir din algısının rüzgârında
Fetullah hainini baş tacı edenler -kusura bakmasınlar- özellikle onlar bu kitabı
okumalıdırlar!
Gelelim kitaba… Kitap, akademik bir anlayışla ve gerçek
bilgilerin zemininde oluşmuş bir eser. Kitap 314 sayfa ve 123 kaynaktan
beslenmiş. Açıkçası kitap, bu zamana kadar ‘yazılamayanları’ bizlere sunuyor.
Kitapta -Bakanlık yapmışlarla da ilgili- pek çok konu başlıkları yer alıyor.
Nurculuğun Fetullah hainini doğurduğunu ifade eden: “Nurs’lu Kürt Said’den
Fetullah Gülen’e; Nurculuk, Kürtçülük, Emperyalizm” gibi ilginç konular var. Ama
değerli okuyucularımın 88. Sayfadaki ‘Nurculuk’ bölümünü özellikle okumalarını
öneririm. Çünkü orada kendisini peygamber yerine koymaya çalışan bir zavallıdan
söz ediliyor!
Sevgili okuyucum; yazar Sayın Hayri Yıldırım, Türk milletinin
has evlatlarından birisi. Öyle olduğu içindir ki; Türk milleti kandırılmasın,
yok olmasın diye, kimsenin yazamadıklarını korkmadan yazabiliyor. Ve nice
erdemsiz yalakaların varlığından da bizi haberdar ediyor. Sayın Yıldırım’ı
sevgiyle, saygıyla alkışlıyorum! Değerli okuyucum; Parelelin Kökenleri adlı bu
kitapevinize girsin! Kitap, Aygan Yayıncılık ürünü. Kitaba Aygan Yayıncılık’ın
0216 348 00 28 numaralı telefonundan ulaşabilirsiniz.
Ve bir başka
kitap…
Değerli okuyucum; her yurttaşımızın evine girmesi gereken bir diğer
kitap da; Prof. Dr. Sayın İlhami Durmuş’un çok yoğun emekle hazırladığı Türk
Kültürüne Giriş eseri! Eser gerçekten görkemli. Zaten Sayın Durmuş’un her
çalışması, Türk milletine adeta armağan niteliğindedir. Nitekim geçtiğimiz
yıllarda “İskitler”, “Sarmatlar”, “Bilge Kağan” ve “Türk Tarihinin Öncüleri adlı
kitaplarla tarihimizi nasıl kucakladığını biliyoruz. Bu değerli akademisyenimiz,
yeni eseri olan “Türk Kültürüne Giriş” ile ufkumuzu bir kez daha yüceltiyor.
Kitap, tam 537 sayfa. Ayrıca kitap, 356 bilim insanının kaynağından
beslenmesinin yanında -konuyla ilgili- 52 resimle de taçlanmış… Sanılıyor ki
eski Türkler madenlerden uzak bir zavallı göçebe! İşte Sayın Durmuş 269. Sayfada
Türklerin kullandığı maden türlerini kitabına almakla önemli bir gerçeği
duyuruyor. “Türkler tarih öncesi devirlerden başlamak üzere, çeşitli madenleri
tanıyor ve onlardan yararlanıyorlardı.” Diyor. Sevgili okuyucum, değerli
tarihçimiz Prof. Dr. Sayın İlhami Durmuş’un bu eseri her eve girmeli. Kitap
Akçağ Yayınları ürünü. Esere Akçağ Yayınları’nın 0312 432 17 98 numaralı
telefondan erişebilirsiniz.
Millî Düşünce…
Başkentimizdeki Millî Düşünce
Merkezi’nin 09 Kasım 2016 tarihindeki Bilgi Şöleni’nin konusu “Atatürk ve
Türkiye Hümanizması” idi. Konuşmacı ise 3 dönem Milletvekilliği yapan Sayın Enis
Tütüncü idi. Sizlere Sayın Tütüncü’nün bir-iki cümlesini sunabileceğim:
“Felsefe, düşünce üretimi bizim dünyamızda unutuldu”, “Kuran insanın yücelmesini
sağlayan değerler getirmiştir”, “Hümanizma M.Ö. 625’li yıllarda Tales tarafından
ifade edildi”, “Günümüzdeki hümanizma anlayışı 1850’lerde gündeme
gelmiştir.”
Toplantıda dinleyiciler arasında Emekli MV. Sayın Şahin Mengü,
Emekli MV. Sayın Ergün Aydoğan, E. Bakan Sayın Namık Kemal Zeybek’de vardı.
Toplantı, izleyici konuşmalarıyla sona erdi.
Esen kalın efendim.
Mevlüt
Uluğtekin YILMAZ
------“Allah benim ömrümden alıp Mustafa Kemal'e
versin…”
Mehmet Akif
1936
Keşke ilave etseydi:
“Allah benim aklımdan
da bir miktar alıp şu yobazlara versin…”